Ziynet Eşyası Davası 2026: kısa sorular ve cevaplar
Bu cevaplar, Muhammet Zeyd Targal (Hukuk Fakültesi Öğrencisi) tarafından yazılan “Ziynet Eşyası Davası 2026: Düğünde Takılan Altınlar Boşanmada Kimin? Yargıtay'ın Yeni İçtihadı, İspat Yükü, Zamanaşımı ve Dava” makalesinden derlenmiş ve Av. Ertuğrul Targal tarafından 23 Ekim 2026’da onaylanmıştır. Genel bilgidir; hukuki görüş değildir.
Ziynet eşyaları boşanmada mal paylaşımına girer mi?
Hayır. Ziynetler eşin kişisel kullanımına yarayan eşya olarak kişisel maldır (TMK m. 220) ve mal paylaşımında edinilmiş mallara katılmaz. Bu yüzden ziynetler için mal paylaşımından ayrı olarak iade veya bedel talep edilir.
Ziynet davasında hangi delilleri toplamalıyım?
Düğün videosu ve fotoğrafları, takı listesi, tanıklar, kuyumcu satış kayıtları, altının bozdurulduğu tarihe ait banka hareketleri ve mesajlar başlıca delillerdir. Ziynetlerin varlığı ve kadında olmadığı şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya konmalıdır.
Dava dilekçesinde bazı ziynetleri yazmayı unutursam ne olur?
Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve istenenden fazlasına karar veremez. Bu yüzden talep ettiğin ziynetlerin tamamı dilekçede yazılmalı; her ziynetin türü, adedi, gramı ve ayarı belirtilmelidir.
Düğünde erkeğe takılan altınlar kime ait olur?
Yargıtay'ın yeni içtihadına göre anlaşma veya ispatlanan örf ve âdet yoksa erkeğe ve kadına takılan ekonomik değerli her şey kural olarak kendilerine aittir. Karşı cinse özgü bir takı o cinse verilmiş sayılır. Çekişme varsa gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılır.
Bölgemizde ziynetlerin kadına ait olması örf diyorsa bunu ileri sürebilir miyim?
Evet, ancak yerel bir örf ve âdetin varlığı iddia edilmeli ve ispatlanmalıdır. Taraflar arasında anlaşma yoksa ve ispatlanan bir örf ve âdet varsa paylaşım bu kurala göre yapılır. İkisi de yoksa takılan her şey kural olarak takıldığı kişiye ait olur.
Ziynet davasında karar verildikten sonra temyize gidebilir miyim?
Ziynet alacağının dava tarihindeki değeri temyiz sınırının altında kalırsa, bölge adliye mahkemesinin istinafı esastan reddeden kararı kesindir. 2026'da açılan davalarda bu sınır 682.000 TL'dir. Yargıtay bu nedenle temyiz dilekçelerini miktardan reddetmektedir.