Tutuklama Şartları ve Nedenleri

Ceza HukukuYazar: Av. Ertuğrul TargalYayın: 11 Ağustos 2026Güncelleme: 16 Ekim 2026

Bu makale ilk olarak Targal Avukatlık Bürosu’nun sitesinde yayımlandı: targal.av.tr/tutuklama-nedenleri

Hâkim bir kişiyi ancak üç şart birlikte bulunuyorsa tutuklayabilir: kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller, kanunda sayılan bir tutuklama nedeni ve ölçülülük. Tutuklama nedeni, kişi serbest kaldığında kaçacağı ya da delillere müdahale edeceği yönündeki güncel tehlikedir. Suç kanundaki tutuklama yasağının kapsamındaysa ya da adli kontrol aynı tehlikeyi karşılıyorsa hâkim tutuklama kararı vermez.

Tutuklama bir ceza değil, soruşturma veya kovuşturma sürerken muhakemeyi koruyan geçici bir tedbirdir. Bu yüzden karar suçun adından değil, dosyanın o günkü delil ve risklerinden hareket eder.

CMK 100 şartları tek bir karar zinciri oluşturur

  1. Kuvvetli suç şüphesiSomut deliller kişiyi isnat edilen fiille güçlü biçimde ilişkilendirir.
  2. Tutuklama nedeniKişinin kaçması veya delillere müdahale etmesi yönündeki güncel tehlike olgularla açıklanır.
  3. ÖlçülülükÖzgürlük üzerindeki ağır müdahale, işin önemi ve beklenen ceza ile karşılaştırılır.
  4. Adli kontrolün yetersizliğiHâkim, belirlenen riski daha hafif bir yükümlülüğün karşılayıp karşılamayacağını inceler.
  5. Kanunî sınır ve gerekçeTutuklama yasağı kontrol edilir; yetkili hâkim veya mahkeme her basamağı kişiye özgü gerekçeyle karara bağlar.

Delil kişinin isnat edilen fiille bağını, tutuklama nedeni ise kişi serbest kaldığında muhakemenin karşılaşacağı tehlikeyi açıklar. Örneğin kamera kaydı kişiyi olayla ilişkilendirebilir; aynı kişinin sahte kimlikle ülke dışına çıkmaya hazırlanması kaçma, tanığı anlatımını değiştirmesi için tehdit etmesi delile müdahale tehlikesi yaratır.

CMK m. 101/2, tutuklama, tutukluluğun devamı ve tahliye talebinin reddi kararlarında dört unsurun somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilmesini ister: kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedeni, tedbirin ölçülülüğü ve adli kontrolün yetersiz kalacağı.

Somut delil kişiyi belirli bir fiille ilişkilendirir

Somut delil; kaynağı, içeriği ve olayla bağlantısı incelenebilen bilgi veya bulgudur. Parmak izi, silah ve belge gibi fiziksel bulguların yanında tanık anlatımı, kamera görüntüsü, iletişim içeriği, banka hareketi ve dijital kayıt da bu işlevi görebilir.

Hâkim delilin adını yazmakla yetinmez. “HTS kaydı vardır” cümlesinin ardından hangi numaraların, hangi tarihlerde ve olayla nasıl bağlantılı biçimde iletişim kurduğu açıklanır. Bir tanık anlatımında ise tanığın olayı nereden bildiği, kimi hangi eylem içinde gördüğü ve anlatımının başka verilerle doğrulanıp doğrulanmadığı gösterilir.

Delilin üç özelliği birlikte önem taşır: aidiyet kaydın kime bağlandığını, güvenilirlik içeriğin doğrulanabilirliğini, ilgililik ise bilginin isnat edilen suçla ilişkisini gösterir. Karardaki kuvvetli şüphe bu üç bağ üzerinden denetlenir.

Kuvvetli şüphe mahkûmiyet ispatından farklı bir eşiktir

Anayasa m. 19 tutuklama için “kuvvetli belirti”, CMK m. 100 ise “kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller” arar. Hâkim bu aşamada kesin suçluluk hükmü kurmaz; mevcut delillerin kişiyi suçu işlemiş olabileceği sonucuna güçlü biçimde bağlayıp bağlamadığına karar verir. Mahkûmiyet ise yargılama sonunda bütün deliller tartışıldıktan sonra ulaşılan ispat sonucudur.

Şüpheli veya sanık delilin aidiyetine, elde edilme biçimine, bütünlüğüne ya da olayla ilgisine karşı açıklama sunduğunda hâkim sonuca etkili itirazı ele alır. Örneğin bir banka işleminin kira ödemesi olduğuna dair sözleşme sunulmuşsa karar, bu belgenin delilin suçlayıcı anlamını değiştirip değiştirmediğini tartışır.

Aynı delil türü farklı dosyalarda farklı ağırlık taşıyabilir. Aşağıdaki karşılaştırma, bir bilgi ile suçlama arasındaki bağın hangi ayrıntılarla kurulduğunu gösterir.

Olgu veya delilBağın kurulamadığı durumBağı güçlendiren ayrıntı
Tanık anlatımıTanığın gözlemini aktarmadan yalnız kişisel kanaatini söylemesiTanığın kim, nerede, ne zaman ve ne yaptı sorularını doğrudan gözlemine dayanarak cevaplaması
İletişim kaydıYalnız iki numara arasında görüşme bulunduğunun belirtilmesiİçerik, zaman, sıklık, tarafların konumu ve olay akışının birbirini doğrulaması
Dijital veriKaydın kullanıcısı, elde edilme biçimi veya bütünlüğünün belirlenememesiKullanıcının, zaman damgasının ve içeriğin değişmeden korunduğunun teknik verilerle doğrulanması
Banka işlemiGündelik yaşamla uyumlu para transferi, kart kullanımı veya hesap hareketiİşlemin zamanı, tutarı, açıklaması veya tekrarının olay ve diğer delillerle örtüşmesi
Çalışma, eğitim veya abonelikYasal bir kurumda çalışma, eğitim tercihi veya hizmet aboneliğiTercihin suç amacıyla ve belirli bir talimat üzerine yapıldığını gösteren kişiye özgü veri
Aile ilişkisiEş veya akraba hakkında soruşturma bulunmasıKişinin kendi iradesiyle gerçekleştirdiği bağımsız eylemlerin delille gösterilmesi
Sosyal medya paylaşımıHesabın aidiyeti ve paylaşım bağlamı açıklanmadan ekran görüntüsü sunulmasıHesap sahibinin, içeriğin, tarihin ve isnat edilen fiille ilişkinin doğrulanması
İçtihat karşılaştırması

AYM delil ile kişi arasındaki bağı dosyanın bütünü içinde inceler

Bağın kurulamadığı örnekler

AYM, Sait Ayaz kararında kamu görevinden çıkarılmayı, çocukları belirli bir dershaneye göndermeyi ve gazete aboneliğini inceledi. Bu yasal faaliyetleri suç amacıyla ilişkilendiren kişiye özgü başka veri bulunmadığı için kuvvetli belirtinin ortaya konulamadığı sonucuna vardı.

Neslihan Sevinç kararında eş hakkındaki yargılama, kapatılan kurumda çalışma, banka kartı ve sosyal medya paylaşımları birlikte ele alındı. Başvurucu evinde bulunan flash belleğin eşinin dava dosyasını içerdiğini söylemiş, soruşturma mercileri bu savunmayı sınamamıştı. AYM, başvurucunun kendi eylemiyle suçlama arasında yeterli bağ görmedi.

Bağın kurulduğu örnekler

Selçuk Akbulut kararında tanık ve şüpheli ifadeleri; başvurucunun failler olduğu değerlendirilen kişilerle birlikte hareket etmesi, olaydan sonra bu kişilerden biriyle olay yerinden ayrılması ve bir süre sonra aynı araçta yakalanmasıyla birlikte değerlendirildi. AYM, kuvvetli şüphe çıkarımını temelsiz bulmadı.

Mahir Yıldız kararında AYM, soyut kanaat aktarmayan, belirli olaylara ilişkin gözlem ve bilgileri anlatan ve birbirini doğrulayan tanık beyanlarını kuvvetli belirti için yeterli saydı.

Gülser Yıldırım (2) [GK] kararında görüşülen kişinin örgüt içindeki konumu, görüşmelerin yapıldığı dönem ve yer ile mesajların içeriği birlikte değerlendirildi. Delil bağı iletişimin yalnız varlığına değil, içerik ve eylem bütünlüğüne dayandı.

Kaçma şüphesi davranış ve yaşam bağlarından anlaşılır

CMK m. 100/2-a, kişinin kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olguları tutuklama nedeni sayar. Hâkim kişinin daha önce kaçıp saklanmasını, çağrılara mazeretsiz biçimde uymamasını, adresini gizlemesini, sahte kimlik veya seyahat belgesi kullanmasını ve yargılamadan uzaklaşmaya yönelik olağan dışı hazırlıklarını dikkate alır. Beklenen cezanın ağırlığı bu tabloya eşlik edebilir.

Yerleşim yeri, düzenli iş veya eğitim, aile bağları, kendiliğinden başvurma, çağrılara uyma ve önceki adli kontrol yükümlülüklerini yerine getirme kaçma riskini azaltan olgulardır. AYM Genel Kurulu, kaçma riskinin kişinin ikametgâhı, mesleği, mal varlığı, aile bağları ve başka bir ülkeye gerçekten kaçmayı planlayıp planlamadığı gibi olgularla değerlendirileceğini AİHM içtihadına dayanarak hatırlatır (Hüda Kaya [GK], § 56).

Riski güçlendiren örnek

Gizlenme ve sahte belge

Kişi bilinen adresini terk eder, nerede olduğunu gizler ve sahte seyahat belgesi hazırlarsa bu davranışlar yargılamadan uzaklaşma iradesini gösterir.

Riski zayıflatan örnek

Düzenli katılım

Kişi soruşturmadan haberdar olduğu hâlde kendiliğinden başvurur, bütün çağrılara gelir ve yükümlülüklerine uyarsa bu davranışlar kaçma varsayımının karşısında yer alır.

Delile müdahale tehlikesi belirli delil ve davranışla kurulur

CMK m. 100/2-b, kişinin davranışlarının delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme ya da tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı kurma girişimi konusunda kuvvetli şüphe oluşturmasını arar. Hâkim henüz korunmayan delili, kişinin o delile erişimini ve müdahale iradesini gösteren davranışı açıklar.

Dijital kaydı sildirme, belgeyi değiştirme, suç eşyasını gizleme veya tanığı tehdit etme riski güçlendirir. Arama ve elkoyma tamamlanmış, dijital kopyalar alınmış ve tanıklar dinlenmişse kişinin müdahale alanı daralır.

Riski güçlendiren örnek

Tanığa baskı

Kişinin tanıktan anlatımını değiştirmesini istemesi ve bu talebi tehditle desteklemesi, belirli bir kişiye yönelen müdahale tehlikesi yaratır.

Riski zayıflatan örnek

Güvence altındaki delil

Tutuklamanın esas dayanağı olan görüntü inceleme tutanağı karar tarihinde soruşturma makamlarının elindeyse, kişinin bu delili karartabileceği söylenemez. AYM, Fatma Nur Uğur kararında bu nedenle delil karartma gerekçesini yeterli görmedi (§ 23).

Katalog suç karinesi hâkime bir değerlendirme yetkisi verir

CMK m. 100/3'te sayılan suçlarda (kasten öldürme, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu madde imal ve ticareti, yağma gibi) somut delillere dayanan kuvvetli şüphe varsa hâkim tutuklama nedenini var sayabilir. Kanun “var sayılabilir” der; hâkim dosyanın güncel olgularını, ölçülülüğü ve adli kontrolü yine kararında tartışır.

AYM, sekiz ayı aşkın süredir adli kontrol altında bulunan ve yükümlülüklerine uymadığına dair dosyada veri olmayan bir kişinin, kaçma veya delile müdahale riski gösterilmeden yalnız suçun katalogda yer almasına dayanılarak tutuklanmasını yeterli görmedi (E.E.T., § 27).

Kanunî listeKatalog suçların tutuklama bakımından sonucunu inceleyin→

Hâkim tutuklamayı adli kontrol seçenekleriyle karşılaştırır

CMK m. 100/1'e göre işin önemi ve verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmayan tutuklama kararı verilemez. Cumhuriyet savcısı tutuklama talebinde adli kontrolün neden yetersiz kalacağını hukukî ve fiilî nedenleriyle açıklar (CMK m. 101/1); hâkim de bu karşılaştırmayı kararında kurar.

Yurt dışına çıkış yasağı ve düzenli imza kaçma riskine; belirlenen yer veya bölgelere gitmeme ya da belirli bir yerleşim bölgesini terk etmeme yükümlülüğü delile veya tanığa ulaşma riskine cevap verebilir (CMK m. 109/3). Hâkim somut riski karşılayan yükümlülüğü seçebiliyorsa tutuklama yerine adli kontrol uygular.

Daha hafif tedbirAdli kontrol yükümlülüklerini ve itiraz yolunu inceleyin→

Kanunî yasak ve yetkili merci kararın son kapısını oluşturur

CMK m. 100/4 uyarınca yalnız adli para cezasını gerektiren suçlarda tutuklama kararı verilemez. Vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar hariç, kanundaki hapis cezasının üst sınırı iki yılı aşmayan suçlar da bu yasağın içindedir. On beş yaşını doldurmamış çocuklar için yasak daha geniştir: üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren fiillerden dolayı tutuklama kararı verilemez (5395 sayılı Kanun m. 21).

Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı talepte bulunur, sulh ceza hâkimi karar verir. Kovuşturma evresinde davaya bakan mahkeme savcının talebi üzerine veya kendiliğinden karar kurar. Kolluk ve savcı tutuklama kararı vermez.

Şüpheli veya sanık sorguda kendi seçtiği ya da baronun görevlendirdiği müdafiin yardımından yararlanır (CMK m. 101/3). Hâkim veya mahkeme kararın içeriğini kişiye sözlü olarak bildirir ve bir örneğini verir. Kaçak hakkında sulh ceza hâkimi veya mahkeme yokluğunda da tutuklama kararı verebilir (CMK m. 248/5).

Kanun yoluTutuklama kararına itiraz dilekçesini inceleyin→

Tutukluluğun devamı inceleme günündeki dosyaya dayanır

Soruşturma evresinde sulh ceza hâkimi, şüpheli tutukevinde bulunduğu sürece en geç otuzar günlük aralıklarla tutukluluğun devamının gerekip gerekmediğine karar verir; kovuşturma evresinde mahkeme bu kararı her oturumda ya da gerektiğinde oturumlar arasında verir (CMK m. 108).

Tanığın dinlenmesi, dijital verinin kopyalanması veya belgenin ele geçirilmesi delile müdahale riskini azaltabilir; kişinin çağrılara düzenli uyması kaçma riskine ilişkin değerlendirmeyi değiştirebilir. Yeni delil, yükümlülük ihlali veya tanığa ulaşma girişimi ise farklı bir sonuca dayanak olabilir. Bu yüzden hâkim önceki kararın cümlelerini aktarmakla yetinmez; delili, riski ve adli kontrol seçeneklerini inceleme günündeki bilgilerle yeniden kurar.

Sürenin etkisiAzami ve makul tutukluluk süresini inceleyin→ Anayasa MahkemesiTutuklamaya karşı bireysel başvuruyu inceleyin→

Tutuklama kararı altı soruya cevap verir

  1. 1

    Hangi delil kişiyi hangi fiille ilişkilendiriyor; delilin kişiye aidiyeti ve güvenilirliği nasıl gösterilmiş?

  2. 2

    Karar kaçma mı, delile müdahale mi tehlikesine dayanıyor ve bu tehlike hangi davranışa ya da dosya bilgisine bağlanıyor?

  3. 3

    Lehe olgular ve tamamlanan soruşturma işlemleri riskin ağırlığını nasıl değiştiriyor?

  4. 4

    Tutuklama, işin önemi ve beklenen ceza karşısında neden ölçülü?

  5. 5

    Hangi adli kontrol seçeneği neden yetersiz kalıyor?

  6. 6

    Kanunî yasak ve usul şartları karşılanmış, sonuca etkili savunma açıklamaları cevaplanmış mı?

Bu sıra, şüpheli veya sanığın kararın dayanağını anlamasını, müdafiin itirazı belirli delillere ve risklere yöneltmesini ve inceleme merciinin delil ile sonuç arasındaki bağı denetlemesini sağlar.

Tutuklandıktan sonra süreler: itiraz, inceleme, Anayasa Mahkemesi ve tazminat

  1. İtiraz: iki hafta. Tutuklama kararına, kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren hâkimliğe dilekçe verilerek ya da zabıt kâtibine beyanda bulunularak itiraz edilir (CMK m. 268/1). Sulh ceza hâkimliğinin kararını, o yerde birden fazla hâkimlik varsa numara olarak izleyen sulh ceza hâkimliği inceler (CMK m. 268/3-a). İtiraz dilekçesi, kararda gösterilen kaçma ve delile müdahale gerekçelerinin hangi somut olguya dayanmadığını ve adli kontrolün neden yeterli olduğunu gösterir.
  2. Salıverilme talebi: her zaman. Şüpheli veya sanık soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilmesini isteyebilir; bu talep üzerine verilen karara da itiraz edilebilir (CMK m. 104/1-2). Talep, önceki karardan sonra değişen bir olguyu (tanıkların dinlenmesi, delillerin toplanması, yeni bir adres veya iş) gösterdiğinde anlam taşır.
  3. Otuz günlük inceleme. Soruşturmada sulh ceza hâkimi, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine en geç otuzar günlük sürelerle tutukluluğun devamının gerekip gerekmediğine şüpheliyi veya müdafiini dinleyerek karar verir; şüpheli de bu incelemeyi isteyebilir. Kovuşturmada mahkeme bu kararı her oturumda ve gerektiğinde oturumlar arasında verir (CMK m. 108). Tutukluluğun üst sınırları tutukluluk süresi yazısında anlatılmıştır.
  4. Anayasa Mahkemesi: otuz gün. Tutuklamaya itiraz reddedilince olağan yol tükenir; kişi ret kararını öğrendiği günden itibaren otuz gün içinde kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlali iddiasıyla bireysel başvuru yapabilir. Başvuru yolu ve Anayasa Mahkemesinin baktığı ölçüler tutuklamaya karşı bireysel başvuru sayfasında bir arada.
  5. Tazminat: kesinleşmeden sonra üç ay, en geç bir yıl. Kanuna uygun tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığı ya da beraat kararı verilen kişi tazminat isteyebilir (CMK m. 141/1-e). İstem, kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıl içinde yapılır; bu bentteki istemlere 2024'ten beri Tazminat Komisyonu bakar (CMK m. 142/1-2). Ayrıntılar haksız tutuklama tazminatı yazısında.
Sık sorulanlar

Tutuklama hakkında sık sorulan sorular

Tutuklama ile gözaltı arasındaki fark nedir?

Gözaltına Cumhuriyet savcısı karar verir ve süre yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez; toplu suçlarda savcı bu süreyi her defasında bir günü aşmamak üzere üç gün uzatabilir (CMK m. 91). Tutuklamaya ise yalnız hâkim veya mahkeme karar verir. Gözaltı süresi dolan kişi serbest bırakılır ya da tutuklama veya adli kontrol talebiyle hâkim önüne çıkarılır.

Tutuklama kararına itiraz süresi ne kadar?

Kişi tutuklama kararını öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde, kararı veren hâkimliğe dilekçe vererek itiraz eder (CMK m. 268/1). Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama kararına yapılan itirazı yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler. İtiraz da reddedilirse kişi ret kararını öğrendiği günden itibaren otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapabilir.

Suçun cezasının ağır olması tek başına tutuklama nedeni olur mu?

Hayır. Beklenen cezanın ağırlığı kaçma riski değerlendirilirken hesaba katılır, ama kişinin kaçacağını gösteren başka olgu yoksa tutukluluğu tek başına haklı göstermez. AYM Genel Kurulu bunu Engin Demir kararında açıkça belirtti.

Tutuklama yasağı olan bir suçta adli kontrol uygulanabilir mi?

Evet. CMK m. 109/2, kanunda tutuklama yasağı öngörülen hâllerde de adli kontrol hükümlerinin uygulanabileceğini düzenler. Hâkim böyle bir suçta kişiyi tutuklayamaz, ama yurt dışına çıkış yasağı veya düzenli imza gibi bir yükümlülük getirebilir.

Tutuklulukta geçen süre cezadan düşülür mü?

Evet. Hüküm kesinleşmeden önce gözaltı ve tutuklulukta geçen süre hükmolunan hapis cezasından indirilir; adli para cezasında bir gün beş yüz Türk lirası sayılır (TCK m. 63). Kişi beraat eder ya da hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilirse tutuklu kaldığı süre için Devletten tazminat isteyebilir (CMK m. 141).

Tutuklu kişi serbest bırakılmasını ne zaman isteyebilir?

Her zaman. Şüpheli veya sanık soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilmesini isteyebilir; hâkim veya mahkeme tutukluluğun devamına ya da serbest bırakmaya karar verir ve bu karara itiraz edilebilir (CMK m. 104). Talep, önceki karardan sonra değişen delil ve riskleri gösterdiğinde anlam taşır.

Yazar

Av. Ertuğrul Targal

Targal Avukatlık Bürosunun kurucu avukatıdır. Meslekî ve akademik çalışmalarını ceza hukuku, ceza muhakemesi ve insan hakları hukuku konularında sürdürmektedir.

Başlıca kaynaklar

  1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 91, 100, 101, 104, 108, 109, 141, 248 ve 268
  2. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, m. 21
  3. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 63
  4. AYM, Engin Demir [GK], B. No: 2013/2947, 17/12/2015, § 67
  5. AYM, Gülser Yıldırım (2) [GK], B. No: 2016/40170, 16/11/2017
  6. AYM, Sait Ayaz, B. No: 2016/35488, 30/9/2020
  7. AYM, E.E.T., B. No: 2021/35038, 11/7/2024, § 27
  8. AYM, Neslihan Sevinç, B. No: 2022/24342, 19/11/2024
  9. AYM, Hüda Kaya [GK], B. No: 2023/102251, 25/2/2025, § 56
  10. AYM, Selçuk Akbulut, B. No: 2022/100171, 14/5/2025
  11. AYM, Fatma Nur Uğur, B. No: 2024/38780, 17/2/2026, § 23
  12. AYM, Mahir Yıldız, B. No: 2023/75205, 4/3/2026, § 31

Bu makaleden kısa cevaplar

Bu kısa cevaplar makaleden derlenmiş ve Av. Ertuğrul Targal tarafından 23 Ekim 2026’da onaylanmıştır.

Tutuklama kararı hangi şartlarla verilir?

Hâkim ancak üç şart birlikte varsa tutuklayabilir: kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller, kanunda sayılan bir tutuklama nedeni ve ölçülülük. Tutuklama ceza değil, soruşturma veya kovuşturma sürerken muhakemeyi koruyan geçici bir tedbirdir.

Tutuklama nedeni olarak kaçma şüphesi neye dayanır?

Hâkim kişinin daha önce kaçıp saklanmasını, çağrılara mazeretsiz uymamasını, adresini gizlemesini ve sahte kimlik veya seyahat belgesi kullanmasını dikkate alır. Yerleşim yeri, düzenli iş veya eğitim, aile bağları ve kendiliğinden başvurma riski azaltır.

Katalog suçlarda hâkim tutuklamak zorunda mı?

Hayır. CMK m. 100/3'teki suçlarda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe varsa hâkim tutuklama nedenini var sayabilir; kanun "var sayılabilir" der. Hâkim yine de güncel olguları, ölçülülüğü ve adli kontrolü kararında tartışmak zorundadır.

Tutuklandıktan sonra tazminat isteyebilir miyim?

Kanuna uygun tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığı ya da beraat kararı verilen kişi tazminat isteyebilir. İstem, kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıl içinde yapılır.

Tutukluluğun devamı ne sıklıkla incelenir?

Soruşturma evresinde sulh ceza hâkimi, şüpheli tutukevinde bulunduğu sürece en geç otuzar günlük aralıklarla tutukluluğun devamının gerekip gerekmediğine karar verir. Kovuşturma evresinde mahkeme bunu her oturumda ya da gerektiğinde oturumlar arasında yapar.

Kaçak hakkında yokluğunda tutuklama kararı verilebilir mi?

Evet. Kaçak hakkında sulh ceza hâkimi veya mahkeme yokluğunda da tutuklama kararı verebilir (CMK m. 248/5). Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı talepte bulunur, sulh ceza hâkimi karar verir; kolluk ve savcı tutuklama kararı vermez.

Bütün kısa cevaplar

Avukat bul: avukata ulaşma yolları

Genel bilgidir; hukuki görüş değildir.