"Hesabını kullandır, her işlemden komisyon kazan" teklifi bir iş değil, çoğu durumda dolandırıcılığın para trafiğine ortak olma teklifidir. Cevap verdiyseniz ama hesabınızı, kartınızı ya da bankacılık şifrenizi henüz vermediyseniz konuşmayı kesin, delilleri saklayın ve bankanıza bildirin; verdiyseniz hemen bankayı ve Cumhuriyet Başsavcılığını bilgilendirin. Hesap vermeyle sınırlı katkıda ceza yarı oranında indirilir ama suç ortadan kalkmaz (TCK m. 158/4).
Bu yazı bu tür ilan ve mesajların nasıl tanındığını, cevap verdikten sonra hukuki riskinizi, bankaya ve savcılığa nasıl bildirimde bulunacağınızı ve delilleri nasıl saklayacağınızı anlatır. Yazıdaki bilgiler genel niteliktedir; somut olayınızın sonucu yazışmalarınıza, ne verdiğinize ve hesabınıza gelen paranın kaynağına göre değişir.
Bu yazıda
- Bu tür ilanlar neden bu kadar yaygın?
- Nasıl anlaşılır? Genel örüntüler
- Cevap verdiyseniz hukuki risk: TCK m. 158/4, m. 37, m. 39 ve m. 282
- Bankaya ve savcılığa bildirim
- Delilleri saklama
- Hesabınız askıya alınırsa
- Sık yapılan hatalar
- Sık sorulan sorular
- Kaynaklar
Bu tür ilanlar neden bu kadar yaygın?
Kısa cevap: Dolandırıcılar, mağdurdan aldıkları parayı kendi adlarına açılmış hesaplara yatırtmak istemezler; çünkü bu hesaplar kolayca izlenir. Başkasının hesabı, para izini kesen bir "ara istasyon" olarak kullanılır.
Bunun için gençlere, öğrencilere, işsizlere ve ek gelir arayanlara "evden çalış", "sadece hesabın yeter", "para geldi gitti, sen yüzde ver" gibi mesajlar gönderilir. Teklifi cazip yapan şey, sizden "iş yapmanız" değil, hesabınızı açık bırakmanızdır. Oysa bu hesaba giren paranın bir bölümü, başka insanların dolandırılmasıyla elde edilmiş olabilir. 25 Aralık 2025'ten beri bankalar, bilişim sistemleri veya bankaların araç olarak kullanıldığı dolandırıcılıkta suçta kullanılan hesabı 48 saate kadar askıya alabiliyor (CMK m. 128/A-1); yani hesabı kullandıran kişi, birkaç gün içinde kendi hesabının dondurulduğunu görebilir.
Nasıl anlaşılır? Genel örüntüler
Kısa cevap: Meşru bir işveren hesabınızı, kartınızı ya da internet bankacılığı bilgilerinizi istemez. Bunlardan biri talep ediliyorsa, teklif ne kadar profesyonel görünürse görünsün risklidir.
Aşağıdaki işaretlerden birkaçı bir arada görülüyorsa dikkatli olun:
- Hesabınız, kartınız ya da şifreniz isteniyor. "Hesabına para gelecek, bir kısmını komisyon olarak al, kalanını bize gönder" ya da "kartını ve şifreni kuryeyle gönder" gibi ifadeler tipiktir.
- Para işi yok, ama kazanç var. Bir mal ya da hizmet üretmeden, sadece hesap açık tutarak ya da para aktararak kazanç vaat edilir.
- Kimlik belirsiz. Şirket adresi, vergi numarası ya da yetkili kişi doğrulanamaz; iletişim yalnızca mesajlaşma uygulaması ya da sosyal medya üzerinden yürür.
- Acele ettirme. "Bugün başlarsan günlük kazanç var", "kontenjan doluyor" gibi baskı kurulur.
- Yeni hesap açtırma. Sizden özel olarak yeni bir hesap, kripto cüzdanı ya da dijital banka hesabı açmanız ve bilgilerini paylaşmanız beklenir.
- Kimliğinizi isteme. Kimlik fotoğrafı, selfie ya da e-Devlet bilgisi istenir; bunlarla sizin adınıza hesap açılabilir.
- Aracı kişi. Teklifi "arkadaşın tanıdığı", "bir abi" ya da bir grup yöneticisi iletir; yazılı ve imzalı bir iş sözleşmesi yoktur.
Böyle bir mesaj aldıysanız yanıt vermeyin, numarayı engelleyin ve mesajı silmeden önce ekran görüntüsünü alın. Gerçek bir iş ilanında sözleşme, işyeri adresi ve resmî kayıtlar bulunur; bunları doğrulamak sizin hakkınızdır.
Cevap verdiyseniz hukuki risk: TCK m. 158/4, m. 37, m. 39 ve m. 282
Kısa cevap: Sadece cevap yazmak ya da bilgi almak tek başına suç sayılmaz. Hesabı, kartı ya da erişim bilgilerini fiilen vermek ise dolandırıcılığa iştirak olarak değerlendirilebilir.
16 Temmuz 2026'da 7589 sayılı Kanunla TCK m. 158'e eklenen dördüncü fıkra şöyle der: Dolandırıcılığa iştirakin, kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir (TCK m. 158/4). Yani yalnızca hesabı, kartı ya da erişim bilgilerini veren kişi için indirim söz konusudur; ancak bu indirim bir "suç yok" kararı değil, ceza hesabında bir indirimdir. Temel suç, bilişim sistemlerinin veya bankaların araç olarak kullanıldığı hâlde üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıdır; bu hâlde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan az olamaz (TCK m. 158/1).
Savcılık ve mahkeme şu soruları sorar:
- Hesabı siz mi açtınız, kimi hesabı kullanacağını biliyordunuz?
- Karşılığında komisyon ya da başka bir çıkar elde ettiniz mi?
- Hesabın dolandırıcılıkta kullanılacağını bildiniz mi ya da bunu öngörmeniz gerekiyor muydu?
İştirak bakımından TCK m. 37 ve m. 39 da önem taşır. Suçun kanuni tanımındaki fiili birlikte gerçekleştirenlerin her biri fail olarak sorumludur (TCK m. 37/1). Suçun işlenmesine yardım eden ise, yardım edenin sorumluluk kuralına göre cezalandırılır; fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak yardım etmenin örneklerindendir (TCK m. 39/2-b). Hesabı sağlamak çoğunlukla bu çerçevede tartışılır. Fiilin sadece hesap vermeyle sınırlı kalmaması, örneğin paranın çekilmesine, aktarılmasına ya da mağdurla yazışmaya katılmanız hâlinde yarım indirim uygulanmayabilir.
Hesabınıza gelen parayı, dolandırıcılıktan geldiğini bilerek başkasına aktarırsanız ayrıca aklama suçu gündeme gelebilir. Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak amacıyla çeşitli işlemlere tabi tutan kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır (TCK m. 282/1). Aklamaya iştirak etmeksizin bu özelliği bilerek malvarlığı değerini satın alan, kabul eden, bulunduran veya kullanan kişi için ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir (TCK m. 282/2). Burada bilme unsuru belirleyicidir; savcılık bu unsuru yazışmalarınızdan, komisyon düzeninden ve işlem tarzından çıkarmaya çalışır.
Önemli olan şu: Kimseye hiçbir şey vermediyseniz, yazışma dışında bir fiiliniz yoksa genellikle işlenmiş bir suçtan söz edilemez. Ama hesabınızı verdiyseniz "bilmiyordum" savunmasını yazışmalarla ve somut olgularla desteklemeniz gerekir.
Bankaya ve savcılığa bildirim
Kısa cevap: Önce bankanızı, ardından Cumhuriyet Başsavcılığını bilgilendirin. Suç duyurusu Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir (CMK m. 158/1).
- Banka: Hesabınızı, kartınızı ve internet bankacılığı erişiminizi kapatmasını isteyin; şifrelerinizi değiştirin ve hesabınıza gelmiş olabilecek şüpheli işlemleri bildirin. Bildirimi yazılı ya da kayıtlı bir kanaldan yapın.
- Savcılık veya kolluk: Olayı, size gelen mesajı ve neleri paylaştığınızı yazılı olarak anlatın. Kendiniz hakkında bilgi vermek ile mağdur olduğunuzu söylemek aynı anda yapılabilir: Bir şüpheli ya da tanık sıfatıyla ifadenize başvurulabilir.
- Ne söyleyeceğinizi düşünün. Şüpheli olarak ifade vermeden önce müdafi yardımından yararlanma hakkınız vardır (CMK m. 147, m. 150); susma hakkınızı da kullanabilirsiniz.
Parayı kaybeden bir mağdur olabilirsiniz; hesabınıza gelen para size ait değilse bunu da bildirin. Güncel uygulamada savcılık, hesabınıza gelen ve hâlâ duran tutara el koyup mağdura iade edebilir (CMK m. 128/A-4 ve m. 128/A-5).
Delilleri saklama
Kısa cevap: Mesajları, ekran görüntülerini, dekontları ve teklifin geldiği hesabın bilgilerini silmeyin, olduğu gibi saklayın.
- Teklifin geldiği profil, telefon numarası, kullanıcı adı ve ilan bağlantısı; ekran görüntüsünde tarih ve saat görünsün.
- Yazışmanın tamamı; yalnızca "sorun olmaz" gibi parçalar değil, ilk mesajdan son mesaja kadar.
- Hesabınıza gelen ve giden işlemlerin ekstresi ve dekontları.
- Kimlik, kart ya da şifre paylaştıysanız, neyi, ne zaman ve nasıl paylaştığınızı gösteren kayıtlar.
- Komisyon aldıysanız bunun tutarı ve zamanı; bu bilgiyi gizlemek durumunuzu zorlaştırır.
- Bankaya yaptığınız bildirimin kaydı ve savcılığa verdiğiniz dilekçenin onaylı örneği.
Delilleri başka cihaza da yedekleyin; telefonunuzu sıfırlamayın. Yazışmalar sizin savunmanızı da güçlendirebilir: Hesabın dolandırıcılıkta kullanılacağını bilmediğinizi gösteren ifadeler, karşı tarafın sizi nasıl kandırdığını ortaya koyar.
Hesabınız askıya alınırsa
Askıya alma işlemi hesap sahibine de bildirilir ve hesap sahibi, işlemin kaldırılması için Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilir; savcı başvuru hakkında yirmidört saat içinde karar verir (CMK m. 128/A-2). Hesap hareketleri savcılığa bildirilir ve el konulacaksa bunun süreci yukarıda anlatıldığı gibi işler. Başvurunuzda hesaptaki paranın kaynağını, hesabı kimseye kullandırmadığınızı ya da kandırıldığınızı gösteren belgeleri sunun.
Sık yapılan hatalar
- "Nasılsa komisyon küçük" diyerek devam etmek. Tutar ne olursa olsun, para trafiğine konu olmak risklidir.
- Karşı tarafın "sorun olmaz, biz hallederiz" demesine güvenmek. Hesabın sahibi olarak sorumluluk size aittir.
- Hesaba gelen parayı iade ya da aktarma kararını kendi başınıza vermek. Bu, aklama şüphesini doğurabilir; önce bankaya ve savcılığa başvurun.
- Mesajları silmek. Yazışmalar hem dolandırıcıların bulunmasında hem de sizin kandırıldığınızı kanıtlamanızda gerekli olur.
- Bildirimi geciktirmek. Ne kadar çabuk bildirirseniz hesabınızın başkaları adına kullanılma ihtimali o kadar azalır.
Bu yazı genel bilgidir. Güncel hüküm metinlerini ve cezaları resmî kaynaklardan kontrol edin.
Kaynaklar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 37, 39, 158, 282
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 128/A, 147, 150, 158
