Şüpheli olarak ifadeye çağrıldığınızda size önce yüklenen suç anlatılır; avukat seçme, avukatın ifadede hazır bulunması ve susma haklarınız hatırlatılır (CMK m. 147). Gözaltı yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez (CMK m. 91). Hukuka aykırı elde edilen delil mahkemede reddedilir ve hüküm ancak hukuka uygun elde edilmiş delille kurulabilir (CMK m. 206 ve 217).
Bu yazı ifade ve sorgu farkını, ifade sırasındaki haklarınızı, zorla getirme ve yakalama emrini, gözaltı ve tutuklamada süreleri, tutuklamaya itirazı, haksız tutuklama tazminatını, savcının delil toplama görevini, bilirkişi incelemesini ve hukuka aykırı delil kurallarını anlatır. Ayrıntılı başlıklar için ifade ve sorgu, gözaltı süresi ve tutukluluğa itiraz yazılarına da bakabilirsiniz.
Bu yazıda
- Şüpheli, sanık, ifade ve sorgu
- İfade verirken haklarınız
- Zorla getirme, yakalama emri ve gözaltı
- Tutuklama kararı, itiraz, tahliye ve tazminat
- Soruşturmada delil toplama ve kolluk
- Bilirkişi, muayene ve keşif
- Hukuka aykırı delil ve ifadenin değeri
- Duruşmada delil kuralları
- Sık yapılan hatalar
Şüpheli, sanık, ifade ve sorgu
Soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişiye şüpheli denir. Kovuşturmanın başlamasından hükmün kesinleşmesine kadar aynı kişi sanık adını alır; evre değişince haklarınızı kullanacağınız merci de değişir (CMK m. 2).
İfade alma, şüphelinin kolluk veya Cumhuriyet savcısı tarafından dinlenmesidir. Sorgu ise şüpheli veya sanığın hâkim veya mahkeme tarafından dinlenmesidir. Hangi merci önüne çağrıldığınızı davetiyeden kontrol edin (CMK m. 2).
İfade verirken haklarınız
- Hakların bildirilmesi: Kimliğiniz saptanır, size yüklenen suç anlatılır, müdafi seçme ve ifadede hazır bulundurma hakkınız bildirilir. Susma hakkınız ve şüpheden kurtulmak için delil toplanmasını isteme hakkınız da hatırlatılmalıdır (CMK m. 147/1).
- Maddi durum: Müdafi seçecek durumda olmadığınızı ve avukat yardımı istediğinizi bildirirseniz baro tarafından bir müdafi görevlendirilir; bu isteğinizi tutanağa yazdırın (CMK m. 147 ve 150).
- Avukatın yanınızda bulunması: Soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında avukatın şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemez ve kısıtlanamaz (CMK m. 149/3). Soruşturma evresinde ifade almada en çok üç avukat hazır bulunabilir (CMK m. 149/2).
- İkinci ifade: Aynı olayla ilgili yeniden ifade alınması gerekirse bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır. Çağrının kimden geldiğini ve hangi sıfatla çağrıldığınızı kontrol edin (CMK m. 148/5).
- Yasak usuller: Beyan özgür iradeye dayanmalıdır; işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehdit gibi müdahaleler yapılamaz ve kanuna aykırı bir yarar vaat edilemez. Böyle bir uygulamayı müdafiinize ve savcıya bildirin (CMK m. 148).
- Kayıt ve tutanak: İfade ve sorgu işlemlerinin kaydında teknik imkânlardan yararlanılması öngörülür; kayıt yapılıp yapılmadığını ve tutanağın kayıtla uyumunu müdafiiniz aracılığıyla kontrol edebilirsiniz. Tutanakta işlemin yeri ve tarihi, hazır bulunanların isim ve sıfatları, hakların hatırlatılıp hatırlatılmadığı, içeriğin okunduğu ve imzalandığı yazılır. İmzadan çekinirseniz nedenleri de tutanağa geçer; tutanağın size okunması veya okumanız için verilmesi gerekir, itirazınızın gerekçesini kayda geçirtin (CMK m. 147 ve 169).
Zorla getirme, yakalama emri ve gözaltı
İfadesi alınacak kişi davetiye ile çağrılır; davetiyede gelmezse zorla getirileceği yazılır. Çağrıldığı hâlde gelmeyen şüpheli için zorla getirme kararı verilebilir (CMK m. 145/1 ve 146/1). Zorla getirme kararıyla çağrılan şüpheli veya sanık derhâl, olanak yoksa yol süresi hariç en geç yirmi dört saat içinde çağıran hâkim, mahkeme veya savcının önüne götürülür; karar örneği kendisine verilir (CMK m. 146).
Zorla getirme ile yakalama emri aynı şey değildir. Zorla getirme, çağrıya gelmeyen veya tutuklama ya da yakalama emri nedenleri bulunan kişi için verilebilen ve çağıran makamın önüne götürmeyi amaçlayan bir tedbirdir. Soruşturmada çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında yakalama emri ise Cumhuriyet savcısının istemiyle sulh ceza hâkimi tarafından düzenlenir; emirde kişinin açık eşkâli ve yüklenen suç gösterilir. Kovuşturmada kaçak sanık için hâkim veya mahkeme yakalama emri çıkarabilir (CMK m. 98).
- Gözaltı süresi: Yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez; bu zorunlu yol süresi de oniki saatten fazla olamaz (CMK m. 91/1).
- Toplu suçlar: Toplu olarak işlenen suçlarda delil toplamadaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle savcı, süresi her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatılmasına yazılı emir verebilir; emir gözaltındakine derhâl tebliğ edilir (CMK m. 91/3).
- Yabancılar: Yakalanan kişi yabancıysa, yazılı olarak karşı çıkmaması hâlinde durum vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir; ayrıca bir yakınına veya belirlediği bir kişiye gecikmeksizin haber verilir (CMK m. 95).
Tutuklama kararı, itiraz, tahliye ve tazminat
Tutuklama kararının içeriği şüpheli veya sanığa sözlü bildirilir, ayrıca bir örneği yazılarak kendisine verilir ve bu husus kararda belirtilir. Kararda kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedeni ve adli kontrolün yetersizliği somut olgularla gösterilmelidir (CMK m. 101/2).
- İtiraz: Hâkim kararına karşı itiraz, kanunda ayrıca hüküm yoksa kararı öğrendiğiniz günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek dilekçeyle yapılır. Karar yerinde görülmezse en çok üç gün içinde itiraz merciine gönderilir (CMK m. 268/1).
- Tahliye talebi: Tutukluluğun incelenmesi veya tahliye istemi üzerine merci, Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık veya müdafiin görüşünü aldıktan sonra üç gün içinde isteğin kabulüne, reddine veya adli kontrol uygulanmasına karar verir; örgüt suçlarında bu süre yedi gündür (CMK m. 105/1).
- Tutuklu iseniz kanun yolu: Tutuklu şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine ya da bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunarak veya dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir; kayıt tutanağı düzenlenir ve bu başvuruyla kanun yolu süreleri kesilmiş sayılır (CMK m. 263).
- Haksız tutuklama tazminatı: Karar veya hükmün kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat istenebilir. Dilekçede kimlik, adres, zarar ve belgeler gösterilmelidir; süreyi geçirmek hak kaybına yol açabilir (CMK m. 142/1).
Soruşturmada delil toplama ve kolluk
Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil yargılama için emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığıyla şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almak ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür; yani yalnızca aleyhinize olan delilleri toplamaz (CMK m. 160/2). Kanunun başka hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemleri gizlidir; dosya erişiminde avukatın yetkilerini ayrıca kontrol edin (CMK m. 157).
- Hâkim kararı gerektiren işlemler: Savcı, ancak hâkim tarafından yapılabilecek bir soruşturma işlemine gerek görürse istemini işlemin yapılacağı yerin sulh ceza hâkimine bildirir; hâkim işlemin kanuna uygun olup olmadığını inceleyerek karar verir (CMK m. 162). Suçüstü hâli ile gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, savcıya erişilemiyorsa veya olay genişliği itibarıyla savcının iş gücünü aşıyorsa sulh ceza hâkimi de bütün soruşturma işlemlerini yapabilir (CMK m. 163).
- Adli kolluk: Emniyet, jandarma, gümrük ve sahil güvenlik görevlilerini ifade eder; soruşturma işlemleri savcının emir ve talimatları doğrultusunda öncelikle adli kolluğa yaptırılır (CMK m. 164). Savcının istem ve emirlerini yapmakta kötüye kullanma veya ihmalleri görülen kolluk âmir ve memurları hakkında doğrudan soruşturma yapılır; adli kolluk savcının emirlerini gecikmeksizin yerine getirmekle yükümlüdür (CMK m. 161).
- Başka şehirde işlem: Savcı yargı çevresi dışında bir işlem yapma ihtiyacı duyarsa o yer Cumhuriyet savcısından işlemi yapmasını ister (CMK m. 161/1).
- Yazman: Şüphelinin ifadesinin alınması veya sorgusu, tanık ve bilirkişinin dinlenmesi veya keşif sırasında savcı veya sulh ceza hâkiminin yanında bir zabıt kâtibi bulunur ve her soruşturma işlemi tutanağa bağlanır (CMK m. 169). Belirli suç gruplarıyla ilgili soruşturmalarda kolluk tutanaklarında görevlilerin açık kimlikleri yerine sadece sicil numaraları yazılır; çağrıları gerekirse çağrı kâğıdı iş yeri adreslerine tebliğ edilir (CMK m. 169/7).
- Suçluya yardım ve tanığı etkileme: Suç işleyen kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkân sağlayan kimse altı aydan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır; üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya suç ortağı tarafından işlenmesi hâlinde ceza verilmez (TCK m. 283). Görülmekte olan davada veya soruşturmada hukuka aykırı karar vermesi, işlem tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması için yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemek amacıyla alenen beyanda bulunan kişi adli para cezasıyla cezalandırılır (TCK m. 288).
Bilirkişi, muayene ve keşif
- Kimler ister? Çözümü uzmanlık, özel veya teknik bilgi gerektiren hâllerde bilirkişi görüşü resen veya savcının, katılanın, vekilinin, şüpheli veya sanığın, müdafiin veya kanuni temsilcinin istemi üzerine alınabilir (CMK m. 63).
- Hukuki değerlendirme yapamaz: Bilirkişi, çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz (CMK m. 63 ve 67).
- Rapor süresi: İnceleme kararında görevin yerine getirileceği süre belirtilir; bu süre işin niteliğine göre üç ayı geçemez, özel sebeplerde gerekçeli kararla en çok üç ay daha uzatılabilir (CMK m. 66/1).
- İtiraz: İncelemeler tamamlandığında yeni inceleme istemek veya itirazları bildirmek için savcıya, katılana, şüpheliye veya sanığa, müdafiine ve kanuni temsilciye süre verilir; istemler reddedilirse üç gün içinde gerekçeli karar verilir (CMK m. 67/5).
- Ret: Hâkimin reddini gerektiren sebepler bilirkişi hakkında da geçerlidir; ret nedenini dayandığı olguları göstererek açıklamanız gerekir (CMK m. 69).
- Kan örneği ve iç beden muayenesi: Üst sınırı iki yıldan daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda iç beden muayenesi yapılamaz; kan veya benzeri biyolojik örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınamaz (CMK m. 75/5). Kadının muayenesi, istemi hâlinde ve olanaklar elverdiğinde bir kadın hekim tarafından yapılır; isteğinizi muayeneden önce açıkça bildirin ve tutanağa geçirtin (CMK m. 77).
- Parmak izi ve fotoğraf: Üst sınırı iki yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren suçta kimliğin teşhisi için gerekirse savcının emriyle fotoğraf, beden ölçüleri, parmak ve avuç içi izi, ses ve görüntü kaydı alınabilir; kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat hâlinde kayıtlar yok edilir (CMK m. 81).
- Keşif: Keşif sırasında şüpheli, sanık, mağdur ve bunların müdafii ve vekili hazır bulunabilir; keşif günü önceden bildirilir. Tutuklu şüpheli veya sanık ancak zorunlu sayılan hâllerde hâkim veya mahkeme kararıyla keşifte hazır bulundurulur (CMK m. 84).
Hukuka aykırı delil ve ifadenin değeri
Ortaya konulması istenen delil kanuna aykırı olarak elde edilmişse reddolunur. Yüklenen suç ancak hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir; hâkim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırır ve bunları vicdani kanaatiyle serbestçe takdir eder (CMK m. 206 ve 217). Mahkemenin hükmü hukuka aykırı delile dayanıyorsa bu durum kesin hukuka aykırılık sebebidir (CMK m. 289).
- Baskıyla alınan ifade: Yasak usullerle elde edilen ifadeler, kişi rıza göstermiş olsa bile delil olarak değerlendirilemez (CMK m. 148).
- Avukatsız polis ifadesi: Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Mahkemede ifadenin doğru olup olmadığını açıkça belirtin (CMK m. 148/4).
- Gerekçede gösterilmesi: Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde delillerin tartışılması, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi gerekir; dosyada bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen deliller ayrıca ve açıkça gösterilir (CMK m. 230/1).
- Delilin reddi sebepleri: Delil kanuna aykırı elde edilmişse, ispat edilmek istenen olayın karara etkisi yoksa veya istem yalnızca davayı uzatmak amacıyla yapılmışsa reddedilir; ret gerekçesi duruşma tutanağına geçirilir (CMK m. 206 ve 221). Delilin veya ispat edilmek istenen olayın geç bildirilmiş olması tek başına ret nedeni olamaz; yine de gecikmeden sunmak gerekir (CMK m. 207).
Duruşmada delil kuralları
- Önceki ifadeler: Aralarında çelişki bulunması hâlinde sanığın hâkim veya mahkeme huzurunda yaptığı açıklamalar ile savcı tarafından alınan veya müdafiinin hazır bulunduğu kolluk ifadesine ilişkin tutanaklar duruşmada okunabilir (CMK m. 213).
- Rapor ve resmî yazılar: Açıklama veya görüş içeren resmî belgeler, fenni muayene ve doktor raporları okunduktan sonra gerekli görülürse imza sahipleri açıklama yapmak üzere duruşmaya çağrılabilir; karşı taraflara belgeye karşı diyecekleri sorulur (CMK m. 214 ve 215).
- Mutlaka anlatılan belgeler: İstinabe veya naip yoluyla alınan sorgu ve ifade tutanakları, muayene ve keşif tutanakları, adli sicil özetleri ve sanığın kişisel ve ekonomik durumuna ilişkin belgeler duruşmada anlatılır (CMK m. 209).
- Delilden vazgeçme: Savcı ile sanık veya müdafii birlikte rıza gösterirse tanığın dinlenmesinden veya başka bir delilin ortaya konulmasından vazgeçilebilir; bu bir tarafın tek başına verebileceği karar değildir (CMK m. 206/3).
- Bekletici sorun: Suçun ispatı başka bir mahkemenin görev alanına giren bir sorunun çözümüne bağlıysa ceza mahkemesi bu sorun hakkında karar verebilir; ancak o sorunla ilgili davanın açılmasını veya sonuçlanmasını beklemek için bekletici sorun kararı da verebilir (CMK m. 218/1).
Sık yapılan hatalar
- İfadeye avukatsız gidip tutanağı okumadan imzalamak.
- Susma hakkını kullanmak istediğinizi veya baro avukatı talep ettiğinizi tutanağa yazdırmamak.
- Polis ifadesini mahkemede doğrulamak veya reddetmek konusunda açıkça beyanda bulunmamak.
- Tutuklama kararına itiraz süresini kaçırmak.
- Haksız tutuklama tazminatı süresini geçirmek.
- Bilirkişi raporuna itiraz için tanınan süreyi kullanmamak.