Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir; müdafi seçecek durumda olmadığınızı bildirirseniz isteminiz üzerine baro tarafından size avukat görevlendirilir (CMK m. 149 ve 150). Çocuklar, kendini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz olanlar ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir. Susma hakkınız ifade ve sorguda hep saklıdır (CMK m. 147).
Bu yazı ifadeye çağrıldığınızda ne yapacağınızı, avukat ve adli yardım haklarınızı, avukatınızın dosya inceleme ve görüşme yetkilerini, duruşmaya katılma, katılmama ve tercüman hakkınızı, sanığın savunma delillerini, iletişimin denetlenmesi ve izleme tedbirlerinin sınırlarını anlatır. Ayrıntı için müdafi yardımından yararlanma hakkı, ek savunma hakkı ve ifade ve sorgu yazılarına bakabilirsiniz.
Bu yazıda
- İfadeye çağrıldığınızda ilk adımlar
- Müdafi hakkı: ne zaman, kimler için zorunlu?
- Avukatla görüşme, dosya inceleme ve kısıtlamalar
- Adli yardım ve baro avukatı
- Mahkemede susma, soru sorma ve son söz
- Duruşmaya katılma, bağışık tutulma ve yokluk
- Tercüman, savunma delilleri ve suçun nitelendirilmesi
- Gaip sanık, güvence belgesi ve yurt dışındaki sanık
- İletişimin denetlenmesi ve teknik izleme
- Sık yapılan hatalar
İfadeye çağrıldığınızda ilk adımlar
- Çağrıyı doğrulayın: Çağrının hangi birimden geldiğini ve dosyadaki sıfatınızı doğrulayın. Şüpheli olarak çağrıldıysanız isnadı öğrenme ve avukat yardımından yararlanma hakkınız vardır; çağrı belgesini saklayın ve ifade vermeden önce dosyanızı bir ceza avukatıyla değerlendirin (CMK m. 145-148).
- Avukatla gitme: Karakola veya savcılığa avukatla gidebilirsiniz; ifade öncesinde avukatla görüşmek ve ifade sırasında yanınızda bulunmasını istemek bu hakkın parçasıdır. Avukat talebinizi görevliye açıkça bildirin (CMK m. 149-154).
- Susma hakkı: Yüklenen suç hakkında açıklama yapmama hakkınız vardır; kimlik bilgileriyle ilgili yükümlülükler bundan farklıdır. Tanıklıkta ise ayrı kurallar uygulanır (CMK m. 147; tanık yönünden m. 48).
- Gitmezseniz: Usulüne uygun çağrıya mazeretsiz uymamak zorla getirme sonucunu doğurabilir. Katılamayacaksanız gerekçenizi ve belgelerinizi ilgili birime zamanında iletin (CMK m. 145-146).
- Tutanakta yanlışlık: Tutanağı imzalamadan önce okuyun; söylemediğiniz veya eksik yazılmış bir ifade varsa düzeltilmesini isteyin ve itirazınızın kayda geçirilmesini talep edin. İmzalanmış bir tutanakta hata fark ettiyseniz önceki beyanı ve düzeltme nedenini avukatınızla birlikte değerlendirin (CMK m. 147-148).
- Maddi imkânsızlık: Müdafi seçebilecek durumda olmadığınızı bildirerek avukat görevlendirilmesini isteyebilirsiniz; bazı durumlarda talep olmasa da müdafi görevlendirilmesi zorunludur. Baro görevlendirmesi ile sizin seçtiğiniz avukatın hizmet ilişkisi farklıdır (CMK m. 150 ve 156).
Müdafi hakkı: ne zaman, kimler için zorunlu?
- Soruşturmada da avukat: Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir; kanuni temsilciniz varsa o da size müdafi seçebilir (CMK m. 149/1).
- Zorunlu müdafilik: Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık çocuk, kendini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsizse istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir; alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda da aynı kural uygulanır (CMK m. 150).
- Baro ne zaman devreye girer? Zorunlu hâllerde soruşturma evresinde ifadeyi alan merciin veya sorguyu yapan hâkimin istemi üzerine, kovuşturma evresinde mahkemenin istemi üzerine müdafi görevlendirilir; avukat istediğinizi ifade veya sorgu başında açıkça söyleyin ve tutanağa yazdırın (CMK m. 156, 150/1 ve 147).
- Sonradan avukat seçme: Şüpheli veya sanığın kendisinin sonradan müdafi seçmesi hâlinde baro tarafından görevlendirilen avukatın görevi sona erer; yeni avukatın vekâletnamesini mahkemeye veya savcılığa vermeniz yeterlidir (CMK m. 156/3).
- Gelmeyen veya çekilen avukat: Görevlendirilen müdafi duruşmada hazır bulunmaz, vakitsiz çekilir veya görevini yapmaktan kaçınırsa hâkim veya mahkeme derhâl başka bir müdafi görevlendirilmesi için işlem yapar (CMK m. 151).
- Aynı avukat birden çok kişiyi: Yararları birbirine uygun olan birden fazla şüpheli veya sanığın savunması aynı müdafie verilebilir; aranızda çıkar çatışması varsa ayrı avukat tutmak daha güvenlidir (CMK m. 152).
- Müdafilik yasağı: TCK'nın 220 ve 314. maddelerindeki suçlar ile terör suçlarından şüpheli, sanık veya hükümlü olanların müdafiliğini üstlenen avukat hakkında bu suçlar nedeniyle kovuşturma bulunması hâlinde yasaklama kararı verilebilir; karara itiraz edilebilir (CMK m. 151).
- Müdafi ile vekil: Müdafi şüpheli veya sanığın savunmasını yapan avukattır; vekil ise katılanı, suçtan zarar göreni veya malen sorumlu kişiyi ceza muhakemesinde temsil eden avukattır (CMK m. 2).
- Kanun yolu iradesi çelişirse: Kanunen zorunlu olarak görevlendirilen müdafinin kanun yoluna başvurma veya başvurudan vazgeçme iradesi sanığın iradesiyle çelişirse, görevlendirilen müdafi için kanun müdafiin iradesini geçerli sayar.
Avukatla görüşme, dosya inceleme ve kısıtlamalar
- Görüşme: Şüpheli veya sanık, vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir; müdafi ile yazışmalar denetime tabi tutulamaz (CMK m. 154). Gözaltındayken görüşme, yalnızca bazı ağır suç gruplarında (TCK'nın belirli bölümlerindeki suçlar, terör suçları ve örgüt faaliyeti çerçevesindeki uyuşturucu ticareti) savcının istemi ve hâkim kararıyla yirmi dört saat süreyle kısıtlanabilir ve bu sürede ifade alınamaz (CMK m. 154/2).
- Soruşturmada dosya inceleme: Müdafi soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin örneğini harçsız alabilir. Soruşturmanın amacını tehlikeye düşürme ihtimali varsa bu yetki yalnızca kanunda sayılan suçlarda hâkim kararıyla kısıtlanabilir (CMK m. 153).
- Kısıtlamada bile görülenler: Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak, bilirkişi raporları ve adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar bakımından dosya kısıtlaması uygulanmaz (CMK m. 153/3).
- İddianame kabulünden sonra: Müdafi, iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği tarihten itibaren dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir; bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız alabilir (CMK m. 153/4). Müdafiin bu haklarından suçtan zarar görenin vekili de yararlanır (CMK m. 153/5).
- Eş ve yasal temsilci: Sanığın kanuni temsilcisine duruşma gün ve saati bildirilir; duruşmaya kabul edilip isteği üzerine dinlenebilir. Sanığın eşi hakkında da tebligat yapılmaksızın aynı kural uygulanır (CMK m. 155).
Adli yardım ve baro avukatı
Ceza davasında avukat tutmak genel kural olarak zorunlu değildir; ancak çocuklar ve ağır suçlar gibi belirli durumlarda müdafi zorunludur (CMK m. 149 ve 150). Avukat tutacak paranız yoksa müdafi seçebilecek durumda olmadığınızı beyan etmeniz hâlinde isteminiz üzerine baro tarafından bir müdafi görevlendirilir; görevlendirme, ifadeyi alan merciin veya mahkemenin istemi üzerine soruşturmanın veya kovuşturmanın yapıldığı yer barosunca yapılır (CMK m. 150 ve 156).
Adli yardım, avukatlık ücretlerini ve diğer yargılama giderlerini karşılama olanağı bulunmayanlara avukatlık hizmetlerinin sağlanmasıdır. İstem adli yardım bürosuna yapılır ve istekte bulunan kişi isteminde haklı olduğunu delillerle kanıtlamak zorundadır (1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 176 ve 178). Adli yardım isteminin reddi hâlinde ilgilisi yazı veya sözle baro başkanına başvurabilir; baro başkanının vereceği karar kesindir (m. 178). Görevlendirilen avukat, görev yazısının kendisine ulaşmasıyla avukatlık hizmetlerini yerine getirmek yükümlülüğü altına girer; işi yapmaktan çekinmek isterse görevin bildirildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde tarifedeki ücreti baroya ödemek zorundadır (m. 179).
Mahkemede susma, soru sorma ve son söz
- Susma: Duruşmada sanığa, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamanın kanuni hakkı olduğu ve ifade ile sorgudaki diğer hakları bildirilir. Açıklama yapmaya hazır olduğunu söylerse sorgusu yapılır; susmak tek başına suçu kabul anlamına gelmez (CMK m. 191/3 ve 147).
- Tanığa soru: Cumhuriyet savcısı ve müdafi doğrudan soru yöneltebilir; sanık ise mahkeme başkanı veya hâkim aracılığıyla soru yöneltebilir. Soruya itiraz edilirse sorunun sorulup sorulmayacağına mahkeme başkanı karar verir (CMK m. 201).
- Son söz: Hükümden önce son söz hazır bulunan sanığa verilir. Delillerin tartışılmasında söz sırasıyla katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine ya da kanuni temsilcisine verilir (CMK m. 216).
- Deliller ve sorgu sırası: Delillerin ortaya konulmasına sanığın sorgusundan sonra başlanır. Ancak sanığın tebligata rağmen mazeretsiz olarak gelmemesi yüzünden sorgusu yapılamamışsa bu durum delillerin ortaya konmasına engel olmaz; konulan deliller sonradan gelen sanığa bildirilir (CMK m. 206/1).
Duruşmaya katılma, bağışık tutulma ve yokluk
- Bağışık tutulma: Sorgusu yapılmış sanık veya bu konuda yetki verdiği müdafii isterse mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir. Bu durumda sanık hakkında eski hâle getirme istemi yolu kapanır; müdafi bütün oturumlara katılabilir (CMK m. 196/1 ve 198).
- Avukat sizsiz de girebilir: Sanık hazır bulunmasa da müdafii bütün oturumlarda hazır bulunma yetkisine sahiptir; müdafii aracılığıyla temsil edilen veya kendi isteğiyle duruşmadan bağışık tutulan sanık sonradan eski hâle getirme isteminde bulunamaz (CMK m. 197 ve 198).
- Yokluğunuzda yapılan duruşma: Duruşma sanık hazır bulunmaksızın yapılmışsa, mahkemenin karar ve işlemlerinin tebliğinden itibaren bir hafta içinde, kanuni nedenlere dayanarak eski hâle getirme isteminde bulunulabilir (CMK m. 198/1).
- Sorgu yapılmadan dava bitirilebilir mi? Toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sanığın sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir; mahkûmiyet kararı için bu yol uygulanmaz (CMK m. 193/2).
- Tutuklu sanık: Tutuklu sanık, ancak tutuklu bulunduğu yer mahkemesinde yapılacak keşif gibi işlerde hazır bulundurulmasını isteyebilir; hâkim veya mahkeme zorunlu saydığı hâllerde tutuklu sanığın da bu işlerde hazır bulunmasına karar verebilir (CMK m. 181).
- Zorla getirme: Zorla getirme kararıyla çağrılan sanık derhâl, olanak bulunmadığında yol süresi hariç en geç yirmi dört saat içinde çağıran hâkim, mahkeme veya savcının önüne götürülür ve sorguya çekilir; karar örneği kendisine verilir (CMK m. 146).
- Suç ortağının yüzüne karşı: Sanığın yüzüne karşı suç ortaklarından birinin veya bir tanığın gerçeği söylemeyeceğinden endişe edilirse mahkeme, sorgu ve dinleme sırasında o sanığın salondan çıkarılmasına karar verebilir; sanık geri geldiğinde tutanaklar okunur ve gerektiğinde içeriği anlatılır (CMK m. 200).
- Davranış nedeniyle çıkarılma: Hazır bulunması duruşmanın düzenini tehlikeye sokan sanık salondan çıkarılır; mahkeme savunma bakımından zorunlu görmezse oturumu yokluğunda sürdürür, müdafii yoksa barodan müdafi ister (CMK m. 204).
- Müdafi gelmezse: Zorunlu müdafilik hâllerinde müdafiin duruşmada hazır bulunması şarttır; ancak müdafiin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi veya duruşmayı terk etmesi hâlinde duruşmaya devam edilebilir ve zorunlu müdafi bulunmaması hükmün açıklanmasına da engel olmaz (CMK m. 188 ve 216).
Tercüman, savunma delilleri ve suçun nitelendirilmesi
- Tercüman: Sanık veya mağdur meramını anlatacak ölçüde Türkçe bilmiyorsa mahkeme tarafından atanan tercüman aracılığıyla duruşmadaki iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktalar tercüme edilir; engelli sanığa da bu noktalar anlayabileceği biçimde anlatılır (CMK m. 202). İddianamenin anlatılması veya esas hakkındaki mütalaanın verilmesi üzerine sanık, kendini daha iyi ifade edebileceği başka bir dilde sözlü savunma yapabilir; bu durumda seçtiği tercümanın giderlerini Hazine karşılamaz (CMK m. 202/4).
- Savunma delilleri: Tanık veya bilirkişinin davetini ya da savunma delillerinin toplanmasını isteyen sanık, ilgili olayları göstererek dilekçesini duruşma gününden en az beş gün önce mahkeme başkanına veya hâkime verir (CMK m. 177). Mahkeme başkanı veya hâkim sanığın gösterdiği tanık veya uzman kişinin çağrılması isteğini reddederse sanık bu kişileri kendisi mahkemeye getirebilir; davayı uzatmak amacıyla yapılan talepler reddedilir (CMK m. 178). Doğrudan davet ettireceği veya duruşma sırasında getireceği tanık ve bilirkişilerin ad ve adreslerini makul süre içinde savcıya bildirmek gerekir (CMK m. 179).
- Suçun nitelendirmesi değişirse: Sanık, suçun hukuki niteliğinin değişeceğinden önce haber verilip savunması yapabilecek durumda bulundurulmadıkça iddianamedeki suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez; istemi hâlinde ek savunma için süre verilir. Hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir (CMK m. 225 ve 226).
Gaip sanık, güvence belgesi ve yurt dışındaki sanık
Bulunduğu yer bilinmeyen veya yurt dışında bulunup mahkeme önüne getirilemeyen sanık gaip sayılır; gaip hakkında duruşma açılmaz, mahkeme delillerin ele geçirilmesi veya korunması için gerekli işlemleri yapar ve gerektiğinde barodan müdafi görevlendirilmesi ister (CMK m. 244). Mahkeme, gaip sanığa duruşmaya gelmesi hâlinde tutuklanmayacağı konusunda koşullara bağlanabilen bir güvence belgesi verebilir; sanık hapis cezasına mahkûm olur, kaçmaya hazırlanır veya koşullara uymazsa güvence belgesinin hükmü kalmaz (CMK m. 246). Hakkında kaçak kararı verilen sanık için kovuşturma yapılabilir, fakat daha önce sorgusu yapılmamışsa mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez (CMK m. 247). Yurt dışında bulunan sanığın belirlenen duruşma tarihinde hazır bulunması zor ise bu tarihten önce duruşma açılarak veya istinabe yoluyla sorgusu yapılabilir; alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis gerektiren suçlarda istinabe sorgusu yapılamaz (CMK m. 196/2 ve 6).
İletişimin denetlenmesi ve teknik izleme
- Dinleme ve onay: Dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ancak kanunda sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabilir; hiç kimse kanundaki esas ve usuller dışında bir başkasının iletişimini dinleyemez ve kayda alamaz. Savcı kararını derhâl hâkimin onayına sunar ve hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir; sürenin dolması veya hâkimin aksine karar vermesi hâlinde tedbir savcı tarafından derhâl kaldırılır (CMK m. 135).
- Süre: Dinleme tedbir kararı en çok iki ay için verilebilir; bu süre bir ay daha uzatılabilir. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda her defasında bir aydan fazla olmamak ve toplam üç ayı geçmemek üzere ek uzatma yapılabilir (CMK m. 135/4).
- Karar içeriği: Kararda yüklenen suçun türü, tedbir uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının türü, telefon numarası veya iletişim bağlantısını belirleyen kod, tedbirin türü, kapsamı ve süresi belirtilir; talebe hattın sahibini gösteren belge veya rapor eklenir (CMK m. 135/2 ve 4).
- Avukatla görüşmeler: Şüpheli veya sanığa yüklenen suç dolayısıyla müdafiin bürosu, konutu ve yerleşim yerindeki telekomünikasyon araçları hakkında dinleme tedbiri uygulanamaz; tanıklıktan çekinebilecek kişilerle iletişim de kayda alınamaz (CMK m. 136 ve 135/3).
- Yer tespiti: Şüpheli veya sanığın yakalanabilmesi için mobil telefonun yeri hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcının kararıyla tespit edilebilir; tespit en çok iki ay yapılabilir ve bir ay daha uzatılabilir (CMK m. 135/5).
- Kayıtların yok edilmesi ve bilgilendirme: Dinleme sırasında hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir veya hâkim onayı alınamazsa tedbire derhâl son verilir; kayıtlar savcı denetiminde en geç on gün içinde yok edilir, beraat hâlinde de kayıtlar hâkim denetiminde yok edilir. Kayıtların yok edilmesi hâlinde soruşturma veya kovuşturma evresinin bitiminden itibaren en geç onbeş gün içinde Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkeme, tedbirin nedeni, kapsamı, süresi ve sonucu hakkında ilgilisine yazılı bilgi verir (CMK m. 137/3 ve 4).
- Teknik izleme: Kanunda sayılan suçlar bakımından somut delillere dayanan kuvvetli şüphe varsa ve başka suretle delil elde edilemiyorsa şüpheli veya sanığın kamuya açık yerlerdeki faaliyetleri ve işyeri teknik araçlarla izlenebilir, ses veya görüntü kaydı alınabilir. Karar en çok üç haftalık süre için verilebilir ve bir hafta daha uzatılabilir; örgüt faaliyeti çerçevesindeki suçlarda toplam dört haftayı geçmemek üzere ek uzatma yapılabilir (CMK m. 140).
- Gizli soruşturmacı: Soruşturma konusu suçun işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe bulunması ve başka surette delil elde edilememesi hâlinde kamu görevlileri hâkim kararıyla gizli soruşturmacı olarak görevlendirilebilir; bu yöntem yalnızca kanunda sayılan suçlarda uygulanır (CMK m. 139).
Sık yapılan hatalar
- Avukat isteğinizi tutanağa yazdırmadan ifade vermek.
- Duruşmadan bağışık tutulma talebinin eski hâle getirme yolunu kapattığını bilmemek.
- Savunma delillerini duruşma gününden en az beş gün önce bildirmemek.