İcra takibinde sürelerde gün olarak belirlenen sürelerin ilk günü hesaba katılmaz, sürenin son günü resmî tatile rastlarsa süre tatili izleyen günde biter (İİK m. 19); icra dairesinin işlemlerine karşı icra mahkemesine şikâyet ise işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır (İİK m. 16). Tebligat, kural olarak muhataba bilinen en son adresinde yapılır; kapıya asılan ihbarnamenin asıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır (Tebligat Kanunu m. 10 ve 21).
Bu yazı, icra takibinde süre hesabını, takibin ertelenmesi hâlinde sürelerin işleyişini, tebligatın kime ve nasıl yapıldığını, usulsüz tebligatın sonuçlarını, adres değişikliğinin bildirilmesini, icra mahkemesine şikâyeti ve tutanakların delil değerini anlatır. Süre kaybı itiraz hakkınızı yok edebileceği için bu başlıkları dikkatle okumanızı öneririz.
Bu yazıda
- Sürelerin hesabı ve süre anlaşmaları
- Takibin ertelenmesi ve sürelerin işleyişi
- Özel durumdaki borçlular: küçük, kısıtlı, asker
- Gece ve tatil günlerinde icra
- İcra dairesinin tebligatı
- Tebligatın kime ve nereye yapılacağı
- Kapıya yapıştırma, tebellüğden kaçınma ve adres değişikliği
- İlanen tebligat, yurt dışı ve tüzel kişiler
- İcra mahkemesine şikâyet
- Tutanaklar ve delil değeri
Sürelerin hesabı ve süre anlaşmaları
Gün olarak verilen sürelerde ilk gün hesaba katılmaz; tebliğ günü sayılmaz, ertesi gün birinci gün olarak işler. Ay veya yıl olarak verilen süre, başladığı günün karşılığı olan günde biter; o gün yoksa ayın son günüdür. Hafta olarak belirlenen süre başladığı günün son haftadaki karşılığında biter. Son gün resmî tatile rastlarsa süre sonraki günde biter ve süre son günün tatil saatinde bitmiş sayılır; bu yüzden dilekçeyi mesai bitiminden önce verin (İİK m. 19).
Kanunun belirlediği süreleri değiştiren sözleşmeler hükümsüzdür; yalnızca bir sürenin geçmesinden yararlanma hakkı olan borçlu bu haktan vazgeçebilir. Bu yüzden itiraz gibi süreli işlemlerde alacaklıdan söz almak yerine süre içinde işlem yapın (İİK m. 20).
Takibin ertelenmesi ve sürelerin işleyişi
Takip taliklerinde süreler işlemeye devam eder; süreler durmaz. Yalnızca sürenin son günü talik gününe rastlarsa süre talikin bitiminden sonra bir gün daha uzar. Bu nedenle ölüm, hastalık gibi nedenlerle takip ertelense bile itiraz ve başvuru sürelerini ayrıca takip edin (İİK m. 56).
Özel durumdaki borçlular: küçük, kısıtlı, asker
Borçlu kanunen temsilci atanması gereken kişilerdense icra memuru, kısa sürede temsilci atanması için ilgili makamdan talepte bulunur ve tebligat bu temsilciye yapılır. Küçük veya kısıtlı bir yakınınız varsa durumu belgeyle icra dairesine bildirmeniz yararlı olur (İİK m. 57). Askerlik hizmeti devam ettiği sürece er, onbaşı ve kıta çavuşları hakkındaki takipte icra memuru temsilci atanması için makul bir süre verir ve takibi bu sürenin bitimine bırakır; süre içinde temsilci bildirilmezse takibe devam edilir ve mal kaçırma ihtimali varsa bu sürede haciz de yapılabilir (İİK m. 54).
Gece ve tatil günlerinde icra
Gece vakti ve tatil günlerinde takip muameleleri yapılamaz; ancak tatil günlerinde haciz ve tebligat yapılabilir. Borçlunun mal kaçırdığı anlaşılırsa gece vakti dahi haciz yapılması caizdir; gece iş görülen yerlerde hasılat haczi mümkündür (İİK m. 51).
İcra dairesinin tebligatı
İcra dairelerinin tebliğleri yazı ile ve Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır; tebliğ makbuz karşılığında doğrudan teslim suretiyle de yapılabilir. Tebliğ tarihi itiraz gibi sürelerin başlangıcını belirlediğinden tebligat zarfını ve ilgili belgeleri saklayın (İİK m. 21).
İlamda veya ilam hükmündeki belgelerle ipotek senedinde yazılı adresi değiştiren taraf bunu karşı tarafa noter vasıtasıyla bildirmedikçe tebligat aynı adrese yapılır; orada bulunmazsa Tebligat Kanunu m. 35 uygulanır. Adres değişikliği noter yoluyla bildirildiği hâlde eski adrese tebligat yaptırarak m. 35'ten yararlanan taraf, verdiği bütün zararları yüzde on beş fazlasıyla ödemek zorundadır ve hakkında 343. maddedeki ceza da uygulanır (İİK m. 21).
Tebligatın kime ve nereye yapılacağı
Tebligat, muhataba bilinen en son adresinde yapılır. Bu adresin tebligata elverişli olmadığı anlaşılırsa veya tebligat yapılamazsa, adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi bilinen en son adres sayılır ve tebligat oraya yapılır (Tebligat Kanunu m. 10). Muhatap adresinde bulunmazsa tebligat onunla aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerden birine yapılabilir; tebligatı alan kişinin görünüşüne göre onsekiz yaşından küçük olmaması ve bariz biçimde ehliyetsiz bulunmaması gerekir, aksi hâlde usulsüzlük ileri sürülebilir (m. 16 ve 22).
Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır; vekil birden çoksa bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Tebligat birden fazla vekile yapılmışsa bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır (m. 11). Tüzel kişilere tebliğ yetkili temsilcilerine, birden çoksa yalnız birine yapılır; temsilci mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmaz veya evrakı bizzat alamayacak durumdaysa orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılabilir (m. 12 ve 13).
Kapıya yapıştırma, tebellüğden kaçınma ve adres değişikliği
Muhatap veya kendisine tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri adreste bulunmaz ya da tebellüğden kaçınırsa tebliğ memuru evrakı muhtar, ihtiyar heyeti azası veya zabıta amir ya da memuruna teslim eder ve ihbarnameyi kapıya yapıştırır; yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır (Tebligat Kanunu m. 21). Kendisine yapılması gereken tebligatı almayan muhatap hakkında ayrıca bir yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür (m. 54). Asılan tebliğ evrakının veya ihbarnamenin talikine karşı koyanlar ile asılı evrakı koparan, imha eden veya okunamaz hâle getirenler hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis ve yirmibeş günden yüzelli güne kadar adli para cezası öngörülmüştür (m. 56).
Kendisine usulüne göre tebligat yapılmış kişi adresini değiştirirse yeni adresini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmek zorundadır. Bildirmezse ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri de tespit edilemezse tebligat eski adresin kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır; sonraki tebliğler de muhataba yapılmış sayılır (m. 35). Tebligat yapılması gereken hâllerde kendisine veya başkasına ait isim veya adresi yanlış bildirmenin altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması öngörülmüştür; tebliğ memuruna muhatap hakkında yalan beyan da ayrı bir suçtur (m. 53 ve 55).
Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatap tebliğe muttali olmuşsa tebligat geçerli sayılır ve muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi kabul edilir. Bu yüzden usulsüzlük iddiasında evrakı ne zaman öğrendiğinizi doğru ve belgeli beyan etmelisiniz (m. 32). Tebliğ mazbatasında tebliği çıkaran merciin adı, isteyenin ve muhatabın bilgileri, tebligatın konusu, kime yapıldığı ve tebellüğe ehil olduğu, nerede ve ne zaman yapıldığı, adreste bulunmama gibi durumların gerekçesi ile evrakı alanın ve tebliğ memurunun imzası yer alır (m. 23).
İlanen tebligat, yurt dışı ve tüzel kişiler
Diğer usullerle tebligat yapılamayan ve ikametgâhı, meskeni veya iş yeri de bulunamayan kimsenin adresi meçhul sayılır ve tebligat ilanen yapılır (Tebligat Kanunu m. 28). İlanen tebliğ, son ilan tarihinden itibaren yedi gün sonra yapılmış sayılır; merci gerekirse daha uzun bir süre belirleyebilir ancak bu süre on beş günü geçemez (m. 31). Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşına tebliğ, Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğu aracılığıyla da yapılabilir; muhataba gönderilen bildirimde otuz gün içinde başvurulmazsa tebligatın yapılmış sayılacağı belirtilir ve tebligat otuzuncu günün bitiminde yapılmış sayılır (m. 25).
İcra mahkemesine şikâyet
İcra dairesinin kanuna aykırı veya olaya uygun olmayan işlemleri icra mahkemesine şikâyet edilir; şikâyet işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır. Bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması hâlinde ise her zaman şikâyet edilebilir (İİK m. 16). Şikâyet, icra mahkemesince karar verilmedikçe icrayı durdurmaz; takibin durması için mahkemeden ayrıca karar çıkması gerekir. Şikâyet kabul edilirse işlem bozulur veya düzeltilir, memurun sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işlerin yapılması emredilir (İİK m. 22 ve 17). Duruşma yapılmayan işlerde mahkeme, işin kendisine geldiği tarihten itibaren en geç on gün içinde karar verir; duruşma yapılırsa ancak zorunlu hâllerde ve otuz günü geçmemek üzere ertelenebilir (İİK m. 18).
Tutanaklar ve delil değeri
İcra ve iflas daireleri yaptıkları muameleler ile kendilerine yapılan talep ve beyanlar hakkında tutanak tutar; verdikleri kararlar gerekçeli olarak tutanaklara yazılır. İlgililer bu tutanakları görebilir ve örneklerini alabilir. Tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir; yani tutanaktaki bilgiyi çürütecek delil sunabilirsiniz (İİK m. 8).
Sık yapılan hatalar
- Sürenin son gününe bırakıp mesai bitimini kaçırmak.
- Taşındığınız hâlde yeni adresi bildirmeyip tebligatı eski adrese kaçırmak.
- Şikâyet ettiğinizde icranın kendiliğinden duracağını sanmak.
- Usulsüz tebligat iddiasında evrakı öğrendiğiniz tarihi doğru bildirmemek.
- Avukatınıza yapılan tebligatın süreyi başlattığını unutmak.