Rekabet ihlali, yalnızca ürünün pahalı olması ya da karşı tarafın büyük bir şirket olması değildir; Kanun rakipler arasındaki rekabeti sınırlayıcı anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği kararlarını (4054 sayılı Kanun m. 4) ve hâkim durumun kötüye kullanılmasını (m. 6) yasaklar. Bu yasakların bazılarına muafiyet tanınabilir (m. 5). Şikâyet için ürünün, pazarın, dönemin ve somut davranışın delille gösterilmesi gerekir (m. 40).
Bu yazı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun hangi davranışları yasakladığını, rakiplerle fiyat konuşmanın neden risk taşıdığını, hâkim durumun ne zaman sorun olduğunu, üreticinin yeniden satış fiyatını belirlemesinin nasıl değerlendirildiğini ve Rekabet Kurumuna şikâyette nelerin hazırlanması gerektiğini anlatır.
Bu yazıda
- Rekabet Kanunu hangi anlaşmaları yasaklar?
- Fiyat konuşmak, piyasayı paylaşmak ve boykot
- Uyumlu eylem ve paralel fiyat artışı
- Hâkim durum ve kötüye kullanma
- Tedarik reddi, bağlama ve ayrımcı şartlar
- Üretici ve bayi: yeniden satış fiyatı ile bölge kısıtı
- Muafiyet ve menfi tespit belgesi
- Rekabet şikâyetinde pazar tanımı, delil ve tarih sırası
- Sık yapılan hatalar
- Kaynaklar
Rekabet Kanunu hangi anlaşmaları yasaklar?
Belirli bir piyasada rekabeti engelleme, bozma veya kısıtlama amacı taşıyan ya da bu etkiyi doğuran veya doğurabilecek nitelikteki teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin kararları hukuka aykırı ve yasaktır (m. 4). Kanunun uygulanmasında önce kimin “teşebbüs” sayıldığı önem taşır. Piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişiler ile bağımsız karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir bütün oluşturan birimler teşebbüstür (m. 3). Dolayısıyla yalnızca anonim şirketler değil, ticari faaliyet yürüten gerçek kişiler de kapsama girebilir.
Kanunun coğrafi kapsamı da geniştir. Türkiye sınırları içinde mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen her türlü teşebbüsün anlaşma, uygulama ve kararları Kanun kapsamına girer (m. 2). Şirketin merkezinin yurt dışında olması, Türkiye piyasasını etkileyen bir anlaşmayı Kanun dışında bırakmaz.
Yazılı sözleşme aranmaz. Rekabeti sınırlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaların varlığı her türlü delille ispatlanabilir (m. 59). Bir toplantı tutanağı, e-posta yazışması, mesaj grubu veya piyasadaki fiilî uygulama delil olabilir.
Fiyat konuşmak, piyasayı paylaşmak ve boykot
Rakipler arasında alım veya satım fiyatının, maliyet ve kâr gibi unsurların ve her türlü alım satım şartlarının belirlenmesi Kanunda sayılan tipik yasak davranışlardandır (m. 4). Aynı şekilde mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi, her türlü piyasa kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü ve arz veya talep miktarının kontrolü de yasaktır.
“Rakiplerle fiyat konuşmak” ifadesi pratikte iki ayrı durumu kapsar. Birincisi, aynı fiyatı belirlemek üzere anlaşmaktır; bu açıkça yasaktır. İkincisi, fiyat veya rekabete duyarlı bilgilerin paylaşılmasıdır. Bu paylaşım anlaşma ya da uyumlu eylem değerlendirmesini doğurabilir; toplantının amacı ve içeriği önemlidir. Toplantının bir ticaret birliği veya meslek örgütü çatısı altında yapılması otomatik bir istisna sağlamaz. Gelecekteki fiyat planlarının meslek toplantısında paylaşılması, bağımsız karar vermeyi etkileyebileceği için sakıncalıdır; toplantı gündemini ve tutanakları korumak, gerekirse iletişim politikasını bir hukukçuya incelettirmek yerinde olur. İş gücü piyasasındaki ücret ve işe alım koordinasyonu da rekabet değerlendirmesine konu olabilir; bunu olağan bir sektör sohbeti sayarak geçmemek gerekir.
Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkarılması ve yeni girecek rakiplerin engellenmesi de rekabeti kısıtlayıcı davranışlar arasında sayılır (m. 4).
Uyumlu eylem ve paralel fiyat artışı
Anlaşma ispatlanamasa bile piyasadaki fiyat değişmeleri, arz ve talep dengesi veya faaliyet bölgelerinin rekabetin engellendiği piyasalardakine benzemesi, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde olduklarına karine oluşturur (m. 4). Taraflar ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanarak aksini ispatlayabilir.
Rakiplerin fiyatları aynı gün artırması otomatik ceza anlamına gelmez; ancak güçlü bir delil olabilir. Paralel fiyat değişimi tek başına her durumda yeterli değildir, iletişim, piyasa koşulları ve davranışın bağlamı birlikte değerlendirilir. Zarar görenler, fiyatların birbirine yakın aralıklarla artırılması gibi rekabetin bozulduğu izlenimini veren kanıtları mahkemeye sunarsa, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde olmadıklarını ispat yükü davalılara geçer (m. 59).
Hâkim durum ve kötüye kullanma
Hâkim durum, belirli bir piyasadaki bir veya birden fazla teşebbüsün rakiplerinden ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme gücüdür (m. 3); bu güce sahip olmak tek başına yasak değildir, yasak olan kötüye kullanmadır (m. 6).
Kanun kötüye kullanma örneklerini sayar. Başka teşebbüsün piyasaya girmesini engellemek veya rakiplerin faaliyetlerini zorlaştırmak, eşit durumdaki alıcılara farklı şartlar uygulamak, bir ürünü başka ürünün alımına bağlamak, başka piyasadaki rekabeti bozmayı amaçlamak ve tüketici zararına üretimi kısıtlamak bunlar arasındadır. Pazardaki en büyük şirket olmak başlı başına hukuka aykırı değildir; iddia edilen davranışın dışlayıcı veya sömürücü niteliğini somutlaştırmak gerekir.
Tedarik reddi, bağlama ve ayrımcı şartlar
Güçlü bir şirketin sizinle çalışmayı reddetmesi, her zaman ihlal anlamına gelmez; hâkim durum, talebin niteliği ve davranışın piyasadaki etkisi birlikte incelenir (m. 6). “Ürünü bana vermiyorlar” şikâyetinde Kuruma şunları açıklamanız gerekir: Karşı tarafın ilgili pazardaki gücü, sizin için makul alternatiflerin bulunup bulunmadığı ve reddin sizi veya başkalarını piyasadan dışlama etkisi. Büyük olmak ya da bir talebi reddetmek tek başına yeterli değildir; pazar, alternatif ve dışlanma etkisini verilerle göstermelisiniz.
Benzer şekilde “rakibimin fiyatı çok düşük” demek de tek başına ihlali göstermez. Düşük fiyat, anlaşma, hâkim durum ve davranışın piyasaya etkisi gibi unsurlar eklenmedikçe rekabet ihlali değildir. Ticari kaybınızı otomatik olarak ihlal saymayın; somut iddiayı pazar, ürün, dönem ve delille destekleyin. Ürün alırken başka bir ürünü almaya zorlanma ise, ürünün niteliği veya ticari teamüllere aykırıysa hem anlaşmalarda yasak davranışlardan (m. 4) hem de hâkim durumdaki teşebbüs için kötüye kullanma hallerinden (m. 6) sayılır.
Üretici ve bayi: yeniden satış fiyatı ile bölge kısıtı
Üreticinin bayiye tavsiye ettiği fiyat ile satış fiyatını zorla belirlemesi aynı şey değildir; yazışmalar, yaptırım tehdidi ve uygulama biçimi belirleyicidir (m. 4-5). Tavsiye niteliğindeki fiyat ile baskı, teşvik ya da cezayla fiilen bağlayıcı hâle gelen fiyat farklı değerlendirilir. Yeniden satış fiyatını belirleme konusunda dikey ilişkilere ilişkin güncel muafiyet koşulları ayrıca kontrol edilmelidir; sözleşmeyi ve fiilî uygulamayı birlikte incelemek gerekir.
Bayi sözleşmesindeki bölge kısıtlaması da her durumda yasak değildir. Kısıtlamanın türü ve geçerli muafiyet şartları incelenir; aktif ve pasif satış ayrımı gibi teknik noktalar sözleşmeyle birlikte değerlendirilmelidir. Bayi iseniz, fiyat veya bölge konusundaki baskıya ilişkin yazışmaları, tarihleriyle birlikte saklayın.
Muafiyet ve menfi tespit belgesi
Rekabeti sınırlayan bir anlaşmaya muafiyet verilebilmesi için dört şartın tamamı birlikte gerekir (m. 5). Üretim veya dağıtımda yeni gelişme ve iyileşme sağlanması, tüketicinin bundan yarar sağlaması, piyasanın önemli bölümünde rekabetin kalkmaması ve sınırlamanın bu amaçlar için zorunlu olandan fazla olmaması gerekir. Anlaşmanızın Kanuna aykırı olup olmadığı konusunda bir belirsizlik varsa, ilgili teşebbüsler Kurula başvurarak menfi tespit belgesi isteyebilir; Kurul, elindeki bilgiler çerçevesinde belge verebilir ve belirli şartlarda görüşünden dönebilir (m. 8).
Rekabet şikâyetinde pazar tanımı, delil ve tarih sırası
Kurul ihbar, şikâyet, Bakanlığın talebi veya kendiliğinden harekete geçebilir; meşru menfaati olan gerçek ve tüzel kişiler şikâyette bulunabilir (m. 9 ve 40). Yüksek fiyat tek başına yeterli değildir; şikâyetinizde iddianın ihlal türünü (anlaşma mı, hâkim durumun kötüye kullanılması mı), ürün, dönem ve muhatabı açıkça belirtmelisiniz.
- Pazar tanımı: Ürünü, müşterileri, coğrafi alanı ve makul alternatifleri anlatın. Teknik pazar sonucunu kesinleştirmeye çalışmayın; elinizdeki olguları ve kaynaklarını sunun.
- Tarih sırası: Davranışın başlangıcını, önemli yazışmaları, piyasa etkisini ve davranışın sona erip ermediğini sıralayın. Gözlemlerinizi kişisel çıkarımlarınızdan ayrı işaretleyin.
- Gizli belgeler: Şikâyetinize şirkete ait gizli belge eklerken belgenin hukuka uygun elde edilmesine ve gizlilik talebinizin gerekçesine dikkat edin; ilgisiz kişisel verileri azaltın, ticari sır içeren kısımları ayrıca belirtin.
- Başka yollar: Yanıltıcı reklam, haksız rekabet ve kartel şikâyeti farklı düzenlemelere tabidir. Davranışın ne olduğunu ve elde etmek istediğiniz sonucu önce ayırın.
Kurul kararları, tarafların ticari nitelikli sırlarını ifşa etmeyecek biçimde Kurumun internet sayfasında yayımlanır (m. 53). Bir davada Kurul kararına dayanacaksanız haber özetini değil resmî kararın ilgili bölümünü, tarihi ve numarasıyla birlikte sunmak ve kararın dosyanızla bağlantısını açıklamak daha doğrudur.
Sık yapılan hatalar
- Ürünün pahalı olmasını veya rakibin düşük fiyatını doğrudan ihlal saymak.
- Rakiplerle yapılan sektör toplantılarında fiyat planı, ücret ve işe alım konularını “sohbet” sanıp tutanakları ve gündemi saklamamak.
- Pazar, alternatif ve etki göstermeden “büyük şirket beni reddetti” demek.
- Şikâyet dilekçesine belge yığmak, ancak hangi davranışın hangi maddeye dayandığını ve hangi tarihte olduğunu yazmamak.
- Rekabet incelemesi ile kendi zararınızın tazminini aynı yol sanmak; bunlar ayrı süreçlerdir, tazminat yolunu ayrı bir yazıda ele alıyoruz.