Haberde aktarılan Yargıtay kararına göre, boşanma davası sürerken ya da boşanma kararı henüz kesinleşmemişken düğün takılarının (ziynet) iadesine ilişkin alacak için icra yoluna gidilebilir. Kararın dayanağı, ziynet alacağının boşanma hükmünün bir sonucu olmayıp ayrı bir borç olmasıdır. Ancak icraya gitmek için elinde icraya konu edilebilecek bir mahkeme kararı (ilam) bulunması gerekir; her dosyada işlem kolay olmayabilir.
Haberde ne anlatılıyor?
Turkish Post'un 17 Ekim 2026 tarihli haberine göre Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, boşanma davası içinde hükmedilen ziynet iadesinin, boşanma hükmü kesinleşmeden icra takibine konu edilebileceğine karar verdi. Haberde, ziynet alacağının "boşanma kararının sonucu" değil, ayrı bir borç ilişkisi olduğu vurgulandı. Gerekçede, ziynetin iadesinin eşlerin yalnızca mal varlığını ilgilendirdiği, kişisel ya da aile durumlarını etkilemediği belirtildi. Karar aile mahkemesinde başladı, bölge adliye mahkemesinin hukuk dairesinden geçti ve Yargıtay'da onandı. Karar numarası haberde verilmediği için biz de vermiyoruz.
Bu bilgiler haberde aktarıldığı kadarıyla verilmiştir. Kararın tam metnini görmeden her olaya uygulanacağını söylemek doğru olmaz.
Ziynet ve kişisel mal
Türk Medeni Kanunu m.220'ye göre eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya ile eşlerden birine mal rejiminin başlangıcında ait olan ya da sonradan miras veya karşılıksız kazanma yoluyla elde edilen değerler kanun gereği kişisel maldır. Ziynetin bu kalemlerden hangisinde yer aldığı ve kime ait olduğu, düğünde kimin adına takıldığı, belge ve tanık gibi delillerle belirlenir.
Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse bunu ispat etmekle yükümlüdür; kime ait olduğu ispat edilemeyen mallar paylı mülkiyette sayılır (TMK m.222). Bu nedenle ziynet davalarında ispat belirleyicidir: düğün videosu, fotoğraflar, tanıklar, kuyumcu faturaları ve bozdurma kayıtları işe yarar.
İcra yoluna ne zaman gidilir?
İcra ve İflas Kanunu m.24'e göre, bir taşınırın teslimine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ ederek yedi gün içinde o şeyin teslimini emreder. Borçlu emri tutmaz ve taşınır elindeyse zorla alınıp alacaklıya verilir. Taşınır elinde bulunmuyorsa ilamda yazılı değeri alınır; borçlu bunu da vermezse icra emri tebliğine gerek kalmadan haciz yoluyla tahsil olunur. Altın gibi ziynetlerde ilamda hükmolunan şeyin ne olduğu (cins ve miktar ya da bedeli) bu nedenle önemlidir.
Borçlu, icra emrinin tebliği üzerine yedi gün içinde dilekçeyle icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal (borca süre verilmesi) ya da itfa edildiği itirazında bulunabilir (İİK m.33). Yani ilamlı takipte itiraz imkânı dardır.
Adım adım ne yapabilirsin?
- Ziynet listesini hazırla. Hangi takının ne zaman, kimden alındığını yaz; fotoğraf, video ve fatura topla.
- Davanı kontrol et. Boşanma davasında ziynet iadesi istendi mi? İstenmediyse ayrı bir dava gerekebilir. Dilekçede takıların cinsi ve miktarı açık yazılmış olmalı.
- Hükmü incele. Mahkeme kararında ziynetin aynen iadesi ya da bedeli hükmedilmişse icra için gerekli ilamı bu karar oluşturur. Kararın icraya konu edilmesinin şartlarını dosyanı yürüten avukata sor.
- İcra dairesine ilamı ver. İcra memuru borçluya emri tebliğ eder (İİK m.24).
- Takip sürecini izle. Borçlunun itirazı ve olası icranın geri bırakılması taleplerini takip et.
Sık yapılan hatalar
- Ziynetin cinsini ve miktarını dilekçede belirsiz bırakmak.
- Delilleri (düğün görüntüsü, tanık) boşanma sürecinde toplamayı ihmal etmek.
- Haberdeki kararı her dosyada geçerli saymak.
- Bozdurulduğu iddia edilen takıların bedelini istemeyi unutmak.
- Mahkeme kararındaki ifadeyi (aynen iade mi, bedel mi) kontrol etmemek.
Bu yazı genel bilgidir. İcra yoluna gitmeden önce dosyanın durumu mutlaka somut olarak incelenmelidir; bir avukata danışabilirsin.
