Kısa cevap: İfadeye çağrılmanız, suçlu olduğunuz anlamına gelmez; ancak o andan itibaren “şüpheli” sıfatıyla Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki haklara sahipsiniz. Kendinize bir müdafi seçme, kendinize yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmama ve somut delillerin toplanmasını isteme hakkınız vardır (CMK m. 147, m. 150). İfadenizi vermeden önce çağrının hangi suça ilişkin olduğunu öğrenmeniz ve bir avukatla görüşmeniz en güvenli yoldur.
Bu yazı, IBAN veya banka hesabı kiralama, kullandırma ya da “komisyonla hesap verme” nedeniyle ifadeye çağrıldığınızda haklarınızı, ifade sırasında nelere dikkat etmeniz gerektiğini ve yanınızda hangi belgelerin bulunmasının işinize yarayacağını anlatır.
Bu yazıda
- İfadeye çağrı neyi ifade eder, şüpheli ne demektir?
- CMK m. 147 kapsamında şüpheli hakları
- Müdafi (avukat) hakkı: CMK m. 150 ve m. 149
- Susma hakkı: sessiz kalmak sizin aleyhinize delil olur mu?
- İfade sırasında dikkat edilecekler
- Yanınıza alabileceğiniz belgeler
- Hesabınızın bloke edilmesi ve itiraz
- İfadeden sonra ne olur, 158/4 ve etkin pişmanlık
- Sık yapılan hatalar
İfadeye çağrı neyi ifade eder?
Kısa cevap: Hakkınızda bir suç şüphesi bulunduğu için bir kolluk görevlisi veya Cumhuriyet savcısı sizden bilgi almak istiyor demektir; bu, iddianame veya mahkûmiyet anlamına gelmez.
Hesabınız, bir dolandırıcılık mağdurunun parasının aktarıldığı hesaplar arasında çıkmışsa soruşturma makamı hesap sahibi olarak sizi çağırır. CMK'nın tanımlar bölümüne göre şüpheli, soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişidir. Çağrıda genellikle suç türü ve tarih yazılır. Bu bilgiyi not edin: IBAN kiralama dosyalarında çoğunlukla nitelikli dolandırıcılığa (TCK m. 158) iştirak, bazen de suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (TCK m. 282) şüphesi araştırılır. Hesabı bilerek vermekle, hesabın başkası tarafından ele geçirilmesi çok farklı sonuçlar doğurur; ifadeniz bu ayrımı anlatan belge niteliğindedir.
CMK m. 147: şüpheli olarak haklarınız
Kısa cevap: İfade alınırken kimliğiniz saptanır, size yüklenen suç anlatılır, müdafi seçme hakkınız ve açıklamada bulunmamanın kanunî hak olduğu size söylenir; tüm bunlar tutanağa geçer.
CMK m. 147'ye göre ifade alınırken sırasıyla şunlara uyulur:
- Kimliğiniz saptanır; kimliğe ilişkin soruları doğru cevaplamakla yükümlüsünüzdür.
- Kendinize yüklenen suç anlatılır.
- Müdafi seçme hakkınızın bulunduğu, müdafiin ifadenizde hazır bulunabileceği size bildirilir. Müdafi seçecek durumda değilseniz ve istiyorsanız barodan size bir müdafi görevlendirilir.
- Yakalanmışsanız yakınlarınızdan istediğinize derhâl haber verilir.
- Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamanın kanunî hakkınız olduğu söylenir.
- Şüpheden kurtulmak için somut delillerin toplanmasını isteyebileceğiniz hatırlatılır; aleyhinizdeki şüphe nedenlerini ortadan kaldırmanız ve lehinize olan hususları ileri sürmeniz için olanak tanınır.
- Kişisel ve ekonomik durumunuz hakkında bilgi alınır; ifade ve sorgu işlemlerinin kaydında teknik imkânlardan yararlanılır.
- İfade bir tutanağa bağlanır; tutanakta işlemlerin yerine getirilip getirilmediği, içeriğin sizin ve varsa müdafiin tarafından okunduğu ve imzalarınızın alındığı yazılır. İmzadan çekinirseniz nedeni de yazılır.
Bu hakların size hatırlatılmadığını fark ederseniz, ifade tutanağına bunu yazdırın veya avukatınızın yazdırmasını isteyin.
Müdafi hakkı: CMK m. 150 ve m. 149
Kısa cevap: Soruşturmanın her aşamasında avukat yardımından yararlanabilirsiniz; avukatınızın sizinle görüşmesi ve ifadeniz boyunca yanınızda bulunması engellenemez (CMK m. 149).
CMK m. 150'ye göre sizden bir müdafi seçmeniz istenir. Müdafi seçebilecek durumda olmadığınızı söylerseniz, isteminiz üzerine sizin için bir müdafi görevlendirilir. İstem aranmaksızın müdafi görevlendirilmesi ise çocuklar, kendini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz olanlar ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan yapılan soruşturmalar için öngörülür. TCK m. 158'de temel ceza üç yıldan on yıla kadar hapistir; bazı bentlerde alt sınır dört yıldan az olamaz. Dolayısıyla bu dosyalarda genellikle “zorunlu müdafilik” koşulu doğmaz; ama isteyince müdafi görevlendirilir. Beklemeyin, ifadeden önce isteyin.
Kolluk ifadesinin önemi büyüktür: CMK m. 148/4'e göre müdafi hazır bulunmaksızın kolluk tarafından alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda sizin tarafınızdan doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Ancak bu, ilk ifadenizin önemsiz olduğu anlamına gelmez; savcılık ve mahkeme ifadeniz arasındaki tutarlılığa bakar.
Susma hakkı
Kısa cevap: Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamak kanunî bir haktır (CMK m. 147/1-e); bu hakkı kullanmak başlı başına suçluluk kanıtı sayılmaz.
Susma hakkı, kimliğinizi vermeme hakkı değildir; kimlik sorularını doğru cevaplamak zorundasınız. Suça ilişkin sorularda ise açıklama yapmayabilir, yalnızca avukatınızla görüştükten sonra konuşacağınızı söyleyebilirsiniz. Dosyayı göremeden, hangi işlem kayıtlarının bulunduğunu bilmeden ayrıntılı beyanda bulunmak çoğu zaman gereksiz risk doğurur. Öte yandan hesabınızın kontrolünüz dışında kullanıldığına dair güçlü bir anlatımınız ve belgeniz varsa, bunu bir an önce ve düzenli biçimde sunmak lehinize olabilir. Hangisinin sizin için uygun olduğuna, dosya içeriğini görmüş bir avukatla birlikte karar verin.
İfade sırasında dikkat edilecekler
- Hatırladığınızı söyleyin, tahmin etmeyin. Bilmediğiniz sorulara “hatırlamıyorum” demek, tahminle verilen yanlış cevaptan iyidir.
- Tutarlı olun. Hesabı kime, ne zaman, hangi gerekçeyle verdiğinizi, karşılığında bir şey alıp almadığınızı, banka kayıtlarıyla çelişmeden anlatın.
- Tutanağı okuyun. İmzalamadan önce her cümlenin söylediğiniz gibi yazıldığından emin olun; hatalı yazılan yeri düzelttirin.
- Baskı veya vaat varsa itiraz edin. CMK m. 148'e göre beyanınız özgür iradenize dayanmalıdır; kötü davranma, aldatma, tehdit ve kanuna aykırı yarar vaadi yasaktır ve bu yöntemlerle elde edilen ifade rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez.
- Telefonunuzu ve mesajlarınızı silmeyin. Yazışmalar çoğu zaman “hesabı veren kişi ne biliyordu?” sorusunun cevabını verir; silinen kayıt şüpheyi artırabilir.
- Başkası adına konuşmayın. Hesabı alan kişiyi tanıyorsanız ve ne bildiğinizi netleştirdiyseniz anlatın; ancak varsayımlarla isim vermeyin.
Yanınıza alabileceğiniz belgeler
Aşağıdaki belgeler, hesabın nasıl ve neden kullanıldığını göstermeniz bakımından önemlidir:
- Kimlik belgeniz ve çağrı yazısı veya e-tebligat çıktısı
- Hesabın açıldığı bankadan alınmış hesap hareketleri ve hesap açılış bilgileri
- Hesabı kullandıran kişiyle yazışmalar (mesaj, e-posta, ses kaydı), ilan veya teklif metinleri
- Varsa size yapılan ödemelerin dekontları veya komisyon aldığınız yazışmaları
- Kartınızın, şifrenizin veya mobil bankacılık erişiminizin kimin eline geçtiğini gösteren kayıtlar
- Hesabınıza bloke veya askıya alma konulduysa bankadan gelen bildirim
- Mağdurun zararını giderdiyseniz dekont ve yazışma
Hesabınız bloke edildiyse
Kısa cevap: Banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı, makul şüphe varsa hesabı kırksekiz saate kadar askıya alabilir (CMK m. 128/A).
Askıya alma işlemi ve hesap hareketleri derhâl Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir; ayrıca size de bildirilir. Hesap sahibi olarak askıya almanın kaldırılması için Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilirsiniz; Cumhuriyet savcısı başvuru hakkında yirmidört saat içinde karar verir. Askıya alınan hesapta bulunan suça konu menfaate ise hâkim kararıyla veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcının yazılı emriyle el konulabilir. İfade verirken hesabınızdaki paranın size ait olup olmadığını ve kaynağını belgelerle açıklayabilmek bu nedenle önemlidir.
İfadeden sonra ne olur?
İfadeniz alındıktan sonra savcılık dosyayı değerlendirir; kovuşturmaya yer olmadığına, iddianame düzenlenmesine veya başka bir işleme karar verebilir. İddianame düzenlenirse yargılama başlar ve dosyanızda TCK m. 158/4 gündeme gelebilir. Bu fıkra, dolandırıcılığa iştirakin yalnızca ödeme araçlarını veya hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi ve araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması hâlinde verilecek cezanın yarı oranında indirilmesini öngörür. Fiilin gerçekten bununla sınırlı kalıp kalmadığı, ifadeniz ve belgelerle birlikte değerlendirilir. TCK m. 168'deki etkin pişmanlık ve CMK m. 231'deki hükmün açıklanmasının geri bırakılması da dosyanızın seyrine göre gündeme gelebilir; bunları ayrı yazılarımızda anlattık.
Sık yapılan hatalar
- Çağrıyı görmezden gelmek: çağrıya uymamak savunma imkânlarınızı zayıflatır ve süreci aleyhinize uzatabilir.
- Avukat olmadan, dosyayı görmeden ayrıntılı beyanda bulunmak.
- Mağdurla doğrudan, avukat veya savcılık dışı bir kanaldan pazarlık etmek; bu yazışmalar ileride aleyhinize delil olabilir.
- Hesabı “bir kez verdim, önemli değil” diye hafife almak; bir kez verilmiş olması da dosyanın konusu olabilir.
- Belgeleri ve yazışmaları ifadeden önce toplamamak.
Yukarıdaki bilgiler genel niteliktedir; somut dosyanızın içeriği, hesabın nasıl verildiği ve sonrasında ne yapıldığı sonucu belirler. Dosyanız için bir avukata danışmanız yerinde olur.
