Evet: IBAN veya banka hesabını, kartını ya da hesabın kullanılmasını sağlayan bilgileri dolandırıcılıkta kullanılacağını bilerek başkasına vermek, dolandırıcılığa iştirak sayılabilir (TCK m. 157, m. 158). 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla eklenen fıkraya göre, katkınız yalnızca bu bilgi ve araçları vermekle sınırlıysa verilecek ceza yarı oranında indirilir (TCK m. 158/4). İndirim, fiili suç olmaktan çıkarmaz; cezayı azaltır.
Bu yazı, IBAN kiralamanın hangi suç tipleriyle ilişkilendirildiğini, yeni indirimin neyi kapsayıp neyi kapsamadığını, tam anlamıyla suç ortağı olmaktan farkını ve süreçte genellikle nelerin yaşandığını anlatır.
Bu yazıda
- IBAN kiralama nedir, neden sorun çıkarır?
- Dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 157, 158)
- Yeni 158/4 indirimi neyi söylüyor?
- Tam suç ortaklığından farkı
- Genellikle neler yaşanır: hesap askıya alma, blokaj, ifade
- Ne yapmalısınız?
- Kaynaklar
IBAN kiralama nedir, neden sorun çıkarır?
Kısa cevap: Hesabınızı bir başkasının para alıp vermesi için, çoğu zaman karşılığında bir pay alarak kullandırmaktır; hesabınıza gelen paranın kaynağından önce siz sorgulanırsınız.
Dolandırıcılar mağdurdan aldıkları parayı kendi adlarına açılmış hesaplara yatırtmak istemez; bu yüzden başka kişilerin hesaplarını kullanırlar. Hesap sahibine "hesabını kirala", "sadece üzerinden para geçecek" ya da "iş ortaklığı" gibi teklifler yapılır. Bankanın gözünde hesabın sahibi sizsinizdir; soruşturmada da ilk muhatap olarak siz görünürsünüz. Hesabınızın kimliğiniz adına açılmış olması, paranın sizin olduğu anlamına gelmez, ama suçun izini sürenler için başlangıç noktasıdır.
Dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık
Kısa cevap: Bankaların veya bilişim sistemlerinin araç olarak kullanıldığı dolandırıcılık nitelikli sayılır ve basit dolandırıcılığa göre çok daha ağır bir hapis cezası öngörülür.
TCK m. 158/1-f, dolandırıcılığın bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesini nitelikli hâl sayar. Bu hâlde üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası öngörülür; ancak (f) bendinde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adlî para cezası ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Kendisini kamu görevlisi veya banka çalışanı olarak tanıtan kişinin dolandırıcılığı da aynı ağır hâller arasındadır (m. 158/1-l).
Ayrıca suç üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenirse verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenirse bir kat artırılır (m. 158/3). Dolandırıcılık zincirlerinde hesap sahipleri çoğu zaman bu artırımların konuşulduğu dosyalarda yer alır.
Yeni 158/4 indirimi neyi söylüyor?
Kısa cevap: Katkınız yalnızca hesap, kart veya erişim bilgisini başkasına vermekle sınırlıysa ceza yarı oranında indirilir.
16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla eklenen fıkra şöyle işler: 157 ve 158. maddelerdeki suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması hâlinde verilecek ceza yarı oranında indirilir (TCK m. 158/4).
Bu cümlede üç nokta önemlidir:
- "Fiille sınırlı olması": Hesabı veya erişim bilgisini verdikten sonra paranın çekilmesine, başka hesaplara dağıtılmasına ya da mağdurla yazışmaya karıştıysanız fiiliniz "vermekle sınırlı" kalmaz.
- Kapsam: Banka hesabı kadar ödeme kuruluşu ve kripto varlık hizmet sağlayıcısındaki hesap da sayılmıştır.
- İndirim, kural değildir: Hükmün ifadesi cezanın indirileceğini söyler; ama indirimin uygulanması için önce fiilinizin dolandırıcılığa iştirak olarak sabit görülmesi gerekir.
Tam suç ortaklığından farkı
Kısa cevap: Dolandırıcılığın planlanmasına, mağdurun kandırılmasına veya paranın dağıtılmasına katılan kişi, hesap vermekle yetinen kişiyle aynı konumda değildir.
TCK m. 37'ye göre suçun kanuni tanımındaki fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri fail olarak sorumlu olur. TCK m. 39'a göre ise suçun işlenmesine yardım eden kişiye, işlenen suçun cezası ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapis değilse, cezanın yarısı indirilir; bu durumda verilecek ceza sekiz yılı geçemez. Yardım hâlleri arasında suçun işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak da sayılmıştır (m. 39/2-b). Hesabın kullandırılması, uygulamada bu çerçevede değerlendirilir.
Yani hesabınızı verip başka hiçbir şeye karışmadıysanız, dosyanızın yardım eden veya 158/4 kapsamında değerlendirilmesi mümkündür. Mağdurla yazışmış, parayı çekmiş ya da dağıtmışsanız, olay sizin açınızdan "fail" tartışmasına dönüşebilir. Hangi hükmün uygulanacağı, soruşturma dosyasındaki yazışmalar, dekontlar ve ifadelerle belirlenir; bunu önceden kesin söylemek doğru olmaz.
Genellikle neler yaşanır?
Kısa cevap: Önce hesap askıya alınır veya bloke edilir, ardından savcılık ya da polisten ifadeye çağrı gelir.
- Hesabın askıya alınması: Nitelikli dolandırıcılık (m. 158/1, f ve l) ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (m. 245) suçlarında makul şüphe varsa banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı hesabı 48 saate kadar askıya alabilir (CMK m. 128/A/1). Askıya alma hesap sahibine bildirilir; hesap sahibi kaldırılması için Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilir ve savcı başvuruya 24 saat içinde karar verir (m. 128/A/2).
- El koyma: Askıya alınan hesaptaki suça konu menfaate hâkim kararıyla ya da gecikmesinde sakınca varsa savcının yazılı emriyle el konulabilir. El konulan menfaatin mağdura ait olduğu anlaşılırsa sahibine iade edilir (m. 128/A/4-5).
- Genel blokaj: Kuvvetli şüphe sebebi bulunan hâllerde şüpheli veya sanığa ait banka hesaplarına el konulabilir (CMK m. 128/1-c).
- İfade: Çağrı kâğıdıyla savcılığa veya polise çağrılırsınız. Şüpheli olarak susma ve müdafi yardımından yararlanma hakkınız vardır.
Aklama suçu ayrıca gündeme gelebilir
Hesabınıza gelen parayı, kaynağının gayrimeşru olduğunu bilerek başka hesaplara aktarmak, kaynağı gizlemek maksadıyla işlemlere tabi tutmak TCK m. 282'de düzenlenen suçla ilişkilendirilebilir. Bu suçun cezası üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezasıdır (m. 282/1). Her hesap kullandırma dosyasında bu suç gündeme gelmez; ama parayı siz aktardıysanız tartışma bu yöne gidebilir.
Sonuç ne olur?
Sonuç tek bir kalıba sığmaz. Bazı dosyalarda kamu davası açılır, bazılarında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Mahkûmiyet hâlinde; kısa süreli hapis cezası yerine seçenek yaptırımlar (TCK m. 50) ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK m. 231) gibi imkânların uygulanıp uygulanmayacağı, cezanın miktarına ve sanığın durumuna bağlıdır. Mağdurun zararını karşılamak, pişmanlık hükümleri bakımından da önem taşır: kovuşturma başlamadan önce zararın tamamen giderilmesi hâlinde verilecek cezanın üçte ikisine kadarı, kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilmeden önce giderilmesi hâlinde yarısına kadarı indirilir (TCK m. 168).
Ne yapmalısınız?
- Hesabınızı daha önce kullandırdıysanız bankanızı arayın; kartı, internet bankacılığını ve mobil uygulamayı kapatın, şifreleri değiştirin.
- Teklif yazışmalarını, dekontları, telefon kayıtlarını silmeyin; ekran görüntüsü alın.
- Çağrı gelirse çağrı kâğıdını saklayın; ifadeden önce bir avukatla görüşün.
- Hesabınız bloke edildiyse karar yazısını isteyin ve itiraz yollarını öğrenin.
- Gelen parayı kimseye aktarmayın; hesabınıza şüpheli para girdiyse bankanıza yazılı bildirin.
Soruşturmada neler araştırılır?
Kısa cevap: Savcılık, hesabı kimin, neden ve hangi karşılıkla kullandığını; sizin neyi bildiğinizi ve gelen paranın nereye gittiğini inceler.
İfadenizde genellikle şu sorularla karşılaşırsınız: Hesabı kime verdiniz ve onu nasıl tanıyorsunuz? Teklif size nasıl iletildi? Bir karşılık aldınız mı? Yalnızca IBAN numaranızı mı verdiniz, yoksa kartı, internet bankacılığı şifresini veya telefonunuza gelen doğrulama kodlarını da mı paylaştınız? Hesaba giren para size anlatılan amaçla uyumlu muydu? Bu soruların cevapları, fiilinizin "vermekle sınırlı" kalıp kalmadığını, yani 158/4'teki indirimin tartışılıp tartışılamayacağını doğrudan etkiler.
Savcılık bu bilgileri bankadan gelen hesap hareketleriyle de karşılaştırır. Bu yüzden ifadenizin hesap ekstresiyle ve yazışmalarınızla tutarlı olması gerekir. Hatırlamadığınız bir şeyi tahmin yürüterek anlatmak yerine, hatırlamadığınızı söylemek daha güvenlidir.
158/4'ü yanlış okumamak
Yeni fıkra, hesap kiralamayı serbest bırakmaz ve "ceza yarıya düştü, sorun kalmadı" anlamına gelmez. İndirim, ancak iştirakin fiille sınırlı olduğu hâllerde ve ancak verilecek ceza belirlendikten sonra uygulanır. Hesabı verdikten sonra başka bir rol üstlenmediğinizi göstermek sizin açınızdan önemlidir; hesabınızdan para çıkışlarında kimin işlem yaptığı bu yüzden dikkatle incelenir.
Sık yapılan hatalar
- "Ben sadece hesap verdim" diye ifadeyi hafife almak.
- Komisyonu düşük olduğu için fiilin suç olmadığını sanmak.
- Yazışmaları silerek kendi aleyhinize delil kaybı yaratmak.
- Yeni düzenlemeyi "artık ceza yok" biçiminde okumak.
Bu yazı genel bilgidir; somut dosyanız için tüm belgelerle bir avukata başvurmalısınız. Güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin.
