Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, başvuru yollarının tüketilmesinden itibaren otuz gün içinde, harç ödenerek ve dilekçede ihlal edilen hak, gerekçe ve belgeler gösterilerek yapılır; bu şartlardan biri eksikse başvuru kabul edilemez (6216 sayılı Kanun m. 45-48). Komisyonların oy birliğiyle verdiği kabul edilemezlik kararları kesindir ve ilgililere tebliğ edilir. Kabul edilebilir bulunan başvurunun esasını ise bölümler inceler (m. 48 ve 49).
Bu yazı bireysel başvurunun kabul edilebilirlik şartlarını, süreyi, dilekçenin ve eklerin nasıl hazırlanacağını, kabul edilemezlik kararlarının sonucunu ve başvuru dosyasında sık yapılan hataları anlatır. Karar sonrası süreç için ayrı bir yazımız bulunmaktadır.
Bu yazıda
- Kabul edilebilirlik şartları nelerdir?
- Süre ve başvuru yollarının tüketilmesi
- Kim başvurabilir, kime karşı başvurulur?
- Dilekçe, ekler ve harç
- Komisyon ve bölüm incelemesi
- Kabul edilemezlik kararı ve sonuçları
- Dosyayı hazırlarken belge düzeni
- Adil yargılanma iddiasını dosyaya yansıtmak
- Sık yapılan hatalar
- Kaynaklar
Kabul edilebilirlik şartları nelerdir?
Kabul edilebilirlik kararı için 45 ila 47. maddelerdeki şartların hepsinin taşınması gerekir. Bunlar; başvurunun kamu gücünün işlem, eylem veya ihmaline karşı olması, olağan başvuru yollarının tüketilmesi, başvurucunun mağdur sıfatını taşıması, dilekçe ve eklerin eksiksiz olması, harcın ödenmesi ve sürenin kaçırılmamasıdır (m. 48).
Kanun ayrıca iki ek kabul edilemezlik nedeni sayar. Mahkeme, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması ya da temel hakların kapsamı ve sınırları bakımından önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvuruları ile açıkça dayanaktan yoksun başvuruları kabul edilemez bulabilir. Kanun "açıkça dayanaktan yoksun" ifadesini tanımlamaz. Pratikte ihlal iddiasını destekleyen somut olay ve belge bulunmaması bu riski artırır; bu nedenle dilekçede hakkın nasıl ihlal edildiğini tarih ve belgelerle açıklamanız önemlidir. Zararınızı belgelemeniz de yararlıdır.
Süre ve başvuru yollarının tüketilmesi
Başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılmalıdır (m. 47). Haklı bir mazereti nedeniyle süresi içinde başvuramayanlar, mazeretin kalktığı tarihten itibaren onbeş gün içinde ve mazeretlerini belgeleyen delillerle birlikte başvurabilir. Mahkeme önce mazeretin geçerli görülüp görülmediğini inceler.
Süre hesabında kararın size bildirildiği ya da öğrendiğiniz tarih belirleyicidir. Tebligat zarfını, elektronik tebligat kaydını ve kararı ilk gördüğünüz tarihe ilişkin kayıtları birlikte saklayın. UYAP üzerinden nihai kararı açtığınız gün de önem taşıyabilir; yalnızca sonradan gelen kâğıt tebligat tarihine güvenmeyin, erişim kaydıyla öğrenme tarihini birlikte değerlendirin. Konuya ilişkin ayrıntılar için bireysel başvuru süresi yazımıza ve kabul edilebilirlik yazımıza bakabilirsiniz.
Başvuru yollarının tamamının tüketilmesi kabul edilebilirlik şartlarından biridir. İç hukuk yollarını tüketmeden yapılan başvuru kabul edilemez bulunur (m. 45 ve 48). Hangi yolların açık olduğu dosyaya göre değişir; işlemin tebliğinde gösterilen itiraz, istinaf ve temyiz gibi yolların bittiğinden emin olmalısınız. Temyizin açık olup olmadığını ve şikâyetinizi giderebilecek başka bir yol bulunup bulunmadığını karardan kontrol edin. Son olağan itirazı atlayarak doğrudan başvurmak kabul edilebilirlik sorununa yol açabilir. Devam eden bir davada hak sorununu varsa yargılamanın uygun aşamasında açıkça ileri sürmek, mahkemeye sorunu giderme fırsatı verir ve sonraki başvuru dosyanızı da oluşturur.
Kim başvurabilir, kime karşı başvurulur?
Bireysel başvuru kamu gücünün işlem, eylem veya ihmalinden doğan hak ihlali içindir; ihlalden kişisel ve doğrudan etkilenmiş olmak gerekir (m. 45 ve 46). Yakınlık tek başına yeterli değildir. Olayı yaşayan yakınınız adına başvuru yapılacaksa temsil ve istisnai mağduriyet koşulları ayrıca değerlendirilir.
Özel bir şirketin davranışı doğrudan bireysel başvuruya konu olmaz. Özel kişiler arasındaki olayda devletin koruma yükümlülüğü ve etkili yargısal yolların kullanımı değerlendirilir; yani önce mahkeme ve idare yolları işletilir. Aynı şekilde Anayasa Mahkemesi mahkeme kararlarını yeni bir temyiz mercii gibi yeniden incelemez. Yalnızca sonuca katılmamak yeterli olmaz; iddianızın anayasal hak güvenceleriyle bağlantısını kurmanız gerekir (m. 49).
Dilekçe, ekler ve harç
Başvuru dilekçesinde kimlik ve adres bilgileri, ihlal edildiği ileri sürülen hak, dayanılan Anayasa hükümleri, ihlal gerekçeleri, tüketilen başvuru yolları ve varsa uğranılan zarar belirtilir (m. 47). Dilekçeye dayanılan deliller, ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya kararların aslı ya da örneği ve harcın ödendiğine dair belge eklenir. Avukatla temsil ediliyorsanız vekâletname de sunulur. Bireysel başvurular harca tabidir; güncel tutarı resmî kaynaktan kontrol edin.
Başvuru evrakında eksiklik varsa Mahkeme yazı işleri tarafından eksikliğin giderilmesi için onbeş günü geçmemek üzere süre verilir. Geçerli bir mazeret olmaksızın eksiklik tamamlanmazsa başvurunun reddedileceği bildirilir. Bu yüzden başlangıçta eksiksiz bir başvuru hazırlamak, eksik karar sayfasını sonradan göndermeye güvenmekten daha güvenlidir.
Dilekçeyi hazırlarken şu noktalara dikkat edin:
- Sizi doğrudan etkileyen işlemi veya ihmali, yapan makamı ve tarihini yazın; genel memnuniyetsizlik yerine hangi hakkın hangi somut olayla sınırlandığını gösterin.
- Madde sayısını artırmak yerine olayla bağlantıyı açıklayın. Örneğin savunma belgesinin incelenmemesi iddiasında belgenin sonuca etkisini ve önceki itirazınızı belirtin.
- Formdaki olaylar bölümünde anlaşılır bir kronoloji verin. Uzun dava dilekçelerini ek olarak sunmak, formun gerekli bölümlerini doldurma yükünü ortadan kaldırmaz.
- Talebinizi somutlaştırın: işlemin kaldırılması, yeniden inceleme, ihlalin durdurulması veya zararın giderilmesi gibi.
- İhlalin varlığı ile belirli bir zarar kaleminin ispatı farklıdır; maddi zarar belgesiz diye ihlal iddiası ortadan kalkmaz, ancak tazminat talebini ayrıca dayanaklandırmalısınız.
Komisyon ve bölüm incelemesi
Kabul edilebilirlik incelemesi komisyonlarca yapılır; şartları taşımadığına oy birliğiyle karar verilen başvurular hakkında kabul edilemezlik kararı verilir, oy birliği sağlanamayan dosyalar bölümlere havale edilir (m. 48). Kabul edilebilir bulunan başvuruların esas incelemesini bölümler yapar ve başvurunun bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilir (m. 49). Önce şartlar, sonra ihlal iddiası değerlendirilir; bu iki aşama birbirine karıştırılmamalıdır.
Komisyonlar ve bölümler başvuruları incelerken bir temel hakkın ihlal edilip edilmediğine yönelik her türlü araştırma ve incelemeyi yapabilir; gerekli bilgi, belge ve deliller ilgililerden istenir. Size gelen yazıya verilen süre içinde cevap vermelisiniz. Yine de iddianızı destekleyen belgeleri başvurunuza kendiniz eklemeniz gerekir. Avukatınız değişirse yeni temsil ilişkisini ve iletişim bilgilerini mevcut dosyada bildirin; başvuru numarasını koruyun ve aynı olay için gereksiz ikinci bir dosya açmayın.
Kabul edilemezlik kararı ve sonuçları
Kabul edilemezlik kararları kesindir ve ilgililere tebliğ edilir; kanunda bu karara karşı ayrıca bir başvuru yolu öngörülmemiştir (m. 48). Kabul edilebilirlik şartlarının ve incelemesinin usul ve esaslarıyla ilgili diğer hususlar İçtüzükle düzenlenir. Tebliğ edilen kararın gerekçesini dikkatle okuyun. Karar yeni bir ihlal iddiası bakımından durumunuzu ayrıca değerlendirmenizi engellemez, fakat aynı iddiayı yeniden ileri sürmek sonuç değiştirmez.
Başvuru kendiliğinden mahkeme kararının uygulanmasını durdurmaz. Tedbir koşulları ayrıca değerlendirilir; yalnızca davayı kaybettiğinizi söylemeniz yetmez, korunmasını istediğiniz hakkı, yakın tehlikeyi ve telafinin neden mümkün olmadığını belgelerle açıklamanız gerekir. Tedbir konusunu tedbir talebi yazımızda bulabilirsiniz.
Dosyayı hazırlarken belge düzeni
Başvuru için hazırladığınız dosyada şu belgeleri bir arada tutmanız işinizi kolaylaştırır:
- İşlem veya karar ile tebliğ belgesi, tebligat zarfı ya da elektronik tebligat kaydı.
- Tüketilen başvuru yollarına ait dilekçeler ve kararlar.
- İhlali gösteren delil ve kayıtlar; ses kaydı veya özel yazışmaları kamuya yaymayın, yalnızca yetkili başvuru dosyasında kullanın.
- Harç ödeme belgesi, vekâletname ve imzalı nüsha.
- Gönderiyi kargo ile yapıyorsanız içeriği, teslim tarihini ve kayıt numarasını ilişkilendiren belgeler.
Sonuçta Anayasa Mahkemesinin kararı, mahkeme ve idare için bağlayıcıdır; başvurunuzu bu aşamaya taşıyacak olan şey eksiksiz şart ve iyi kurulmuş bir ihlal anlatımıdır. AİHM yoluna gitmeyi düşünüyorsanız, Anayasa Mahkemesi dosya numarasının nihai karar yerine geçmediğini, iç hukuk yollarının tamamlanması gerektiğini unutmayın.
Adil yargılanma iddiasını dosyaya nasıl yansıtırsınız?
Anayasa herkese yargı mercileri önünde hak arama hakkı tanır; mahkemelerin kararlarının gerekçeli yazılması da Anayasanın gereğidir (Anayasa m. 36 ve 141). Hukuk Muhakemeleri Kanunu bu güvenceyi somutlaştırır: davanın tarafları hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bu hak yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir (HMK m. 27). Duruşma ve kararların bildirilmesi alenidir; duruşmanın gizli yapılması ancak genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde ve gerekçeli kararla mümkündür (HMK m. 28).
Bu nedenle sık sorulan durumlarda dosyanızı şöyle hazırlayabilirsiniz:
- Karar gerekçesiz görünüyorsa: Mahkemenin sonuca etkili iddialarınıza nasıl cevap verdiğini karşılaştırın. Yalnızca kısa karar olması gerekçe hakkının ihlali demek değildir. İleri sürdüğünüz iddiayı, delili ve gerekçeli karar bölümlerini eşleştirin.
- Delil tartışılmadıysa: Delilin önemi, ileri sürülüşü ve kararın gerekçesi birlikte değerlendirilir; her reddedilen delil hak ihlali sayılmaz. Hangi esaslı iddianın cevapsız kaldığını dosya kaydıyla gösterin. İtirazın bulunduğu dilekçeyi, karşılığını beklediğiniz noktayı ve gerekçeli kararı yan yana koyun; her ayrıntıya cevap verilmemesiyle belirleyici iddianın karşılanmamasını ayırın.
- Karşı tarafın belgesini ilk kez kararda gördüyseniz: Belgeden ne zaman haberdar olduğunuzu, cevap olanağı verilmediğini ve sonuca etkisini kaydedin; bunu usulüne uygun itiraz yolunda ileri sürün.
- Duruşma tutanağı sizi farklı yansıtıyorsa: Hâkim sözlü açıklamaları tutanağa kaydettirir ve yargılama işlemleri ancak tutanakla ispat olunabilir (HMK m. 154 ve 156); bu nedenle ilgili kısmı ve neden yanlış olduğunu somutlaştırıp gecikmeden usule uygun talepte bulunun.
- Tercüman veya erişilebilirlik ihtiyacınız karşılanmadıysa: Anlamadığınız işlemi, istediğiniz yardımı ve savunmanıza etkisini kaydedin; engelin niteliğini ve ihtiyaç duyduğunuz uyarlamayı mahkemeye zamanında bildirin.
- Harç ödeyemiyorsanız: Adli yardım koşulları değerlendirilir; gelir, malvarlığı ve zorunlu gider belgelerinizi hazırlayarak talepte bulunabilirsiniz (HMK m. 334-340). Adli yardım kararı geçici muafiyet, teminattan muafiyet ve gerekiyorsa avukat temini gibi imkânlar sağlar.
- Kapalı duruşma yapılmışsa: Her kapalı duruşma ihlal değildir; kanuni sebepler, kararın gerekçesi ve uygulamanın gerekliliği önemlidir. Hangi oturumun hangi kararla kapatıldığını belirleyin.
Mahkeme kararının yıllarca uygulanmaması ayrı bir hak sorunu olabilir; Anayasanın 138. maddesine göre yasama ve yürütme organları ile idare mahkeme kararlarına uymak zorundadır.
Sık yapılan hatalar
- Otuz günlük sürenin başlangıcını yanlış hesaplamak veya öğrenme tarihini belgelememek.
- Temyiz veya istinaf gibi etkili bir yolu atlayarak başvurmak.
- Dilekçeye bütün Anayasa maddelerini sıralayıp olayla bağlantıyı kurmamak.
- Mahkeme kararının delil değerlendirmesine katılmamayı tek başına ihlal sebebi saymak.
- Kabul edilemezlik kararını itiraza açık bir karar sanmak.
- Yakınlık ilişkisine dayanarak, mağdur sıfatını göstermeden başvurmak.