Malpraktis (Hekim Hatası) Davası 2026: Görevli Mahkeme, Zamanaşımı, Delil Tespiti, Bilirkişi Raporuna İtiraz ve Hasta Hakları Birimine Şikâyet

Sağlık ve hasta haklarıYazar: Hukuk Rehberi yayın ekibiYayın: Av. Ertuğrul Targal onayladı ·

Hekim hatası (malpraktis) nedeniyle tazminat davası, malvarlığı haklarına ilişkin davalarda genel olarak asliye hukuk mahkemesinde açılır; haksız fiil nedeniyle davalının yerleşim yeri, fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (HMK m. 2, 6 ve 16). Haksız fiil tazminatında iki yıllık ve on yıllık zamanaşımı süreleri vardır (TBK m. 72). Tıbbi uyuşmazlıkta hâkim çoğu zaman bilirkişi raporuna başvurur; rapora iki hafta içinde itiraz edebilirsiniz (HMK m. 266 ve 281).

Bu yazı, malpraktis davasında görevli ve yetkili mahkemeyi, zamanaşımı ve şikâyet sürelerini, dava açmadan önce delil tespiti yolunu, dava dilekçesinin içeriğini, ispat yükünü, bilirkişi sürecini ve hasta hakları birimine yapılan başvurunun dava yerine geçmediğini anlatır.

Bu yazıda

  • Hasta hakları birimine şikâyet tazminat davasının yerine geçer mi?
  • Görevli ve yetkili mahkeme
  • Zamanaşımı ve şikâyet süreleri
  • Dava açmadan önce delil tespiti
  • Dava dilekçesi, gider avansı ve ispat yükü
  • Hâkimin rolü ve dürüstlük kuralı
  • Bilirkişi: kim, ne zaman, kaç kişi?
  • Bilirkişi raporuna itiraz, ret ve süreler
  • Kendi uzmanınızdan rapor almak
  • Kaynaklar

Hasta hakları birimine şikâyet tazminat davası yerine geçer mi?

Hayır. Kurum içi şikâyet hizmetin incelenmesini sağlayabilir; ancak tazminat talebi ve dava süreleri ayrıdır. Başvurunuzu ve alacağınız cevabı saklayın; şikâyet sonucunu beklemek bütün yargısal süreleri korumayabilir. Bu nedenle hasta hakları birimine başvururken aynı anda dava ve zamanaşımı sürelerini ayrı bir takvimde izleyin. Kamu hastanesindeki bir olayda görevli yargı yeri, kamu hizmeti niteliği nedeniyle ayrıca kontrol edilmelidir.

Hekim hatası tazminat davası hangi mahkemede açılır?

Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir (HMK m. 2). Mahkemenin görevli olması bir dava şartıdır (HMK m. 114); kamu hizmeti ve tüketici işlemi gibi özel durumlarda görev ayrıca kontrol edilmelidir. Kişilik hakkının korunması istemiyle açılan davada ise davacı kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir (TMK m. 25).

Malpraktis davasında yetkili mahkeme neresidir?

Genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Haksız fiilden doğan davalarda ayrıca haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (HMK m. 6 ve 16). Sözleşmeden doğan davalar ise sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir (HMK m. 10). Hangi yetki kuralının kullanılacağı, dava dilekçesinde dayanılan hukuki sebebe göre seçilmelidir.

Zamanaşımı ve şikâyet süreleri

  • Tazminat: Haksız fiil tazminatında iki yıllık süre, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten; on yıllık süre ise fiilin işlendiği tarihten başlar. Tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa bu daha uzun zamanaşımı uygulanır (TBK m. 72). Öğrenme anını gösteren tıbbi kayıt ve raporları belgeleyin.
  • Ceza davası: Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis gerektiren suçlarda kamu davası onbeş yılın geçmesiyle düşer (TCK m. 66). Taksirle öldürme suçunda cezanın üst sınırı altı yıldır (TCK m. 85); zamanaşımı hesabında üst sınır esas alınır.
  • Şikâyet süresi: Soruşturulması şikâyete bağlı suçlarda yetkili kimse altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma yapılamaz. Süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar (TCK m. 73). Taksirle yaralama kural olarak şikâyete bağlıdır (TCK m. 89).
  • Vazgeçme: Kamu davasının düşmesi şikâyetten vazgeçmeden kaynaklanmış ve vazgeçerken şahsi haklardan da vazgeçildiği ayrıca açıklanmışsa artık hukuk mahkemesinde de dava açılamaz (TCK m. 73). Vazgeçme beyanını imzalamadan önce kapsamını dikkatle okuyun.

Hâkim, kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez; kendi tespit ettiği süreleri ise haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir (HMK m. 90). Bu nedenle kanundaki süreler için hâkimden uzatma beklemeyin.

Dava açmadan önce tıbbi delilleri tespit ettirebilir miyim?

Evet. Taraflardan her biri ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti için keşif, bilirkişi incelemesi veya tanık ifadelerinin alınmasını isteyebilir. Bunun için hukuki yarar gerekir; delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolma veya zorlaşma ihtimali varsa yarar kabul edilir (HMK m. 400). Dava henüz açılmamışsa delil tespiti esas davaya bakacak mahkemeden veya keşif ya da bilirkişi incelemesi yapılacak şeyin bulunduğu veya tanığın oturduğu yer sulh mahkemesinden istenir; dava açıldıktan sonra yalnızca davanın görüldüğü mahkeme yetkilidir (HMK m. 401). Delil tespiti dosyası asıl dava dosyasının eki sayılır ve onunla birleştirilir; taraflar iddia veya savunmalarını ispat için bu tutanak ve raporlara dayanabilir. Karşı taraf, tebliğden itibaren bir hafta içinde delil tespiti kararına itiraz edebilir (HMK m. 405 ve 403).

Dava dilekçesi, gider avansı ve ispat yükü

Dilekçede mahkemenin adı, tarafların bilgileri, davanın konusu ve değeri, olayların sıra numaralı özetleri, her olayın hangi delille ispat edileceği, dayanılan hukuki sebepler ve açık talep sonucu bulunur; tıbbi kayıtları eklemek ispatı kolaylaştırır (HMK m. 119). Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması bir dava şartıdır; dava şartı eksikliği tespit edilirse mahkeme, giderilmesi mümkünse tamamlanması için kesin süre verir, giderilmezse davayı usulden reddeder (HMK m. 114 ve 115).

Kanunda özel düzenleme bulunmadıkça ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir (HMK m. 190). Tazminat isteyen kişi zararını ve kusuru ispat yükü altındadır; tıbbi kayıtlar bu bakımdan önemlidir (TBK m. 50).

Hâkimin rolü ve dürüstlük kuralı

Hâkim Türk hukukunu resen uygular; yine de dava dilekçesinde dayanılan hukuki sebeplerin gösterilmesi gerekir. Olayların ve delillerin taraflarca ileri sürülmesi gerekir (HMK m. 33 ve 119). Kanunla belirtilen durumlar dışında hâkim, iki taraftan birinin söylemediği vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve kendiliğinden delil toplayamaz; bu yüzden tıbbi kayıt, rapor ve tanık gibi delilleri sürelerinde dosyaya sunmak gerekir (HMK m. 25). Taraflar dürüstlük kuralına uygun davranmak zorundadır; vakıalara ilişkin açıklamalar gerçeğe uygun yapılmalıdır, tıbbi geçmişi veya önceki rahatsızlıkları eksik anlatmak savunmanızı zayıflatabilir (HMK m. 29).

Bilirkişi: kimler rapor verebilir, mahkeme ne zaman başvurur?

Bir kişinin bedensel ve ruhsal durumu hakkında rapor tanzimi yalnızca kanunla meslek icrası yetkisi bulunan hekimlere aittir; Türkiye’de hekimlik yetkisi olmayan hekimlerin raporları muteber olamaz (Tababet Kanunu m. 13). Mahkemelerce bilirkişi olarak başvurulacak hekimler de yalnızca bu kanunla Türkiye’de meslek icra yetkisine sahip olanlardır (m. 11). Çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde mahkeme, taraflardan birinin talebi üzerine ya da kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünü alır; genel veya hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurulamaz (HMK m. 266).

  • Sayı: Mahkeme kural olarak yalnızca bir kişiyi görevlendirebilir; gerekçesi açıkça gösterilmek suretiyle tek sayıda birden fazla kişiden oluşan bir kurul da görevlendirilebilir (HMK m. 267).
  • Görevlendirme kararı: Kararda inceleme konusunun sınırları, bilirkişinin cevaplaması gereken sorular ve raporun verilme süresi gösterilir; tarafların görüşü alınır; tıbbi kayıtlar dizi pusulasıyla bilirkişiye teslim edilir (HMK m. 273).
  • Görev ve zorunluluk: Bilirkişilik görevi mahkemenin davetine uymayı, yemin etmeyi ve süresinde oy ve görüşünü bildirmeyi kapsar; özürsüz gelmeyen bilirkişi hakkında disiplin hükümleri uygulanır (HMK m. 269). Resmî bilirkişiler ile bölge kurullarının listelerinde yer alanlar, konuyu bilmeksizin mesleğini icra edemeyenler ve konuda meslek icrasına resmen yetkili kılınanlar görevi kabulle yükümlüdür; ancak tanıklıktan çekinme veya kabul edilebilir bir sebebe dayanarak çekinebilirler (HMK m. 270).
  • Süre: Rapor için verilecek süre üç ayı geçemez; bilirkişinin talebi üzerine mahkeme gerekçe göstererek bu süreyi uzatabilir. Basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde bu süreler iki ay olarak uygulanır. Süre içinde raporunu vermeyen bilirkişi görevden alınır ve yerine başka biri görevlendirilebilir (HMK m. 274).
  • Resmî sağlık kurulu raporu: Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilebilir (TMK m. 409).

Bilirkişi raporuna itiraz, ret ve süreler

Ret sebebi bilirkişinin şahsında gerçekleşmişse taraflar bilirkişinin reddini talep edebilir; ret talebinin ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren en geç bir hafta içinde yapılmış olması şarttır ve talep dosya üzerinden incelenir (HMK m. 272). Rapor tebliğ edildikten sonra taraflar, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde raporda eksik gördükleri hususların tamamlattırılmasını, belirsiz hususlarda açıklama yapılmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilir (HMK m. 281). Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir; rapor tek başına hükmü belirlemez, bu nedenle raporla çelişen delilleri ve itirazları ayrıntılı olarak sunmak gerekir (HMK m. 282).

Kendi uzmanımdan rapor alıp mahkemeye verebilir miyim?

Evet. Taraflar, dava konusu olayla ilgili uzmanından bilimsel mütalaa alabilir; sadece bu nedenle ayrıca süre istenemez. Hâkim uzman kişinin davet edilerek dinlenmesine karar verebilir; uzman çağrıldığı duruşmaya özürsüz gelmezse raporu değerlendirilmez (HMK m. 293). Bu tür özel mütalaalar bilirkişi raporuna itirazı desteklemek için kullanılabilir.

Sık yapılan hatalar

  • Hasta hakları birimine yapılan şikâyeti dava süresini koruyan bir işlem sanmak.
  • Delil tespitini geciktirmek veya dosyadaki kayıtları değiştirilebilecek biçimde saklamak.
  • Bilirkişi raporuna iki haftalık süre içinde itiraz etmemek.
  • Şikâyetten vazgeçme beyanını kapsamını okumadan imzalamak.
  • Dava dilekçesinde olayları ve delilleri ayrı ayrı göstermemek.

Kaynaklar

  1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
  2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
  3. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
  4. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu
  5. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun

Kısa sorular ve cevaplar

Hekim hatası tazminat davası hangi mahkemede açılır?

Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Mahkemenin görevli olması bir dava şartıdır; kamu hizmeti ve tüketici işlemi gibi özel durumlarda görev ayrıca kontrol edilmelidir.

Malpraktis davasında yetkili mahkeme neresidir?

Genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Haksız fiilden doğan davalarda ayrıca haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.

Zamanaşımı ne zaman işlemeye başlar?

Haksız fiil tazminatında iki yıllık süre, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlar; on yıllık süre ise fiilin işlendiği tarihten başlar. Hangi tarihin öğrenme anı olduğunu gösteren tıbbi kayıt ve raporları belgele.

Dava açmadan önce tıbbi delilleri tespit ettirebilir miyim?

Evet. Taraflardan her biri ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti için keşif, bilirkişi incelemesi veya tanık ifadelerinin alınmasını isteyebilir. Bunun için hukuki yarar gerekir; delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolma veya zorlaşma ihtimali varsa yarar kabul edilir.

Delil tespiti hangi mahkemeden istenir?

Dava henüz açılmamışsa delil tespiti, esas davaya bakacak mahkemeden veya üzerinde keşif ya da bilirkişi incelemesi yapılacak şeyin bulunduğu veya tanığın oturduğu yer sulh mahkemesinden istenir. Dava açıldıktan sonra yalnızca davanın görüldüğü mahkeme yetkilidir.

Tıbbi hata davasında ispat yükü kimdedir?

Kanunda özel düzenleme bulunmadıkça ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Tazminat isteyen kişi zararını ve kusuru ispat yükü altındadır; tıbbi kayıtlar bu bakımdan önemlidir.

Bilirkişiyi reddetmek istersem ne kadar sürem var?

Ret sebebi bilirkişinin şahsında gerçekleşmişse taraflar bilirkişinin reddini talep edebilir. Ret talebinin, ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren en geç bir hafta içinde yapılmış olması şarttır. Talep dosya üzerinden incelenir.

Bilirkişi raporu tebliğ edildikten sonra itiraz süresi nedir?

Taraflar, bilirkişi raporunun kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde raporda eksik gördükleri hususların tamamlattırılmasını, belirsiz hususlarda açıklama yapılmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilir.

Hâkim bilirkişi raporuyla bağlı mı?

Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Bu nedenle rapor tek başına hükmü belirlemez; raporla çelişen delilleri ve itirazları ayrıntılı biçimde dosyaya sunmak gerekir.

Kendi uzmanımdan rapor alıp mahkemeye verebilir miyim?

Evet. Taraflar, dava konusu olayla ilgili uzmanından bilimsel mütalaa alabilir; sadece bu nedenle ayrıca süre istenemez. Hâkim uzman kişinin davet edilerek dinlenmesine karar verebilir. Uzman çağrıldığı duruşmaya özürsüz gelmezse raporu değerlendirilmez.

Avukat bul: avukata ulaşma yolları

Dayanaklar

Genel bilgidir; hukuki görüş değildir.

Sağlık ve hasta hakları: bütün sorular ve rehberler · Bütün yazılar