Anayasadaki temel haklar devredilmez ve vazgeçilmezdir; devlet bunları ancak özlerine dokunmadan, Anayasanın ilgili maddelerindeki sebeplere bağlı olarak, kanunla ve ölçülülük ilkesine uygun biçimde sınırlayabilir (Anayasa m. 12 ve 13). Bir hakkın yalnızca yönetmelikle sınırlanması bu nedenle sorunludur. Hakkınızın ihlal edildiğini düşünüyorsanız yetkili makama geciktirmeden başvurmayı isteme hakkınız vardır (m. 40).
Bu yazı temel hakların niteliğini ve sınırlama ölçütlerini, eşitlik ilkesini, mülkiyet ve kamulaştırmayı, din, vicdan, düşünce ve seyahat hürriyetini, sosyal hak ve ödevleri, vatandaşlık ve seçim haklarını, yargı bağımsızlığını ve olağanüstü hâl rejimini tek yerde özetler. Her bölümde Anayasanın ilgili maddesini ve pratikte hangi belgeyi hazırlamanız gerektiğini bulacaksınız.
Bu yazıda
- Temel hakların niteliği ve sınırlama ölçütleri
- Kanun önünde eşitlik
- Mülkiyet hakkı ve kamulaştırma
- Seyahat, din, vicdan ve düşünce hürriyeti
- Sosyal haklar ve ödevler
- Vatandaşlık ve seçim hakları
- İdarenin sorumluluğu ve yargı bağımsızlığı
- Olağanüstü hâl
- Kamu kurumlarına başvuru hakkı
- Sık yapılan hatalar
- Kaynaklar
Temel hakların niteliği ve sınırlama ölçütleri
Herkes kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez ve vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir (m. 12). Bu haklar aynı zamanda kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da içerir. Temel haklar özlerine dokunulmadan, yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir; sınırlama demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine de aykırı olamaz (m. 13). Ölçülülük, getirilen kısıtlamanın meşru sebeple orantılı olması ve hakkın özüne dokunmaması demektir; ayrıntılı ölçütler uygulamada şekillenir.
Hiçbir hak, devletin bölünmez bütünlüğünü bozmayı veya insan haklarına dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz; bunlara aykırı davrananlara uygulanacak yaptırımlar kanunla düzenlenir. Anayasa hükümleri de devlete veya kişilere hak ve hürriyetlerin yok edilmesini ya da Anayasada belirtilenden daha geniş sınırlandırılmasını mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz (m. 14). Uygulamanın hangi kanuna dayandığını işlemin gerekçesinden kontrol edebilirsiniz.
Kanun önünde eşitlik
Herkes dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir; hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz (m. 10). İdare de işlemlerinde eşitliğe uymak zorundadır. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir ve devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Çocuklar, yaşlılar, engelliler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.
Eşitsizlik iddiasında karşılaştırma yapabileceğiniz, benzer durumda olup farklı işlem gören kişiyi veya grubu somutlaştırın; farkın hangi temele dayandığını ve açıklanan gerekçeyi ayrıca belirtin. Din veya inanç nedeniyle dışlandığınızı düşünüyorsanız hangi işlemde, kim tarafından ve nasıl farklı muamele gördüğünüzü yazın; yazışmalar, ilan koşulları ve karşılaştırılabilir örnekler değerlendirmeye yardımcı olur. Ayrımcılık başvurusu için Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu ayrı bir yol sunar.
Mülkiyet hakkı ve kamulaştırma
Herkes mülkiyet ve miras haklarına sahiptir; bu haklar ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabilir ve mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz (m. 35). Kamulaştırma ancak kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kanunla gösterilen esas ve usullere göre yapılabilir; bu esas ve usuller Kamulaştırma Kanununda ayrıntılandırılmıştır (m. 46). Devlet ve kamu tüzel kişileri kamu yararının gerektirdiği hâllerde özel mülkiyetteki taşınmazlar üzerinde idarî irtifaklar da kurabilir.
Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanların bedeli her hâlde peşin ödenir; taksitlendirme kanunla getirilse bile bu çiftçiler için uygulanmaz. Taksitlendirilen veya herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır; güncel oranı resmî kaynaklardan kontrol edin. Kamu yararı bulunmayan işlemler idari yargıda dava konusu edilebilir, çünkü idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolu açıktır (m. 125). Bir kamu kararı yüzünden malınızı kullanamıyorsanız müdahalenin dayanağı, amacı, süresi ve orantılılığı değerlendirilir; mülkiyet hakkı her sınırlamayı yasaklamaz. Malın kaydını, kullanım engelini ve zararınızı somut belgelerle açıklayın; yalnızca tapu fotokopisi yeterli olmaz, müdahale eden kararı, kullanım kaybını ve değer üzerindeki etkisini de belgeleyin. Kamulaştırma bedeline itiraz için kamulaştırma bedeline itiraz yazımıza bakabilirsiniz.
Seyahat, din, vicdan ve düşünce hürriyeti
Herkes yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir; vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle ve hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilir (m. 23). Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz; bu güvence yalnızca vatandaşlar içindir. Yerleşme hürriyeti suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.
Herkes vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir; ibadet, dini ayin ve törenler Anayasanın 14. maddesine aykırı olmamak şartıyla serbesttir. Kimse ibadete katılmaya veya dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz, bunlardan dolayı kınanamaz ve suçlanamaz (m. 24). Din kültürü ve ahlak öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasındadır; bunun dışındaki din eğitimi kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcisinin talebine bağlıdır. Dini duygular siyasi veya kişisel çıkar için istismar edilemez. Düşünce ve kanaat hürriyeti de aynı şekilde korunur: kimse düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz (m. 25). Düşünceleri açıklama ve yayma hürriyeti ise söz, yazı, resim veya başka yollarla ifade etmeyi korur ve kanunla sınırlanabilir (m. 26). Olağanüstü hâllerde bile kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz.
Sosyal haklar ve ödevler
Aile Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır; devlet ailenin huzur ve refahı ile ananın ve çocukların korunması için gerekli tedbirleri alır (m. 41). Her çocuk, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir; devlet çocukları her türlü istismara ve şiddete karşı korur.
Kimse eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz; ilköğretim kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve devlet okullarında parasızdır. Devlet maddi imkânlardan yoksun başarılı öğrencilerin öğrenimlerini sürdürebilmeleri için burslar ve başka yollarla yardım yapar ve özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır. Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez; yabancı dillerin okutulması kanunla düzenlenir (m. 42). Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir ve çevreyi korumak devletin ve vatandaşların ödevidir; devlet herkesin beden ve ruh sağlığı içinde yaşamasını sağlamak amacıyla sağlık kuruluşlarını planlar ve düzenler (m. 56).
Herkes kamu giderlerini karşılamak üzere mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür; vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır (m. 73).
Vatandaşlık ve seçim hakları
Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür; Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür (m. 66). Vatandaşlık kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hâllerde kaybedilir. Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz ve çıkarma işlemlerine karşı yargı yolu kapatılamaz. Genel yolla vatandaşlığa başvururken aranan şartlardan biri, başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye'de kesintisiz beş yıl ikamet etmektir (Türk Vatandaşlığı Kanunu m. 11); diğer şartları ve istisnaları kanundan kontrol edin.
Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılır. Yurt dışındaki vatandaşların oy kullanabilmesi için kanun uygulanabilir tedbirleri belirler. Taksirli suçlardan hüküm giyenler hariç, ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler ile silah altındaki er ve erbaşlar ve askeri öğrenciler oy kullanamaz. Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz (m. 67). Parti üyesi olmak için onsekiz yaşını doldurmuş olmak gerekir (m. 68).
İdarenin sorumluluğu ve yargı bağımsızlığı
İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır; idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür (m. 125). İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre yazılı bildirim tarihinden başlar. Resmî görevlilerin haksız işlemleri sonucu uğranılan zarar, kanuna göre devletçe tazmin edilir ve devletin görevliye rücu hakkı saklıdır (m. 40).
Hâkimler görevlerinde bağımsızdır ve Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verir; hiçbir organ, makam, merci veya kişi mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez, genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz. Yasama ve yürütme organları ile idare mahkeme kararlarına uymak zorundadır ve bunları hiçbir suretle değiştiremez veya yerine getirilmesini geciktiremez (m. 138). Hâkimler ve savcılar azlolunamaz ve kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz (m. 139). Bireysel başvuruda kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz; Anayasa Mahkemesi yalnızca temel hak ihlali olup olmadığına bakar (m. 148).
Olağanüstü hâl
Cumhurbaşkanı; savaş, ayaklanma, tabii afet, tehlikeli salgın hastalık ya da ağır ekonomik bunalım gibi sayılan hâllerde yurdun tamamında veya bir bölgesinde, süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hâl ilan edebilir (m. 119). Karar verildiği gün Resmî Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur; Meclis süreyi kısaltabilir, uzatabilir veya kaldırabilir. Cumhurbaşkanının talebiyle Meclis her defasında dört ayı geçmemek üzere süreyi uzatabilir; savaş hâllerinde bu dört aylık süre aranmaz. Olağanüstü hâl sırasında çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri, savaş ve mücbir sebeplerle Meclisin toplanamaması hâli hariç, üç ay içinde Meclisde görüşülüp karara bağlanır; aksi hâlde kendiliğinden yürürlükten kalkar.
Olağanüstü hâllerde haklar durumun gerektirdiği ölçüde kısmen veya tamamen durdurulabilir; ancak milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilemez ve yaşama hakkına ile maddi ve manevi varlığın bütünlüğüne dokunulamaz (m. 15).
Kamu kurumlarına başvuru hakkı
Karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye'de ikamet eden yabancılar da kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Başvuruların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir; herkes bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına da sahiptir (m. 74). Kendi dosyanızdaki belgeyi istiyorsanız belgeyi tarih, sayı ve konu bakımından mümkün olduğunca tanımlayın ve bilgi edinme başvurusu ile işlemin iptalini isteyen başvuruyu birbirinden ayırın. Ret cevabı gelirse gerekçeyi, dayanak istisnayı ve gösterilen başvuru yolunu inceleyin ve bildirim tarihini kaydedin. CİMER başvurusu yaptığınız için dava açma süresinin durduğunu varsaymayın; ilgili işlem yolunu ayrıca kontrol edin.
Sık yapılan hatalar
- Bir hakkın sınırlanmasının yönetmelikle yapılabileceğini varsaymak.
- Kamulaştırma bedelini taksitle ödeneceğini varsaymak; küçük çiftçide bedel peşin ödenir.
- İdari işlemlerde dava süresini yazılı bildirim tarihinden saymamak.
- Yurt dışı çıkış yasağını idari karar sanmak; Anayasa hâkim kararı arar.
- Olağanüstü hâlde bütün hakların askıya alındığını düşünmek.