Ayrımcılık Yasağı ve Eşitlik Kurumuna Başvuru 2026: Hangi Temellere Dayanır, Nasıl Somutlaştırılır, Engelli Erişimi, Süreler ve Yaptırım Nedir?

Temel haklar ve bireysel başvuruYazar: Hukuk Rehberi yayın ekibiYayın: Av. Ertuğrul Targal onayladı ·

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumuna ayrımcılık yasağının ihlalinden zarar gördüğünü iddia eden her gerçek ve tüzel kişi başvurabilir; başvurulardan herhangi bir ücret alınmaz (6701 sayılı Kanun m. 17). Kural olarak önce uygulamanın düzeltilmesini ilgili taraftan istersiniz; talep reddedilirse veya otuz gün içinde cevap verilmezse Kuruma başvurabilirsiniz. Kurum başvuruyu en geç üç ay içinde sonuçlandırır; bu süre bir defaya mahsus en fazla üç ay uzatılabilir (m. 17 ve m. 18).

Bu yazı ayrımcılık yasağının hangi temellere dayandığını, doğrudan, dolaylı ve çoklu ayrımcılığı, işyerinde yıldırmayı, makul düzenleme yapmamayı ve engelli kişinin hizmete erişimini, ayrımcılığın nasıl somutlaştırılacağını ve Kuruma başvurunun süreçlerini anlatır. Aynı konuda mahkemeye başvuruyu da değerlendirebilirsiniz; Kuruma başvuru dava açma süresini durdurur. Genel bilgi için Anayasa Mahkemesinin ayrımcılık yasağı kararlarına ilişkin yazımıza da bakabilirsiniz.

Bu yazıda

  • Ayrımcılık yasağı hangi temellere ve alanlara dayanır?
  • Doğrudan, dolaylı, çoklu ayrımcılık; yıldırma ve makul düzenleme
  • Her farklı muamele ayrımcılık mıdır?
  • Engelim nedeniyle hizmete erişemiyorum: ne yapmalıyım?
  • Ayrımcılığı nasıl somutlaştırır ve belgelersiniz?
  • Kuruma başvuru: kim, nereye, hangi sırayla?
  • Kurum süreci, süreler, uzlaşma ve karar
  • Yaptırım, misilleme ve kimlik gizliliği
  • Kaynaklar

Ayrımcılık yasağı hangi temellere ve alanlara dayanır?

Kısa cevap: Cinsiyet, ırk, renk, dil, din, inanç, mezhep, felsefi ve siyasi görüş, etnik köken, servet, doğum, medeni hâl, sağlık durumu, engellilik ve yaş temellerine dayalı ayrımcılık yasaktır.

Kanunun m. 3 hükmüne göre ayrımcılık yasağının kapsamına giren hizmetlerde herkes eşit yararlanmalıdır. Kamu kurum ve kuruluşları ihlalin sona erdirilmesi ve tekrarının önlenmesi için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğu gibi, sorumluluk altındaki gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri de yetki alanları içindeki konularda ayrımcılığın ortadan kaldırılması için tedbir almakla yükümlüdür. Yani yasak yalnızca kamu kurumlarını değil, özel sektörü de bağlar.

Kanunun m. 5 hükmü yasağın uygulandığı alanları sayar: eğitim ve öğretim, yargı, kolluk, sağlık, ulaşım, iletişim, sosyal güvenlik, sosyal hizmetler, sosyal yardım, spor, konaklama, kültür, turizm ve benzeri hizmetleri sunan kamu kurumları, gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişileri bu hizmetlerden yararlananlar aleyhine ayrımcılık yapamaz. Dernek, vakıf, sendika, siyasi parti ve meslek örgütlerine üye olma, organlarına seçilme, üyelik imkânlarından yararlanma, üyeliğin sonlandırılması ve faaliyetlere katılma bakımından da, mevzuat veya tüzüklerdeki istisnalar dışında hiç kimse aleyhine ayrımcılık yapılamaz.

Doğrudan, dolaylı, çoklu ayrımcılık; yıldırma ve makul düzenleme

  • Doğrudan ayrımcılık: Kanunda sayılan ayrımcılık temellerine dayanılarak hak ve hürriyetlerden eşit yararlanmayı engelleyen veya zorlaştıran her türlü farklı muamele (m. 2).
  • Dolaylı ayrımcılık: Görünüşte tarafsız bir işlem veya uygulamanın sonucunda nesnel olarak haklılaştırılamayan bir dezavantaj yaratması (m. 2).
  • Çoklu ayrımcılık: Ayrımcı uygulamanın birden fazla ayrımcılık temeli ile ilişkili olması. Örneğin hem yaş hem cinsiyet nedeniyle farklı muameleye maruz kalmak bu kapsamdadır ve idari para cezasında ağırlaştırıcı etken olarak dikkate alınır (m. 2 ve m. 25).
  • İşyerinde yıldırma: Kanunda sayılan ayrımcılık temellerine dayanılarak kişiyi işinden soğutmak, dışlamak, bıktırmak amacıyla kasıtlı olarak yapılan eylemlerdir ve ayrımcılık türleri arasında sayılır (m. 2 ve m. 4). Olayları tarihleriyle not edip delillerini saklamanız gerekir.
  • Makul düzenleme yapmamak: Engellilerin hak ve özgürlüklerini diğer bireylerle eşit kullanabilmesi için belirli durumda ihtiyaç duyulan, mali imkânlar nispetinde ölçülü, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirlere makul düzenleme denir. Makul düzenleme yapmamak ayrımcılık türlerinden biridir (m. 2 ve m. 4).

Her farklı muamele ayrımcılık mıdır?

Hayır. Kanun bazı hâllerde ayrımcılık iddiasının ileri sürülemeyeceğini sayar: zorunlu mesleki gereklilikler nedeniyle amaca uygun ve orantılı farklı muamele, hizmetin zorunluluğu nedeniyle orantılı yaş sınırları ve eşitsizlikleri gidermeye yönelik gerekli ve orantılı farklı muamele gibi (m. 7). Başvurunuzda farklı muamelenin dayandığı nedenin yukarıdaki istisnalardan biri olmadığını göstermeniz gerekir.

Engelim nedeniyle hizmete erişemiyorum: ne yapmalıyım?

Kanun, hizmet sunan kurum ve kişilerin kamuya açık hizmetlerin sunulduğu alanlara ve binalara erişimi de kapsayan ayrımcılık yasağına uymasını ister; hizmetin planlanması ve sunulmasından sorumlu olanlar makul düzenlemeleri sağlamakla yükümlüdür (m. 5). Erişilebilirlik, makul düzenleme ve ayrımcılık iddiası hizmetin türüyle birlikte değerlendirilir. Şu adımları izleyin:

  1. İstediğiniz düzenlemeyi (rampa, asansör, işaret dili, düzenlenmiş erişim, uyarlanmış sınav koşulu) yazılı olarak ilgili kuruma bildirin.
  2. Kurumun cevabını yazılı kaydedin; sözlü ret varsa tarihini ve kimden duyduğunuzu not edin.
  3. Acil sağlık veya eğitim ihtiyacı varsa bunu ayrıca açıkça belirtin.
  4. Uygulamanın düzeltilmesi için talebiniz reddedilirse veya otuz gün içinde cevap verilmezse Kuruma başvurun (m. 17).

Apartmanda erişim sorunu için kat maliklerine özgü yolları apartmanda tadilat yazımızda bulabilirsiniz.

Ayrımcılığı nasıl somutlaştırır ve belgelersiniz?

Ayrımcılık iddiasını somutlaştırmak için üç soruya cevap hazırlayın: Nasıl farklı muamele gördünüz? Karşılaştırılabilir durumdaki kişiye nasıl davranıldı? Bu farklılık hangi nedene (cinsiyet, yaş, engellilik, inanç vb.) dayanıyor? İş, eğitim veya hizmet alanına göre başvuru yolları değişir. Söylenenleri, kararları ve karşılaştırma kayıtlarını hukuka uygun şekilde koruyun; başkasının özel alanını izinsiz kaydetmekten kaçının. Her olaya tarih, saat, yer ve tanıkları not edin.

Kuruma başvuru: kim, nereye, hangi sırayla?

Ayrımcılık yasağı ihlalinden zarar gördüğü iddiasında bulunan her gerçek ve tüzel kişi Kuruma başvurabilir. Başvuru illerde valilikler, ilçelerde kaymakamlıklar aracılığıyla da yapılabilir; başvuru hakkının etkin kullanılmasına hiçbir surette engel olunamaz ve başvurulardan herhangi bir ücret alınmaz (m. 17).

  • Önce ilgili tarafa başvuru: İlgililer Kuruma başvurmadan önce kanuna aykırı olduğunu iddia ettikleri uygulamanın düzeltilmesini ilgili taraftan talep eder. Talep reddedilirse veya otuz gün içinde cevap verilmezse Kuruma başvurulabilir; telafisi güç zararlarda Kurum bu şartı aramayabilir.
  • İş hayatı: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesi kapsamındaki ayrımcılık iddialarına ilişkin başvurular, İş Kanunu ve ilgili mevzuatındaki şikâyet usulleri izlendikten sonra herhangi bir yaptırım kararı alınmadığı hâllerde yapılabilir.
  • Dava süresi: Dava açma süresi içinde Kuruma yapılan başvurular işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Başvuru tarihini ve evrak kaydını saklayın.
  • İnceleme dışı konular: Yasama ve yargı yetkilerinin kullanılmasına ilişkin işlemler, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararları ile Anayasa'nın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler başvurunun konusu olamaz; mahkeme kararlarına veya kanun yapma faaliyetine karşı Kuruma başvurulamaz.

Kurum süreci, süreler, uzlaşma ve karar

Kurum, başvuruları ve resen yaptığı incelemeleri başvuru ve resen inceleme kararı tarihinden itibaren en geç üç ay içinde sonuçlandırır; bu süre Başkan tarafından bir defaya mahsus olmak üzere en fazla üç ay uzatılabilir (m. 18). Kurum ihlal iddiasına muhatap olan taraftan yazılı görüşünü ister; görüş istemin tebliğinden itibaren on beş gün içinde Kuruma ulaştırılır, bu görüş başvurana tebliğ edilir ve başvuran tebliğden itibaren en geç on beş gün içinde kendi görüşünü sunar.

Başkan, görüşler alındıktan sonra resen veya talep üzerine tarafları uzlaşmaya davet edebilir. Uzlaşma, uygulamaya son verilmesini veya mağdura belli bir tazminatın ödenmesini içerebilir ve en geç bir ay içinde sonuçlandırılır; uzlaşma müzakerelerindeki beyanlar davada delil olarak kullanılamaz. Uzlaşma sağlanamazsa ilgili rapora ilişkin müzekkere yirmi gün içinde Kurula sunulur; Kurul insan hakları veya ayrımcılık yasağı ihlali yapılıp yapılmadığına karar verir ve suç oluşturan ihlallerde suç duyurusunda bulunur (m. 18). Kamu kurumlarının Kurumun istediği bilgi ve belgeleri talebin tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde vermesi zorunludur; uyarıya rağmen haklı neden olmadan uymayanlara idari para cezası uygulanabilir (m. 19 ve m. 25).

Yaptırım, misilleme ve kimlik gizliliği

Ayrımcılık yasağının ihlalinde, ihlalin etki ve sonuçlarının ağırlığı, failin ekonomik durumu ve çoklu ayrımcılığın ağırlaştırıcı etkisi dikkate alınarak ihlalden sorumlu kamu kurumları, gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişileri hakkında idari para cezası uygulanır; tutarı kanundan kontrol edin. Kurul, verdiği idari para cezasını bir defaya mahsus olarak uyarı cezasına dönüştürebilir; uyarı cezası verilenin ayrımcı fiilinin tekrarı hâlinde alacağı ceza yüzde elli oranında artırılır ve bu artış ceza üst sınırını aşamaz. Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir (m. 25).

Eşit muamele ilkesine uyulması veya ayrımcılığın önlenmesi amacıyla idari ya da adli süreçleri başlatan yahut bu süreçlere katılan kişiler ile temsilcilerinin bu nedenle maruz kaldıkları olumsuz muameleler de ayrımcılık teşkil eder (m. 4). Misillemeyi tarihleriyle belgeleyin ve Kuruma bildirin. Vesayet ya da koruma altında olanlar ve çocuklar ile talepleri üzerine mağdur ya da mağdurların kimlik bilgileri gizli tutulur (m. 17); gizlilik istiyorsanız bunu başvurunuza açıkça yazın. Kurum ayrıca ayrımcılık yasağı ihlalleri nedeniyle mağdur olduğu iddiasıyla başvuranlara yol gösterir ve başvuruların takibinde yardımcı olur; işkence ve kötü muameleyle mücadele eder ve ulusal önleme mekanizması olarak görev yapar (m. 9).

Sık yapılan hatalar

  • Kuruma başvurmadan önce ilgili tarafa yazılı talepte bulunmamak.
  • Başvuru tarihini gösteren kaydı saklamamak.
  • Mahkeme kararlarını Kuruma şikâyet etmeye çalışmak.
  • İş hayatı iddiasında önce İş Kanunu şikâyet yollarını kullanmamak.

Kaynaklar

  1. 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu - m. 2-5, 7, 9, 17-19, 25

Kısa sorular ve cevaplar

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumuna kim başvurabilir?

Ayrımcılık yasağı ihlalinden zarar gördüğü iddiasında bulunan her gerçek ve tüzel kişi Kuruma başvurabilir. Başvuru illerde valilikler, ilçelerde kaymakamlıklar aracılığıyla da yapılabilir. Başvurulardan herhangi bir ücret alınmaz.

Kuruma başvurmadan önce ilgili tarafa başvurmam gerekir mi?

Evet, kural olarak. İlgililer Kuruma başvurmadan önce uygulamanın düzeltilmesini ilgili taraftan talep eder. Talep reddedilirse veya otuz gün içinde cevap verilmezse Kuruma başvurulabilir. Telafisi güç zararlarda Kurum bu şartı aramayabilir.

Kuruma başvurmak dava açma süresini durdurur mu?

Evet. Dava açma süresi içinde Kuruma yapılan başvurular işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Bu nedenle başvuru tarihinin ve Kuruma verdiğiniz evrakın kaydını saklayın.

Kurum başvurumu ne kadar sürede sonuçlandırır?

Kurum, başvuruları başvuru ve resen inceleme kararı tarihinden itibaren en geç üç ay içinde sonuçlandırır. Bu süre Başkan tarafından bir defaya mahsus olmak üzere en fazla üç ay uzatılabilir. Başvuru tarihini gösteren kaydı saklayın.

Kurum karşı tarafın görüşünü ne kadar sürede ister?

Kurum ihlal iddiasına muhatap olan taraftan yazılı görüşünü ister; görüş istemin tebliğinden itibaren on beş gün içinde Kuruma ulaştırılır. Bu görüş başvurana tebliğ edilir ve başvuran tebliğden itibaren en geç on beş gün içinde kendi görüşünü sunar.

Kurum uzlaşma önerebilir mi?

Evet. Başkan, görüşler alındıktan sonra resen veya talep üzerine tarafları uzlaşmaya davet edebilir. Uzlaşma, uygulamaya son verilmesini veya mağdura belli bir tazminatın ödenmesini içerebilir; en geç bir ay içinde sonuçlandırılır. Müzakerelerdeki beyanlar davada delil olarak kullanılamaz.

Ayrımcılık yasağı hangi temellere dayanır?

Kanun kapsamında cinsiyet, ırk, renk, dil, din, inanç, mezhep, felsefi ve siyasi görüş, etnik köken, servet, doğum, medeni hâl, sağlık durumu, engellilik ve yaş temellerine dayalı ayrımcılık yasaktır. Bu kapsamdaki hizmetlerde herkes eşit yararlanmalıdır.

Doğrudan ayrımcılık ile dolaylı ayrımcılık arasındaki fark nedir?

Doğrudan ayrımcılık, sayılan temellere dayanarak hak ve hürriyetlerden eşit yararlanmayı engelleyen veya zorlaştıran her türlü farklı muameledir. Dolaylı ayrımcılıkta ise görünüşte tarafsız işlem veya uygulama, sonuçta nesnel olarak haklılaştırılamayan bir dezavantaj yaratır.

Kurul idari para cezasını uyarıya çevirebilir mi?

Evet. Kurul, verdiği idari para cezasını bir defaya mahsus olmak üzere uyarı cezasına dönüştürebilir. Hakkında uyarı cezası verilenin ayrımcı fiilinin tekrarı hâlinde alacağı ceza yüzde elli oranında artırılır; bu artış ceza üst sınırını aşamaz.

Kurumun verdiği idari para cezasını ne zaman ödemek gerekir?

Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Ceza kamu kurumuna verilmişse ödenen tutar, ayrımcı uygulamaya kusuruyla sebebiyet veren memurlara ve diğer kamu görevlilerine rücu edilir. Kararı tebliğ tarihine göre takip edin.

Avukat bul: avukata ulaşma yolları

Dayanaklar

Genel bilgidir; hukuki görüş değildir.

Temel haklar ve bireysel başvuru: bütün sorular ve rehberler · Bütün yazılar