Kıymetli evrakta hak senede bağlıdır; borçlu ancak senedin teslimi karşılığında ödemeyle yükümlüdür (TTK m. 645 ve 646). Bono kayıtsız şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadi içerir, ciro ve aval senede özgü devir ve teminat yollarıdır; çek ise yalnız banka üzerine düzenlenir ve karşılıksız çıkması hâlinde hem hukuki hem cezai sonuç doğurur (TTK m. 782, 5941 sayılı Çek Kanunu m. 5).
Bu yazı kıymetli evrak türlerini, bononun zorunlu unsurlarını, ciro çeşitlerini, aval ile kefalet farkını, çekin unsurlarını, çizgili çeki, çekten caymayı, karşılıksız çekin hukuki ve cezai sonuçlarını ve zamanaşımını anlatır.
Bu yazıda
- Kıymetli evrak, nama ve emre yazılı senet
- Senedin kaybı ve iptali
- Bononun unsurları ve düzenleyenin sorumluluğu
- Ciro: şekli, çeşitleri ve sonuçları
- Aval ile kefalet
- Çek: unsurlar, çizgili çek, aval, ibraz
- Karşılıksız çek: hukuki ve cezai sonuçlar
Kıymetli evrak nedir, nasıl devredilir?
Kıymetli evrakta içerilen hak senetten ayrı olarak ileri sürülemez ve başkasına devredilemez. Borçlu da ancak senedin teslimi karşılığında ödemeyle yükümlüdür; bu yüzden asıl senedi saklamak ve ödemede iade almak önemlidir (TTK m. 645 ve 646). Bono borcu ödenirken senedin aslı teslim alınmalı veya üzerine ödendiğine dair şerh yazdırılmalıdır; böylece aynı senetle yeniden takip edilme riski azalır.
- Nama ve emre yazılı senet: Belli bir kişi adına yazılıp emrine kaydı içermeyen ve kanunen emre yazılı sayılmayan senet nama yazılı senettir. Devirde senedin zilyetliği şarttır; emre yazılı senetlerde ciro, nama yazılı senetlerde yazılı devir beyanı da gerekir (TTK m. 647 ve 654).
- Yalnız imza yetmez: Mülkiyet veya sınırlı ayni hak kurulması amacıyla devirde senet üzerindeki zilyetliğin devri her hâlde şarttır (TTK m. 647).
- Nama yazılı senette ödeme: Borçlu ancak senedin hamili olan ve senette adı yazılı bulunan kişiye veya onun hukuki halefi olduğunu ispat edene ödemek zorundadır. Bunu ispat etmeyen kişiye ödeyen borçlu, senedin gerçek sahibine karşı borcundan kurtulmuş olmaz (TTK m. 655).
- Borçlunun savunmaları: Borçlu, senedin geçersizliğine ilişkin veya senet metninden anlaşılan savunmaları, ayrıca senedin şu anki hamiline karşı şahsen sahip olduğu savunmaları ileri sürebilir. Önceki hamillerle arasındaki ilişkiye dayanan savunmalar ancak hamilin bilerek borçlunun zararına hareket etmesi hâlinde ileri sürülür (TTK m. 659).
Kaybolan senet nasıl iptal ettirilir?
Zayi olan kıymetli evrakın mahkemece iptaline karar verilmesi istenebilir. Zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi bu isteği yapabilir; iptal kararından sonra hakkını senetsiz ileri sürebilir veya yeni senet düzenlenmesini isteyebilir (TTK m. 651 ve 652).
- Yetkili mahkeme: Hamile yazılı senetlerin iptali hak sahibinin istemi üzerine mahkemece karara bağlanır; yetkili mahkeme borçlunun yerleşim yeri, pay senetlerinde ise anonim şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesidir (TTK m. 661).
- Ödeme yasağı ve çağrı: Mahkeme istem üzerine borçluyu, aksine hareket ederse iki defa ödemek zorunda kalacağını ihtar ederek ödemekten yasaklar. İlanla belli olmayan hamil çağrılır; çağrı süresi en az altı aydır. Süre içinde senet ibraz edilmezse iptale karar verilir (TTK m. 662 ve 663).
- Poliçe ve bono: İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, asliye ticaret mahkemesinden muhatabın ödemekten menedilmesini isteyebilir; bono için de iptale ilişkin poliçe hükümleri uygulanır. Senedi eline geçirenin bilinmemesi hâlinde getirme süresi en az üç ay, en çok bir yıldır (TTK m. 757, 761 ve 778).
Bonoda hangi unsurlar bulunmalıdır?
Bonoda bono veya emre yazılı senet kelimesi, kayıtsız şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadi, vade, ödeme yeri, kime veya kimin emrine ödeneceği, düzenlenme tarihi ve yeri ile düzenleyenin imzası bulunur. Eksik unsur varsa kural olarak senet bono sayılmaz (TTK m. 776 ve 777). Bono ile çek aynı takip belgesi değildir; birinin şekil koşulları diğerine uygulanmaz.
- Vadesi yazılmayan bono: Geçersiz olmaz; görüldüğünde ödenmesi şart olan bono sayılır. Hamil senedi ibraz ettiği anda ödeme isteyebilir. Yine de vadeyi yazmak tartışmaları önler (TTK m. 776 ve 777).
- Ödeme ve düzenlenme yeri: Açıklık yoksa senedin düzenlendiği yer, ödeme yeri ve aynı zamanda düzenleyenin yerleşim yeri sayılır. Düzenlenme yeri gösterilmeyen bono, düzenleyenin adı yanında yazılı yerde düzenlenmiş sayılır (TTK m. 777).
- Yazı ve rakam farkı: Bedel hem yazı hem rakamla gösterilip aralarında fark varsa yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur. Bedel yalnız yazıyla veya yalnız rakamla birden çok gösterilmiş ve fark varsa en az olan bedel geçerlidir (TTK m. 676 ve 778).
- Düzenleyenin sorumluluğu: Bonoyu düzenleyen kişi, bir poliçeyi kabul eden gibi sorumludur; vadede bedeli ödemeyi taahhüt etmiş sayılır ve ödenmezse hamil ona doğrudan başvurabilir. Görüldükten belirli süre sonra ödenecek bonolarda düzenleyene ibraz gerekir (TTK m. 779).
- Faiz şartı: Yalnızca görüldüğünde veya görüldükten belirli bir süre sonra ödenecek senetlerde geçerlidir; diğerlerinde yazılmamış sayılır. Faiz oranı da senette gösterilmelidir; gösterilmemişse faiz şartı yazılmamış hükmündedir. Başka gün yazılmadıkça faiz düzenleme gününden işler (TTK m. 675 ve 778).
- Sahte imza: Senet, borçlanmaya ehil olmayanların, sahte veya hayali kişilerin imzasını ya da imzalayanı bağlamayan imzaları içerse bile diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez (TTK m. 677 ve 778).
- Yetkisiz imza: Temsile yetkili olmadığı hâlde temsilci sıfatıyla senede imza koyan kişi o senetten bizzat sorumludur; yetkisini aşan temsilci için de hüküm aynıdır (TTK m. 678 ve 778).
- Boş veya eksik doldurulmuş senet: Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış senet anlaşmaya aykırı doldurulursa, bu iddia hamile karşı ileri sürülemez; istisna, hamilin senedi kötüniyetle iktisap etmesi veya ağır kusurudur. Bu nedenle boş senet imzalamak risklidir (TTK m. 680 ve 778).
- Sorumsuzluk kaydı: Poliçede düzenleyen kabul edilmemesinden sorumlu olmayacağını şart edebilir, ancak ödenmemeden sorumlu olmayacağına dair kayıtlar yazılmamış sayılır (TTK m. 679).
Ciro nasıl yapılır, hangi çeşitleri vardır?
Her poliçe açıkça emre yazılı olmasa da ciro ve zilyetliğin geçirilmesi yoluyla devredilebilir; bono için de poliçenin ciroya ilişkin hükümleri uygulanır. Düzenleyen emre yazılı değildir kaydı koymuşsa durum değişir; senet ancak alacağın temliki yoluyla devredilebilir ve ciro hükümleri işlemez (TTK m. 681 ve 778).
- Şartsız ciro: Ciro kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Cironun bağlı tutulduğu her şart yazılmamış sayılır; ciro şartsız geçerli kalır. Kısmi ciro batıldır, hamiline ciro beyaz ciro hükmündedir (TTK m. 682).
- Beyaz ciro: Lehine ciro yapılan kişinin gösterilmediği, yalnız cirantanın imzasından oluşan ciroya denir. Hamil ciroyu kendi veya başka bir kişi adına doldurabilir, senedi yeniden ciro edebilir veya doldurmadan başkasına verebilir (TTK m. 683 ve 684).
- Ciranta sorumluluğu: Aksi şart edilmedikçe ciranta senedin kabul edilmemesinden ve ödenmemesinden sorumludur. Ciranta tekrar ciroyu yasaklayabilir; bu durumda senet sonradan ciro edilenlere karşı sorumlu olmaz. Cirantalar hamile karşı müteselsil borçlu sıfatıyla sorumludur (TTK m. 685 ve 724).
- Hamilin hak sahipliği: Senedi elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa da hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşılıyorsa yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir; ciro silsilesinin kesintisiz olup olmadığı kontrol edilmelidir (TTK m. 686).
- Çalıntı senet: Senet hamilin elinden herhangi bir suretle çıkmışsa, hakkı cirolardan anlaşılan yeni hamil ancak senedi kötüniyetle iktisap etmişse veya iktisabında ağır kusuru varsa geri vermekle yükümlüdür; iyiniyetli ve kusursuz hamil bu yükümlülükten kurtulur (TTK m. 686).
- Önceki ilişkilerden doğan savunmalar: Senetten dolayı başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerle arasında doğrudan var olan ilişkilere dayanan savunmaları yeni hamile karşı ileri süremez; istisna hamilin bile bile borçlunun zararına hareket etmesidir (TTK m. 687).
- Tahsil cirosu: Ciroda bedeli tahsil içindir veya vekâleten gibi bir şerh varsa hamil senetten doğan tüm hakları kullanabilir ama senedi ancak tahsil cirosuyla tekrar ciro edebilir (TTK m. 688).
- Rehin cirosu: Ciro bedeli teminattır veya bedeli rehindir gibi bir ibare içeriyorsa hamil senetten doğan tüm hakları kullanabilir; ancak kendisinin yaptığı ciro yalnızca tahsil cirosu hükmündedir (TTK m. 689).
- Vadeden sonra ciro: Vadenin geçmesinden sonra yapılan ciro, vadeden önce yapılan ciro gibi sonuç doğurur. Ancak ödenmeme protestosundan veya protesto için öngörülen sürenin geçmesinden sonra yapılan ciro yalnızca alacağın temliki hükmündedir. Tarihsiz ciro, aksi sabit olana kadar sürede yapılmış sayılır (TTK m. 690).
Aval nedir, kefaletten farkı nedir?
Aval, kıymetli evraka özgü bir teminattır; kefaletin bütün şekil ve sonuçları otomatik olarak uygulanmaz. Aval şerhi poliçe veya alonj üzerine yazılır, aval içindir veya eş anlamlı bir ibareyle ifade edilir ve aval veren tarafından imzalanır. Muhatap veya düzenleyen dışındaki kişilerin senedin yüzüne attığı imza da aval sayılır. Kimin için verildiği yazılmazsa düzenleyici için verilmiş sayılır (TTK m. 701).
- Bonoda: Aval, kimin hesabına verildiğini göstermezse bonoyu düzenleyen kimse hesabına verilmiş sayılır. Aval veren, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olur; bu yüzden imza atarken kimin için verildiğini açıkça yazdırmak gerekir (TTK m. 701, 702 ve 778).
- Asıl borç geçersizse: Aval verenin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da avalin taahhüdü geçerlidir. Aval veren senet bedelini öderse lehine aval verdiği kişiye ve onlara karşı sorumlu olanlara senetten doğan haklarını iktisap eder (TTK m. 702).
Çekin unsurları ve çek hukukunun temel kuralları
Çekte çek kelimesi, kayıtsız şartsız belirli bedelin ödenmesi için havale, muhatabın ticaret unvanı, ödeme yeri, düzenlenme tarihi ve yeri, düzenleyenin imzası, banka tarafından verilen seri numarası ve karekod bulunur. Eksik unsur varsa senet kural olarak çek sayılmaz (TTK m. 780 ve 781).
- Muhatap: Türkiye'de ödenecek çeklerde muhatap ancak bir banka olabilir. Başka bir kişi üzerine düzenlenen çek yalnız havale hükmündedir (TTK m. 782).
- Faiz ve kabul: Çekte öngörülen herhangi bir faiz şartı yazılmamış sayılır. Çek kabul işlemine de konu olamaz; çek üzerine yazılmış bir kabul kaydı yazılmamış sayılır (TTK m. 784 ve 786).
- Lehtarı yazılmayan çek: Kimin lehine düzenlendiği gösterilmemiş çek hamiline yazılı çek hükmündedir. Belirli bir kişi lehine veya hamiline kelimeleri eklenmişse de hamiline yazılı çek sayılır. Emre yazılı çek ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilir (TTK m. 785 ve 788).
- Çizgili çek: Çekin ön yüzüne birbirine paralel iki çizgi çekilerek yapılır. Genel çizgili çek muhatap tarafından ancak bir bankaya veya muhatabın müşterisine, özel çizgili çek ise çizgiler arasında ticaret unvanı yazılı bankaya ödenebilir. Çizgilerin silinmesi hükümsüzdür (TTK m. 803 ve 804).
- Hesaba geçirilecektir kaydı: Düzenleyen veya hamil çekin ön yüzüne bu kaydı yazarak çekin nakden ödenmesini önleyebilir. Bu çek muhatap tarafından ancak hesaba alacak kaydı, takas veya hesap nakli suretiyle kayden ödenir; kaydın çizilmesi geçersizdir (TTK m. 805).
- Çekte aval: Çekte yazılı bedelin ödenmesi kısmen veya tamamen aval ile teminat altına alınabilir. Bu teminat muhatap hariç olmak üzere üçüncü bir kişi veya çek üzerinde imzası bulunan bir kişi tarafından verilebilir (TTK m. 794).
- Cayma: Çekten cayma ancak ibraz süresi geçtikten sonra hüküm ifade eder. Çekten cayılmamışsa muhatap, ibraz süresinin geçmesinden sonra da çeki ödeyebilir. Düzenleyenin ölümü, ehliyet kaybı veya iflası tedavüle çıkmış çekin geçerliliğini etkilemez (TTK m. 799 ve 800).
- Çek hesabı açarken beyan: Çek hesabı açılmasını veya mevcut hesaptan çek defteri verilmesini isteyen kişi her defasında tacir veya esnaf ve sanatkâr olup olmadığı ve hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunmadığı konusunda bankaya yazılı beyanda bulunur. Gerçek dışı beyan yaptırım doğurur (5941 sayılı Çek Kanunu m. 2 ve 7).
Çek ödenmezse hamil neler isteyebilir?
Zamanında ibraz edilen çekin ödenmediği protesto, muhatabın çek üzerine yazdığı ve ibraz gününü gösteren tarihli beyan veya takas odasının tarihli beyanıyla ispat edilir. Bunlardan biri varsa hamil cirantalara, düzenleyene ve diğer borçlulara başvurabilir (TTK m. 808 ve 809). Çekte yazan tarih tek önemli tarih değildir; düzenleme, ibraz ve banka işlemi tarihleri ayrı ayrı kaydedilmelidir.
- Başvuruda istenebilenler: Hamil çekin ödenmemiş bedelini, ibraz gününden itibaren bu tutarın faizini, protesto veya buna denk belirlemenin ve ihbarnamelerin giderlerini ve çek bedelinin binde üçünü aşmamak üzere komisyon ücretini isteyebilir (TTK m. 810).
- Zamanaşımı: Hamilin cirantalara, düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı başvurma hakları ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Çek borçlularından birinin diğerine karşı hakkı da çeki ödediği veya dava yoluyla kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren üç yıldır (TTK m. 814).
- Kısmi ödeme: Hesapta çek bedelinin yalnız bir kısmı varsa hamil kısmi ödemeyi kabul etmek zorunda değildir. Kabul etmezse karşılıksızdır işlemi yapılır, ibraz tarihi ile ödememe nedeni çekin üzerine yazılır ve çek imzası alınarak hamile geri verilir. Çekin ön ve arka yüzünün fotokopisi bankada saklanır (5941 sayılı Kanun m. 3).
- Bankanın gecikmesi: Çekin karşılığı hesapta bulunmasına rağmen ödeme geciktirilirse banka çek hamiline her geçen gün için binde üç gecikme cezası öder; bu hâllerde faiz kanunu hükümleri uygulanmaz. İbraz tarihini gösteren belge saklanmalıdır (m. 3).
- İleri tarihli çek: Düzenleme tarihinden önce ibraz edilen çekin karşılığı ödenmemişse bu çekle ilgili hukukî takip yapılamaz. İleri tarihli çekte takip için çekin düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmesi ve karşılıksızdır işlemine tabi tutulması gerekir (m. 3).
Karşılıksız çek: ceza, şikâyet ve çek yasağı
Süresinde ibrazda karşılıksızdır işlemine sebebiyet veren kişi hakkında hamilin şikâyeti üzerine adli para cezasına hükmolunur; mahkeme ayrıca çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verir. Dava icra mahkemesinde görülür (5941 sayılı Kanun m. 5). Ayrıntılı bir anlatım için karşılıksız çek cezası yazımıza bakabilirsiniz.
- Şikâyet nerede yapılır: Bu suçtan açılan davalar icra mahkemesinde görülür. Yetkili mahkeme çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut şikâyetçinin yerleşim yeri mahkemesidir. Şikâyet için çekin aslı ve karşılıksızdır işlemi hazırlanmalıdır (m. 5).
- Bedel ödenirse: Karşılıksız kalan çek bedelini ticari işlerde temerrüt faizi ile birlikte tamamen ödeyen kişi hakkında yargılama aşamasında davanın düşmesine, mahkûmiyet kesinleşmişse hükmün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilir. Şikâyetten vazgeçme hâlinde de aynı hüküm uygulanır (m. 6).
- Çek yasağının kaldırılması: Mahkûm olan kişi cezanın tamamen infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl ve her hâlde yasağın konulduğu tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, hükmü veren mahkemeden yasağın kaldırılmasını isteyebilir. Karara itiraz edilebilir (m. 6).
- Yasaklı kişi ve şirket yönetimi: Çek düzenleme yasağı kararı verilenler yasaklılıkları süresince sermaye şirketlerinin yönetim organlarında görev alamaz; mevcut organ üyelikleri görev sürelerinin sonuna kadar devam eder. Gerçek kişi hesap sahibi çek düzenlemek için temsilci veya vekil tayin edemez (m. 5).
- Tacir olmayanın ticari işte çek vermesi: Tacirin ticari işletmesiyle ilgili iş ve işlemlerinde, tacir olmayan kişinin çek defterini kullanarak çek düzenlemesi veya düzenletmesi hâlinde altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülür (m. 7).
Sık yapılan hatalar
- Senedi geri almadan ve üzerine ödeme şerhi yazdırmadan ödeme yapmak.
- Boş senet imzalayıp doldurma yetkisini belgelendirmemek.
- Aval verirken kimin için imza atıldığını yazmamak.
- Çeki zamanında ibraz etmemek ve karşılıksızdır işlemini veya ibraz belgesini almamak.
- İleri tarihli çeki tarihinden önce bankaya götürüp takip imkânı olduğunu sanmak.
Kaynaklar
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu: mevzuat.gov.tr
- 5941 sayılı Çek Kanunu: mevzuat.gov.tr