Gemi kira sözleşmesinde kiraya veren, belirli bir süre için geminin kullanılmasını kira bedeli karşılığında kiracıya bırakır (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 1119); zaman çarterinde tahsis eden geminin teknik yönetimini üstlenirken ticari yönetim tahsis olunana aittir (m. 1131 ve 1133-1134). Yükleme süresini aşan beklemeler için taşıyana sürastarya parası ödenir; süre sözleşmede belirtilmemişse sürastarya süresi on gündür (m. 1154 ve 1155).
Bu yazı, gemi kira sözleşmesi ile zaman ve yolculuk çarteri sözleşmelerinin farkını, çarter parti isteme hakkını, geminin ayıp nedeniyle hareketsiz kalması hâlinde kira ve ücret ödenip ödenmeyeceğini, gemiyi geç iade eden kiracının tazminatını, sürastarya ve sürastarya parasını, yolculuk çarterinin yola çıkmadan feshini, zamanaşımını ve konteyner bekleme bedeline itirazda hangi kayıtlara ihtiyaç duyulacağını anlatır.
Bu yazıda
- Gemi kira sözleşmesi nedir?
- Çarter parti isteme hakkı
- Gemi ayıp nedeniyle hareketsiz kalırsa kira ödenir mi?
- Kiracı gemiyi geç iade ederse
- Zaman çarterinde gemiyi kim yönetir, ücret ne zaman ödenmez?
- Sürastarya ve sürastarya parası
- Yolculuk çarterini yola çıkmadan feshetmek
- Konteyner bekleme bedeli için hangi kayıtlar gerekir?
- Zamanaşımı
- Sık yapılan hatalar
Gemi kira sözleşmesi nedir?
Kısa cevap: Kiraya verenin belirli bir süre için geminin kullanılmasını kira bedeli karşılığında kiracıya bırakmayı üstlendiği sözleşmedir.
Gemi kira sözleşmesi, kiraya verenin belirli bir süre için geminin kullanılmasını kira bedeli karşılığında kiracıya bırakmayı üstlendiği bir sözleşmedir. Kiraya verenin gemi ile birlikte gemi adamlarını da kiracının emrine vermeyi üstlenmesi sözleşmenin niteliğini değiştirmez (m. 1119). Bu bölümde hüküm bulunmayan hâllerde Türk Borçlar Kanunu'nun adi kira sözleşmeleri hakkındaki hükümleri nitelikleri elverdiği ölçüde uygulanır (m. 1130). Kiracı gemiyi tahsis amacına uygun olarak sözleşme hükümleri çerçevesinde dilediği gibi kullanabilir (m. 1125).
Çarter parti isteme hakkı
Kısa cevap: Evet. Taraflardan her biri giderini vererek sözleşme şartlarını içeren yazılı bir çarter parti düzenlenmesini ve verilmesini isteyebilir.
Gemi kira sözleşmesinin taraflarından her biri, giderini vermek koşuluyla, sözleşme şartlarını içeren "gemi kira çarter partisi" olarak adlandırılan bir gemi kira senedi düzenlenmesini ve kendisine verilmesini isteyebilir (m. 1120). Zaman çarteri sözleşmesi yapıldığında da taraflardan her biri giderini vererek zaman çarter partisi düzenlenmesini ve verilmesini isteyebilir (m. 1132); yolculuk çarteri sözleşmesinde de taraflar yolculuk çarter partisini aynı şekilde isteyebilir (m. 1139). Çarter parti, özellikle bekleme süresi, ücret, iade ve fesih şartlarını gösterdiği için uyuşmazlıkta ana belgedir; sözleşme sırasında yazılı hâle getirin.
Gemi ayıp nedeniyle hareketsiz kalırsa kira ödenir mi?
Kısa cevap: Gemi ayıbından dolayı yirmi dört saatten fazla hareketsiz kalırsa aşan süre için kira bedeli ödenmez; ödenmişse geri verilir.
Geminin ayıplarından doğan tamirler ile bu yüzden değiştirilen parçaların giderleri kiraya verene aittir. Geminin, ayıbından dolayı yirmi dört saatten fazla bir süre hareketsiz kalması hâlinde aşan süre için kira bedeli ödenmez, ödenmiş ise geri verilir. Geminin bakımı ve bu kapsama girmeyen tamirleri ile parçalarının değiştirilmesi ve işletilmesinden doğan giderler ise kiracıya aittir (m. 1124). Dolayısıyla arıza tarihini ve süresini tutanak ve seyir kayıtlarıyla belgeleyin; hangi sürenin hareketsiz kaldığı ayıptan mı yoksa kiracının işletme riskinden mi kaynaklandığı tartışma konusu olur.
Kiracı gemiyi geç iade ederse
Kiracı sözleşme bitiminde gemiyi teslim aldığı hâliyle geri verir; gemide ve tesisatında normal kullanım sonucu meydana gelen eksiklik, değişiklik veya aşınmadan sorumlu değildir. Sözleşmenin bitiminde gemiyi iadede geciken kiracı, gecikilen sürenin ilk on beş günü için kira bedeli üzerinden, sonraki günler için kira bedelinin iki katı üzerinden hesaplanacak bir tazminat öder; kiraya veren daha yüksek bir zarara uğradığını ispat ederse onu isteyebilir (m. 1129). İade tarihini ve gemiyi iade ettiğinizi gösteren tutanağı saklayın.
Zaman çarterinde gemiyi kim yönetir, ücret ne zaman ödenmez?
Kısa cevap: Teknik yönetim tahsis edene, ticari yönetim tahsis olunana aittir; geminin hareketsiz kaldığı süre yirmi dört saati geçerse o süre için ücret ödenmez.
Zaman çarteri sözleşmesi, tahsis edenin donatılmış bir geminin ticari yönetimini belli bir süre için ve bir ücret karşılığında tahsis olunana bırakmayı üstlendiği sözleşmedir; geminin teknik yönetimini elinde bulunduran tahsis eden geminin zilyedi sayılır (m. 1131). Tahsis eden geminin teknik yönetimini üstlenir ve gemiyi kararlaştırılan tarihte ve yerde hazır bulundurmak, sözleşme süresince denize ve yola elverişli bir hâlde tutmakla yükümlüdür (m. 1133). Geminin ticari yönetimi ise tahsis olunana aittir; ticari işletmeden doğan yakıt dahil giderler de ona düşer (m. 1134-1135). Tahsis ücreti, geminin ticari yönetiminin fiilen tahsis olunana bırakıldığı günden başlamak üzere aylık olarak ve peşin ödenir; geminin hareketsiz kaldığı sürenin en az yirmi dört saati geçmiş olması şartıyla, ticari bakımdan yararlanılabilir bir durumda olmadığı süre için ücret ödenmez (m. 1136).
Sürastarya ve sürastarya parası
Kısa cevap: Sürastarya, yükleme süresinden fazla beklenen süredir; bu süre için taşıyana sürastarya parası ödenir.
Sözleşmede kararlaştırılmışsa taşıyan, eşyanın yükletilmesi için yükleme süresinden fazla beklemek zorundadır; fazladan beklenilen bu süreye "sürastarya süresi" denir. Sözleşmede sürastaryadan veya sadece sürastarya parasından söz edilmiş olup da süre belirtilmemişse bu süre on gündür; sürastarya süresi yükleme süresi bitince herhangi bir bildirime gerek kalmaksızın başlar (m. 1154). Sürastarya süresi için taşıyana sürastarya parası ödenir. Miktar sözleşme ile kararlaştırılmışsa taşıyan sözleşmede belirlenen miktarı aşan bir istemde bulunamaz; miktar kararlaştırılmamışsa taşıyanın yaptığı zorunlu ve yararlı giderler istenebilir. Yükleme limanında doğan sürastarya parasının borçlusu taşıtandır; sürastarya parası ödenmeden veya yeterli teminat verilmeden taşıyan gemiyi yola çıkarmak zorunda değildir ve bu sebeple fazladan beklediği süre için uğradığı zararın tamamını taşıtandan isteyebilir (m. 1155).
Yolculuk çarterini yola çıkmadan feshetmek
Taşıtan, yolculuk çarteri sözleşmesini gemi yüklemesini tamamlayıp yolculuğa çıkıncaya kadar feshedebilir. Fesih tazminatı olarak taşıyan, sözleşmenin feshedilmesinden dolayı yoksun kaldığı kazancı ve o zamana kadar doğmuş alacaklarını isteyebilir; tereddüt hâlinde kararlaştırılan toplam navlunun yüzde otuzu yoksun kalınan kazanç sayılır. Feshedilen sözleşmenin ifası için gereken süre içinde taşıyanın yeni navlun sözleşmeleri yapmak suretiyle elde ettiği kazanç tazminat tutarından indirilir. Fesih hakkı gemiye eşya alındıktan sonra kullanılırsa taşıyan, eşyanın boşaltılması için gereken süreyi beklemek zorundadır (m. 1158). Feshi düşünüyorsanız fesih tarihini, geminin durumunu ve alternatif navlun fırsatlarını yazılı olarak belgeleyin.
Konteyner bekleme bedeli için hangi kayıtlar gerekir?
Kısa cevap: Serbest süre, teslim ve iade tarihleri ile tarifeye ilişkin sözleşme şartlarını edinin; liman, taşıyan ve acente ücretlerini ayırın.
Konteynerin boş veya dolu hâlde sizde beklediği sürelere ilişkin bedeller çoğunlukla sözleşme ve tarifelerle belirlenir. Bu nedenle itirazınızı genel bir ifade yerine kayıtlara dayandırın: konteyner teslim ve iade tarihlerini, serbest süreyi, hangi kuruluşun hangi gün için ücret yazdığını ve fatura kalemlerini toplayın. Liman, taşıyan ve acente ücretlerini birbirinden ayırın. Sadece toplam faturaya itiraz etmek yerine tartışmalı günü ve kalemi belirtin. Kanundaki sürastarya düzenlemesi bu bakımdan yol gösterir: sürastarya parasının miktarı sözleşmeyle kararlaştırılmışsa taşıyan sözleşmedeki miktarı aşan bir istemde bulunamaz (m. 1155); somut konteyner bedeli için ise sözleşmenin ve çarter, navlun veya konişmento şartlarının hangi tarifeye atıf yaptığını inceleyin.
Zamanaşımı
Gemi kira sözleşmeleri, zaman çarteri sözleşmeleri ve navlun sözleşmelerinden veya konişmentodan ya da onun düzenlenmesinden doğan bütün alacaklar bir yılda zamanaşımına uğrar; süre alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar (m. 1246). Çarter ve navlun alacaklarında bu süre kısa olduğundan alacağın muaccel olduğu günü belirleyip yazılı ihtar ve takip adımlarını geciktirmeyin.
Sık yapılan hatalar
- Çarter parti düzenletmeden sözleşmeyi sözlü kurmak.
- Gemi arızasında hareketsiz kalınan süreyi tutanakla belgelememek.
- Sürastarya süresinin sözleşmede belirtilmemesi hâlinde on günlük kanuni süreyi bilmemek.
- Toplam faturaya itiraz edip tartışmalı günleri ve kalemleri belirtmemek.
- Bir yıllık zamanaşımını kaçırmak.