Gemi, Türk Ticaret Kanunu bakımından taşınır eşyadandır; sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler taşınır sayılır (6102 sayılı Kanun m. 936 ve 937). Gemi sicilinde malik olarak kayıtlı kişi geminin maliki sayılır (m. 974), sicile kayıtlı geminin devri için yazılı anlaşma ve noterce onaylı imzalar ile zilyetliğin geçirilmesi gerekir (m. 1001); gemi ipoteği ise malik ile alacaklının anlaşması ve ipoteğin gemi siciline tescili ile kurulur (m. 1015). Donatan, gemi adamlarının görevlerini yerine getirirken işledikleri kusurdan üçüncü kişilere karşı sorumludur (m. 1062).
Bu yazı, gemi satın alacak, gemiye ipotek koydurtacak, geminin donatanına veya kaptanına karşı alacak talep edecek kişiler için hangi araçların gemi sayıldığını, Türk gemisinin şartlarını, sicile kaydın ve sicil incelemesinin kurallarını, sicile güven ilkesini, gemi satışının şeklini, gemi ipoteğinin kuruluşunu ve sona ermesini, donatanın ve kaptanın sorumluluğunu ve yetkilerini, donatma iştirakini anlatır.
Bu yazıda
- Hangi araçlar gemi sayılır, gemi taşınır mıdır?
- Gemi adamı ve Türk gemisi
- Gemi siciline kayıt ve sicilin incelenmesi
- Sicile güven ilkesi: malik kim sayılır?
- Gemi satışı: şekil şartları
- Gemi ipoteği: kuruluşu, kapsamı, sona ermesi
- Donatan kimdir, hangi mahkemede dava açılır?
- Kaptanın özen borcu, yetkileri ve yasakları
- Donatma iştiraki ve paydaş donatanların sorumluluğu
- Sık yapılan hatalar
Hangi araçlar gemi sayılır, gemi taşınır mıdır?
Kısa cevap: Suda hareket etmesi amacına tahsis edilen, yüzme özelliği bulunan ve pek küçük olmayan her araç gemidir; bütün gemiler taşınır eşyadandır.
Tahsis edildiği amaç suda hareket etmesini gerektiren, yüzme özelliği bulunan ve pek küçük olmayan her araç, kendiliğinden hareket etmesi imkânı bulunmasa da gemi sayılır. Suda ekonomik menfaat sağlama amacına tahsis edilen gemi de kim adına kullanılırsa kullanılsın ticaret gemisidir (m. 931). Sicile kayıtlı olup olmadıklarına bakılmaksızın bütün gemiler Ticaret Kanunu'nun ve diğer kanunların uygulanmasında taşınır eşyadandır; ancak kanunda gemilerin İcra ve İflas Kanunu'nun taşınmazlara ilişkin hükümlerine tabi olacağı açıkça bildirilmişse bu kural uygulanmaz (m. 936 ve 937). Gemi adamları ise kaptan, gemi zabitleri, tayfalar ve gemide çalıştırılan diğer kişilerdir (m. 934).
Gemi adamı ve Türk gemisi
Yalnız Türk vatandaşının malik olduğu gemi Türk gemisidir. Birden çok kişiye ait gemilerde payların veya maliklerin çoğunluğunun Türk vatandaşı olması aranır; Türk ticaret şirketlerine ait gemilerde ise yönetime yetkililerin ve oy çoğunluğunun Türk olması gibi ek şartlar vardır (m. 940). Gemi adamı tanımı, deniz ticareti hükümlerinin uygulanmasında önemlidir: örneğin donatan, gemi adamlarının görevlerini yerine getirirken işledikleri kusurdan üçüncü kişilere karşı sorumlu olur (m. 934 ve 1062).
Gemi siciline kayıt ve sicilin incelenmesi
Kısa cevap: Onsekiz gros tonilatoda ve daha büyük her ticaret gemisinin maliki tescil isteminde bulunmak zorundadır; sicil açıktır, herkes inceleyebilir.
Belirli büyüklükteki gemiler için kayıt zorunludur: onsekiz gros tonilatoda ve daha büyük her ticaret gemisinin maliki tescil isteminde bulunmak zorundadır. Tescil yalnızca malikin veya maliklerinden birinin dilekçeyle yaptığı istem üzerine yapılır (m. 957 ve 959). Gemi sicili açıktır: herkes sicil kayıtlarını inceleyebilir ve giderini ödemek şartıyla onaylı veya onaysız örneklerini alabilir; haklı bir menfaati olduğunu inandırıcı biçimde gösteren kişi sicil dosyalarını ve henüz sonuçlanmamış tescil istemlerini de inceleyebilir (m. 973). Satın alma, ipotek veya haciz öncesinde güncel sicil kaydına bakmak bu yüzden ilk adımdır.
Sicile güven ilkesi: malik kim sayılır?
Gemi sicilinde malik olarak kayıtlı bulunan kişi geminin maliki sayılır; lehine gemi ipoteği tescil edilmiş kişi de o hakkın sahibi sayılır. Tescil edilmiş bir hak sicilden silinirse artık var olmadığı kabul edilir (m. 974). Hukuki işlemle geminin mülkiyetini, intifa hakkını veya gemi ipoteğini iktisap eden kişi lehine sicil içeriği, bu haklarla ilgili olduğu ölçüde doğru sayılır; meğerki iktisap eden kaydın doğru olmadığını bilmiş veya bilmesi gerekmiş olsun (m. 983). Dolayısıyla iyi niyetli alıcı olarak sicile güvenebilirsiniz; ancak kaydın doğru olmadığını biliyorsanız veya bilmeniz gerekiyorsa bu koruma işlemez.
Gemi satışı: şekil şartları
Kısa cevap: Sicile kayıtlı geminin devri için yazılı anlaşma, noter onaylı imzalar ve zilyetliğin geçirilmesi gerekir.
Sicile kayıtlı geminin devri için malik ile iktisap edenin devir konusunda anlaşmaları ve zilyetliğin geçirilmesi şarttır. Devir anlaşması yazılı yapılmalı ve imzalar noterce onaylanmalıdır; anlaşma gemi sicil müdürlüğünde de yapılabilir (m. 1001). Türk Gemi Siciline kayıtlı bulunmayan Türk gemileri üzerindeki mülkiyet ve sınırlı ayni haklara ise Türk Medenî Kanunu'nun taşınırlara ilişkin hükümleri uygulanır; devirde taraflar giderleri karşılamak şartıyla resmî veya imzası noterce onaylı bir senet isteyebilir (m. 997).
Gemi ipoteği: kuruluşu, kapsamı, sona ermesi
Kısa cevap: Malik ile alacaklının anlaşması ve ipoteğin gemi siciline tescili şarttır; sicile kayıtlı gemilerin sözleşmeye dayalı rehni sadece gemi ipoteği yoluyla sağlanır.
Bir alacağı teminat altına almak için gemi üzerinde ipotek kurulabilir ve bu ipotek alacaklıya alacağını geminin bedelinden alma yetkisi verir; sicile kayıtlı gemilerin sözleşmeye dayalı rehni sadece gemi ipoteği yoluyla sağlanır (m. 1014). Gemi ipoteğinin kurulması için geminin maliki ile alacaklının ipotek konusunda anlaşmaları ve ipoteğin gemi siciline tescil edilmesi şarttır. Sözleşme yazılı yapılmalı ve imzalar noterce onaylanmalıdır; anlaşma gemi sicil müdürlüğünde de yapılabilir. Bu şekle uyulmazsa anlaşma geçerli olmaz (m. 1015). Tersane sahibi, geminin yapımı ve onarımından doğan alacakları için o yapı veya gemi üzerinde ipoteğinin tescilini isteme hakkına sahiptir; bu haktan önceden feragat geçerli değildir (m. 1013). Malikin menfaati sigorta ettirilmişse ipotek sigorta tazminatını da kapsar; sigortacı sicile kayıtlı ipoteği bilmediğini ileri süremez ve zararın alacaklıya bildirilmesinden sonra iki hafta geçerse tazminatı sigortalıya ödemekle de kurtulabilir (m. 1022). Alacağın sona ermesiyle ipotek de düşer; ayrıca ipotek ile mülkiyetin aynı kişide birleşmesi, malik ile alacaklının silinme konusunda anlaşıp kaydın silinmesi veya alacaklının feragati ve kaydın silinmesi hâllerinde de ipotek sona erer (m. 1044-1050).
Donatan kimdir, hangi mahkemede dava açılır?
Kısa cevap: Donatan, gemisini menfaat sağlamak amacıyla suda kullanan gemi malikidir; gemi adamlarının kusurundan üçüncü kişilere karşı sorumludur.
Donatan, gemisini menfaat sağlamak amacıyla suda kullanan gemi malikidir. Kendisinin olmayan bir gemiyi menfaat sağlamak amacıyla suda kendi adına bizzat veya kaptan aracılığıyla kullanan kişi de üçüncü kişilerle ilişkilerinde donatan sayılır (m. 1061). Donatan, gemi adamlarının, zorunlu danışman kılavuzun veya isteğe bağlı kılavuzun görevlerini yerine getirirken işledikleri kusur sonucunda üçüncü kişilere verdiği zararlardan sorumludur; yolcular ve yükle ilgili kişiler bakımından taşıyanın gemi adamlarının kusurundan doğan sorumluluğu hükümleri uygulanır (m. 1062). Donatan aleyhine donatan sıfatı dolayısıyla herhangi bir alacaktan dolayı geminin bağlama limanının bulunduğu yer mahkemesinde de dava açılabilir; bağlama limanı gemi sicilinden öğrenilebilir (m. 1063).
Kaptanın özen borcu, yetkileri ve yasakları
Kaptan bütün işlerinde, özellikle ifası kendisine düşen sözleşmelerin yerine getirilmesinde tedbirli bir kaptan gibi hareket etmek zorundadır; kusuruyla yol açtığı zararlardan yolcular dâhil gemi ve eşyayla ilgili herkese karşı sorumludur (m. 1088 ve 1089). Donatanın emrine uyması kaptanı sorumluluktan kurtarmaz; durumu bilerek kaptana emir vermiş olan donatan da sorumludur (m. 1089). Kaptan yola çıkmadan önce geminin denize ve yola elverişli olmasına ve gemiye, gemi adamlarına ve yüke ait belgelerin gemide bulunmasına dikkat etmek, yükleme ve boşaltma araçlarının amaca uygunluğunu ve istifin denizcilik kurallarına uygunluğunu kontrol etmek zorundadır (m. 1090 ve 1091). Gemiyi veya taşınan eşyayı ilgilendiren bir kaza olduğunda kaptan, deniz raporu düzenlenmesini istemeye yetkilidir ve kendisinden istendiğinde buna zorunludur; donatan veya ilgisi olduğunu ispat eden herkes de isteyebilir (m. 1098).
Gemi bağlama limanı dışında bulunduğu sırada kaptan, geminin donatılması, yakıtı, gemi adamları ve yolculuğun güvenle sürdürülmesine ilişkin her türlü işlemi üçüncü kişilerle donatan adına yapmaya yetkilidir; taşıma sözleşmesi yapmak ve görevleriyle ilgili dava açmak da yetkisi kapsamındadır (m. 1104). Kaptan donatanın muvafakati olmaksızın kendi hesabına gemiye eşya yükleyemez; uymazsa benzer eşya için yükleme yerinde ve zamanında istenebilecek en yüksek navlunu donatana ödemek zorundadır (m. 1111). Büyük zararın başka surette önlenemeyeceği anlaşılıyorsa kaptan eşyayı tamamen veya kısmen boşaltmaya, satmaya veya gereken parayı sağlamak için rehnetmeye yetkilidir; bunun dışında ancak yolculuğun devamı için zorunluluk varsa tasarruf eder (m. 1112 ve 1114).
Donatma iştiraki ve paydaş donatanların sorumluluğu
Birden çok kişinin paylı mülkiyet şeklinde malik oldukları gemiyi menfaat sağlamak amacıyla aralarındaki sözleşme gereği hepsi adına ve hesabına suda kullanmaları hâlinde donatma iştiraki vardır; iştirak, yapılmasını izleyen on beş gün içinde ticaret ve gemi sicillerine tescil edilir (m. 1064 ve 1065). Paydaş donatanlar, deniz alacaklarından sorumluluğun sınırlandırılmasına ilişkin hükümler saklı kalmak üzere iştirakin borçlarından dolayı üçüncü kişilere karşı iştirak payları oranında şahsen sorumludur; iştirak payını devreden donatan, devri bildirmedikçe diğerleriyle ilişkisinde paydaş sayılır (m. 1080 ve 1081).
Sık yapılan hatalar
- Gemi satın almadan önce güncel sicil kaydını incelememek.
- Sicile kayıtlı geminin devrini yalnızca sözlü veya adi yazılı anlaşmayla yapmak.
- Gemi ipoteğinde yazılı şekil ve noter onayı koşulunu atlamak.
- Kaptanın emri uyguladığı gerekçesiyle donatanın sorumsuz olduğunu sanmak.
- Donatma iştirakini tescil ettirmemek.