Ödeme emrine itiraz edildiğinde takip durur; alacaklının önünde iki yol vardır: itirazın iptali davası (İİK m. 67) veya takip belgeye dayanıyorsa itirazın kaldırılması (İİK m. 68). İtirazın iptali davası için süre, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir senedir. Borçlu ise haksız takibe karşı menfi tespit veya istirdat davası (İİK m. 72) açabilir.
Bu yazı, itiraz sonrası alacaklı ve borçlunun hangi yolları kullanabileceğini, sürelerin nasıl işlediğini, tazminat risklerini ve menfi tespit davasının icrayı ne zaman durdurabileceğini anlatır. İtirazın kendisi için ödeme emrine itiraz yazımıza, dava boyutu için itirazın iptali davası yazımıza da bakabilirsiniz.
Bu yazıda
- İtirazın iptali davası: süre, ispat ve tazminat
- İtirazın kaldırılması: kesin ve geçici kaldırma farkı
- İmza inkârı ve para cezası
- Geçici kaldırma sonrası borçtan kurtulma davası ve muvakkat haciz
- Banka hesap özeti ve takip sonrası ödeme ispatı
- Menfi tespit ve istirdat davası, icranın durması
- Sık yapılan hatalar
İtirazın iptali davası: süre, ispat ve tazminat
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak alacağın varlığını ispat edip itirazın iptalini dava edebilir (İİK m. 67). Tebliğ tarihini, alacaklıya gönderilen itiraz muhtırasından kontrol etmelisiniz.
Bu süreyi kaçıran alacaklı alacağından vazgeçmiş sayılmaz: İİK m. 67 uyarınca genel hükümler dairesinde alacağını dava etme hakkı saklıdır. Yine de alacağın zamanaşımına uğramaması için dava açma zamanını ayrıca hesaplamak gerekir.
İtirazın haksızlığına karar verilirse borçlu; takipte haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine reddedilen veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkûm edilir. İcra inkâr tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde takip talebi veya davadaki talep esas alınır. Bu nedenle takip talebinde alacağı gerçek durumuna uygun yazmak, fazla ya da eksik talepten kaçınmak önemlidir.
İtirazın kaldırılması: kesin ve geçici kaldırma farkı
Takip, imzası ikrar edilen veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede ya da resmî dairelerin yetkileri dahilinde usulüne göre verdikleri makbuz veya belgeye dayanıyorsa alacaklı itirazın kesin olarak kaldırılmasını isteyebilir (İİK m. 68). Borçlu itirazını haklı gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir. İtiraz, alacaklının dayandığı senede veya belgeye dayanıyorsa kaldırma talebi reddedilir. Belgelerinizi duruşmaya eksiksiz götürmelisiniz.
Geçici kaldırma ise adi senet altındaki imzanın borçlu tarafından reddedildiği durumda gündeme gelir (İİK m. 68/a). Geçici kaldırmada borçlu borçtan kurtulma davası açabilir.
- Kesin kaldırma: senet veya resmî belgeye dayanan takip, borçlu itirazını haklı gösterecek belge sunamazsa.
- Geçici kaldırma: adi senet altındaki imza borçlu tarafından reddedilmişse.
İtirazın kaldırılması talebi esasa ilişkin nedenlerle kabul edilirse borçlu, aynı nedenlerle reddedilirse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Borçlu menfi tespit veya genel mahkemede başka bir dava açarsa tahsil dava sonuna kadar ertelenir.
İmza inkârı ve para cezası
Adi senet altındaki imzayı reddeden borçlu, icra hâkiminin imzanın kendisine ait olduğuna karar vermesi hâlinde takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir (İİK m. 68/a). Borçlu açacağı davayı kazanırsa bu ceza kalkar. İmza gerçekten sizin değilse bunu itirazınızda açıkça belirtmeniz, imza sizin ise inkârın cezai sonucunu göz önünde bulundurmanız gerekir.
Geçici kaldırma sonrası borçtan kurtulma davası ve muvakkat haciz
İtirazın geçici olarak kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde borçlu borçtan kurtulma davası açabilir (İİK m. 69). Davanın dinlenebilmesi için dava konusu alacağın yüzde on beşinin ilk duruşma gününe kadar depo edilmesi veya teminat gösterilmesi gerekir.
İtirazın geçici olarak kaldırılmasına karar verilmiş ve ödeme emrindeki süre geçmişse alacaklının talebiyle borçlunun malları üzerine muvakkat haciz konur. Borçlu süresinde dava açmazsa veya davası reddedilirse kaldırma kararı ve varsa muvakkat haciz kesinleşir.
Banka hesap özeti ve takip sonrası ödeme ispatı
Kredi veya cari hesap ilişkisinde bankanın noter aracılığıyla gönderdiği hesap özetine, alındığı tarihten itibaren bir ay içinde itiraz etmeyen kişi, özetin gerçeğe aykırılığını ancak borcunu ödedikten sonra dava edebilir (İİK m. 68/b). Bu yüzden özetleri hemen kontrol edin.
Takip kesinleştikten sonraki dönemde borcun ve fer'ilerinin ödendiğini veya alacaklının mühlet verdiğini noterden tasdikli ya da imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispat ederseniz, icra mahkemesinden takibin iptalini veya geri bırakılmasını her zaman isteyebilirsiniz (İİK m. 71).
Menfi tespit ve istirdat davası, icranın durması
Menfi tespit davası açmak tek başına icrayı durdurmaz; belirleyici olan davanın takipten önce mi sonra mı açıldığıdır (İİK m. 72). Takipten önce açılan davada mahkeme, alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında takibin durdurulmasına ihtiyati tedbir kararı verebilir. Takipten sonra açılan davada ise tedbirle takip durdurulamaz.
Takibe itiraz etmediği veya itirazı kaldırıldığı için borçlu olmadığı parayı ödemek zorunda kalan kişi istirdat davası açabilir. Menfi tespit davası borçlu lehine sonuçlanır ve takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talep üzerine borçlunun dava sebebiyle uğradığı zarar da alacaklıdan tahsil edilir; takdir edilecek zarar, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Teminat ve tahsil riski dosyanın aşamasına göre değiştiği için dosyayı bir hukukçuya incelettirmeniz yararlı olur.
Alacaklı olarak adım adım ne yapmalısınız?
- Takibe itiraz edildiğine dair muhtırayı alın ve tebliğ tarihini not edin; bir sene ve altı ay gibi sürelerin hepsi bu tarihe göre işler.
- Dayanağınıza bakın: imzası ikrar edilmiş veya noterlikçe tasdik edilmiş borç ikrarı içeren bir senet ya da resmî makbuz varsa itirazın kaldırılması yolu (İİK m. 68) açıktır. Dayanağınız bunlardan biri değilse itirazın iptali davası (İİK m. 67) gündeme gelir.
- Başvuruyu yaparken talebinizi gerçek alacağınıza uygun yazın; tazminat hesabında talep esas alınır.
- Belgelerinizi, ödeme kayıtlarınızı ve yazışmalarınızı dosyada toplayın. İtirazın iptali davasında alacağın varlığını ispat etmek sizin yükünüzdedir.
- Borçlu geçici kaldırma sonrası dava açarsa tahsilin dava sonuna kadar ertelenebileceğini unutmayın.
Borçlu olarak adım adım ne yapmalısınız?
- İtirazınızı süresinde yapmış olsanız bile, alacaklının hangi yola başvurduğunu duruşma çağrısından ve tebligattan takip edin.
- İtirazınızı haklı gösterecek belgeleri (dekont, makbuz, imzalı belge) duruşmaya eksiksiz götürün. Belge sunamazsanız ve takip senede veya resmî belgeye dayanıyorsa itiraz kaldırılır.
- İmza sizin değilse bunu açıkça belirtin; imzayı inkâr ettiğiniz hâlde imza size ait çıkarsa para cezası ve tazminat riski doğar.
- Geçici kaldırma kararı çıkarsa yedi günlük süreyi ve alacağın yüzde on beşini depo etme veya teminat gösterme şartını gözden kaçırmayın.
- Borçlu olmadığınız hâlde ödeme yaptıysanız veya takip haksızsa, menfi tespit ya da istirdat davası için mahkemeyi ve zamanı belirleyin.
Hangi yol hangi durumda?
Yolların birbirini dışlamadığını bilmek önemlidir. Alacaklı itirazın kaldırılması için icra mahkemesine gidebileceği gibi, genel mahkemede itirazın iptali davası da açabilir; ancak kaldırma talebini itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde yapmayan alacaklı, aynı alacaktan dolayı bir daha ilamsız icra yoluyla takip yapamaz (İİK m. 68). İtirazın iptali davasının süresi bir senedir; bu süre geçse de alacaklı genel hükümlere göre dava açabilir ve bu durumda asıl dikkat edilecek nokta zamanaşımıdır. Borçlu cephesinde ise menfi tespit davası ile itiraz birbirini tamamlar: itiraz takibi durdurur, menfi tespit davası ise alacağın hiç doğmadığını veya sona erdiğini mahkemeye kabul ettirmeyi amaçlar. Dava yoluyla alacağın olmadığı ortaya çıkarsa ve takip kötü niyetli yapılmışsa borçlu tazminat da isteyebilir.
Sık yapılan hatalar
- İtirazın iptali süresini tebliğ tarihine göre değil, tahmini bir tarihe göre hesaplamak.
- Takip talebinde alacağı olduğundan fazla göstermek; tazminat hesabında talep esas alınır.
- İmzayı kabul ettiği hâlde inkâr etmek ve para cezası riskini hesaba katmamak.
- Geçici kaldırma kararından sonra yedi günlük süreyi veya depo şartını kaçırmak.
- Menfi tespit davasını açınca icranın kendiliğinden duracağını sanmak.