Ticari alacağı tahsil etmek için önce uyuşmazlığın türüne bakılır: para alacağı, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m. 5/A); kambiyo senedine dayalı alacakta ise haciz veya iflas yoluyla özel takip yapılabilir (İİK m. 167). Borçlu iflasa tabi bir tacirse iflas yolu, borçlarını ödeyemeyen borçlu için ise konkordato gündeme gelir.
Bu yazı arabuluculuk ve ticari dava kurallarını, noter ihtarnamesi ve protestoyu, faturaya itirazı, haksız rekabet ve ticari sır uyuşmazlığını, kambiyo senedine özgü takibi, iflas yolunu ve konkordatoyu adım adım anlatır.
Bu yazıda
- Arabuluculuk: kapsam, süre, ücret, tutanak ve icra
- Ticari davalarda görev ve yetki
- Noter ihtarnamesi, protesto ve ticari defter onayı
- Faturaya ve teyit mektubuna itiraz
- Üretim ve iş sırrı ile iş ürünlerinin korunması
- Kambiyo senedine özgü takip
- İflas yoluyla takip
- Konkordato ve aciz vesikası
Arabuluculuk nedir, zorunlu mu?
Arabuluculuk, tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ihtiyarî olarak yürütülen bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Taraflar süreçten vazgeçmekte serbesttir; ancak dava şartı olarak arabuluculuğun öngörüldüğü hâllerde başvuru zorunludur (6325 sayılı Kanun m. 2 ve 3). Kanun, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarında uygulanır; yabancılık unsuru taşıyanlar da dâhildir. Aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir (m. 1).
- Ticari davalarda dava şartı: Ticaret Kanununda ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Ancak dava şartı kapsamı talebin niteliğine bağlıdır; bütün şirket uyuşmazlıkları aynı kabul edilmemelidir (TTK m. 5/A). Sözleşmedeki tahkim veya yetki şartı da baştan incelenmelidir.
- Süre: Arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir. Süre bittiğinde arabulucu anlaşma veya anlaşamama tutanağını düzenler (TTK m. 5/A).
- Başvuru yeri: Dava şartı arabuluculukta başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna, büro kurulmayan yerlerde görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır. Taraflar listedeki bir arabulucu üzerinde anlaşırsa o arabulucu görevlendirilir (6325 sayılı Kanun m. 18/A).
- Ücret: Aksi kararlaştırılmadıkça arabulucunun ücreti faaliyetin sona erdiği tarihte yürürlükte bulunan Arabulucu Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenir; ücret ve masraf taraflarca eşit olarak karşılanır. Tarifenin güncel tutarı Adalet Bakanlığının resmî kaynaklarından kontrol edilmelidir (m. 7).
- Teklife cevap: Aksi kararlaştırılmadıkça taraflardan birinin arabulucuya başvuru teklifine otuz gün içinde olumlu cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır. Ücreti karşılayamayan taraf, sulh hukuk mahkemesinin kararıyla adli yardımdan yararlanabilir (m. 13).
- Dava açıldıktan sonra arabuluculuk: Dava açıldıktan sonra tarafların birlikte arabulucuya başvuracaklarını beyan etmeleri hâlinde yargılama mahkemece üç ayı geçmemek üzere ertelenir. Bu süre tarafların birlikte başvurusu üzerine üç aya kadar uzatılabilir (m. 15).
- Zamanaşımı: Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz. Dava açılmadan önce başvuruda süreç, ilk toplantıya davet ve sürecin devamı konusundaki tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar (m. 16).
- Sona erme: Tarafların anlaşması, arabulucunun daha fazla çabanın gereksiz olduğunu tespit etmesi, bir tarafın faaliyetten çekildiğini bildirmesi, tarafların anlaşarak sonlandırması veya uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olmadığının tespiti hâllerinde arabuluculuk sona erer; sonuç bir tutanakla belgelendirilir (m. 17).
- İcra edilebilirlik: Taraflar anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini talep edebilir; şerhi içeren anlaşma ilam niteliğinde belge sayılır. Ticari uyuşmazlıklarda avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, şerh aranmaksızın ilam niteliğinde sayılır (m. 18).
- Son tutanak: Davacı arabuluculuk sonunda anlaşılamadığına dair son tutanağın aslını veya onaylı örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Eklemezse bir haftalık kesin süre verilir; yerine getirilmezse dava usulden reddedilir. Hiç arabulucuya başvurulmadan açılan dava da dava şartı yokluğundan reddedilir (m. 18/A).
Ticari davalara hangi mahkeme bakar?
Aksine hüküm yoksa dava konusu şeyin değerine bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisidir (TTK m. 5). Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresinde ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi davaya devam eder.
Tacirler veya kamu tüzel kişileri aralarındaki uyuşmazlık için bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilir. Geçerli olması için sözleşme yazılı yapılmalı, uyuşmazlığın hukuki ilişkisi belirli olmalı ve mahkeme gösterilmelidir (HMK m. 17 ve 18).
Noter ihtarnamesi, protesto ve defter onayı
Noter ihtarnamesi, istemde bulunan ve karşı tarafın ad soyadı ve açık adreslerini, ihtar konusunu, istemde bulunanın imzasını ve noterin tebliğ şerhi ile imza ve mührünü kapsar. İhtarname ilgili tarafından yazılıp tebliğ için notere getirilebileceği gibi notere de yazdırılabilir (Noterlik Kanunu m. 106).
- Noterin ticari işlemleri: Noterler hukuki işlemleri düzenler, imza ve tarih onaylar, örnek verir, belge çevirir, protesto, ihbarname ve ihtarname gönderir ve kanunen tescili gereken işlemleri tescil eder. Kabul etmeme ve ödememe protestosu Ticaret Kanunu hükümlerine göre noterde yapılır (m. 60 ve 105).
- Defter onayı: Noterler defter onaylamasını özel kanununda gösterilen şekilde yaparlar. Özel kanunda hüküm yoksa onay, defterin baş ve son sayfasına kaç sayfadan ibaret olduğu yazılarak ve her sayfa numaralanıp mühürlenerek yapılır. Ticaret Kanunu'ndaki onay zamanları ayrıca takip edilmelidir (m. 107).
- İmza onayı ile düzenleme şekli: İmza onayı, hukuki işlemin altındaki imzanın imzayı atan kişiye ait olduğunun bir şerhle belgelendirilmesidir; metnin içeriğini noter düzenlemez. Düzenleme şeklinde işlemde ise noter ilgilinin kimlik, adres ve yeteneğini ve gerçek isteğini öğrenerek işlemi hazırlar (m. 72 ve 90).
Faturaya itiraz etmezsem bütün işi kabul etmiş olur muyum?
Fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK m. 21). Telefonla, e-postayla veya sözlü kurulan bir sözleşmenin içeriğini doğrulayan teyit mektubuna da aynı sürede itiraz edilmezse mektubun sözleşmeye uygun olduğu kabul edilmiş sayılır. Bu kural fatura içeriğine ilişkindir; faturayı teslim, sözleşme ve ödemeyle aynı ispat konusu saymamak gerekir. Uyuşmazlık varsa itiraz geciktirilmeden ve kayıtlı biçimde iletilmelidir; itirazın kapsamı açıkça yazılmalı, faturanın içeriğine itiraz ile temel ilişkinin hiç doğmadığı iddiası birbirine karıştırılmamalıdır.
Üretim ve iş sırrı, iş ürünlerinin korunması
- Sırların ifşası: Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek, özellikle gizlice ve izinsiz ele geçirilen veya başka hukuka aykırı biçimde öğrenilen bilgileri değerlendirmek ya da başkalarına bildirmek haksız rekabet sayılır. Haksız rekabet davalarından uygun olanı açılabilir (TTK m. 55 ve 56).
- Teklif ve planların kullanımı: Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak veya üçüncü kişilere ait bunlardan yetkisiz tevdi edildiğini bilmesi gerekirken yararlanmak, haksız rekabet sayılır (TTK m. 55). Bir bilginin ticari sır olduğunun söylenmesi her bilgiyi korumaz; bilginin niteliği, gizlilik önlemleri ve elde etme veya kullanma biçimi önem taşır.
Kambiyo senedine özgü takip nasıl yürür?
Çek, poliçe veya bono alacaklısı, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile kambiyo senetlerine mahsus özel usullere göre haciz yoluyla veya borçlu iflasa tabi ise iflas yoluyla takip yapabilir. Takip talebinde hangi yolun istendiğinin bildirilmesi gerekir (İİK m. 167). Alacaklı takip talebine kambiyo senedinin aslını ve borçlu sayısı kadar tasdikli örneğini eklemek zorundadır; eksik belge takibi geciktirebilir.
- Ödeme emri: İcra memuru senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse borçluya hemen bir ödeme emri gönderir. Haciz yoluyla takipte borcun ve masrafların ödeme emrinde yazılı hesaba on gün içinde ödenmesi ihtar edilir (İİK m. 168).
- İtiraz ve şikâyet: Borçlu borcun olmadığı, itfa edildiği, mehil verildiği, zamanaşımına uğradığı veya yetki itirazını sebepleriyle birlikte beş gün içinde icra mahkemesine dilekçeyle bildirmelidir. Bu itiraz satıştan başka icra takip işlemlerini durdurmaz (İİK m. 168 ve 169).
- İmza inkârı: Senetteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia eden borçlu bunu beş gün içinde açıkça bir dilekçeyle icra mahkemesine bildirmelidir. Aksi hâlde imza kendisinden çıkmış sayılır. İmza inkârı haksız çıkarsa para cezası ve inkâr tazminatı riski vardır (İİK m. 168 ve 170).
- Senet kambiyo vasfında değilse: Takibin dayanağı senet kambiyo senedi vasfını taşımıyorsa borçlu bunu ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde icra mahkemesine şikâyet yoluyla ileri sürebilir. İcra mahkemesi bu hususu kendiliğinden de dikkate alıp takibi iptal edebilir (İİK m. 168 ve 170/a).
- İspat: İcra mahkemesi borcun olmadığının veya itfa ya da imhal edildiğinin resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatı hâlinde itirazı kabul eder. Duruşma, tarafların en geç otuz gün içinde çağrılmasıyla yapılır. Alacaklının genel mahkemede dava açma hakkı saklıdır (İİK m. 169/a).
- Zamanaşımı itirazı: İcra hâkimi zamanaşımı itirazını alacaklının ibraz ettiği kambiyo senedindeki tarihe göre inceler. Alacaklı zamanaşımının kesildiğini veya tatil edildiğini resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispat edemezse itiraz kabul edilir (İİK m. 169/a).
- Tazminat: İtirazın esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde kötüniyeti veya ağır kusuru olan alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. İtiraz reddedilir ve takip geçici durdurulmuşsa borçlu da aynı oranda tazminat ödeyebilir (İİK m. 169/a).
- Mal beyanı: Ödeme emrinde borçlunun itiraz etmediği ve ödemediği takdirde on gün içinde, itiraz edip itirazı reddedilirse üç gün içinde mal beyanında bulunması gerektiği, aksi hâlde hapisle tazyik edileceği yazılır. Hakikate aykırı beyan ayrıca hapisle cezalandırılır (İİK m. 168).
- İstinaf: İtirazın reddi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması hiçbir icra muamelesini durdurmaz. Borçlu ancak kanundaki teminatı gösterirse icra durur (İİK m. 169/a).
- İflas yolunda kambiyo takibi: Ödeme emriyle borcun ve masrafların beş gün içinde ödenmesi, itiraz ve şikâyetlerin beş gün içinde icra dairesine bildirilmesi ihtar edilir. Beş gün içinde ödeme ve itiraz olmazsa alacaklı ticaret mahkemesinden borçlunun iflasını isteyebilir (İİK m. 171).
Genel haciz yoluyla takipte itiraz ve itirazın iptali süreci için ödeme emrine itiraz ve itirazın iptali davası yazılarına bakabilirsiniz.
İflas yoluyla takip
İflas yoluyla takip ancak ticaret kanunu gereğince tacir sayılanlar veya tacirler hakkındaki hükümlere tabi olanlar ile özel kanunlarına göre iflasa tabi olanlar hakkında yapılır. Alacaklı bunlar hakkında haciz yoluyla da takip yapabilir; tacir her türlü borcundan iflasa tabidir (İİK m. 43). Ticareti terk eden tacir on beş gün içinde bunu ticaret siciline bildirmek ve mal beyanında bulunmak zorundadır; ilan tarihinden itibaren bir sene içinde hakkında iflas yoluyla takip yapılabilir ve mal beyanından itibaren iki ay haczi kabil mallar üzerinde tasarruf edemez (İİK m. 44).
- Yetkili icra dairesi: İflas yoluyla takipte yetkili merci borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki icra dairesidir. Taraflar yazılı anlaşmayla başka bir icra dairesini yetkili kılabilir. İflas davaları için yetki sözleşmesi yapılamaz ve dava borçlunun muamele merkezindeki ticaret mahkemesinde açılır (İİK m. 154).
- Ödeme emrine karşı: Ödeme emrine yedi gün içinde borç ödenmezse alacaklı mahkemeye iflas talebinde bulunabilir. Borçlu, borcu olmadığına veya iflasa tabi olmadığına dair itirazını bu sürede dilekçeyle icra dairesine bildirmelidir; ayrıca konkordato teklif edebileceği ödeme emrinde belirtilir (İİK m. 155).
- İflas talebi için süre: Ödeme emrinde itiraz olunmamışsa alacaklı dilekçeyle ticaret mahkemesinden iflas kararı isteyebilir. İflas isteme hakkı ödeme emrinin tebliği tarihinden bir sene sonra düşer. İflas talebini geri alan alacaklı bir ay geçmedikçe talebini yenileyemez (İİK m. 156 ve 157).
- Masraflar: İflas isteyen alacaklı ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflardan sorumludur. Mahkeme bu masrafları ve iflas kararının kanun yolları için gerekli tebliğ masraflarını peşin ister (İİK m. 160).
- Kararın kanun yolları: Ticaret mahkemesinin nihai kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir; bölge adliye mahkemesi kararına karşı da tebliğden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna gidilebilir. Kanun yoluna başvurulması iflasın ilanına ve masanın teşkiline engel değildir (İİK m. 164).
- İflasın açılması: İflas hükümle açılır ve hükümde açılma anı gösterilir. İflasa karar verilmesinden sonra iflas davasından feragat geçersizdir. İflas kararı iflas dairesine bildirilir ve daire kararı tapu, ticaret sicili ve diğer ilgili yerlere ve ilan yoluyla duyurur (İİK m. 165 ve 166).
- Borca batık sermaye şirketi: Sermaye şirketleri ve kooperatiflerin aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara bilançoya göre borca batık olduğu yönetim organı, tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından beyan edilir ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe gerek kalmaksızın iflasa karar verilir (İİK m. 179).
Konkordato ve aciz vesikası
Borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İflas isteyebilecek alacaklı da başlatılmasını isteyebilir (İİK m. 285).
- Geçici mühlet: Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin talebiyle en fazla iki ay daha uzatabilir; toplam süre beş ayı geçemez. Geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurur ve ilan edilir (İİK m. 287 ve 288).
- Kesin mühlet: Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu anlaşılırsa mahkeme borçluya bir yıllık kesin mühlet verir. Geçici komiserin görevi devam eder ve gerekirse yedi alacaklıyı geçmeyecek bir alacaklılar kurulu oluşturulabilir (İİK m. 289).
- Mühlette şirket malları: Borçlu komiserin nezareti altında işlerine devam edebilir; ancak mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz, ivazsız tasarruf yapamaz, taşınmazını ve işletmenin devamı için önemli taşınırlarını devredemez. Aksi hâlde işlemler hükümsüzdür (İİK m. 297).
- Sözleşmeler: Borçlunun işletmesinin devamı için önemli sözleşmelerin devamı esastır. Sözleşmede konkordato talebini haklı fesih sebebi sayan veya borcu muaccel kılan hükümler uygulanmaz. Aşırı külfetli sürekli ilişkiler komiser görüşü ve mahkeme izniyle feshedilebilir (İİK m. 296).
- Rehinli alacaklı: Mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar için rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış takibe devam edilebilir; ancak muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. Rehinli malın kullanılmayacağı veya değer kaybedeceği hâllerde mahkeme satışa izin verebilir (İİK m. 295).
- Tasdik şartları: Mahkeme tasdik için teklif edilen tutarın iflas hâlinde alacaklıların eline geçecek miktardan fazla olmasını, teklifin borçlunun kaynaklarıyla orantılı olmasını, projenin gerekli çoğunlukla kabul edilmiş olmasını ve imtiyazlı alacakların ödenmesinin teminata bağlanmasını arar (İİK m. 305).
- Aciz vesikası: Alacağın tamamını alamayan alacaklıya, şartlar oluşunca icra dairesi kalan miktar için aciz vesikası düzenler. Bu vesika borcun ikrarını içeren senet niteliğindedir; alacaklı aciz vesikasını aldığı tarihten bir sene içinde takibe başlarsa yeniden ödeme emri tebliğine gerek kalmaz (İİK m. 143).
Sık yapılan hatalar
- Dava şartı arabuluculuk kapsamındaki bir alacak için arabulucuya başvurmadan dava açmak veya son tutanağı dilekçeye eklememek.
- Kambiyo takibinde beş günlük itiraz ve şikâyet süresini kaçırmak.
- Faturaya sekiz gün içinde yazılı itiraz etmemek.
- İtirazın reddi kararına istinaf edildiğinde icranın kendiliğinden durduğunu sanmak.
- Konkordato mühletinde izinsiz rehin vermek veya taşınmaz devretmek.
Kaynaklar
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu: mevzuat.gov.tr
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu: mevzuat.gov.tr
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: mevzuat.gov.tr
- 1512 sayılı Noterlik Kanunu: mevzuat.gov.tr
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu: mevzuat.gov.tr