Alacak davası kural olarak asliye hukuk mahkemesinde (HMK m. 2), iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili alacaklarda asliye ticaret mahkemesinde (TTK m. 5), kira alacağında ise sulh hukuk mahkemesinde (HMK m. 4) açılır. Ticari, tüketici, iş ve kira alacaklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m. 5/A; 6325 m. 18/B). 31 Temmuz 2026'dan sonra belirsiz alacak davası açılamaz; alacağın bir kısmını isteyip talebinizi aynı davada bir defaya mahsus artırabilirsiniz (HMK m. 109/4).
Bu yazı alacak davasının hangi mahkemede ve hangi yerde açılacağını, arabuluculuğun ne zaman zorunlu olduğunu, dava dilekçesini ve masrafları, belirsiz alacak davasının kaldırılmasından sonra kısmi davanın nasıl kullanılacağını, davanın ne kadar sürdüğünü etkileyen kuralları, faizi, zamanaşımını, kararın kesinleşmeden icraya konulmasını ve yargılama giderlerini anlatır.
Bu yazıda
- Alacak davası hangi mahkemede açılır?
- Yetkili mahkeme: davalının yeri mi, sizin yeriniz mi?
- Arabuluculuk zorunlu mu?
- Dava dilekçesi, harç ve gider avansı
- Belirsiz alacak davası kalktı: kısmi dava nasıl kullanılır?
- Alacak davası ne kadar sürer?
- Faiz ve zamanaşımı
- Karar kesinleşmeden icraya konulabilir mi?
- Avukat ücreti ve yargılama giderleri
- Sık yapılan hatalar
- Ne zaman avukata ihtiyaç duyulur?
- Kaynaklar
Alacak davası hangi mahkemede açılır?
Görevli mahkeme alacağın kaynağına göre belirlenir; özel bir kural yoksa asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, değer ve miktara bakılmaksızın görevli mahkeme aksine bir düzenleme yoksa asliye hukuk mahkemesidir (HMK m. 2). Başlıca istisnalar şunlardır:
- Kira alacağı: Kira ilişkisinden doğan alacak davaları dâhil tüm kira uyuşmazlıkları sulh hukuk mahkemesinde görülür (HMK m. 4/1-a).
- Ticari alacak: Her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili alacaklar ve kanunda ticari sayılan davalar asliye ticaret mahkemesinde görülür (TTK m. 4, 5). Asliye ticaret mahkemesi olmayan yerde dava asliye hukuk mahkemesinde görülür (TTK m. 5/4).
- Tüketici alacağı: Tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklar tüketici mahkemesinde görülür; belirli tutarın altındaki uyuşmazlıklar için önce tüketici hakem heyetine başvurmak zorunludur (TKHK m. 68, 73).
- İşçi alacağı: İş mahkemesinde görülür; ayrıntılar için işçi alacağı ve arabuluculuk yazımıza bakın.
Yanlış mahkemede dava açmak alacağınızı kaybettirmez, ancak görevsizlik kararı ve dosyanın gönderilmesi aylar kaybettirebilir.
Yetkili mahkeme: davalının yeri mi, sizin yeriniz mi?
Genel kural davalının yerleşim yeridir; sözleşmeden doğan para alacaklarında ise sözleşmenin ifa yeri olan alacaklının yerleşim yerinde de dava açılabilir. Genel yetkili mahkeme, davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m. 6). Sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir (HMK m. 10). Aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir (TBK m. 89). Bu iki kural birlikte uygulandığında, örneğin ödünç verdiğiniz veya mal sattığınız kişiye karşı para alacağınızı kendi yerleşim yerinizdeki mahkemede de dava edebilirsiniz. Haksız fiilden doğan alacaklarda ise başka yetki kuralları uygulanır.
Arabuluculuk zorunlu mu?
Arabuluculuk her alacak davası için değil, kanunun saydığı alanlarda dava şartıdır; bu alanlarda arabulucuya gitmeden açılan dava usulden reddedilir.
- Ticari davalar: Konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında (TTK m. 5/A).
- Tüketici mahkemesindeki davalar: Tüketici hakem heyetinin görevindeki uyuşmazlıklar ve kanundaki diğer istisnalar hariç (TKHK m. 73/A).
- İşçi ve işveren alacakları: Bu alacaklara ilişkin itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları dâhil (7036 sayılı Kanun m. 3).
- Kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıkları (6325 m. 18/B).
Bu alanların dışında kalan, örneğin iki kişi arasındaki ticari olmayan bir ödünç alacağında arabuluculuk zorunlu değildir; isterseniz ihtiyari arabuluculuğa gidebilirsiniz.
Zorunlu arabuluculuk adım adım
- Başvuruyu, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna yapın; büro yoksa görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne başvurulur (6325 m. 18/A).
- Karşı tarafın bildiğiniz bütün iletişim bilgilerini verin; büro resmî kayıtları da araştırabilir.
- Arabulucu genel olarak görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde süreci bitirir; zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatabilir (6325 m. 18/A). Ticari uyuşmazlıklarda bu süreler altı hafta ve en fazla iki haftalık uzatmadır (TTK m. 5/A).
- Başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (6325 m. 18/A).
- Anlaşma olmazsa son tutanağın aslını veya onaylı örneğini dava dilekçesine ekleyin. Eklemezseniz mahkeme bir haftalık kesin süre verir; süre içinde sunulmazsa dava usulden reddedilir (6325 m. 18/A).
İlk toplantıya geçerli mazereti olmadan katılmayan taraf, davada haklı çıksa bile karşı tarafın ödemesi gereken yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir; bu kural 7531 sayılı Kanunla 2024'te bu şekle getirilmiştir (6325 m. 18/A).
Dava dilekçesi, harç ve gider avansı
Dilekçede mahkeme, taraflar, dava değeri, vakıalar, deliller, hukuki sebepler ve açık talep sonucu bulunmalı; dava açarken harç ve gider avansı peşin yatırılır. Dava dilekçesinin zorunlu unsurları kanunda sayılmıştır (HMK m. 119). Malvarlığı davalarında dava konusunun değerini yazmanız gerekir. Her vakıanın hangi delille ispat edileceğini ayrı ayrı gösterin; sonradan delil eklemek sınırlıdır.
- Alacağın doğduğu ilişkiyi (ödünç, satış, hizmet, kira) tarih sırasıyla yazın.
- Talep ettiğiniz anapara ile faizin türünü ve başlangıç tarihini ayrı ayrı belirtin.
- Dekont, fatura, sözleşme, yazışma ve tanıkları delil listesinde gösterin; yemin deliline de dayanın.
- Arabuluculuk zorunluysa son tutanağı ekleyin.
- Başvurma harcını, peşin karar harcını ve gider avansını yatırın.
Değeri belli davalarda nispi karar ve ilam harcının dörtte biri peşin alınır, kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir (Harçlar Kanunu m. 28). Davacı ayrıca Adalet Bakanlığınca her yıl çıkarılan tarifedeki gider avansını yatırır; avans yetmezse mahkeme iki haftalık kesin süre verir (HMK m. 120). Harç oranları ve tutarları her yıl değiştiği için güncel tarifeyi Resmî Gazete'de yayımlanan Harçlar Kanunu Genel Tebliğinden kontrol edin. Güncel 2026 hesap örnekleri için dava masrafları yazısına bakabilirsiniz. Ödeme gücünüz yoksa adli yardım isteyebilirsiniz.
Belirsiz alacak davası kalktı: kısmi dava nasıl kullanılır?
Belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m. 107, 7589 sayılı Kanunla 31 Temmuz 2026'da yürürlükten kaldırıldı; bu tarihten sonra alacağın tamamını bilmiyorsanız kısmi dava açarsınız. 16 Temmuz 2026'da kabul edilen 7589 sayılı Kanun, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı; HMK m. 107'yi kaldıran ve m. 109'a dördüncü fıkrayı ekleyen hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girdi (7589 sayılı Kanun m. 19, 20, 26).
- Yeni kural: Alacağın sadece bir kısmı dava edildiğinde talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına takılmadan tahkikatın sonuna kadar artırılabilir. Artırılan kısım bakımından da zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır (HMK m. 109/4).
- Kalan kısım: Dava açılırken kalan kısımdan açıkça feragat edilmedikçe kısmi dava açmak, geri kalan alacaktan vazgeçmek anlamına gelmez (HMK m. 109/3). Dilekçenize "fazlaya ilişkin haklarımı saklı tutarak" ibaresini yazmanız bu nedenle önemlidir.
- Eski davalar: 31 Temmuz 2026'dan önce açılmış belirsiz alacak davaları hakkında HMK m. 107 uygulanmaya devam eder (7589 sayılı Kanun geçici m. 1/10).
- Islah ayrı bir haktır: Taraflar aynı davada bir kez ıslah yoluna başvurabilir ve ıslah tahkikatın sonuna kadar yapılabilir (HMK m. 176, 177). Kısmi davadaki artırma hakkı ise kanunda ayrıca ve bir defaya mahsus tanınmıştır; hangisini ne zaman kullanacağınızı bilirkişi raporundan sonra planlayın.
Kısmi dava açarken, alacağın bölünebilir olması gerekir (HMK m. 109/1). Değişikliğin gerekçesi ve Anayasa Mahkemesi kararları için belirsiz alacak davası kaldırıldı mı yazısına, işçi alacağına etkisi için fazla mesai yazımıza bakabilirsiniz.
Alacak davası ne kadar sürer?
Kanun bir alacak davası için sabit bir süre öngörmez; süreyi tebligat, bilirkişi incelemesi, tanık sayısı ve kanun yolları belirler. 31 Temmuz 2026'dan itibaren duruşmalar arasındaki süre üç aydan uzun olamaz; bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini göstererek daha uzun süre belirleyebilir (HMK m. 147/3). Yargılamanın aşamaları şunlardır:
- Dilekçeler aşaması: dava dilekçesi, cevap, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri.
- Ön inceleme: dava şartları, uyuşmazlık konuları ve sulh imkânı.
- Tahkikat: tanık dinlenmesi, belgelerin toplanması, bilirkişi incelemesi.
- Sözlü yargılama ve karar.
- İstinaf: kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde başvurulur (HMK m. 345).
- Temyiz: kanundaki parasal sınırı aşan davalarda Yargıtay incelemesi.
Miktar veya değeri kanundaki kesinlik sınırını aşmayan malvarlığı davalarında karar kesindir; bu sınır her yıl yeniden değerleme oranıyla güncellenir ve davanın açıldığı tarihteki sınır esas alınır (HMK m. 341, ek m. 1). Kısmi davada kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir (HMK m. 341/3).
Faiz ve zamanaşımı
Para alacağında borçlu temerrüde düştüğü andan itibaren temerrüt faizi işler; alacak kural olarak on yılda, kira, faiz ve ücret gibi dönemsel edimlerde beş yılda zamanaşımına uğrar.
Faiz
Bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça kanuni faiz oranında temerrüt faizi öder; ticari işlerde Merkez Bankasının avans faizi oranı daha yüksekse bu oran istenebilir (3095 sayılı Kanun m. 2). 7589 sayılı Kanunla değişen kurala göre 31 Temmuz 2026'dan itibaren kanuni faiz, Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden hesaplanır (3095 sayılı Kanun m. 1). Sözleşmeyle kararlaştırılan temerrüt faizi, kanuni orana göre belirlenen faizin yüzde yüz fazlasını aşamaz (TBK m. 120). Dilekçede faiz türünü (yasal, ticari avans, sözleşmesel) ve başlangıç tarihini yazmazsanız mahkeme talebinizle bağlıdır.
Zamanaşımı
Kanunda aksine hüküm yoksa her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m. 146). Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi dönemsel edimler, küçük çaplı perakende satışlar ve vekâlet gibi bazı sözleşmelerden doğan alacaklar için süre beş yıldır (TBK m. 147). Süre alacağın muaccel olmasıyla başlar (TBK m. 149); dava açılması, icra takibi ve borçlunun ikrarı süreyi keser (TBK m. 154). Ayrıntılar için alacak zamanaşımı yazımıza bakın.
Karar kesinleşmeden icraya konulabilir mi?
Evet. Para alacağına ilişkin bir karar istinaf veya temyiz edilse bile icraya konulabilir; borçlu ancak teminat göstererek icranın geri bırakılmasını sağlayabilir. İstinaf yoluna başvurmak kararın icrasını durdurmaz (HMK m. 350/1); temyiz için de aynı kural geçerlidir (HMK m. 367). Borçlu, hükmolunan parayı depo ederse veya icra mahkemesince kabul edilecek bir teminat gösterirse icranın geri bırakılması için süre alır (İİK m. 36). Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin kararlar ise kesinleşmeden yerine getirilemez (HMK m. 350/2). Kararı ilamlı icra takibine koyma adımları için ilamlı takip yazımıza bakın.
Avukat ücreti ve yargılama giderleri
Davayı kaybeden taraf, harçlar, tebligat, bilirkişi ve tanık giderleri ile karşı tarafın kanuna göre takdir edilen vekâlet ücretini öder. Yargılama giderleri kanunda sayılmıştır ve vekille takip edilen davalarda takdir edilen vekâlet ücreti de bunlara dâhildir (HMK m. 323). Giderler aleyhine hüküm verilen taraftan alınır; iki taraf kısmen haklı çıkarsa haklılık oranına göre paylaştırılır (HMK m. 326). Karşı vekâlet ücreti her yıl Türkiye Barolar Birliğinin hazırlayıp Resmî Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenir. Kendi avukatınızla aranızdaki ücret ise ayrı bir sözleşme konusudur.
Sık yapılan hatalar
- Ticari veya kira alacağında arabulucuya gitmeden dava açmak.
- Son tutanağı dilekçeye eklemeyi unutmak ve verilen bir haftalık kesin süreyi kaçırmak.
- 31 Temmuz 2026'dan sonra dilekçeyi hâlâ "belirsiz alacak davası" olarak kurmak.
- Kısmi davada "fazlaya ilişkin haklar saklıdır" ibaresini yazmamak veya artırma hakkını bilirkişi raporundan önce harcamak.
- Faiz türünü ve başlangıç tarihini dilekçede belirtmemek.
- Kesinleşmeyi beklemeden icra imkânını kullanmamak ya da tersine, kişiler ve aile hukukuna ilişkin bir kararı kesinleşmeden icraya koymaya çalışmak.
- İstinaf için iki haftalık süreyi kararın açıklandığı günden değil tebliğden hesaplamak gerektiğini gözden kaçırmak.
Ne zaman avukata ihtiyaç duyulur?
Alacağın kaynağı ticari mi adi mi tartışmalıysa, birden fazla davalı veya farklı şehirler söz konusuysa, alacağın miktarı bilirkişi hesabına bağlıysa ya da kısmi dava ile ıslah arasındaki seçim zamanaşımını etkileyecekse, dilekçeyi ve delil stratejisini bir avukatla birlikte hazırlamak yararlı olabilir. Ödeme gücünüz yoksa baronun adli yardım bürosuna başvurabilirsiniz.
Kaynaklar
- Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100), m. 2, 4, 6, 10, 109, 119, 120, 147, 176, 177, 323, 326, 341, 345, 350, 367, ek m. 1
- 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Resmî Gazete 31.7.2026, sayı 33326, m. 10, 19, 20, 21, 26 ve geçici m. 1
- Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (6325), m. 18/A, 18/B
- Türk Ticaret Kanunu (6102), m. 4, 5, 5/A
- Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (6502), m. 68, 73, 73/A
- İş Mahkemeleri Kanunu (7036), m. 3
- Türk Borçlar Kanunu (6098), m. 89, 120, 146, 147, 149, 154
- Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun (3095), m. 1, 2
- Harçlar Kanunu (492), m. 28
- İcra ve İflas Kanunu (2004), m. 36