Trafik kazasında taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK m.85); taksirle yaralama ise kural olarak şikâyete bağlıdır ve uzlaştırma kapsamındadır (TCK m.89; CMK m.253). Uzlaşma gerçekleşir ve sanık edimini hemen yerine getirirse dava düşer; kazada birden çok sanık varsa yalnızca uzlaşan kişi uzlaşmadan yararlanır (CMK m.254, m.255).
Bu yazı trafik kazasından doğan ceza yargılamasını anlatır: taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma cezalarını, birden çok kişinin yaralanması halini, bilinçli taksiri, kusurun paylaşılmasını, failin kendisinin mağdur olması halini, şikâyet ve zamanaşımını, uzlaştırmayı ve mağdurun davaya katılmasını. Daha ayrıntılı bir okuma için trafik kazası ceza davası yazısına da bakabilirsiniz.
Bu yazıda
- Taksirle ölüme neden olma
- Taksirle yaralama: şikâyet, cezalar, artırım
- Bilinçli taksir ve iki sürücünün de kusurlu olması
- Failin kendisinin mağdur olması: ceza verilmeme
- Ceza davasında zamanaşımı
- Uzlaştırma: kapsamı, sonucu, birden çok sanık
- Mağdurun ceza davasına katılması
- Ceza davası ile tazminat davası
- Kaynaklar
Taksirle ölüme neden olma
Kısa cevap: İki yıldan altı yıla kadar hapis; fiil birden fazla kişinin ölümüne ya da ölümle birlikte yaralanmaya neden olmuşsa iki yıldan onbeş yıla kadar hapis (TCK m.85).
Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesinin öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir. Taksirle işlenen fiiller kanunun açıkça belirttiği hallerde cezalandırılır (TCK m.22).
Taksirle yaralama: şikâyet, cezalar, artırım
- Temel ceza: Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır (TCK m.89/1).
- Ağır sonuçlar: Yaralama fiili mağdurun vücudunda kemik kırılmasına, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma gibi sonuçlara neden olmuşsa ceza yarısı oranında; iyileşme olanağı bulunmayan hastalık, organ işlevinin yitirilmesi gibi sonuçlarda bir kat artırılır (TCK m.89/2, m.89/3).
- Birden çok kişi yaralanırsa: Fiil birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuşsa dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur (TCK m.89/4).
- Şikâyet: Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz; ancak birinci fıkra kapsamına giren yaralamalar bu istisnanın dışındadır (TCK m.89/5). Şikâyet süresini ve usulünü takip edin.
Bilinçli taksir ve iki sürücünün de kusurlu olması
- Bilinçli taksir: Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır; bu halde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır (TCK m.22/3).
- Kusur paylaşımı: Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek ceza failin kusuruna göre belirlenir. Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur ve her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir; bu nedenle kusur dağılımına ilişkin raporlar önem taşır (TCK m.22/4, m.22/5).
Failin kendisinin mağdur olması
Taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez; bilinçli taksir halinde verilecek ceza indirilebilir (TCK m.22/6). Örneğin kazada yakınını kaybeden sürücü için bu hüküm gündeme gelebilir; ancak her olay somut koşullarına göre değerlendirilir ve sonuç önceden bilinemez.
Ceza davasında zamanaşımı
Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda kamu davası genel olarak sekiz yıl geçmesiyle düşer. Zamanaşımının durma ve kesilme hükümleri ayrıca uygulanabilir; süre fiilin işlendiği günden işlemeye başlar (TCK m.66). Taksirle ölüme neden olma gibi daha ağır cezalı suçlarda süre suçun ceza aralığına göre ayrıca belirlenir; somut takvimi inceletin.
Uzlaştırma
- Kapsam: Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar ile taksirle yaralama suçunda şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören kişinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur (CMK m.253).
- Sonuç: Uzlaşma gerçekleştiğinde sanığın edimini hemen yerine getirmesi halinde dava düşer. Edimin ileri tarihe bırakılması veya taksitlendirilmesi halinde durma kararı verilir ve durma süresince zamanaşımı işlemez; uzlaşmanın gerekleri yerine getirilmezse yargılama kaldığı yerden devam eder (CMK m.254).
- Birden çok sanık: Aralarında iştirak ilişkisi olsun veya olmasın birden çok kişi tarafından işlenen suçlarda ancak uzlaşan kişi uzlaşmadan yararlanır; diğer sanıklar bakımından yargılama devam eder (CMK m.255).
- Tazminata etkisi: Uzlaşma belgesinin kapsamı ve uygulanan usul ciddi sonuçlar doğurabilir. Ceza uzlaştırmasıyla sigorta sulhünü birbirine karıştırmayın; imzadan önce belgenin tazminat haklarınıza etkisini kontrol edin.
Mağdurun ceza davasına katılması
Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilir. Katılan, Cumhuriyet savcısına bağlı olmaksızın kanun yollarına başvurabilir (CMK m.237, m.242). Katılmak, tazminat davasından bağımsızdır; delilleri ve sağlık kayıtlarını hem ceza hem hukuk dosyası için saklayın.
Ceza davası ile tazminat davası
Ceza yargılaması ile tazminat yargılaması farklı amaçlara hizmet eder. Hukuk hâkimi kusur konusunda ceza hâkiminin beraat kararıyla bağlı değildir (TBK m.74). Ceza dosyasının bitmesini beklemek zorunda olup olmadığınız ve sürelerin işleyişi için ceza davası sonrası tazminat davası yazısına bakın.
Adım adım: ceza dosyasında ne yapmalısınız?
- Soruşturma veya kovuşturma aşamasında kusur raporunu, tutanağı, fotoğrafları ve kamera kayıtlarını dosyaya sunulacak biçimde düzenleyin.
- Mağdursanız taksirle yaralama suçunun şikâyete bağlı olduğunu unutmayın; şikâyet süresi ve usulü için dosyanızı yürüten makamdan bilgi alın.
- Uzlaştırma teklifi geldiğinde teklifin kapsamını, edimin ne zaman ve nasıl yerine getirileceğini ve hangi hakların etkilenebileceğini yazılı olarak netleştirin.
- Sanıksanız kusur dağılımına ilişkin rapor ve bilirkişi incelemesini yakından takip edin; kusur oranı cezanın belirlenmesinde ve tazminat hesabında ayrı önem taşır.
- Davaya katılma talebinizi, hüküm verilinceye kadar yapabileceğinizi bilin; katılan olarak kanun yollarına savcıdan bağımsız başvurabilirsiniz.
Ceza ile tazminat süreçleri nasıl birbirinden ayrılır?
Ceza yargılamasının amacı fiilin suç oluşturup oluşturmadığını belirlemek ve faile yaptırım uygulamaktır. Tazminat yargılamasının amacı ise zararın giderilmesidir. Bu iki sürecin delilleri çoğu zaman ortaktır, ancak kusurun ve zararın değerlendirilmesi hukuk hâkimini kural olarak bağlamaz. Dolayısıyla ceza dosyasında verilen bir kusur oranı, tazminat dosyasında yeniden tartışılabilir. Aynı şekilde ceza uzlaştırması ile sigorta veya tazminat sulhü farklı belgelerdir; birinin sonucu, diğerinin kapsamını kendiliğinden belirlemez. Her belgeyi imzalamadan önce hangi hak ve talepleri kapsadığını okuyun.
Ceza davasında savunma ve dosya hazırlığı
Sanık sıfatıyla ifade veriyorsanız, ifadenizi vermeden önce tutanağı, kusur raporunu ve varsa kamera kayıtlarını gözden geçirin. Soruşturma aşamasında şüphelinin hakları arasında susma ve avukat yardımından yararlanma da bulunur; bu haklarınızı ifade öncesinde öğrenin. Mağdur veya yakını iseniz, sağlık raporlarınızı, tedavi belgelerinizi ve kaza yerinde alınan tüm kayıtları dosya içeriğiyle karşılaştırın; eksik veya çelişkili gördüğünüz noktaları yazılı olarak bildirin. İki taraf da ceza dosyasındaki raporların tazminat davasında yeniden değerlendirilebileceğini bilmelidir.
Sık yapılan hatalar
- Şikâyet süresini kaçırmak.
- Uzlaşmanın ceza davasını düşürmesini, tazminat taleplerinin de bittiği şeklinde yorumlamak.
- Kusur raporunu ceza ve hukuk dosyası için ayrı ayrı değerlendirmemek.
- İki sanıklı davada bir sanıkla uzlaşmanın diğerini de kapsadığını sanmak.