Kısa cevap: Evet, mümkün olabilir; ancak otomatik değildir. TCK m. 158/4 uyarınca cezanız yarı oranında indirilir ve sonuçta iki yıl veya daha az hapis cezası çıkarsa, koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB, CMK m. 231), hapis cezasının ertelenmesi (TCK m. 51) veya kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesi (TCK m. 50) gündeme gelebilir. En belirleyici koşul, mağdurun zararının giderilmesidir.
Bu yazı, IBAN veya hesap kiralama dosyalarında HAGB, erteleme ve adlî para cezasının hangi şartlarda uygulanabileceğini, 158/4'teki yarı oranında indirimle birlikte nasıl işlediğini ve en sık yapılan hataları anlatır.
Bu yazıda
- Önce cezanın nasıl belirlendiği: 158 ve 158/4
- HAGB (CMK m. 231): şartlar ve sonuçları
- Hapis cezasının ertelenmesi (TCK m. 51)
- Adlî para cezası ve seçenek yaptırımlar (TCK m. 50)
- HAGB mi, erteleme mi: ikisi birlikte olmaz
- Zararın giderilmesinin önemi
- Sık yapılan hatalar
Önce cezanın nasıl belirlendiği
Kısa cevap: Önce nitelikli dolandırıcılık cezası belirlenir, sonra hesabı verme fiiliyle sınırlı iştirak varsa ceza yarı oranında indirilir; HAGB veya erteleme ancak bundan sonra ortaya çıkan ceza üzerinden tartışılır.
Bilişim sistemlerinin veya bankaların araç olarak kullanılmasıyla işlenen dolandırıcılıkta ceza, TCK m. 158'e göre üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıdır; bu bentte hapis cezasının alt sınırı dört yıldan az olamaz. 16 Temmuz 2026'da kabul edilip 31 Temmuz 2026'da Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanunla eklenen m. 158/4 ise dolandırıcılığa iştirakin, ödeme araçlarını veya hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması hâlinde verilecek cezanın yarı oranında indirilmesini öngörür.
Bu indirim, aşağıdaki seçeneklerin kapısını açabilir: Alt sınırın yarısı hesaplandığında ceza iki yıl veya daha az düzeyine inebilir. Ancak mahkeme cezayı alt sınırdan belirlemek zorunda değildir; kusurunuza, fiilin özelliklerine ve dosyadaki delillere göre takdir kullanır. Dolayısıyla “yarı oranında indirim, otomatik olarak HAGB” demek doğru olmaz.
HAGB (CMK m. 231): şartlar ve sonuçları
Kısa cevap: Hükmedilen ceza iki yıl veya daha az hapis ya da adlî para cezası ise, şartlar varsa mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir. Yeni düzenlemede zararın tamamen giderilmesi de şarttır.
CMK m. 231'in 5. fıkrası, 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla değiştirildi. Metne göre HAGB kararı verilebilmesi için şunlar gerekir:
- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
- Mahkemenin sanığın kişilik özelliklerini ve duruşmadaki tutum ve davranışlarını göz önünde bulundurarak yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması,
- Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi.
Zararı derhâl ödeyemiyorsanız, CMK m. 231/9 gereğince denetim süresince aylık taksitler hâlinde ödeyerek tamamen gidermeniz koşuluyla da HAGB kararı verilebilir. Bu, hesaba gelen paranın mağdura iadesinde pratik bir yol açar.
HAGB kararı verilirse sanık beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmez ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uyulursa, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir. Aksi hâlde mahkeme hükmü açıklar. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmaması demektir.
Hapis cezasının ertelenmesi (TCK m. 51)
Kısa cevap: İki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası, şartlar varsa ertelenebilir; erteleme ile ceza hemen infaz edilmez ve denetim süresi belirlenir.
TCK m. 51'e göre erteleme için kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaat oluşması gerekir. Mahkeme, cezanın ertelenmesini mağdurun zararının aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna da bağlayabilir. Bu durumda koşul gerçekleşinceye kadar ceza infaz kurumunda çektirilmeye devam eder; koşul yerine getirilince infaz hâkimi kararıyla hükümlü derhâl salıverilir.
Erteleme hâlinde bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere bir denetim süresi belirlenir; bu sürenin alt sınırı mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz. Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirilirse ceza infaz edilmiş sayılır. Süre içinde kasıtlı bir suç işlenirse ya da yükümlülüklere uyulmazsa ertelenen ceza kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilebilir.
Adlî para cezası ve seçenek yaptırımlar (TCK m. 50)
Kısa cevap: Bir yıl veya daha az süreli hapis cezası “kısa süreli hapis cezası” sayılır ve şartlar varsa adlî para cezasına ya da başka seçenek yaptırımlara çevrilebilir.
TCK m. 49/2'ye göre hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası kısa süreli hapis cezasıdır. TCK m. 50'ye göre mahkeme; suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre bu cezayı adlî para cezasına, mağdurun veya kamunun zararının tamamen giderilmesine ya da kamuya yararlı bir işte çalıştırılma gibi diğer seçenek tedbirlere çevirebilir. Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarla çarpılmasıyla hesaplanır. Bir günün karşılığı ekonomik ve şahsî hâllere göre belirlenir; güncel tutarları resmî kaynaklardan kontrol edin. Hâkim ayrıca adlî para cezasının taksitlendirilmesine de karar verebilir; taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz.
HAGB mi, erteleme mi: ikisi birlikte olmaz
CMK m. 231/7'ye göre açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez. Yani mahkeme önce HAGB'yi değerlendirir; bu yol seçilmezse erteleme veya seçenek yaptırım gündeme gelir. Hangi yolun sizin için daha elverişli olduğu, sabıka kaydınıza ve dosyanın durumuna bağlıdır; HAGB'de hüküm hiç açıklanmadığı için düşme kararı sonunda sonuç doğurmaz, ancak kararın bunlara mahsus bir sisteme kaydedildiğini ve denetim süresi içinde kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha HAGB verilemeyeceğini unutmayın. HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir; bu nedenle karar çıktıktan sonra gerekçeli kararı alıp süreleri avukatınızla birlikte takip edin.
Zararın giderilmesinin önemi
Üç yolun ortak noktası, mağdurun zararıdır. HAGB için zararın tamamen giderilmesi doğrudan şarttır (CMK m. 231/6); erteleme ve seçenek yaptırımda mahkeme bunu şart koşabilir. IBAN kiralama dosyalarında mağdurun parası çoğunlukla hesaptan hızla başka hesaplara aktarılır; bu nedenle “tamamen giderme” için, mağdurun gerçek zararının ne olduğunu savcılık dosyasından veya katılan avukatından öğrenmek gerekir. Ödemeyi dekontlu ve yazılı bir kayıtla yapın; kısmî ödemelerde mağdurun rızası TCK m. 168/4'te ayrıca aranır. Etkin pişmanlık ayrı bir yazıda anlatılmıştır.
Ayrıca ceza hukukundaki sonuçtan bağımsız olarak, TBK m. 61'e göre birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verirse müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanır; mağdur parasını sizden hukuk yoluyla da isteyebilir.
Sık yapılan hatalar
- “158/4'ten indirim aldım, hapis çıkmaz” varsayımıyla savunma yapmamak.
- Zararı giderme gücü yokken HAGB beklemek; taksit imkânını (CMK m. 231/9) mahkemeye sunmamak.
- Duruşmada pişmanlığı ve kişisel durumunu anlatmamak; hem TCK m. 51 hem m. 231 mahkemenin kanaatine bağlıdır.
- Önceki mahkûmiyetlerini avukatına söylememek: önceki kasıtlı suç mahkûmiyeti HAGB ve erteleme şartlarını etkiler.
- Denetim süresi içinde yeni bir suç işlemek veya yükümlülüklere uymamak.
Bu bilgiler genel niteliktedir; koşulların somut dosyada gerçekleşip gerçekleşmediğini mahkeme belirler. Dosyanız için bir avukata danışın.
