WhatsApp'tan “başsavcı vekili” aradı, mahkeme kararı gönderip para istedi

Dolandırıcılık ve bilişimYazar: Hukuk Rehberi yayın ekibiYayın: Av. Ertuğrul Targal onayladı ·

Neden şimdi: Antalya'da kendini başsavcı vekili olarak tanıtan şüphelilerin WhatsApp'tan sahte mahkeme kararları göndererek üç kişiyi dolandırdığı iddiası bugün haberlere yansıdı.

Kısa cevap: Bir savcı, hâkim ya da başka bir kamu görevlisi seni WhatsApp'tan arayıp “hakkında karar var, hesabını aklamak için şu hesaba para yatır” diyorsa, bu bir dolandırıcılıktır. Yargı makamları kararlarını mesajlaşma uygulamasından göndermez, senden “güvenli hesap”a para da istemez. Telefonu kapat, hiçbir şey ödeme ve durumu doğrudan emniyete ya da başsavcılığa bildir.

Ne oldu?

Bugün yayımlanan bir habere göre Antalya'da üç şüpheli, kendilerini “Cumhuriyet Başsavcı Vekili” olarak tanıttı ve WhatsApp üzerinden “Bölge Adliye Mahkemesi” başlıklı sahte kararlar göndererek üç kişiden para aldı. Bu haber, yönteme daha önce de başka yerlerde rastlandığını hatırlatıyor: önce korkutucu bir telefon, sonra resmî görünümlü bir belge, ardından “işin kapanması için” para talebi.

Neden inandırıcı görünüyor?

Sahte karar belgelerinde mahkeme başlığı, esas numarası, mühür ve imza görüntüsü bulunur. Arayan kişi genellikle ciddi bir suçlama (örneğin “hesabın terör ya da kara para soruşturmasında kullanılmış”) iddia eder, “gizlilik var, kimseye söyleme” der ve acele ettirir. Korku ve gizlilik baskısı, kişinin avukatına, bankasına ya da yakınlarına danışmasını engellemeyi amaçlar.

Gerçek yargı süreci nasıl işler?

  • Kamu kurumları, noterler ve baroya kayıtlı avukatlara tebligat zorunlu olarak elektronik yolla yapılır; gerçek kişilere de talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilir. Elektronik tebligatlar PTT'nin kurduğu Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden yürütülür (Tebligat K. m.7/a). Mesajlaşma uygulaması bu sistemin parçası değildir.
  • Tebligat, kural olarak PTT veya memur vasıtasıyla yapılır (Tebligat K. m.1) ve bilinen en son adrese çıkarılır (m.10).
  • Gerçek bir soruşturmada malvarlığına el koyma bir yargı kararına dayanır (CMK m.128) ve hiçbir mahkeme kararı kişiden bir hesaba para yatırmasını istemez.

Bir yazının resmî görünmesi onu resmî yapmaz. Üzerinde mahkeme başlığı olsa da WhatsApp'tan gelen belge tebligat sayılmaz.

Suç açısından durum

Kendini kamu görevlisi olarak tanıtarak ya da kamu kurumunu araç olarak kullanarak yapılan dolandırıcılık nitelikli dolandırıcılıktır. TCK m.158/1'e göre bu hâller arasında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması (d) ve kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması (l) sayılır. Ceza üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıdır; (l) bendinde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adlî para cezası miktarı ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Sahte bir resmî belge düzenleyen veya sahte resmî belgeyi kullanan kişi ise ayrıca TCK m.204/1'e göre iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşır.

Böyle bir arama gelirse ne yapmalısın?

  1. Telefonu kapat. Hiçbir şey ödeme, kimlik, kart veya e-Devlet bilgisi paylaşma.
  2. Arayanın adını ve numarasını not al, gönderilen belgenin ekran görüntüsünü al; sakla.
  3. Gerçek bir dosyan olup olmadığını e-Devlet veya UYAP üzerinden ya da ilgili adliyeye bizzat giderek kontrol et.
  4. Para gönderdiysen bankanı hemen ara, işlemin durdurulmasını iste, dekontu sakla.
  5. Durumu Cumhuriyet başsavcılığına yaz ve ilgili numarayı ve hesabı bildir. Hem sahte belge hem dolandırıcılık için şikâyetçi ol.

Sık yapılan hatalar

  • “Kimseye söyleme” talimatına uymak: bu cümle dolandırıcının en güvendiği araçtır, yakınına anlat.
  • Belgedeki mühür ve numaraya bakıp inanmak: bu ögeler kolayca taklit edilir.
  • Parayı “geçici olarak” göndermek: savcılık ya da mahkeme geçici hesap istemez.
  • Utanıp bildirmemek: bildirimler kısa sürede yapılırsa hesaplar kapatılabilir.

Yakınlarını da uyar

Bu tür aramalar çoğu zaman yaşlı yakınları ya da yeni bir kamu işi bekleyenleri hedef alır. Ailenle bir kural belirle: resmî kurum adıyla gelen her para talebini telefonda tek başına karara bağlamamak, kapatıp kurumu bilinen resmî numaradan kendin aramak. Arayan kişi bunu engellemeye çalışıyorsa, bu zaten dolandırıcılığın işaretidir.

Bu yazı genel bilgidir. Haberdeki olay, kaynakta yazıldığı kadarıyla anlatılmıştır ve soruşturma süreci devam edebilir.

Video

“Anne, benim!” Oğlunun sesiyle aradılar, oğlu ise salonda maç izliyordu — video kapak görseli

“Anne, benim!” Oğlunun sesiyle aradılar, oğlu ise salonda maç izliyordu · 6 dk

Videonun metni

Akşam sekiz buçuk. Annenin telefonu çalıyor. Arayan sensin.

Senin sesin, senin "anne" deyişin: "Anne, başım belada, kimseye söyleme, hemen para lazım."

Tek bir sorun var: Sen o sırada salondasın. Elinde çekirdek, maç izliyorsun.

Peki bir anne, oğlunun sesini oğlundan ayırt edemiyorsa ne olacak? Bu ses nereden çıktı, o telefon açılınca ne yapmalı? Gel, baştan alalım.

Nuran Hanım altmış yedi yaşında, emekli öğretmen. Fatih'te üçüncü kat, asansörsüz. Oğlu Kaan pazar akşamları yemeğe gelir.

Nuran Hanım'ın telefonla ilişkisi özeldir. Yazı boyutu en büyükte, ses sonuna kadar açık. Telefonu kulağına değil, ağzına tutar; telsizle konuşur gibi.

Bilinmeyen numarayı her zaman açar, çünkü "belki hastaneden arıyorlardır". Hastaneden hiç aramazlar. Görüntülü aramada da sadece alnı görünür.

O akşam Kaan salonda maç izliyor, Nuran Hanım mutfakta dolma sarıyor. Telefon çalıyor: bilinmeyen numara. Açıyor tabii.

"Anne benim, Kaan. Telefonum bozuldu, arkadaşın telefonundan arıyorum."

Ses birebir Kaan. Aynı "anne", aynı yutulan harfler, aynı sabırsız nefes.

"Anne, kaza yaptım, karşı taraf para istiyor. Polis yanımda, uzun konuşamam. Babama sakın söyleme."

Nuran Hanım'ın elleri titriyor. Dolma yarım kalıyor, banka uygulaması açılıyor; şifre ancak üçüncü denemede tutuyor.

Ve tam o anda salondan bir ses: "Gooool, anne gol oldu!" Bir kulakta Kaan, öbür kulakta... yine Kaan.

Telefondaki Kaan devam ediyor: "Anneciğim, sizi bu saatte rahatsız ettiğim için gerçekten çok özür dilerim."

İşte orada her şey çözülüyor. Gerçek Kaan otuz iki yaşında ve hayatında bir kere "anneciğim" dememiş. Onun cümlesi bellidir: "Anne, yemek ne?"

Nuran Hanım telefona soruyor: "Oğlum, sesin niye bu kadar kibar?" Hat kapanıyor.

O ses nereden geldi? Kaan'ın geçen yaz sosyal medyaya koyduğu otuz saniyelik bir videodan: deniz, güneş, "Selam millet, burası cennet!"

Yapay zekâ, birkaç saniyelik bir kayıttan bile benzer bir ses üretebiliyor. Otuz saniye ona bol bile.

Yöntem hep aynı: Sesi sosyal medyadan ya da bir telefon konuşmasından al, yapay zekâyla taklit et, yaşlı bir yakını ara, panik yarat.

Konuşma kısa tutulur; ağlama, telaş, "polis yanımda" eklenir. Hattaki cızırtı, sesteki tuhaflıkları örter. Amaç tek: Düşünmene fırsat vermemek.

Ekim 2026'da haberlere yansıyan uyarıların özeti de bu: Sesin tanıdık gelmesine güvenme, aramayı doğrula.

Hukuken bu işin temelinde dolandırıcılık var. Banka ya da bilişim sistemleri araç olarak kullanıldıysa, nitelikli dolandırıcılık gündeme gelir.

Cezası üç yıldan on yıla kadar hapis ve adlî para cezası. Bu hâlde hapsin alt sınırı dört yıldan az olamaz.

Peki sesin kopyalanması? Kişisel verileri hukuka aykırı kaydedene bir yıldan üç yıla kadar hapis. Başkasına veren, yayan ya da ele geçirene iki yıldan dört yıla kadar.

Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı ifşa etmek de iki yıldan beş yıla kadar hapis gerektirir.

Ama sesin kişisel veri sayılıp sayılmayacağı ve hangi hükmün uygulanacağı, olayın ayrıntılarına göre savcılık ve mahkemece belirlenir. Her dosyada aynı sonuç çıkmaz.

KVKK da biyometrik verileri özel nitelikli sayar; bunların işlenmesi, kanundaki şartlar dışında yasaktır. Sesinin biyometrik veri olup olmadığı ise nasıl işlendiğine bağlı.

Sesin bir şirketin kayıtlarından sızdıysa, o şirket verileri korumak için teknik ve idari tedbir almak zorundaydı. Önce ona başvur; cevap gelmez ya da yetersizse, cevabı öğrendiğin günden itibaren otuz, her hâlde başvurudan itibaren altmış gün içinde KVK Kurulu'na şikâyet edebilirsin.

Şimdi telefon sana geldi diyelim. Önce kapat. Panik ve acele, yöntemin ta kendisi.

Sonra yakınını bildiğin, kayıtlı numarasından geri ara; açmıyorsa ortak bir tanıdığı ara. Ses artık kimlik kanıtı değil; doğrulama ikinci bir kanaldan yapılır.

Kart bilgisini, şifreni, telefona gelen doğrulama kodunu "acil durum" bahanesiyle kimseye verme. Ses ve video paylaşımlarını da mümkünse sadece tanıdıklarına açık tut.

Para gönderdiysen dekontla hemen bankanı ara, işlemin durdurulmasını iste. Arama kaydını, numarayı, mesajları sakla; Cumhuriyet başsavcılığına ya da emniyete suç duyurusunda bulun. Şikâyeti bekletme.

Ve en önemlisi, bunu annenle babanla konuş: Sadece sizin bildiğiniz bir doğrulama kelimesi ya da sorusu belirleyin.

Nuran Hanım'ın evinde bu toplantı ertesi pazar yapıldı. Gündem tek: "İlkokulda kedimizin adı neydi?"

Kaan özgüvenle: "Pamuk." Nuran Hanım: "Pamuk komşunun kedisiydi oğlum, bizimki Tarçın'dı." Kendi testinde ilk elenen, Kaan'ın kendisi.

Beş dakika sonra Nuran Hanım aile grubuna yazıyor: "Aile şifremiz Tarçın, kimseye söylemeyin." Grupta on bir kişi var; ikisi komşu.

Kaan "Anne, sil şunu!" diyor. Nuran Hanım siliyor: "Benden sil"e basarak.

Kural basit: Şifre yüz yüze konuşulur, hiçbir yere yazılmaz. Cevabı profilde duran bir şey de seçilmez; Tarçın'ın fotoğrafı zaten herkesin önünde.

Yeni şifre o akşam belirleniyor: Kaan'ın ilkokuldaki lakabı. Kaan itiraz ediyor, oy çokluğuyla kabul.

Bir sonraki pazar kapı çalıyor. "Anne, benim!" İçeriden: "Şifre?"

Kaan, elinde market poşeti, bütün apartmanın önünde bağırıyor: "Patates! Anne, ben Patates!" Yöneticinin kapısı aralanıyor.

Bu hikâye temsilîdir. Genel bilgidir; hukuki görüş değildir. Para gittiyse beklemeden bankanı ara, bir avukata danış.

Hukuk Rehberi YouTube kanalı · Genel bilgidir; hukuki görüş değildir.

Kısa sorular ve cevaplar

Savcı WhatsApp'tan mahkeme kararı gönderebilir mi?

Hayır. Tebligat Kanunu'na göre tebligat PTT veya memur vasıtasıyla yapılır; elektronik tebligat ise PTT'nin kurduğu Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden yürütülür. Mesajlaşma uygulaması resmî tebligat yolu değildir.

Mahkeme kararı gerçek mi diye nasıl kontrol ederim?

Belgedeki mühür ve numaraya güvenme. Dosya sorgulamasını e-Devlet veya UYAP üzerinden yap ya da ilgili adliyeye giderek bilgi iste. Gerçek tebligat PTT veya elektronik tebligat sistemi üzerinden ulaşır.

Kendini başsavcı vekili diye tanıtan kişi için ne ceza var?

Kendini kamu görevlisi olarak tanıtarak yapılan dolandırıcılıkta ceza üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıdır; bu bentte hapis cezasının alt sınırı dört yıldan az olamaz.

Sahte mahkeme kararı düzenlemek ayrıca suç mu?

Evet. Sahte resmî belge düzenleyen, gerçek resmî belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmî belgeyi kullanan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır; dolandırıcılıkla birlikte değerlendirilebilir.

Mahkeme veya savcılık benden hesaba para yatırmamı isteyebilir mi?

Hayır. Soruşturma kapsamında malvarlığına el koyma, kuvvetli şüphe sebebi bulunan hâllerde yargı mercilerinin kararıyla ve resmî usulle yapılır. Böyle bir süreçte kişiden güvenli hesap adı altında para istenmez.

Para gönderdim, geri alabilir miyim?

Bankanı hemen ara, işlemin durdurulmasını iste ve başsavcılığa suç duyurusu yap. Geri alma garanti değildir; hızlı bildirim hesabın bloke edilme ihtimalini artırır. Ceza davası ayrıca yürür.

Kamu görevlisi taklidiyle dolandırılan kişi nereye başvurmalı?

Cumhuriyet başsavcılığına veya emniyete suç duyurusunda bulunmalı; mesaj, numara, belge görüntüsü ve dekontu eklemeli. Dolandırıcılığın kamu kurumunun araç kılınmasıyla işlenmesi ayrıca nitelikli hâl sayılır.

Adıma elektronik tebligat gelip gelmediğini nasıl öğrenirim?

Kamu kurumları ve avukatlar gibi bazı kişiler zorunlu olarak, diğer kişiler ise talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi alır. Elektronik tebligat, muhatabın adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.

Avukat bul: avukata ulaşma yolları

Dayanaklar

Genel bilgidir; hukuki görüş değildir.

Diğer güncel yazılar