Kısa cevap: Bir savcı, hâkim ya da başka bir kamu görevlisi seni WhatsApp'tan arayıp “hakkında karar var, hesabını aklamak için şu hesaba para yatır” diyorsa, bu bir dolandırıcılıktır. Yargı makamları kararlarını mesajlaşma uygulamasından göndermez, senden “güvenli hesap”a para da istemez. Telefonu kapat, hiçbir şey ödeme ve durumu doğrudan emniyete ya da başsavcılığa bildir.
Ne oldu?
Bugün yayımlanan bir habere göre Antalya'da üç şüpheli, kendilerini “Cumhuriyet Başsavcı Vekili” olarak tanıttı ve WhatsApp üzerinden “Bölge Adliye Mahkemesi” başlıklı sahte kararlar göndererek üç kişiden para aldı. Bu haber, yönteme daha önce de başka yerlerde rastlandığını hatırlatıyor: önce korkutucu bir telefon, sonra resmî görünümlü bir belge, ardından “işin kapanması için” para talebi.
Neden inandırıcı görünüyor?
Sahte karar belgelerinde mahkeme başlığı, esas numarası, mühür ve imza görüntüsü bulunur. Arayan kişi genellikle ciddi bir suçlama (örneğin “hesabın terör ya da kara para soruşturmasında kullanılmış”) iddia eder, “gizlilik var, kimseye söyleme” der ve acele ettirir. Korku ve gizlilik baskısı, kişinin avukatına, bankasına ya da yakınlarına danışmasını engellemeyi amaçlar.
Gerçek yargı süreci nasıl işler?
- Kamu kurumları, noterler ve baroya kayıtlı avukatlara tebligat zorunlu olarak elektronik yolla yapılır; gerçek kişilere de talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilir. Elektronik tebligatlar PTT'nin kurduğu Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden yürütülür (Tebligat K. m.7/a). Mesajlaşma uygulaması bu sistemin parçası değildir.
- Tebligat, kural olarak PTT veya memur vasıtasıyla yapılır (Tebligat K. m.1) ve bilinen en son adrese çıkarılır (m.10).
- Gerçek bir soruşturmada malvarlığına el koyma bir yargı kararına dayanır (CMK m.128) ve hiçbir mahkeme kararı kişiden bir hesaba para yatırmasını istemez.
Bir yazının resmî görünmesi onu resmî yapmaz. Üzerinde mahkeme başlığı olsa da WhatsApp'tan gelen belge tebligat sayılmaz.
Suç açısından durum
Kendini kamu görevlisi olarak tanıtarak ya da kamu kurumunu araç olarak kullanarak yapılan dolandırıcılık nitelikli dolandırıcılıktır. TCK m.158/1'e göre bu hâller arasında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması (d) ve kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması (l) sayılır. Ceza üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıdır; (l) bendinde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adlî para cezası miktarı ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Sahte bir resmî belge düzenleyen veya sahte resmî belgeyi kullanan kişi ise ayrıca TCK m.204/1'e göre iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşır.
Böyle bir arama gelirse ne yapmalısın?
- Telefonu kapat. Hiçbir şey ödeme, kimlik, kart veya e-Devlet bilgisi paylaşma.
- Arayanın adını ve numarasını not al, gönderilen belgenin ekran görüntüsünü al; sakla.
- Gerçek bir dosyan olup olmadığını e-Devlet veya UYAP üzerinden ya da ilgili adliyeye bizzat giderek kontrol et.
- Para gönderdiysen bankanı hemen ara, işlemin durdurulmasını iste, dekontu sakla.
- Durumu Cumhuriyet başsavcılığına yaz ve ilgili numarayı ve hesabı bildir. Hem sahte belge hem dolandırıcılık için şikâyetçi ol.
Sık yapılan hatalar
- “Kimseye söyleme” talimatına uymak: bu cümle dolandırıcının en güvendiği araçtır, yakınına anlat.
- Belgedeki mühür ve numaraya bakıp inanmak: bu ögeler kolayca taklit edilir.
- Parayı “geçici olarak” göndermek: savcılık ya da mahkeme geçici hesap istemez.
- Utanıp bildirmemek: bildirimler kısa sürede yapılırsa hesaplar kapatılabilir.
Yakınlarını da uyar
Bu tür aramalar çoğu zaman yaşlı yakınları ya da yeni bir kamu işi bekleyenleri hedef alır. Ailenle bir kural belirle: resmî kurum adıyla gelen her para talebini telefonda tek başına karara bağlamamak, kapatıp kurumu bilinen resmî numaradan kendin aramak. Arayan kişi bunu engellemeye çalışıyorsa, bu zaten dolandırıcılığın işaretidir.
Bu yazı genel bilgidir. Haberdeki olay, kaynakta yazıldığı kadarıyla anlatılmıştır ve soruşturma süreci devam edebilir.
