Bağışlama, Ödünç, Saklama ve Adi Ortaklık Sözleşmeleri 2026: Bağıştan Dönme Süresi, Ödünç Paraya Faiz, Otopark Sorumluluğu ve Ortaklıktan Ayrılma

Sözleşmeler ve borçlarYazar: Hukuk Rehberi yayın ekibiYayın: Av. Ertuğrul Targal onayladı ·

Taşınmaz bağışı sözü ancak resmî şekilde, taşınır bağışı sözü yazılı yapılırsa geçerlidir; taşınır eşyanın teslimiyle elden bağış kurulur (TBK m. 288 ve 289). Bağışı geri alma hakkı, geri alma sebebinin öğrenildiği günden itibaren bir yıl içinde kullanılır (TBK m. 297). Ödünç, saklama ve ortaklık sözleşmelerinde de şekil, süre ve sorumluluk kuralları farklıdır.

Bu yazı, bağışlama sözleşmesinin şeklini ve bağıştan dönme koşullarını, kullanım ve tüketim ödüncünde geri verme ve faiz kurallarını, saklama ile otel ve otopark sorumluluğunu, adi ortaklığın işleyişini ve sona ermesini, kumar borcunu ve ömür boyu gelir ile bakma sözleşmelerini anlatır.

Bu yazıda

  • Bağışlama sözleşmesi: şekil ve elden bağış
  • Bağıştan dönme ve bağış sözünden vazgeçme
  • Ödünç sözleşmeleri: kullanım ödüncü ve tüketim ödüncü
  • Saklama sözleşmesi, otel ve otopark sorumluluğu
  • Adi ortaklık: kâr, karar, ayrılma ve sorumluluk
  • Kumar ve bahis borcu, ömür boyu gelir ve bakma sözleşmesi, ürün kirası

Bağışlama sözleşmesi: şekil ve elden bağış

Kısa cevap: Bağışlama, bağışlayanın malvarlığından bağışlanana karşılıksız kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Henüz edinilmemiş bir haktan feragat etmek veya mirası reddetmek bağışlama değildir; ahlaki bir ödevin yerine getirilmesi de bağışlama sayılmaz (TBK m. 285).

Bağışlama sözü vermenin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır; taşınmaz veya taşınmaz üzerindeki ayni hakkın bağışlanması sözü ise ancak resmî şekilde yapılmışsa geçerlidir. Şekle uyulmayan söz, bağışlayan tarafından yerine getirilirse elden bağışlama hükmündedir; resmî şekil istenen bağışlamalarda bu geçerli olmaz (TBK m. 288). Elden bağışlama, bağışlayanın taşınırını bağışlanana teslim etmesiyle kurulmuş olur; yani taşınır malı teslim ederek yapılan bağışlamada ayrıca yazılı bağışlama sözü aranmaz (TBK m. 289). İspat için teslim tutanağı veya mesajlar yararlıdır.

Fiil ehliyeti bulunmayan kişi ayırt etme gücüne sahipse bağışlamayı kabul edebilir; ancak yasal temsilci kabulü yasaklar veya bağışlanan şeyin geri verilmesini emrederse bağışlama ortadan kalkar (TBK m. 287). Aksi kararlaştırılmamışsa dönemsel edimleri içeren bağışlama bağışlayanın ölümüyle sona erer; yerine getirilmesi bağışlayanın ölümüne bağlı olan bağışlamada ise vasiyete ilişkin hükümler uygulanır (TBK m. 290 ve 298). Bağışlayan bağışlamasına yüklemeler koyabilir ve bağışlanan tarafından kabul edilen yüklemelerin yerine getirilmesini isteyebilir; konunun değeri yüklemenin masrafını karşılamıyorsa bağışlanan yüklemeden kaçınabilir (TBK m. 291). Bağışlayan, bağışlananın kendisinden önce ölmesi hâlinde konunun kendisine dönmesi koşulunu da koyabilir; taşınmazda bu koşul tapu siciline şerh verilebilir (TBK m. 292).

Bağıştan dönme ve bağış sözünden vazgeçme

Kısa cevap: Bağışlanan bağışlayana veya yakınına karşı ağır suç işlerse, kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranırsa veya yüklemeli bağışlamada haklı sebep olmadan yüklemeyi yerine getirmezse elden bağışlamayı geri alabilirsiniz; bağışlananın istem tarihindeki zenginleşmesi ölçüsünde geri isteyebilirsiniz (TBK m. 295).

Bağışlayan, geri alma sebebini öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde bağışlamayı geri alabilir. Bu süre dolmadan ölürse hak mirasçılarına geçer; sebebi öğrenmeden ölürse mirasçılar ölümden itibaren bir yıl içinde kullanabilir (TBK m. 297). Bağışlayan, mali durumu sonradan sözün yerine getirilmesini kendisi için olağanüstü ağır kılacak ölçüde değişmişse veya yeni aile yükümlülükleri doğmuşsa ya da mevcut yükümlülükleri önemli ölçüde ağırlaşmışsa bağışlama sözünü geri alabilir ve ifadan kaçınabilir (TBK m. 296). Bağışlananın kabulünden önce, başkasına bağışlamayı önerdiğiniz malı başka mallarınızdan fiilen ayırmış olsanız bile bağış önerinizi geri alabilirsiniz (TBK m. 293). Bağışlayan, bağışlamadan doğan zarardan, zarara ağır kusuruyla sebep olmadıkça bağışlanana karşı sorumlu değildir; garanti sözü varsa bu sözle sorumlu olur (TBK m. 294).

Tapu devrinde bağıştan dönme için bağıştan dönme yazımıza bakabilirsiniz.

Ödünç sözleşmeleri: kullanım ödüncü ve tüketim ödüncü

Kısa cevap: Kullanım ödüncü, ödünç verenin bir şeyin karşılıksız olarak kullanılmasını ödünç alana bırakmayı, ödünç alanın da kullandıktan sonra o şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir; kiradan farkı karşılık ödenmemesidir (TBK m. 379). Ödünç alan, konuyu ancak sözleşmede kararlaştırılan şekilde, hüküm yoksa niteliğine veya özgülendiği amaca göre kullanabilir ve başkasına kullandıramaz; aykırı davranırsa beklenmedik hâllerden doğan zararlardan da sorumlu olur (TBK m. 380). Ödünç alan olağan bakım ve koruma giderlerini karşılar; ödünç verenin yararına yapmak zorunda kaldığı olağanüstü giderlerin ödenmesini ondan isteyebilir (TBK m. 381). Bir şeyi birlikte ödünç alanlar müteselsilen sorumludur (TBK m. 382).

Kullanım süresi ve amacı belirlenmeden verilmişse ödünç veren eşyayı dilediği zaman geri isteyebilir; amaç belirlenmişse sözleşme amaca uygun kullanım yapılınca veya yeterli süre geçince sona erer. Ödünç alan sözleşmeye aykırı kullanır, bozar veya başkasına verirse ya da önceden bilinmeyen bir durum yüzünden ödünç verenin ivedi gereksinimi doğarsa eşya daha önce de geri istenebilir (TBK m. 383 ve 384). Kullanım ödüncü, ödünç alanın ölmesiyle kendiliğinden sona erer ve mirasçılar kullanım hakkını sürdüremez (TBK m. 385).

Tüketim ödüncünde (özellikle para ödüncü) ticari olmayan sözleşmede, kararlaştırılmış olmadıkça faiz istenemez; ticari tüketim ödüncünde ise faiz kararlaştırılmamış olsa bile istenebilir (TBK m. 387). Faize faiz yürütülmesi kararlaştırılamaz; faiz oranı belirlenmemişse ödünç alma zamanında ve yerinde geçerli olan oran uygulanır ve aksi kararlaştırılmamışsa faiz yıllık olarak ödenir (TBK m. 388). Ödünç alanın ödünç konusunun teslimini ve ödünç verenin teslim almayı isteme hakkı, karşı tarafın temerrüdünden başlayarak altı ayın geçmesiyle zamanaşımına uğrar (TBK m. 389). Ödünç alan sözleşmeden sonra ödeme güçsüzlüğüne düşerse ödünç veren teslimden kaçınabilir (TBK m. 390). Kararlaştırılan para yerine kıymetli evrak veya ticari mal verilirse borcun tutarı, bunların teslim zamanı ve yerindeki borsa veya piyasa değeri üzerinden hesaplanır (TBK m. 391). Geri verme için belirli gün, bildirim süresi veya "istenince muaccel olur" kaydı kararlaştırılmamışsa, ödünç alan ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir (TBK m. 392). Bu nedenle geri ödeme tarihini yazılı belirleyin.

Saklama sözleşmesi, otel ve otopark sorumluluğu

Kısa cevap: Saklayan, saklatanın bıraktığı taşınırı güvenli yerde koruma altına almayı üstlenir ve açıkça öngörülmüşse veya durum gerektiriyorsa ücret isteyebilir; saklatanın izni olmadıkça saklananı kullanamaz, kullanırsa uygun bir kullanım bedeli ve beklenmedik hâl zararlarından sorumlu olur (TBK m. 561 ve 563).

Saklama süresi belirlenmiş olsa bile saklayan, saklatanın her zaman ileri sürebileceği istemi üzerine saklananı çoğalmalarıyla birlikte geri vermekle yükümlüdür; saklatan ise saklayanın belirlenen süreyi dikkate alarak yaptığı masrafları ödemelidir (TBK m. 564). Otelde "eşyalardan sorumlu değiliz" levhası, işletenin sorumluluğunu kaldırmaz; konaklayan, zararını öğrenir öğrenmez işletene bildirmezse istem hakkını kaybeder (TBK m. 578). Garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenler, kendilerine bırakılan veya çalışanlarınca kabul edilen motorlu taşıtın yok olmasından, zarar görmesinden veya çalınmasından sorumludur; zararın saklatana yüklenebilir kusurdan, mücbir sebepten ya da eşyanın niteliğinden doğduğunu ispat ederlerse kurtulurlar, sorumsuzluk ilanı koruma sağlamaz (TBK m. 579).

Adi ortaklık: kâr, karar, ayrılma ve sorumluluk

Kısa cevap: Adi ortaklık, iki veya daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir; kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımayan ortaklık adi ortaklık sayılır. Kanun özel bir şekil öngörmez ama yazılı sözleşme ispat için yararlıdır (TBK m. 620).

Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa her ortağın kazanç ve zarardaki payı, katılım payının değerine ve niteliğine bakılmaksızın eşittir (TBK m. 623). Ortaklığın kararları kural olarak bütün ortakların oybirliğiyle alınır; sözleşmede oy çokluğu belirtilmişse çoğunluk ortak sayısına göre belirlenir. Yönetim sözleşme veya kararla belli kişilere bırakılmadıkça bütün ortaklar yönetme hakkına sahiptir (TBK m. 624 ve 625). Yönetim yetkisi olmasa bile her ortağın ortaklığın işleyişi hakkında bilgi alma, defter ve kayıtlarını inceleme, örnek alma ve mali durumu hakkında özet çıkarma hakkı vardır; bunu sınırlayan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür (TBK m. 631). Yeni ortak alınması bütün ortakların rızasına bağlıdır (TBK m. 632).

Ortaklık belirsiz süreli veya ortaklardan birinin ömrü boyunca kurulmuşsa ortaklardan her biri altı ay önceden fesih bildiriminde bulunabilir; fesih dürüstlük kurallarına aykırı olarak ve uygun olmayan zamanda yapılamaz ve hesap yılı sonunda hüküm ifade eder (TBK m. 640). Ortaklık amacın gerçekleşmesi veya imkânsızlaşması, sözleşmede aksi yoksa ortağın ölümü, kısıtlanması veya iflası, oybirliğiyle karar, sürenin bitmesi, fesih bildirimi ve haklı sebeplerle mahkeme kararıyla sona erer (TBK m. 639). Ortaklıktan çıkan ortağın payı diğer ortaklara payları oranında kendiliğinden geçer; diğer ortaklar, ortak sıfatının sona erdiği tarihte ortaklık tasfiye edilseydi ödenmesi gereken tasfiye payını ona ödemekle yükümlüdür (TBK m. 634). Ortaklar üçüncü kişilere karşı ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olur; ortaklık için edinilen şeyler ve alacaklar elbirliği mülkiyetine tabi olarak bütün ortaklara aittir (TBK m. 638). Ortaklığın giderilmesi davası için ortaklığın giderilmesi yazımıza bakabilirsiniz.

Kumar ve bahis borcu, ömür boyu gelir ve bakma sözleşmesi, ürün kirası

Kısa cevap: Kumar ve bahisten doğan alacak hakkında dava açılamaz ve takip yapılamaz; bilerek verilen avans ve ödünç paralar için de aynı hüküm uygulanır, kumar oynayanın imzaladığı senet üçüncü kişiye devredilse bile bu senede dayanılarak dava açılamaz (TBK m. 604 ve 605). İsteyerek yapılan ödemeler kural olarak geri alınamaz; ancak kumar veya bahsin usulüne göre yürütülmesi beklenmedik olayla veya diğer tarafın fiiliyle engellenmişse ya da diğer taraf hile karıştırmışsa geri alınabilir (TBK m. 605). Düzenlenmesine kanunla veya yetkili makamlarca izin verilmiş piyango ve şans oyunlarından doğan alacaklar dava edilebilir; izin verilmemişse dava açılamaz ve kumara ilişkin hükümler uygulanır (TBK m. 606).

Ömür boyu gelir sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz; aksi kararlaştırılmamışsa gelir peşin olarak ve kanunda öngörülen dönemlerle ödenir ve gelir alacaklısı haklarını başkasına devredebilir (TBK m. 608-610). Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, mirasçı atanmasını içermese bile miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmaz; devletçe tanınmış bir bakım kurumunun yetkili makamların koşullarına uyarak yaptığı sözleşmede ise yazılı şekil yeterlidir ve bakım alacaklısı hakkını devredemez (TBK m. 612 ve 619). Edimler arasında önemli oransızlık varsa ve fazla alan taraf bağışlama amacı güdüldüğünü ispat edemezse diğer taraf, altı ay önce bildirimde bulunarak sözleşmeyi her zaman feshedebilir; borçlara aykırılık yüzünden devam çekilmez hâle gelirse taraflar önel vermeden de feshedebilir (TBK m. 616 ve 617).

Ürün kirasında kiracı, sözleşmede aksine hüküm veya yerel âdet yoksa kira bedelini ve yan giderleri her kira yılının ve en geç kira süresinin sonunda öder; ödememesi hâlinde kiraya veren yazılı olarak en az altmış günlük önel verip, ödenmezse sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir (TBK m. 357 ve 362).

Sık yapılan hatalar

  • Taşınmaz bağışını yalnızca yazılı söz sanmak,
  • Bağıştan dönme için bir yıllık süreyi sebebi öğrendiğiniz günden başlatmamak,
  • Ödünç para için vade ve faiz yazmamak,
  • Otopark ve otel sorumsuzluk levhasına güvenip zararı bildirmemek,
  • Ortaklıkta payların eşit sayılacağını bilmeden sözleşmesiz başlamak.

Kaynaklar

  1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

Video

Ayrılınca hediyeleri geri istedi: Telefon ve bilezik geri verilir mi? | Sen hâkim olsan? — video kapak görseli

Ayrılınca hediyeleri geri istedi: Telefon ve bilezik geri verilir mi? | Sen hâkim olsan? · 4 dk

Videonun metni

“Doğum günün kutlu olsun Selin! Son model telefon... bir de bu bilezik. Ömür boyu senin!” “Necdet! Çok güzel!” “Abi... kartımı ne zaman geri vereceksin?”

“Necdet, bence biraz ara verelim.” “Ara mı? Ne arası? Kahve arası mı?”

“Telefonu da bileziği de geri ver! Hepsi benim paramla alındı.” “Hediye hediyedir Necdet. Bir de... şifreyi değiştirdim.” “Abi geri alırsın! Derste gördüm, hediyeler geri verilir!”

“Abi... o telefonun taksitleri hâlâ benim kartımdan çekiliyor.” “Sus Emre! Mahkemelik olacağız!”

Sen hâkim olsan? A: Necdet haklı, hediyeler geri verilmeli. B: Hediye hediyedir, Selin'de kalır. Önce yorumlara cevabını yaz; sonra kararı birlikte açalım.

Mahkeme salonuna tekrar hoş geldin, hâkim. Önce kanun, sonra kalp kırıklığı.

Sevgiliye karşılıksız verilen hediye hukuken bağışlamadır. Taşınır bir mal teslim edildiği anda elden bağışlama kurulur. Yani bilezik Selin'in koluna takıldığı an, Selin'indir.

Bağışlayan hediyeyi ancak kanunda sayılan hâllerde geri alabilir: Bağışlanan ona ya da yakınlarına karşı ağır bir suç işlemişse, kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranmışsa ya da yüklemeli bir bağışlamada yüklemeyi yerine getirmemişse.

Ayrılmak bunlardan biri değil. Kalp kırmak kanunda ağır suç sayılmıyor. Sayılsaydı, on dört Şubat'tan sonra adliyede sıra numarası bulamazdın.

Peki Kuzen Barış neden bu kadar emin? Çünkü kanunda gerçekten böyle bir madde var. Ama sevgililer için değil, nişanlılar için.

Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirine verdiği alışılmışın dışındaki hediyeler geri istenebilir. Hediye aynen ya da mislen geri verilemiyorsa, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.

Hukuk fakültesinde ikinci sınıf işte: Madde doğru, ilişki yanlış.

Peki Necdet ile Selin nişanlı mıydı? Kararı değiştirecek soru bu.

Kanuna göre nişanlanma, evlenme vaadiyle olur. Yüzük, tören, tatlı yemek şart değil; ama evlenme sözünün verildiğini ispat etmek gerekir.

Necdet'in her şeyi sosyal medyada paylaşma huyu bu sefer işine yarayabilir: Restoranda diz çöküp evlenme teklif ettiği video, mahkemede delil olabilir.

Nişanlıysalar bile her hediye geri dönmez. Çiçek, çikolata, doğum günü pastası gibi alışılmış hediyeler istenmez; değerli takılar gibi alışılmışın dışındakiler istenebilir. Süresi de nişanın sona ermesinden itibaren bir yıl.

Bir ihtimal daha var: Necdet telefonu hediye etmedi de kullansın diye ödünç verdiyse, mülkiyet geçmez ve geri isteyebilir. Ama bunu ispat etmek Necdet'e düşer.

Bir uyarı: Hediyeyi kendi başına, zorla geri almaya kalkmak, insanı bir anda sanık sandalyesine oturtabilir; suç oluşturabilir.

Ve Emre'nin taksitleri: Emre'nin alacağı Selin'den değil, kartını alan Necdet'ten. Emre her hikâyede olduğu gibi bu hikâyede de ödeyen taraf.

Ve karar zamanı.

“Taraflar arasında nişanlılık ispat edilememiştir. Hediyeler elden bağışlamadır ve geri alma sebebi yoktur. Talep reddedilmiştir.” “Peki... en azından şarj aletini alabilir miyim?” “O da kutunun içindeydi.”

Doğru cevap B'ydi, ama bir şartla: nişanlı olmamaları. Evlenme sözü ispatlansaydı, bilezik Necdet'e dönebilirdi.

Necdet gibiysen ne yapmalısın? Önce ilişkinin adını koy: Evlenme sözü verildi mi, bunu gösteren mesaj, fotoğraf ya da tanık var mı? Faturaları ve mesajları sakla.

Nişan bozulduysa bir yıllık süreyi kaçırma. Sevgiliysen de hediyeyi zorla almaya kalkma; önce konuş, gerekirse bir avukata danış.

Yorumlarda kaç kişi A dedi, kaç kişi B? Bir sonraki davada hâkim yine sensin.

Bu hikâye temsilîdir; kişiler ve olaylar kurgudur. Genel bilgidir; hukuki görüş değildir. Kendi dosyan için bir avukata danış.

Hukuk Rehberi YouTube kanalı · Genel bilgidir; hukuki görüş değildir.

Kısa sorular ve cevaplar

Bağışlama sözü vermek için yazılı şekil gerekir mi?

Evet. Bağışlama sözü vermenin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Taşınmaz veya taşınmaz üzerindeki ayni hakkın bağışlanması sözü ise ancak resmî şekilde yapılmışsa geçerlidir.

Taşınır eşyayı elden bağışlamak için yazılı sözleşme şart mı?

Elden bağışlama, bağışlayanın taşınırını bağışlanana teslim etmesiyle kurulmuş olur. Taşınır malı teslim ederek yapılan bağışlamada ayrıca yazılı bağışlama sözü aranmaz. İspat için teslim tutanağı veya mesajlar yararlıdır.

Bağışı geri almak için ne kadar süre vardır?

Bağışlayan, geri alma sebebini öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde bağışlamayı geri alabilir. Bu süre dolmadan ölürse hak mirasçılarına geçer; sebebi öğrenmeden ölürse mirasçılar ölümden itibaren bir yıl içinde kullanabilir.

Bağışlama sözü verdim, mali durumum bozulursa vazgeçebilir miyim?

Bağışlama sözü veren, mali durumu sonradan sözün yerine getirilmesini kendisi için olağanüstü ağır kılacak ölçüde değişmişse veya yeni aile yükümlülükleri doğmuşsa ya da mevcut yükümlülükleri önemli ölçüde ağırlaşmışsa sözünü geri alabilir.

Ödünç aldığım eşyayı başkasına kullandırabilir miyim?

Hayır. Ödünç alan, konuyu ancak sözleşmede kararlaştırılan şekilde, hüküm yoksa niteliğine veya özgülendiği amaca göre kullanabilir ve başkasına kullandıramaz. Aykırı davranırsa beklenmedik hâllerden doğan zararlardan da sorumlu olur.

Arkadaşıma verdiğim ödünç paraya faiz isteyebilir miyim?

Ticari olmayan tüketim ödüncü sözleşmesinde, taraflarca kararlaştırılmış olmadıkça faiz istenemez. Ticari tüketim ödüncünde ise faiz, kararlaştırılmamış olsa bile istenebilir.

Vadesini yazmadığım ödünç parayı ne zaman geri isteyebilirim?

Geri verme için belirli gün, bildirim süresi veya istenince muaccel olur kaydı kararlaştırılmamışsa ödünç alan, ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir.

Saklama süresi bitmeden eşyamı geri isteyebilir miyim?

Evet. Süre belirlenmiş olsa bile saklayan, saklatanın her zaman ileri sürebileceği istemi üzerine saklananı çoğalmalarıyla birlikte geri vermekle yükümlüdür. Saklatan, saklayanın süreyi dikkate alarak yaptığı masrafları öder.

Belirsiz süreli ortaklıktan ayrılmak için ne kadar önceden bildirim gerekir?

Ortaklık belirsiz süreli veya ortaklardan birinin ömrü boyunca kurulmuşsa ortaklardan her biri altı ay önceden fesih bildiriminde bulunabilir. Fesih uygun olmayan zamanda yapılamaz ve hesap yılı sonunda hüküm ifade eder.

Kumar borcunu ödemezsem karşı taraf dava açabilir mi?

Hayır. Kumar ve bahisten doğan alacak hakkında dava açılamaz ve takip yapılamaz. Bilerek verilen avans ve ödünç paralar için de aynı hüküm uygulanır; kumar senedi üçüncü kişiye devredilse bile dava açılamaz.

Avukat bul: avukata ulaşma yolları

Dayanaklar

Genel bilgidir; hukuki görüş değildir.

Sözleşmeler ve borçlar: bütün sorular ve rehberler · Bütün yazılar