Yetkili bir temsilci tarafından başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları doğrudan temsil olunanı bağlar (TBK m. 40); yetkisi olmayan kişinin yaptığı işlem ise ancak onayladığınız takdirde sizi bağlar (TBK m. 46). Vekâlet sözleşmesinde vekil, vekâlet verenin işini görmeyi üstlenir; vekil dava açmak, kefil olmak veya taşınmaz devretmek gibi işler için özel yetkiye ihtiyaç duyar (TBK m. 502, 504). Kefil olurken yalnızca imza yetmez; kefalet yazılı şekle, azami miktar ve tarihe bağlıdır (TBK m. 583).
Bu yazı, temsil yetkisinin kapsamını ve sona ermesini, yetkisiz temsili, vekâlet sözleşmesinde vekilin ve vekâlet verenin borçlarını, işgörme borcunun devrini, simsarlık ücretini, komisyoncuyu, ticari temsilci ve ticari vekilin yetkilerini ve kefalet ile garanti sözleşmesi arasındaki farkı anlatır.
Bu yazıda
- Temsil: vekilin yaptığı sözleşme sizi ne zaman bağlar?
- Yetkinin kapsamı, geri alınması ve sona ermesi
- Yetkisiz temsil ve imza yetkisi olmayan kişi
- Vekâlet sözleşmesi: ücret, talimat ve hesap verme
- Vekâleti sona erdirmek ve vekâlet verenin ölümü
- Vekâletsiz iş görme
- Simsarlık ve komisyon
- Ticari temsilci ve ticari vekil
- Kefalet: şekil, eş rızası, türleri ve garanti sözleşmesi
- Sık yapılan hatalar
- Kaynaklar
Temsil: vekilin yaptığı sözleşme sizi ne zaman bağlar?
Yetkili bir temsilcinin başkası adına ve hesabına yaptığı işlemin sonuçları doğrudan temsil olunanı bağlar. Temsilci temsilci sıfatıyla hareket ettiğini bildirmezse sonuçlar kural olarak kendisine ait olur; ancak karşı taraf temsili durumdan çıkarıyorsa veya temsil edilenin kim olduğu onun için önemli değilse, temsil olunan bağlanır (TBK m. 40). Yetkinin içeriği ve derecesi, temsil hukuksal bir işlemden doğmuşsa o işleme göre belirlenir; yetki üçüncü kişilere bildirilmişse içerik ve derece bu bildirime göre belirlenir (TBK m. 41). Bu yüzden vekâletnamede yetkileri açık ve ayrıntılı yazmak önemlidir.
Yetkinin kapsamı, geri alınması ve sona ermesi
Temsil olunan, hukuki işlemden doğan temsil yetkisini her zaman sınırlayabilir veya geri alabilir ve bu haktan önceden feragat edemez (TBK m. 42). Taraflar arasındaki hizmet, vekâlet veya ortaklık sözleşmesinden doğan hakları saklıdır. Yetkiyi üçüncü kişilere açıkça veya dolaylı biçimde bildirmişseniz, geri aldığınızı onlara bildirmediğiniz takdirde bunu iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri süremezsiniz; geri almayı yazılı bildirmeniz ispatı kolaylaştırır.
Hukuki işlemden doğan temsil yetkisi, aksi kararlaştırılmadıkça veya işin özelliğinden anlaşılmadıkça, temsil olunanın veya temsilcinin ölümü, gaipliğine karar verilmesi, fiil ehliyetini kaybetmesi veya iflası hâllerinde sona erer; tüzel kişiliğin sona ermesinde de aynı kural uygulanır (TBK m. 43). Temsilciye yetki belgesi verilmişse, yetkinin sona ermesi hâlinde temsilci belgeyi temsil olunana geri vermek veya hâkimin belirleyeceği yere bırakmakla yükümlüdür; belgeyi geri aldırmak için gerekeni yapmayan temsil olunan, iyiniyetli üçüncü kişilerin zararını gidermekle yükümlü olabilir (TBK m. 44).
Yetkisiz temsil ve imza yetkisi olmayan kişi
Yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak hukuki işlem yapan kişinin işlemi, ancak onadığınız takdirde sizi bağlar. Karşı taraf sizden uygun bir süre içinde onayıp onamayacağınızı bildirmenizi isteyebilir; süre içinde onamazsanız karşı taraf işlemle bağlı olmaktan kurtulur (TBK m. 46). Temsil olunan işlemi açık veya örtülü olarak onamazsa, işlemin geçersiz olmasından doğan zararın giderilmesi yetkisiz temsilciden istenebilir; ancak temsilci, karşı tarafın yetkisiz olduğunu bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispat ederse zarardan sorumlu olmaz (TBK m. 47). Sözleşme yaparken karşınızdaki kişinin temsil belgesini işlem tarihiyle karşılaştırın ve imza yetkisinin tarihini kontrol edin.
Vekâlet sözleşmesi: ücret, talimat ve hesap verme
Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme veya teamül varsa vekil ücrete hak kazanır (TBK m. 502); ücreti baştan yazılı belirlemek uyuşmazlıkları azaltır. Vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamaz, sulh olamaz, hakeme başvuramaz, iflas veya konkordato talep edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, bağışlama yapamaz, kefil olamaz, taşınmazı devredemez ve bir hak ile sınırlandıramaz (TBK m. 504). Vekâletname içeriğini bu yüzden dikkatle yazdırın.
Vekil, vekâlet verenin açık talimatına uymakla yükümlüdür. İzin alma imkânı yoksa ve vekâlet veren durumu bilseydi izin vereceği açıksa talimattan ayrılabilir; diğer hâllerde talimattan ayrılırsa doğan zararı karşılamadıkça vekâlet borcunu ifa etmiş olmaz (TBK m. 505). Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür; ancak yetki verilmişse veya durum ya da teamül gerektiriyorsa işi başkasına yaptırabilir. Yetkisi olmadan başkasına yaptırırsa o kişinin fiilinden kendisi yapmış gibi sorumlu olur (TBK m. 506 ve 507). Vekil, vekâlet verenin istemi üzerine işin hesabını vermek ve vekâletle ilişkili olarak aldıklarını vekâlet verene vermekle yükümlüdür; parayı vermekte gecikirse gecikme süresinin faizini de ödemelidir (TBK m. 508). Hesap talebinizi yazılı yapın.
Vekâlet veren de vekilin vekâletin gereği gibi ifası için yaptığı giderleri ve verdiği avansları faiziyle ödemek ve vekilin yüklendiği borçlardan onu kurtarmakla yükümlüdür; vekil ayrıca ifa nedeniyle uğradığı zararın giderilmesini isteyebilir, vekâlet veren kusursuzluğunu ispat ederek bundan kurtulabilir (TBK m. 510).
Vekâleti sona erdirmek ve vekâlet verenin ölümü
Vekâlet veren ve vekil, sözleşmeyi her zaman tek taraflı sona erdirebilir. Ancak uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren taraf, diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür (TBK m. 512). Sona erdirmeyi yazılı yapın ve vekilden belgeleri geri isteyin. Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça vekâlet, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflasıyla kendiliğinden sona erer; vekilin sona erdiğini öğrenmeden yaptığı işlerden vekâlet veren veya mirasçıları sorumludur (TBK m. 513 ve 514).
Vekâletsiz iş görme
Başkasının işini vekâleti olmadan onun menfaatine ve varsayılan iradesine uygun yürüten kişi, işsahibinin işin kendi menfaatine yapılması hâlinde zorunlu ve yararlı masrafları faiziyle isteyebilir. Özenle hareket etmiş olması gerekir; masraf belgelerini saklamak yararlıdır (TBK m. 526 ve 529). Örneğin komşunuzun evine ona sormadan müdahale ettiyseniz, masrafı bu koşullarda isteyebilirsiniz.
Simsarlık ve komisyon
Simsar, taraflar arasında sözleşme kurulması imkânını hazırlamayı veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlenir ve sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır. Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz (TBK m. 520). Simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır; faaliyet sonucu kurulan sözleşme geciktirici koşula bağlanmışsa ücret koşulun gerçekleşmesi hâlinde ödenir. Sözleşmede giderlerin ödeneceği yazılıysa gider, sonuç alınmasa bile ödenir (TBK m. 521). Ücret belirlenmemişse tarifeye, tarife yoksa teamüle göre ödenir; aşırı bir ücret kararlaştırılmışsa borçlunun istemi üzerine hâkim ücreti hakkaniyete uygun olarak indirebilir (TBK m. 522 ve 525). Simsar, borcuna aykırı davranarak diğer tarafın menfaatine hareket eder veya dürüstlük kurallarına aykırı olarak diğer taraftan ücret sözü alırsa ücrete ve giderlere ilişkin haklarını kaybeder (TBK m. 523). Evlenme simsarlığından doğan ücret hakkında dava açılamaz ve takip yapılamaz (TBK m. 524).
Komisyoncu ise ücret karşılığında kendi adına ve vekâlet verenin hesabına kıymetli evrak ve taşınırların alım veya satımını üstlenir; bu bölümde hüküm yoksa vekâlet hükümleri uygulanır (TBK m. 532). Vekâlet verenin belirlediği bedelin altında mal satan komisyoncu, satmasaydı daha fazla zarar göreceğini ve yeniden talimat almanın mümkün olmadığını ispat etmedikçe aradaki farkı gidermekle yükümlüdür (TBK m. 535).
Ticari temsilci ve ticari vekil
Ticari temsilci, işletme sahibinin ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret unvanı altında temsil etmek üzere açıkça veya örtülü yetki verdiği kişidir. İyiniyetli üçüncü kişilere karşı işletmenin amacına giren her işlemi ve kambiyo taahhüdünü yapmaya yetkili sayılır; taşınmaz devri için açık yetki gerekir (TBK m. 547 ve 548). Temsil yetkisi birden çok kişinin birlikte imza atmasıyla sınırlandırılabilir ve tek başına atılan imza işletme sahibini bağlamaz; ancak bu sınırlama ticaret siciline tescil edilmedikçe iyiniyetli üçüncü kişilere karşı hüküm doğurmaz (TBK m. 549). Ticari vekil, işletmenin alışılmış bütün işlemlerini yapmaya yetkilidir; açıkça yetkili kılınmadıkça ödünç olarak para veya benzerlerini alamaz, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, dava açamaz ve açılmış davayı takip edemez (TBK m. 551). Perakende veya toptan satış yapan işletmelerin görevlileri, yazıyla yetki verilmedikçe işletme dışında ve kasa görevlisi atanmışsa işletme içinde de satış bedellerini isteyip alamazlar (TBK m. 552). Ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları, işletme sahibinin izni olmadan işletmenin yaptığı türden bir işi kendi veya üçüncü kişi hesabına yapamaz; aykırı davranırlarsa işletme sahibi zararını veya bu işlerin kendi hesabına yapılmış sayılmasını isteyebilir (TBK m. 553).
Kefalet: şekil, eş rızası, türleri ve garanti sözleşmesi
Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatı kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Kefalette sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler de aynı şekle bağlıdır (TBK m. 583). Eşlerden biri, ayrılık kararı veya yasal ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın en geç sözleşmenin kurulduğu anda verilmiş olması şarttır. Ticari işletme sahibi veya şirket yöneticisi gibi bazı kişilerin işletmeyle ilgili kefaletlerinde kanun eş rızası aramaz (TBK m. 584).
Adi kefalette alacaklı, borçluya başvurmadıkça kefili takip edemez; kanunda sayılan hâllerde doğrudan kefile başvurabilir. Müteselsil kefalette ise alacaklı, borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gibi koşulların varlığında borçluyu takip etmeden kefili takip edebilir (TBK m. 585 ve 586). Kefaletin şekline, kefil olma ehliyetine ve eşin rızasına ilişkin hükümler, gerçek kişilerce kişisel güvence verilmesine ilişkin olarak başka ad altında yapılan diğer sözleşmelere de uygulanır; yani başlığa “garanti” yazmak kefalet kurallarını tek başına dışlamaz (TBK m. 603). Kefilin borcunun kapsamını, azami tutarını, tarihini ve kefalet türünü anlamadan imza atmayın.
Sık yapılan hatalar
- Vekâletnamede yetkileri genel yazıp dava, satış veya ipotek gibi özel yetkileri ayrıca belirtmemek.
- Yetkiyi geri aldığınızı muhatap üçüncü kişilere bildirmemek.
- Kimin adına imza attığını ve imza yetkisinin tescilini kontrol etmeden sözleşme yapmak.
- Simsarlık ücretini, oranını ve hangi hâlde doğacağını sözleşmede açıkça yazmamak.
- Kefalet belgesini azami miktar ve tarih olmadan, el yazısı ibareler olmadan imzalamak.
- Borçluya güvenmenin kefaletin sonuçlarını incelemenin yerini tuttuğunu varsaymak.
Kefilin ve eşin borçları hakkında ayrıntı için kefalet ve mirasın reddi yazımıza da bakabilirsiniz.