Boşanma Davası Sürerken Geçici Önlemler Nelerdir? 2026'da Aile Konutu, Evliyken Alınan Ev, Birliğin Korunması ve Ayrı Yaşama Hakkı

Aile ve boşanmaYazar: Hukuk Rehberi yayın ekibiYayın: Av. Ertuğrul Targal onayladı ·

Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri resen alır (TMK m. 169). Aile konutunun satılması, kiranın feshedilmesi veya üzerindeki hakların sınırlanması için diğer eşin açık rızası gerekir (TMK m. 194). Dava açmadan da evlilik birliğinin korunması için hâkimin müdahalesini isteyebilirsiniz (TMK m. 195).

Bu yazı dava sürerken alınabilecek geçici önlemleri, eşlerin boşanma davası açmadan başvurabileceği birliğin korunması önlemlerini ve evlilik içinde alınan evin aile konutu olarak korunmasını anlatır. Boşanma sürecinin tamamı için çekişmeli boşanma davası yazımıza da göz atabilirsiniz.

Bu yazıda

  • Boşanma davası açılınca hâkim hangi geçici önlemleri alır?
  • Dava sürerken çocuk ve mallar
  • Boşanma davası açmadan birliğin korunması
  • Ayrı yaşama hakkı ve geçim katkısı
  • Aile konutu ve evliyken alınan ev
  • Terk eden eşin konuta çağrılması
  • Önlemlerin değiştirilmesi ve yetkili mahkeme
  • Sık yapılan hatalar
  • Kaynaklar

Boşanma davası açılınca hâkim hangi geçici önlemleri alır?

Hâkim geçici önlemleri istem aramadan, resen alır. Kanun özellikle eşlerin barınmasını, geçimlerini, mallarının yönetimini ve çocukların bakım ve korunmasını sayar (TMK m. 169). Dava süresince çocukların kimde kalacağı da bu önlemler arasındadır; ortak hayata son verilmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir (TMK m. 169 ve 336). Boşanma kararı verilirken ise mahkeme olanak bulundukça ana ve babayı dinler, ana ve babanın haklarını ve çocukla kişisel ilişkiyi düzenler; çocuk vesayet altındaysa vasinin ve vesayet makamının düşüncesini alır (TMK m. 182).

Önlemler resen alınabildiği için hâkim sizden talep beklemek zorunda değildir; yine de barınma, geçim, çocuğun kimde kalacağı ve mal yönetimi gibi başlıklarda hangi önlemi neden istediğinizi belgelerle göstermeniz hâkimin işini kolaylaştırır. Gelir belgeleri, kira ve konut bilgileri, çocuğun okul ve sağlık kayıtları ile mal varlığına ilişkin tapu ve banka kayıtları bu aşamada işe yarar.

Dava sürerken eşim mallarını satmasın diye ne yapabilirim?

Hâkimden eşlerin mallarının yönetimine ilişkin geçici önlem isteyebilirsiniz (TMK m. 169). Ayrıca ailenin ekonomik varlığının korunması gerektirdiği ölçüde, belirlenen mallarla ilgili tasarrufların ancak sizin rızanızla yapılabileceğine karar verilebilir; taşınmazda bu durum tapuya şerh edilir (TMK m. 199). Bu karar, dava süresince mal kaçırma riskine karşı en önemli araçlardan biridir. Mal rejiminin tasfiyesinde ise rejimin sona ermesinden önceki bir yıl içindeki karşılıksız kazandırmalar edinilmiş mallara eklenir (TMK m. 229); ayrıntı için boşanmada mal paylaşımı yazımıza bakınız.

Boşanma davası açmadan birliğin korunması

Evlilik birliğinden doğan yükümlülükler yerine getirilmiyorsa veya birlik hakkında önemli bir konuda uyuşmazlık varsa eşler ayrı ayrı veya birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilir. Hâkim eşleri yükümlülükleri konusunda uyarır, uzlaştırmaya çalışır ve gerekirse kanundaki önlemleri alır; eşlerin ortak rızasıyla uzman kişilerin yardımını da isteyebilir (TMK m. 195). Bu başvuru boşanma davası değildir; amacı birliği korumaktır.

  • Ayrı yaşama hakkı: Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Haklı sebep varsa hâkim parasal katkı, konut ve mal yönetimi önlemlerini alır; ayrı yaşamaya karar vermek bu yüzden hak kaybı sayılmaz (TMK m. 197).
  • Haksız kaçınma: Diğer eş haklı sebep olmaksızın birlikte yaşamaktan kaçınıyorsa veya ortak hayat başka sebeple olanaksız hâle gelmişse de parasal katkı, konut ve ev eşyasından yararlanma ve mal yönetimi önlemleri istenebilir (TMK m. 197).
  • Çocuklar: Eşlerin ergin olmayan çocukları varsa hâkim, birlikte yaşamaya ara verilmesi hâlinde ana ve baba ile çocuklar arasındaki ilişkileri düzenleyen hükümlere göre gereken önlemleri alır (TMK m. 197).
  • Geçim katkısı ödenmiyorsa: Eşlerden biri birliğin giderlerine katılma yükümlülüğünü yerine getirmezse hâkim, onun borçlularına ödemeyi tamamen veya kısmen diğer eşe yapmalarını emredebilir; bu önlem hâkimden istenmelidir (TMK m. 198).

Önlemler sonradan değiştirilebilir mi, hangi mahkeme yetkilidir?

Koşullar değiştiğinde hâkim, eşlerden birinin isteği üzerine kararında gerekli değişikliği yapar; önlemin sebebi sona ermişse önlemi kaldırır. Değişikliği gösteren belgeleri hâkime sunmak gerekir (TMK m. 200). Birliğin korunmasına yönelik önlemlerde yetkili mahkeme eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir; yerleşim yerleri farklıysa ve ikisi de önlem istemişse ilk istemde bulunanın yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m. 201).

Terk eden eşin ortak konuta çağrılması

Terk eden eşin ortak konuta davet edilmesi çekişmesiz yargı işleri arasında sayılmıştır; mahkemeye yapılacak çekişmesiz yargı başvurusu olarak görülür (HMK m. 382).

Evliyken alınan ev kimin sayılır, eşim isteyebilir mi?

Evlilik sırasında karşılığı verilerek alınan ev kural olarak edinilmiş maldır. Tapu sizdeki eşin yönetme ve tasarruf hakkı vardır; ancak boşanırsanız diğer eş artık değerin yarısı üzerinde alacak hakkı kazanır. Tapu kime kayıtlı olursa olsun ev artık değere katılma hesabında yer alır; alacaklar takas edilir (TMK m. 194, 219, 231 ve 236). Eşiniz evi kendi adına aldıysa da mal rejimi tasfiyesinde pay isteyebilirsiniz.

  • Miras kalan ev: Annenizden miras kalan ev kanun gereği kişisel maldır ve artık değer hesabına girmez (TMK m. 220). Eşin yalnızca eve iyileştirme veya borç ödemesi gibi karşılıksız bir katkısı varsa değer artış payı alacağı doğabilir (TMK m. 227). Katkıları belgeleyen kayıtlar önem taşır.
  • Aile konutu şerhi: Aile konutu olarak özgülenen taşınmazın maliki olmayan eş, konutla ilgili şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir. Şerh, diğer eşin konutu size haber vermeden devretmesini zorlaştırır. Tapu kaydını ve evlilik belgenizi yanınızda götürün (TMK m. 194).
  • Satışa rıza: Eşlerden biri, diğerinin açık rızası olmadıkça aile konutuyla ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya üzerindeki hakları sınırlayamaz. Rıza haklı sebep olmadan verilmiyorsa rızayı isteyen eş hâkimin müdahalesini isteyebilir; hâkim rızanın haksız esirgenip esirgenmediğine bakar (TMK m. 194).
  • Kiralık aile konutu: Konut eşlerden biri tarafından kiralanmışsa sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı olur ve diğeriyle müteselsil sorumlu olur. Bildirimi ispatlanabilir biçimde yapmak önemlidir (TMK m. 194).

Adım adım: ne yapmalısınız?

  1. Hukuki durumunuzu belirleyin: boşanma davası açılmış mı, yoksa yalnızca evlilik birliğinin korunması mı istiyorsunuz? Birincisinde hâkim önlemleri resen alır, ikincisinde hâkimin müdahalesini siz istersiniz (TMK m. 169 ve 195).
  2. Barınma, geçim, çocuk ve mal yönetimi için hangi önlemlere ihtiyaç duyduğunuzu yazın ve belgelerle destekleyin.
  3. Eşinizin aile konutunu veya belirli malları devretme ihtimali varsa mal yönetimi önlemini ve tapuya şerhi isteyin (TMK m. 194 ve 199).
  4. Koşullar değişirse, örneğin gelir veya barınma durumu farklılaşırsa, önlemin değiştirilmesini belgelerle isteyin (TMK m. 200).
  5. Yetkili mahkemeyi doğru belirleyin: eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesi (TMK m. 201).

Sık yapılan hatalar

  • Geçici önlemlerin dava sonunda verileceğini sanıp dava sürerken barınma ve mal yönetimi taleplerini yapmamak.
  • Eşin evi satacağını öğrendiğinde aile konutu şerhini geciktirmek.
  • Ayrı yaşamaya başlarken hâkim kararı almadan evi terk edip hak kaybı yaşayacağını düşünmek; ayrı yaşama hakkı koşulları kanunda düzenlenmiştir.
  • Kiralık aile konutunda bildirimi ispatlanabilir biçimde yapmamak.
  • Miras kalan evi kişisel mal olarak gösterirken, eşin yaptığı iyileştirmeleri yok saymak.

Önlemlerin kapsamı olayın koşullarına göre değiştiğinden, dilekçenizi hazırlamadan önce belgelerinizi bir avukata göstermeniz yararlı olur.

Kaynaklar

  1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 169, 182, 194-201, 219-220, 227, 231, 236, 336
  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 382

Video

Boşanma kesinleşmeden düğün altınları için icraya gidilir mi? Takılar kimin? — video kapak görseli

Boşanma kesinleşmeden düğün altınları için icraya gidilir mi? Takılar kimin? · 7 dk

Videonun metni

“Damadın amcası Kenan Bey, gelin hanıma bir Cumhuriyet altını takıyooor!” Mikrofon cızırdıyor, salon alkışlıyor, davul vuruyor.

O an kimse fark etmiyor. Ama o anons, üç yıl sonra bir mahkeme dosyasında delil olarak izlenebilir.

Çünkü boşanmada iki soru gelir: Bu takılar kimin, ve boşanma kesinleşmeden onlar için icraya gidilebilir mi? Gel, baştan alalım.

Elif ile Burak, Bağcılar’da bir düğün salonunda evleniyor. Salonun adında “saray” geçiyor; saray yok, bir avize, bir de sis makinesi var.

Takı merasimi başlıyor. Gelinle damadın önünde bitmeyen bir kuyruk: tanıdıklar, tanımadıklar, bir de “ben bunların neyi oluyorum” diye düşünen uzak akrabalar.

Ve her düğündeki gibi, köşede Saniye Teyze. Elinde kareli bir defter; kim ne taktıysa tek tek yazıyor.

Saniye Teyze’nin defteri, fotoğrafçıdan daha ayrıntılıdır. Fotoğrafçı yüzleri çeker; Saniye Teyze ayarı yazar.

Defterin amacı belli: Kim ne taktıysa, onun düğününde aynısı takılacak. Türk düğünü bir kutlama değil, karşılıklı bir hesap defteridir.

Sonra Burak’ın annesi Nermin Hanım kendi bileziğini çıkarıp Elif’in koluna takıyor. Gözleri dolu: “Bu bilezik bizim aileden kızım. Artık senin.”

Üç yıl sonra. Ev aynı ev, ama sofrada konuşma yok; sadece çatal sesi.

Boşanma davası açılıyor. Elif aile grubundan sessizce çıkarılıyor; bizde boşanmanın ilk resmî adımı budur.

Nermin Hanım telefonda: “O bilezik bizim aileden! Emanetti o!” Takarken “artık senin” demişti; demek ki “artık” kelimesinin de son kullanma tarihi varmış.

Peki altınlar şimdi nerede? Bankada mı, yoksa annenin yastığının altında mı? Yastık altının şifresi yoktur ama evde herkes yerini bilir; bir tek mahkeme bilmez.

Mahkeme boşanmaya da, takıların iadesine de hükmediyor. Ama karar henüz kesinleşmedi; taraflar kanun yoluna başvurdu.

Elif’in sorusu basit: “Altınlarım için kesinleşmeyi mi bekleyeceğim?” Ne zaman kesinleşeceğini kimse bilmiyor; Saniye Teyze bile.

Haberlere yansıyan bir kararda Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tam bu soruyu cevapladı. Boşanma davası içinde hükmedilen ziynet iadesi, boşanma hükmü kesinleşmeden icra takibine konu edilebilir.

Gerekçe şu: Ziynet alacağı, boşanma kararının sonucu değil, ayrı bir borç. Takıların iadesi eşlerin yalnızca mal varlığını ilgilendiriyor; kişisel ya da aile durumlarını etkilemiyor.

Şöyle düşün: Boşanma, nüfus kaydını değiştirir. Bilezik ise sadece bir koldan ötekine geçer.

Haberdeki dosya aile mahkemesinde başladı, bölge adliye mahkemesinden geçti, Yargıtay’da onandı. Ama bu, haberde aktarıldığı kadarıyla; kararın tam metnini görmeden her dosyaya uyar demek doğru olmaz.

Ve en önemli şart: İcraya gitmek için elinde icraya konu edilebilecek bir mahkeme kararı, yani ilam olmalı. Saniye Teyze’nin defteri çok değerli ama ilam değil.

Gelelim asıl kavgaya: Takılar kimin?

Medeni Kanun bazı malları doğrudan kişisel mal sayar. Mesela eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya; ya da miras veya karşılıksız kazanma yoluyla elde edilen değerler.

Düğün takısının bu kalemlerden hangisine girdiği ve kime ait olduğu, her dosyada ayrı belirlenir. Burada düğünde kimin adına takıldığı, belgeler ve tanıklar önem taşır.

Kanun ispat yükünü de açıkça koyar: Bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden, bunu ispat etmek zorunda. Hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar, eşlerin paylı mülkiyetinde sayılır.

Yani Burak’ın “o bilezik bizim aileden, benim” demesi tek başına bir şey ispat etmez. Elif’in “hepsi benim” demesi de. Masaya ses tonu değil, delil konur.

Delil ne olabilir? Düğün videosu, fotoğraflar, tanıklar, kuyumcu faturaları, bozdurma kayıtları. Ve evet, o mikrofonlu anons da.

Belki Saniye Teyze de bir gün tanık olur. Hâkim “Hatırlıyor musunuz?” der; teyze gözlüğünü takar, defteri açar.

Diyelim Elif bu ilamı icra dairesine verdi. Sonra ne olur?

İcra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder: Yedi gün içinde o şeyi teslim et. Borçlu emri tutmazsa ve takılar ya da aynı cinsten olanları elindeyse, elinden zorla alınıp alacaklıya verilir.

Peki takılar çoktan bozdurulduysa? Borçlunun elinde bulunmuyorsa, ilamda yazılı değeri alınır.

Onu da vermezse, ayrıca icra emri tebliğine gerek kalmadan haciz yoluyla tahsil edilir. Değer ilamda yazılı değilse, icra memuru haczin yapıldığı tarihteki rayice göre takdir eder.

Borçlu itiraz edebilir mi? Edebilir, ama kapı dar: İcra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine başvurup borcun zamanaşımına uğradığı ya da ödendiği gibi sınırlı sebepler ileri sürebilir.

Nermin Hanım’ın “emanetti o” cümlesi o kapıdan sığmayabilir.

Diyelim ki sen Elif’sin. Önce bir ziynet listesi hazırla: hangi takı, ne zaman, kimden. Fotoğrafı, videoyu, faturayı topla.

Sonra davana bak: Ziynet iadesi istendi mi? İstenmediyse ayrı bir dava gerekebilir; takıların cinsi ve miktarı dilekçede açık yazılmalı.

“Bir sürü altın vardı” dilekçe değildir. “Yedi bilezik, bir Cumhuriyet, on iki çeyrek” dilekçedir.

Kararı da oku: Takıların aynen iadesine mi hükmedildi, bedeline mi? İcra için gereken ilamı bu karar oluşturur; şartlarını dosyanı yürüten avukata sor.

Bozdurulduğunu düşündüğün takıların bedelini istemeyi unutma. Delilleri boşanma sürerken topla; üç yıl sonra düğün videosunu bulmak, düğünü yeniden yapmaktan zor olabilir.

Peki ders ne? Düğünde takı takmamak mı? Hayır; o zaman Saniye Teyze işsiz kalır.

Ders şu: Takı, düğün gecesi bir alkıştır; boşanmada ise bir ispat meselesi. Mikrofon anons eder, kamera kaydeder, ama ilamı mahkeme verir.

Bir sonraki düğünde de mikrofondaki abiye teşekkür et. Farkında değil ama o gece salondaki en dikkatli zabıt kâtibi o.

Bu hikâye temsilîdir. Genel bilgidir; hukuki görüş değildir. Dosyan sürüyorsa beklemeden bir avukata danış.

Hukuk Rehberi YouTube kanalı · Genel bilgidir; hukuki görüş değildir.

Kısa sorular ve cevaplar

Dava sürerken çocuk kimde kalır?

Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri resen alır. Ortak hayata son verilmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir.

Boşanma davası açmadan hâkimden eşimle sorunlar için ne isteyebilirim?

Evlilik yükümlülükleri yerine getirilmiyorsa veya birlik hakkında önemli bir uyuşmazlık varsa hâkimin müdahalesini isteyebilirsiniz. Hâkim eşleri uyarır, uzlaştırmaya çalışır ve gerekirse kanundaki önlemleri alır.

Eşimden ayrı yaşamaya karar verirsem hak kaybeder miyim?

Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Haklı sebep varsa hâkim parasal katkı, konut ve mal yönetimi önlemlerini alır.

Eşim geçim katkısı vermiyorsa borçlularına ödeme yapmalarını isteyebilir miyim?

Eşlerden biri birliğin giderlerine katılma yükümlülüğünü yerine getirmezse hâkim, onun borçlularına ödemeyi tamamen veya kısmen diğer eşe yapmalarını emredebilir. Bu önlem hâkimden istenmelidir.

Hâkim aldığı bir önlemi sonradan değiştirebilir mi?

Koşullar değiştiğinde hâkim, eşlerden birinin isteği üzerine kararında gerekli değişikliği yapar veya sebebi sona ermişse önlemi kaldırır. Durum değişikliğini belgelerle hâkime sunmak gerekir.

Birliğin korunması için hangi mahkeme yetkilidir?

Yetkili mahkeme eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir. Eşlerin yerleşim yerleri farklı ve her ikisi de önlem istemişse ilk istemde bulunanın yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

Eşim aile konutunu benim iznim olmadan satabilir mi?

Hayır. Aile konutunu devretmek için diğer eşin açık rızası gerekir. Rıza haklı sebep olmadan verilmiyorsa rızayı isteyen eş hâkimin müdahalesini isteyebilir; hâkim rızanın haksız esirgenip esirgenmediğine bakar.

Kiralık aile konutunda sözleşmede adı olmayan eş ne yapabilir?

Sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı olur ve diğer eşle müteselsil sorumlu olur. Bildirimi ispatlanabilir biçimde yapmak önemlidir.

Annemden miras kalan evde eşim hak iddia edebilir mi?

Miras yoluyla elde edilen malvarlığı kanun gereği kişisel maldır ve artık değer hesabına girmez. Eşin eve karşılıksız iyileştirme veya borç ödemesi gibi katkısı varsa değer artış payı alacağı doğabilir.

Terk eden eşi ortak konuta çağırmak için mahkeme gerekir mi?

Terk eden eşin ortak konuta davet edilmesi çekişmesiz yargı işleri arasında sayılmıştır. Bu iş mahkemeye yapılacak çekişmesiz yargı başvurusu olarak görülür.

Avukat bul: avukata ulaşma yolları

Dayanaklar

Genel bilgidir; hukuki görüş değildir.

Aile ve boşanma: bütün sorular ve rehberler · Bütün yazılar