Kanunda iki tür boşanma sebebi vardır: zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat, terk ile akıl hastalığı gibi özel sebepler ve bunların dışında “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” gibi genel sebep (TMK m. 161-166). Eşiniz boşanmak istemese bile bu, dava açmanızı tek başına engellemez; ileri sürdüğünüz sebep ve delilleriniz değerlendirilir. Zina ve şiddet kaynaklı sebeplerde süre çok önemlidir: öğrenmeden başlayarak altı ay, her hâlde olayın üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.
Bu yazı, boşanma sebeplerini, dava açma sürelerini, terk ve ayrılık kurallarını, yetkili mahkemeyi ve yargılamanın özel usul kurallarını, ayrıca boşandıktan sonra soyadı, yeniden evlenme ve miras haklarını anlatır.
Bu yazıda
- Eşim boşanmak istemiyorsa dava açabilir miyim?
- Özel boşanma sebepleri ve süreler
- Terk, ihtar ve akıl hastalığı
- Evlilik birliğinin sarsılması ve kusur
- Boşanma yerine ayrılık
- Yetkili mahkeme, usul ve ispat
- Yabancılık unsuru
- Boşandıktan sonraki haklar
- Sık yapılan hatalar
- Kaynaklar
Eşim boşanmak istemiyorsa dava açabilir miyim?
Evet. Diğer eşin kabulü, çekişmeli boşanma davası açmanın koşulu değildir. Mahkeme, ileri sürülen boşanma sebebini ve delilleri değerlendirir. Ayrı evlerde yaşamak ise evliliği kendiliğinden bitirmez: fiilî ayrılık, boşanma kararı ve kararın kesinleşmesi ayrı aşamalardır. Evlilikte yaşananları tarihleriyle yazın; çocuk, geçim ve konut ihtiyaçlarını ayrı başlıklar altında anlatın. Evlilikten önceki olaylar ise her zaman tek başına boşanma sebebi oluşturmaz; tarihini ve evlilikle bağlantısını açıkça göstermeniz gerekir.
Özel boşanma sebepleri ve süreler
Zina nedeniyle boşanma davası, boşanma sebebinin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her halde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşer (TMK m. 161). Zinayı bilip affeden tarafın dava hakkı yoktur; affetme iddiası bu nedenle önemlidir ve hangi davranışın hangi sebebe dayandığı ayrıca belirlenmelidir. Zina davasında öğrenme tarihini ve delillerinizi düzenli tutun. Bu konudaki ayrıntılar için aldatma nedeniyle boşanma yazımıza bakabilirsiniz.
Şiddet için hayata kast, pek kötü davranış veya ağır derecede onur kırıcı davranış sebebine dayanılır; eşlerden her biri bu sebeple dava açabilir. Aynı altı aylık ve beş yıllık süreler burada da geçerlidir ve affeden tarafın dava hakkı yoktur (TMK m. 162). Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz hayat sürer ve bu yüzden onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, diğer eş her zaman boşanma davası açabilir (TMK m. 163).
Terk, ihtar ve akıl hastalığı
Terk sebebiyle hemen dava açılamaz: ayrılığın en az altı ay sürmüş olması, devam etmesi ve hâkim veya noter ihtarının sonuçsuz kalması gerekir; ihtardan sonra da iki ay geçmedikçe dava açılamaz (TMK m. 164). İhtar, terk edilen eşin isteği üzerine hâkim veya noter tarafından yapılır; belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar istenemez. İhtarda iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve sonuçları bildirilir.
Evden ayrılan eş her zaman terk eden sayılmaz: diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır. Yani sizi evden kovan eş varsa, terk sebebi sizin aleyhinize işlemez. Akıl hastalığında ise ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelmesi ve hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespiti gerekir (TMK m. 165).
Evlilik birliğinin sarsılması ve kusur
Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir (TMK m. 166). Hâkim bunu dosyadaki olaylara ve delillere göre değerlendirir. Davacının kusuru daha ağırsa davalının itiraz hakkı vardır; ancak bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.
Boşanma sebeplerinden biriyle açılmış davanın reddine karar verilmesi ve kararın kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesi hâlinde, ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır. Reddedilmiş bir davadan sonra yeniden dava açmayı düşünüyorsanız bu süreyi kesinleşme tarihine göre hesaplayın. Süreçler hakkında boşanma davası ne kadar sürer yazısı da yol gösterebilir.
Boşanma yerine ayrılık
Boşanma davası açma hakkı olan eş, dilerse boşanma, dilerse ayrılık isteyebilir (TMK m. 167). Dava yalnız ayrılığa ilişkinse boşanmaya karar verilemez; dava boşanmaya ilişkinse ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı varsa ayrılığa karar verilebilir (TMK m. 170). Ayrılık bir yıldan üç yıla kadar bir süre için verilebilir; süre kararın kesinleşmesiyle işlemeye başlar. Süre bitince ayrılık kendiliğinden sona erer; ortak hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir (TMK m. 171 ve 172). Boşanma sebebi ispatlanırsa hâkim boşanmaya veya ayrılığa karar verir; mutlaka boşanma demek zorunda değildir.
Yetkili mahkeme, usul ve ispat
Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168). Eşiniz başka şehre taşınmış olsa bile kendi yerleşim yerinizde dava açabilirsiniz. Ayrıntı için boşanma davası hangi mahkemede açılır makalesine bakabilirsiniz.
Boşanmada yargılama, Medeni Kanun'daki özel kurallar saklı kalmak üzere Hukuk Muhakemeleri Kanununa tabidir. Özel kurallar şunlardır (TMK m. 184):
- Hâkim, boşanmanın dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz.
- Delilleri serbestçe takdir eder; taraflara yemin öneremez.
- Tarafların ikrarı hâkimi bağlamaz; yani eşinizin davada bir şeyi kabul etmesi tek başına yeterli olmaz.
- Fer'i sonuçlara ilişkin anlaşmalar hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz.
- Taraflardan birinin isteği üzerine duruşma gizli yapılabilir.
Temyiz aşamasında da, temyiz veya cevap dilekçesinde duruşma talep edilmişse Yargıtayca bir gün belli edilir; ancak tebligat gideri verilmemişse talep dikkate alınmaz (HMK m. 369).
Yabancılık unsuru
Boşanma sebepleri ve hükümleri eşlerin müşterek millî hukukuna tabidir; ayrı vatandaşlıkta iseler müşterek mutad mesken hukuku, o da yoksa Türk hukuku uygulanır (MÖHUK m. 14). Boşanmada geçici tedbir taleplerine Türk hukuku uygulanır. Yurt dışında yaşayan bir Türk vatandaşı, yabancı ülke mahkemelerinde dava açılmadığı veya açılamadığı takdirde Türkiye'de de dava açabilir. Yabancı ülkede verilen bir boşanma kararının Türkiye'de sonuç doğurması için ise tanıma, tenfiz veya tescil yolunun belirlenmesi gerekir; karar ve kesinleşme belgesini hazırlayın.
Boşandıktan sonraki haklar
- Soyadı: Boşanan kadın evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati olduğunu ve bunun kocaya zarar vermeyeceğini ispatlarsa hâkim izin verir; koşullar değişirse koca izni kaldırtabilir (TMK m. 173).
- Miras: Boşanan eşler birbirlerinin yasal mirasçısı olamaz; boşanmadan önce yapılmış ölüme bağlı tasarruflarla sağlanan hakları da aksi tasarruftan anlaşılmadıkça kaybeder (TMK m. 181).
- Dava süresi: Boşanma sebebiyle evliliğin sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m. 178). Tazminat istemeyi unuttuysanız geç kalmayın.
- Yeniden evlenme: Kadın için üç yüz günlük bekleme süresi vardır; ancak eski eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemesi hâlinde mahkeme bu süreyi kaldırır, doğumla da süre biter (TMK m. 132). Kararın kesinleşmesi ve nüfus işlemleri de önemlidir.
- Nafaka davası: Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m. 177).
Sık yapılan hatalar
- Süreleri kaçırmak: Zina ve şiddet sebeplerinde altı aylık ve beş yıllık süreleri öğrenme tarihine göre takip edin.
- Affedip sonra aynı olaya dayanmak: Affedilen olay için dava hakkı kalmayabilir.
- Yeminle ispat beklemek: Boşanmada yemin önerilemez; belge ve tanık toplayın.
- Terk ihtarını atlamak: Terk sebebi için ihtar ve sürelerin tamamlanması gerekir.
- Kararın kesinleşme tarihini bilmemek: Tazminat ve nafaka talepleri bu tarihe göre zamanaşımına uğrar.