Kirleten Kusursuz Sorumlu mu? 2026'da Çevre Zararı Tazminatı, Beş Yıllık Zamanaşımı, Tarlamdaki Ürünün Zararı, ÇED Kararına Karşı Dava ve Yürütmeyi Durdurma

Çevre ve enerjiYazar: Hukuk Rehberi yayın ekibiYayın: Av. Ertuğrul Targal onayladı ·

Çevreyi kirleten kişi, sebep olduğu kirlenme ve bozulmadan doğan zararlardan kusuru aranmaksızın sorumludur; ancak zararınızı ve zararla kirletme fiili arasındaki bağı sizin belgelemeniz gerekir (Çevre Kanunu m. 28). Çevreye verilen zararların tazminine ilişkin talepler, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiğiniz tarihten itibaren beş yıl sonra zamanaşımına uğrar; bu nedenle tarih ve delil yönetimi baştan önemlidir.

Bu yazı kirletenin sorumluluğunu, tarladaki ürünün tesisten zarar görmesi hâlinde yapılacakları, yakınınızda bir proje için ÇED kararı çıktığında izlenecek yolu ve proje başlamadan geçici koruma istemenin sınırlarını anlatır. Ayrıca genel haksız fiil hükümleri ile tehlikeli işletme sorumluluğunu tazminatın kapsamı ve zamanaşımıyla birlikte ele alır.

Bu yazıda

  • Kusursuz sorumluluk: ne anlama gelir?
  • Genel haksız fiil, tehlikeli işletme ve zamanaşımı
  • Tazminat kapsamı, sağlık zararı ve müterafik kusur
  • Kaynak veya kuyunuz kirletilirse
  • Tarlamdaki ürünler tesisten zarar gördü: adım adım
  • Yakınımda proje için ÇED kararı çıktı
  • Proje başlamadan koruma istemek mümkün mü?
  • Sık yapılan hatalar

Kusursuz sorumluluk: ne anlama gelir?

Kirletenin kusurlu olduğunu ayrıca ispat etmeniz gerekmez. Çevre Kanunu m. 28’e göre çevreyi kirletenler ve çevreye zarar verenler, sebep oldukları kirlenme ve bozulmadan doğan zararlardan dolayı kusur şartı aranmaksızın sorumludur. Ancak bu, her şikâyetin otomatik kazanılacağı anlamına gelmez; zararın gerçekten var olduğunu, miktarını ve kirletme fiiliyle ilişkisini belgelemeniz gerekir. Aynı hüküm, kirletenin genel hükümlere göre de tazminat sorumluluğunu saklı tutar. Yani kusuru ispatlayabiliyorsanız haksız fiil yolunu da kullanabilirsiniz.

Genel haksız fiil, tehlikeli işletme ve zamanaşımı

Türk Borçlar Kanunu m. 49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür; zarar verici fiili yasaklayan bir kural bulunmasa bile ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de zararı gidermek zorundadır. Genel kural olarak zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır; zararın miktarı tam olarak ispat edilemezse hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak miktarı hakkaniyete uygun belirler (m. 50).

Tehlikeli işletmelerde durum farklıdır. TBK m. 71’e göre önemli ölçüde tehlike arz eden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğarsa işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumludur. Uzman bir kişiden beklenen tüm özen gösterilse bile sıkça veya ağır zararlara elverişli işletmeler bu kapsamda sayılır. Üstelik bu tür bir faaliyete hukuk düzenince izin verilmiş olsa bile zarar görenler, zararlarının uygun bir bedelle denkleştirilmesini isteyebilir. Yani işletmenin izinli çalışması, zararınızı istemenize engel değildir.

Zamanaşımı bakımından iki süre bir arada düşünülmelidir. Çevre Kanunu’na göre çevreye verilen zararların tazminine ilişkin talepler beş yıl sonra zamanaşımına uğrar. Genel haksız fiil tazminatında ise TBK m. 72 uyarınca zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yıl geçmesiyle zamanaşımı dolar; ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü fiillerde bu uzun süre uygulanır. Hangi hükme dayanacağınızı belirlemeden “en geç ne zaman dava açmalıyım” sorusuna güvenli cevap vermek zordur; en kısa süreyi esas alarak hareket etmek akıllıcadır.

Tazminat kapsamı, sağlık zararı ve müterafik kusur

Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler; tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse borçlu güvence göstermekle yükümlüdür (TBK m. 51). Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir (m. 52). Bu yüzden zararı azaltmaya yönelik makul önlemleri almak ve bunları belgelemek önemlidir.

Kirlilik sağlığınızı bozmuşsa bedensel zararlar özellikle tedavi giderlerini, kazanç kaybını, çalışma gücünün azalmasından doğan kayıpları ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpları kapsar; bedensel bütünlüğün zedelenmesinde hâkim uygun bir miktar manevi tazminata da karar verebilir (m. 54 ve 56). Raporları, reçeteleri ve faturaları saklayın.

Kaynak veya kuyunuz kirletilirse

TMK m. 757’ye göre önemli ölçüde yararlanılan kaynakları veya kuyuları kazı, yapı veya benzeri faaliyetler yüzünden kısmen keserek ya da kirleterek zarar veren, zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar kasten veya ihmalle verilmemişse ya da zarar görenin de kusuru varsa hâkim tazminatın gerekip gerekmediğini takdir eder. Su analizi ve fotoğraf gibi delilleri vakit kaybetmeden toplayın.

Tarlamdaki ürünler tesisten zarar gördü: ne yapmalıyım?

Önce ürünü, dönemi, zararı ve olası kaynakla bağlantıyı belgelemelisiniz. Ekim ve hasat tarihlerini, ürünün cinsini, zarar gören alanı ve zararın fark edildiği günü not edin; etkilenen bitkilerin fotoğrafını çekin. Mümkünse ziraat odası veya bir ziraat mühendisinden rapor alın ve analiz için numune alınmasını güvenli yoldan planlayın. Hasat veya temizlik öncesinde delilin kaybolma riskini değerlendirin: ürün hasat edilir ya da toprak işlenirse zararın izi silinebilir. Bu durumda mahkemeden delil tespiti istemek ya da ilgili idareden denetim talep etmek gerekebilir.

  • Tarlanın tapu ve çiftçi kayıt belgeleri
  • Zarar gören ürünün fotoğrafı, tarihli kayıtlar
  • Tesis ile tarla arasındaki mesafe, rüzgâr yönü ve su akışı gibi bilgiler
  • İdareye yaptığınız başvuru ve cevaplar (Çevre Kanunu m. 30’a göre zarar gören herkes başvurabilir)
  • Analiz sonuçları ve uzman raporları

Yakınımda proje için ÇED kararı çıktı: ne yapabilirim?

Önce kararın türünü, ilanını ve projeden nasıl etkilendiğinizi belirleyin. Çevre Kanunu m. 10’a göre çevre sorunlarına yol açabilecek faaliyetleri planlayan kurum, kuruluş ve işletmeler Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdür; ÇED olumlu kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Kararın dayandığı rapor, harita ve halkın katılımı toplantısı kayıtlarını edinin.

ÇED kararı ile ruhsatı aynı işlem saymayın: ÇED olumlu kararı bir ön şarttır, projeye ilişkin diğer izin ve ruhsatlar ayrı işlemlerdir ve ayrı dava konusu olabilir. İdari işlemlere karşı dava açma süresi, özel kanunda ayrı bir süre gösterilmeyen hâllerde İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 7’ye göre idare mahkemelerinde altmış gündür ve yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar; ilan yoluyla bildirimde ve düzenleyici işlemlerde başlangıç tarihi farklıdır. Süre ve usulü dava açmadan önce mutlaka somut dosyanız üzerinden kontrol ettirin.

Proje başlamadan koruma istemek mümkün mü?

Yakın zarar tehlikesi varsa ve işlem türü uygunsa idari yargıda yürütmenin durdurulması istenebilir; ancak yalnızca endişe yeterli değildir. İYUK m. 27’ye göre dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. İdare mahkemeleri, idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilir. Bu nedenle başvuruda hem kararı hem de uygulama aşamasını, yani zararın neden telafisi güç olacağını göstermeniz gerekir.

İdari işlemin yürütülmesinin durdurulması ile özel hukukta tedbir yolu birbirinden ayrılmalıdır: idari işleme karşı idare mahkemesinde, doğrudan özel bir kişi veya şirketin fiiline karşı ise hukuk mahkemesinde başvuru yapılır. Hangi yolun doğru olduğunu işlemi yapanın kim olduğu belirler.

Sık yapılan hatalar

  • Zararı ve tarihlerini kaydetmeden hasat veya temizlik yapmak.
  • Çevre Kanunu’ndaki beş yıllık süre ile genel haksız fiil süresini karıştırmak.
  • İşletmenin izinli olmasının tazminat hakkını ortadan kaldırdığını varsaymak.
  • ÇED kararı, ruhsat ve imar işlemlerini tek bir işlem sanmak.
  • Yürütmenin durdurulmasını yalnızca gelecekteki bir endişeye dayandırmak.

Kaynaklar

  1. 2872 sayılı Çevre Kanunu (m. 10, 28, 30)
  2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m. 49-52, 54, 56, 71, 72)
  3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (m. 757)
  4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (m. 7, 27)

Kısa sorular ve cevaplar

Çevreyi kirletenin sorumluluğu için kusur aranır mı?

Çevreyi kirletenler ve çevreye zarar verenler, sebep oldukları kirlenme ve bozulmadan doğan zararlardan kusur şartı aranmaksızın sorumludur. Kirletenin kusurlu olduğunu ayrıca ispat etmeniz gerekmez; ancak zararınızı ve kirletme fiiliyle ilişkisini belgelemelisiniz.

Çevre zararında genel haksız fiil hükümlerine göre de tazminat isteyebilir miyim?

Evet. Çevre Kanunu’ndaki kusursuz sorumluluk hükmü, kirletenin meydana gelen zararlardan ötürü genel hükümlere göre de tazminat sorumluluğunu saklı tutar. Kusuru ispatlayabiliyorsanız haksız fiil yolunu da kullanabilirsiniz.

Çevreye verilen zararın tazminat talebi için zamanaşımı süresi nedir?

Çevreye verilen zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren beş yıl sonra zamanaşımına uğrar. Kirliliği ve sorumluyu öğrendiğiniz tarihi gösteren belgeleri saklayın.

Genel haksız fiil tazminatında zamanaşımı kaç yıldır?

Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ceza kanunlarının daha uzun süre öngördüğü fiillerde o süre uygulanır.

Tehlikeli bir işletmenin verdiği zarardan kim sorumlu olur?

Önemli ölçüde tehlike arz eden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğarsa işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumludur. Uzman bir kişiden beklenen tüm özen gösterilse bile sıkça veya ağır zararlara elverişli işletmeler bu kapsamda sayılır.

İşletme izinli çalışıyorsa verdiği zararı yine de isteyebilir miyim?

Önemli ölçüde tehlike arz eden bir işletmenin faaliyetine hukuk düzenince izin verilmiş olsa bile zarar görenler, bu faaliyetin sebep olduğu zararlarının uygun bir bedelle denkleştirilmesini isteyebilir. Zararınızı ve faaliyetle ilişkisini belgelemelisiniz.

Haksız fiilde zararı ve kusuru kim ispat eder?

Genel kural olarak zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Zararın miktarı tam olarak ispat edilemezse hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak miktarı hakkaniyete uygun belirler.

Zararın artmasında benim de etkim varsa tazminat azalır mı?

Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuşsa veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Bu nedenle zararı azaltmaya yönelik makul önlemleri almak ve belgelemek önemlidir.

Kaynağımı veya kuyumu başkası kirletirse tazminat isteyebilir miyim?

Önemli ölçüde yararlanılan kaynakları veya kuyuları kazı, yapı veya benzeri faaliyetler yüzünden kısmen keserek ya da kirleterek zarar veren, zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar kasten veya ihmalle verilmemişse ya da zarar görenin de kusuru varsa hâkim tazminatın gerekip gerekmediğini takdir eder.

Proje başlamadan yürütmenin durdurulması istenebilir mi?

İdari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda idare mahkemeleri gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilir. Dava açmak ise işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz.

Avukat bul: avukata ulaşma yolları

Dayanaklar

Genel bilgidir; hukuki görüş değildir.

Çevre ve enerji: bütün sorular ve rehberler · Bütün yazılar