Dolandırıcılık, IBAN Kullandırma, Hırsızlık, Yağma ve Güveni Kötüye Kullanma 2026: Cezalar, Nitelikli Hâller, Etkin Pişmanlık ve Uzlaşma

Ceza ve soruşturmaYazar: Hukuk Rehberi yayın ekibiYayın: Av. Ertuğrul Targal onayladı ·

Dolandırıcılığın temel cezası bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıdır; bilişim sistemlerinin veya bankaların araç olarak kullanılması gibi nitelikli hâllerde ceza üç yıldan on yıla kadar hapse çıkar (TCK m. 157 ve 158). Hırsızlığın temel cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir (TCK m. 141). Zararın kovuşturma başlamadan önce giderilmesi cezanın üçte ikisine kadar indirilmesine yol açabilir (TCK m. 168).

Bu yazı dolandırıcılığı, IBAN ve kart kullandırmayı, internet alışverişi ve kripto vaadi mağduriyetini, güveni kötüye kullanmayı, hırsızlığın nitelikli hâllerini, yağmayı, çalıntı ve bulunmuş eşya kurallarını, mala zarar vermeyi, etkin pişmanlığı ve uzlaşmayı anlatır. Ayrıntılı başlıklar için dolandırıcılık suçu, dolandırıldım ne yapmalıyım, hırsızlık suçu ve yağma suçu yazılarına bakabilirsiniz.

Bu yazıda

  • Dolandırıcılık ve nitelikli hâller
  • IBAN, hesap ve kart kullandırmak
  • Dolandırıldığınızda ilk adımlar: internet alışverişi ve kripto vaadi
  • Güveni kötüye kullanma ve benzer suçlar
  • Hırsızlık ve nitelikli hırsızlık
  • Yağma
  • Çalıntı eşya, bulunmuş eşya ve karşılıksız yararlanma
  • Mala zarar verme ve işyeri açığı
  • Etkin pişmanlık ve uzlaşma
  • Sık yapılan hatalar

Dolandırıcılık ve nitelikli hâller

Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına olarak kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası verilir (TCK m. 157). Yazışma ve ödeme kayıtlarını saklamak önemlidir.

  • Bilişim ve banka: Dolandırıcılığın bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi nitelikli hâldir; üç yıldan on yıla kadar hapis verilir ve bu bentte hapis cezasının alt sınırı dört yıldan az olamaz (TCK m. 158).
  • Adli para cezası: Kamu kurumlarının zararına, bilişim sistemi veya banka aracılığıyla, kredi tahsisi veya sigorta bedeli amacıyla ya da kamu görevlisi gibi tanıtılarak işlenmesi hâllerinde adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz (TCK m. 158).
  • Birlikte işleme: Üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında, suç işlemek için kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde bir kat artırılır (TCK m. 158/3).
  • Alacak için hile: Dolandırıcılığın hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi hâlinde şikâyet üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur (TCK m. 159).
  • Borcunu ödemeyen herkes dolandırıcı değildir: Bir borcun ödenmemesi tek başına dolandırıcılık oluşturmaz; hileli davranış, aldatma, zarar ve yarar bağlantısı gibi unsurlar incelenir. Olayın yalnızca alacak uyuşmazlığı mı yoksa ayrıca suç iddiası mı içerdiği belgelerle değerlendirilir (TCK m. 157-159).

IBAN, hesap ve kart kullandırmak

Banka hesabınızı veya kartınızı başkasına kullandırmanın cezai sorumluluk doğurup doğurmayacağı, ne bildiğinize, ne yaptığınıza ve olayla bağlantınıza göre araştırılır; hesabın adınıza kayıtlı olması tek başına bütün değerlendirmeyi bitirmez. Ödeme ve yazışma kayıtlarını koruyun; şüpheli olarak çağrıldıysanız ifade öncesinde dosyaya özgü savunma desteği alın (TCK m. 20-22, 37-39 ve 157-158).

Dolandırıcılık suçlarına iştirakin, haksız menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait kart ya da hesap bilgilerini başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması hâlinde verilecek ceza yarı oranında indirilir; yani yine de sorumluluk doğabilir (TCK m. 158/4). Başkasına ait banka veya kredi kartını ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası alır (TCK m. 245).

Bilişim sistemine hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir; sistemdeki veriler yok olur veya değişirse ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir (TCK m. 243). Bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi bir yıldan beş yıla kadar, sistemdeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan kişi ise altı aydan üç yıla kadar hapisle cezalandırılır (TCK m. 244).

Dolandırıldığınızda ilk adımlar: internet alışverişi ve kripto vaadi

  • İlk adım: Önce bankanıza ve kullanılan platforma resmî kanallarından bildirim yapın. İşlem saatlerini, dekontları, ilanı ve yazışmaları saklayarak kolluğa veya savcılığa başvurabilirsiniz. Yeni bir ödeme yaparak paranızı kurtaracağını söyleyen kişilere karşı dikkatli olun (TCK m. 157-158; CMK m. 158 ve 160).
  • İnternetten alınan ürün gelmediyse: Teslim sorunu tüketici uyuşmazlığı olabileceği gibi hileli bir düzenekle de bağlantılı olabilir. İlanı, satıcıyla iletişimi, ödemeyi ve teslim taahhüdünü saklayın; ceza başvurusu ile bedelin iadesini isteme yolları farklı sonuçlara yöneliktir.
  • Kripto yatırım vaadiyle para gönderdiyseniz: Platform ve profil bağlantılarını, vaatleri içeren mesajları, banka dekontlarını ve varsa işlem kimliklerini saklayın; şifre veya kurtarma kelimelerini kimseye vermeyin.
  • Şikâyet yeri: İhbar veya şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluğa yapılabilir; kayıt veya soruşturma numarasını saklayın (CMK m. 158).

Güveni kötüye kullanma ve benzer suçlar

Başkasına ait olup muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş malı, devir amacı dışında kendisinin veya başkasının yararına tasarruf eden veya devri inkâr eden kişi, şikâyet üzerine altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılır (TCK m. 155). Emanet bırakılan eşyanın satılması da buna örnektir. Suç meslek veya ticaret ilişkisi nedeniyle teslim edilen eşyada işlenirse bir yıldan yedi yıla kadar hapis verilir; konunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması hâlinde ceza bir kat artırılır.

  • Uzlaşma: Güveni kötüye kullanma (üçüncü fıkra hariç) uzlaştırma kapsamındaki suçlardandır; taşıt konulu nitelikli hâl bu kapsamın dışındadır (CMK m. 253).
  • Bedelsiz kalmış senet: Bedelsiz kalmış bir senedi kullanan kimseye şikâyet üzerine altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezası verilir; borç ödenmiş veya sebep ortadan kalkmışsa senedin icra veya dava konusu yapılması bu kapsama girebilir (TCK m. 156).
  • İşyerindeki para açığı: Görev ve yetkilerinizi, teslim kayıtlarını, kasa işlemlerini ve erişimi olan kişilere ilişkin bilgileri hazırlayın; yalnızca açık bulunması kişisel sorumluluğu tek başına kanıtlamaz. İfade öncesinde isnadı ve belgeleri avukatınızla değerlendirin (TCK m. 20-22 ve 155).
  • Hileli ve taksirli iflas: Malvarlığını eksiltmeye yönelik hileli tasarruflarda bulunan kişi, iflasa karar verilmişse üç yıldan sekiz yıla kadar hapis alır (TCK m. 161); tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özenin gösterilmemesi nedeniyle iflasa sebebiyet veren kişi iki aydan bir yıla kadar hapisle cezalandırılır (TCK m. 162).
  • Suçtan elde edilen eşyayı bildirmeme: Hukuki ilişkiye dayalı olarak elde ettiği eşyanın suç işlenerek elde edildiğini öğrenmesine rağmen yetkili makamlara vakit geçirmeksizin bildirimde bulunmayan kişi altı aya kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır (TCK m. 166).

Hırsızlık ve nitelikli hırsızlık

Zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır malı bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir (TCK m. 141). Cüzdanınız çalındıysa kayıp ve çalıntı bildirimini gecikmeden yapın ve bankanızı arayın.

  • Nitelikli hâller: Kamu kurumlarındaki eşya, halka sunulmuş ulaşım aracındaki eşya, açıkta bırakılmış eşya gibi sayılan hâllerde üç yıldan yedi yıla kadar; yankesicilik, bilişim sistemi kullanımı, kilit açarak veya kilitli yerden hırsızlık gibi hâllerde beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir (TCK m. 142). Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle işlenen hırsızlık (cebinizden telefon çekilmesi gibi) beş yıldan on yıla kadar hapsi gerektirir; kişi kendini savunamayacak durumdaysa ceza ayrıca artırılabilir. Bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış ya da kilitlenmiş eşya hakkında işlenen hırsızlık da aynı sınıftadır.
  • Gece vakti: Gece işlenirse ceza yarı oranında artırılır; gece, güneşin batmasından bir saat sonra başlayıp doğmasından bir saat evvele kadar süren zamandır (TCK m. 143 ve 6).
  • Kamu hizmetinin aksaması: Hırsızlık sonucu haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında kamu hizmeti geçici de olsa aksarsa ceza yarısından iki katına kadar artırılır (TCK m. 142).
  • Eve girme ve kapı kırma: Hırsızlık amacıyla işlenen konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme için soruşturma şikâyete bağlı değildir (TCK m. 142).
  • Paydaş malı ve alacak: Hırsızlığın paydaş veya elbirliği ile malik olunan mal üzerinde ya da hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi hâlinde şikâyet üzerine iki aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir (TCK m. 144).
  • Değer azlığı, geçici kullanma, zorunluluk: Malın değerinin azlığı nedeniyle ceza indirilebilir ve ceza vermekten vazgeçilebilir (TCK m. 145). Malın geçici bir süre kullanılıp iade edilmek üzere alınmasında şikâyet üzerine ceza yarı oranına kadar indirilir; mal suç işlemek için kullanılırsa bu indirim uygulanmaz (TCK m. 146). Ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için işlenmesi hâlinde olayın özelliğine göre indirim yapılabilir veya ceza vermekten vazgeçilebilir; bu hâkimin değerlendirmesine bağlıdır (TCK m. 147).
  • Yakınlar: Ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, üstsoy veya altsoyun ya da aynı konutta yaşayan kardeşlerden birinin zararına işlenmesi hâlinde ilgili akraba hakkında ceza verilmez; diğer yakınlık hâllerinde şikâyet üzerine ceza yarı oranında indirilir (TCK m. 167).
  • Elektrik, su, doğal gaz: Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik, su veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasını gerektirir ve karşılıksız yararlanma olarak düzenlenir (TCK m. 163).

Hırsızlık ile yağma arasındaki fark, malın alınmasında cebir veya tehdidin bulunmasıdır; olay yalnızca "eşya alındı" diye anlatılmamalı, kullanılan davranış, zaman sırası ve mağdurun durumu birlikte incelenmelidir (TCK m. 141-150).

Yağma

Yağma suçunun silahla, tanınmamak için kendini gizleyerek, birden fazla kişi tarafından birlikte, yol keserek veya konutta ya da işyerinde gece vaktinde işlenmesi gibi hâllerde on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir (TCK m. 149). Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir; bu hâkimin takdirine bağlıdır (TCK m. 150). Yağmada etkin pişmanlık daha sınırlıdır: kovuşturma başlamadan önce gösterilen pişmanlıkta ceza yarısına, kovuşturma başladıktan sonra üçte birine kadar indirilir (TCK m. 168).

Çalıntı eşya, bulunmuş eşya ve karşılıksız yararlanma

Bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşyayı, suça iştirak etmeksizin satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi altı aydan üç yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır (TCK m. 165). Kaybedilmiş olması nedeniyle malikinin zilyedliğinden çıkmış olan ya da hata sonucu ele geçirilen eşyayı iade etmeksizin veya yetkili mercileri durumdan haberdar etmeksizin malik gibi kullanan kişi, şikâyet üzerine bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır (TCK m. 160). Bulduğunuz eşyayı kendinize aitmiş gibi kullanmak yerine sahibine veya yetkili makamlara ulaştırın ve teslim işlemini belgeleyin.

Mala zarar verme ve işyeri açığı

Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hâle getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikâyeti üzerine dört aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır (TCK m. 151). Araç veya eşyanıza zarar verildiyse hasarı güvenli biçimde belgeleyin; varsa onarım tespitini, kamera yerini ve tanık bilgilerini saklayın. Ceza şikâyeti ile zararın karşılanmasına ilişkin talep farklı yollardır (TCK m. 151-152; CMK m. 158). Yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanarak ya da sel ve taşkına neden olarak işlenmesi hâlinde ceza bir katına kadar artırılır (TCK m. 152).

Etkin pişmanlık ve uzlaşma

Dolandırıcılık veya hırsızlık tamamlandıktan sonra ve kovuşturma başlamadan önce failin pişmanlık göstererek mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin yoluyla tamamen gidermesi hâlinde verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir; kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilmeden önce yarısına kadar indirilir. Kısmen geri verme veya tazmin hâlinde ayrıca mağdurun rızası aranır (TCK m. 168). Zararın giderilmesi her dosyada davayı ortadan kaldırmaz; suçun niteliği, ödeme zamanı ve ilgili etkin pişmanlık veya alternatif usul koşulları ayrı değerlendirilir. Ödeme belgesini saklayın; bir feragat veya uzlaşma metnini sonuçlarını öğrenmeden imzalamayın. Etkin pişmanlık için etkin pişmanlık yazısına bakabilirsiniz.

Hırsızlık (m. 141) uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasındadır; uzlaşma sağlanır ve şüpheli edimini yerine getirirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Nitelikli hırsızlık bu kapsamda değildir (CMK m. 253).

Sık yapılan hatalar

  • Dolandırıldıktan sonra dekont, ilan ve yazışmaları silmek veya yalnızca ekran görüntüsüyle yetinmek.
  • IBAN veya kartı "yalnızca yardım amacıyla" verdiğinizde sorumluluğun doğmayacağını düşünmek.
  • Borç uyuşmazlığını her durumda dolandırıcılık saymak.
  • Zararı kısmen ödeyip mağdurun rızasını almadan etkin pişmanlıktan yararlanacağını düşünmek.
  • Bulunan eşyayı sahibine veya yetkili makama teslim etmemek.

Kaynaklar

  1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
  2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu

Videolar

“Ben Sadece IBAN’ımı Verdim” – Kiralık IBAN Suç mu, Ceza Ne, Şimdi Ne Yapmalı? — video kapak görseli

“Ben Sadece IBAN’ımı Verdim” – Kiralık IBAN Suç mu, Ceza Ne, Şimdi Ne Yapmalı? · 7 dk

Videonun metni

Şu an cebinde, 26 karakterlik bir şey var.

Ve o 26 karakter, bir sabah kapına polis getirebilir.

Şifren değil. Kart numaran değil.

IBAN’ın. Hani şu, “kızım at şuraya” deyip herkese verdiğin numara.

Emre’yi tanıyalım. Yirmi bir yaşında, üniversite öğrencisi.

Ay sonu geldi; kira var, fatura var. Annesi her akşam arıyor: “Oğlum, yemek yiyor musun?”

Yiyor anne. Makarna. Üç gündür aynı makarna.

Bir gece telefonuna bir mesaj düşüyor: “Evden ek gelir. Sadece hesabın yeter.”

Şimdi dur. Bir ilanda “sadece hesabın yeter” yazıyorsa, o işte çalışan sen değilsin; senin hesabın çalışıyor. Sen sadece kefilsin.

Emre soruyor: “Ne iş bu?” Cevap: “İş yok aslında kardeşim. Hesabına para gelecek, komisyonunu al, kalanını bize gönder.”

“Yasal mı?” “Herkes yapıyor.”

Bizde “herkes yapıyor” iki yerde doğrudur: düğünde halayda, bir de başını belaya sokacak işlerde. Bu, halay değil.

Ve Emre, o 26 karakteri gönderiyor.

Peki ne olabilir ki? Sadece bir numara verdi, değil mi?

Değil. O numara şu an, başka birinin hayatının en kötü gününe bağlanıyor.

Şehrin öbür ucunda, emekli bir öğretmenin telefonu çalıyor.

Arayan, kendini bankanın güvenlik birimi olarak tanıtıyor: “Hesabınızda şüpheli işlem var. Paranızı hemen güvenli bir hesaba aktarmamız lazım.”

Net söyleyelim: Bankalar seni arayıp “paranı güvenli hesaba aktar” demez.

Banka seni sadece kart borcun için arar. O da tam sofraya oturduğunda.

Peki o “güvenli hesap” kimin? Bil bakalım.

Para Emre’ye gelir. Oradan üç hesaba, bir kripto cüzdana, bir ATM’ye dağılır.

Dolandırıcı neden kendi hesabını kullanmıyor? Çünkü kendi hesabı kolayca izlenir. Seninki ise izi kesmek için mükemmel bir ara istasyon.

Ama zincirin bir ucu hep görünür kalır: paranın ilk geldiği hesap. Yani… Emre.

Birkaç gün sonra Emre bankanın uygulamasını açıyor. “Hesabınız askıya alınmıştır.”

Aralık 2025’ten beri böyle: Bilişim yoluyla nitelikli dolandırıcılıkta makul şüphe varsa, banka hesabı kırk sekiz saate kadar askıya alabiliyor.

Banka bunu derhâl savcılığa bildirir, sana da bildirir. Kaldırılması için savcılığa başvurabilirsin; savcı yirmi dört saat içinde karar verir.

Bu arada hesaptaki suça konu paraya el konulabilir. Para mağdurunsa, ona geri döner.

Emre hemen Kerem abiyi arıyor.

“Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor.”

Tabii ulaşılamıyor. Kerem abiler hep böyledir: Para gelirken “kardeşim”, iş patlayınca “numara kullanılmamaktadır”.

Şimdi asıl soru. Belki senin de aklındaki: “Ben sadece IBAN’ımı verdim. Bu suç mu?”

Olabilir. Hesabını dolandırıcılıkta kullanılacağını bilerek ya da öngörerek verdiysen, bu dolandırıcılığa iştirak sayılabilir.

İş bankalar ya da bilişim sistemleri üzerinden yapıldıysa dolandırıcılık nitelikli hâle gelir: üç yıldan on yıla kadar hapis. Alt sınır, dört yıldan az olamaz.

“Ama ben komisyon bile almadım!” Fark etmez. Komisyonun az olması da, hiç almamış olman da, tek başına seni kurtarmaz.

Şimdi bir iyi haber var. Ama çok sevinme.

Temmuz 2026’da kanuna yeni bir fıkra geldi: Katkın sadece hesabını ya da kartını vermekle sınırlıysa, ceza yarı oranında indirilir.

İndirim, af değildir. Suç ortadan kalkmaz; sadece ceza azalır.

Ve asıl tuzak burada: Emre sadece IBAN vermedi. Parayı ATM’den çekti, başka hesaplara aktardı. O çizgiyi geçtiği an, indirim tartışmalı hâle gelir.

Parayı, kaynağının suç olduğunu bilerek aktardıysan bir de aklama gündeme gelebilir: üç yıldan yedi yıla kadar hapis.

Ve bir sabah, saat altıyı on iki geçe… kapı çalar.

Çağrı kâğıdında, şüpheli sıfatıyla: Emre.

Peki o kapı senin kapın olsaydı? Önce nefes al. İfadeye çağrılmak, suçlu olmak demek değil.

Neyle suçlandığını öğrenme hakkın var. Avukat hakkın var; seçemiyorsan baro görevlendirir. Ve susmak, kanunî bir hakkın.

İfadede sorulacaklar belli: Hesabı kime verdin? Karşılığında ne aldın? Sadece IBAN mı, yoksa şifre, kart, doğrulama kodu da mı?

Hatırlamıyorsan uydurma; “hatırlamıyorum” de. Yazışmalarınla ve hesap ekstrenle çelişen bir ifade, en büyük düşmanın.

Ya o emekli öğretmen? Parası geri gelir mi?

Şikâyet eder. Hesap askıdayken paraya el konulduysa, para ona iade edilir.

Kalan zarar için de hesabını kullandıran kişiye tazminat davası açabilir. Yani “ben sadece aracıydım” diyen Emre, o zararı ödemekle karşı karşıya kalabilir.

Peki sen IBAN’ını çoktan verdiysen? Videoyu kapatmadan, şimdi:

Kullandırmayı hemen bırak. Kartını, internet ve mobil bankacılığını kapattır; şifreleri değiştir. Gelen parayı kimseye aktarma. Yazışmaları silme. Bankana ve savcılığa bildir. İfadeden önce bir avukatla görüş.

Bir de etkin pişmanlık var: Mağdurun zararını kovuşturma başlamadan tamamen gidersen, cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Kovuşturma başladıktan sonra, hüküm verilmeden gidersen, yarısına kadarı.

Ve hesabına tanımadığın birinden para gelirse: o para senin değil. Harcama, aktarma; bankana yazılı bildir.

Kısacası: Emek yok ama kazanç varsa, acele ettiriliyorsan, karşındakinin kim olduğunu bilmiyorsan ve biri sana “herkes yapıyor” diyorsa… dur.

Telefon yine titrer. Aynı mesaj. Bu sefer Emre engelliyor, ekran görüntüsünü alıyor, bildiriyor.

Çünkü bir IBAN, sadece bir numara değildir. Üzerinde senin adın yazar.

Bu videoyu, grupta “kolay para” mesajı atan o arkadaşına gönder. Belki bir kapının çalınmasını engellersin.

“Anne, benim!” Oğlunun sesiyle aradılar, oğlu ise salonda maç izliyordu — video kapak görseli

“Anne, benim!” Oğlunun sesiyle aradılar, oğlu ise salonda maç izliyordu · 6 dk

Videonun metni

Akşam sekiz buçuk. Annenin telefonu çalıyor. Arayan sensin.

Senin sesin, senin "anne" deyişin: "Anne, başım belada, kimseye söyleme, hemen para lazım."

Tek bir sorun var: Sen o sırada salondasın. Elinde çekirdek, maç izliyorsun.

Peki bir anne, oğlunun sesini oğlundan ayırt edemiyorsa ne olacak? Bu ses nereden çıktı, o telefon açılınca ne yapmalı? Gel, baştan alalım.

Nuran Hanım altmış yedi yaşında, emekli öğretmen. Fatih'te üçüncü kat, asansörsüz. Oğlu Kaan pazar akşamları yemeğe gelir.

Nuran Hanım'ın telefonla ilişkisi özeldir. Yazı boyutu en büyükte, ses sonuna kadar açık. Telefonu kulağına değil, ağzına tutar; telsizle konuşur gibi.

Bilinmeyen numarayı her zaman açar, çünkü "belki hastaneden arıyorlardır". Hastaneden hiç aramazlar. Görüntülü aramada da sadece alnı görünür.

O akşam Kaan salonda maç izliyor, Nuran Hanım mutfakta dolma sarıyor. Telefon çalıyor: bilinmeyen numara. Açıyor tabii.

"Anne benim, Kaan. Telefonum bozuldu, arkadaşın telefonundan arıyorum."

Ses birebir Kaan. Aynı "anne", aynı yutulan harfler, aynı sabırsız nefes.

"Anne, kaza yaptım, karşı taraf para istiyor. Polis yanımda, uzun konuşamam. Babama sakın söyleme."

Nuran Hanım'ın elleri titriyor. Dolma yarım kalıyor, banka uygulaması açılıyor; şifre ancak üçüncü denemede tutuyor.

Ve tam o anda salondan bir ses: "Gooool, anne gol oldu!" Bir kulakta Kaan, öbür kulakta... yine Kaan.

Telefondaki Kaan devam ediyor: "Anneciğim, sizi bu saatte rahatsız ettiğim için gerçekten çok özür dilerim."

İşte orada her şey çözülüyor. Gerçek Kaan otuz iki yaşında ve hayatında bir kere "anneciğim" dememiş. Onun cümlesi bellidir: "Anne, yemek ne?"

Nuran Hanım telefona soruyor: "Oğlum, sesin niye bu kadar kibar?" Hat kapanıyor.

O ses nereden geldi? Kaan'ın geçen yaz sosyal medyaya koyduğu otuz saniyelik bir videodan: deniz, güneş, "Selam millet, burası cennet!"

Yapay zekâ, birkaç saniyelik bir kayıttan bile benzer bir ses üretebiliyor. Otuz saniye ona bol bile.

Yöntem hep aynı: Sesi sosyal medyadan ya da bir telefon konuşmasından al, yapay zekâyla taklit et, yaşlı bir yakını ara, panik yarat.

Konuşma kısa tutulur; ağlama, telaş, "polis yanımda" eklenir. Hattaki cızırtı, sesteki tuhaflıkları örter. Amaç tek: Düşünmene fırsat vermemek.

Ekim 2026'da haberlere yansıyan uyarıların özeti de bu: Sesin tanıdık gelmesine güvenme, aramayı doğrula.

Hukuken bu işin temelinde dolandırıcılık var. Banka ya da bilişim sistemleri araç olarak kullanıldıysa, nitelikli dolandırıcılık gündeme gelir.

Cezası üç yıldan on yıla kadar hapis ve adlî para cezası. Bu hâlde hapsin alt sınırı dört yıldan az olamaz.

Peki sesin kopyalanması? Kişisel verileri hukuka aykırı kaydedene bir yıldan üç yıla kadar hapis. Başkasına veren, yayan ya da ele geçirene iki yıldan dört yıla kadar.

Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı ifşa etmek de iki yıldan beş yıla kadar hapis gerektirir.

Ama sesin kişisel veri sayılıp sayılmayacağı ve hangi hükmün uygulanacağı, olayın ayrıntılarına göre savcılık ve mahkemece belirlenir. Her dosyada aynı sonuç çıkmaz.

KVKK da biyometrik verileri özel nitelikli sayar; bunların işlenmesi, kanundaki şartlar dışında yasaktır. Sesinin biyometrik veri olup olmadığı ise nasıl işlendiğine bağlı.

Sesin bir şirketin kayıtlarından sızdıysa, o şirket verileri korumak için teknik ve idari tedbir almak zorundaydı. Önce ona başvur; cevap gelmez ya da yetersizse, cevabı öğrendiğin günden itibaren otuz, her hâlde başvurudan itibaren altmış gün içinde KVK Kurulu'na şikâyet edebilirsin.

Şimdi telefon sana geldi diyelim. Önce kapat. Panik ve acele, yöntemin ta kendisi.

Sonra yakınını bildiğin, kayıtlı numarasından geri ara; açmıyorsa ortak bir tanıdığı ara. Ses artık kimlik kanıtı değil; doğrulama ikinci bir kanaldan yapılır.

Kart bilgisini, şifreni, telefona gelen doğrulama kodunu "acil durum" bahanesiyle kimseye verme. Ses ve video paylaşımlarını da mümkünse sadece tanıdıklarına açık tut.

Para gönderdiysen dekontla hemen bankanı ara, işlemin durdurulmasını iste. Arama kaydını, numarayı, mesajları sakla; Cumhuriyet başsavcılığına ya da emniyete suç duyurusunda bulun. Şikâyeti bekletme.

Ve en önemlisi, bunu annenle babanla konuş: Sadece sizin bildiğiniz bir doğrulama kelimesi ya da sorusu belirleyin.

Nuran Hanım'ın evinde bu toplantı ertesi pazar yapıldı. Gündem tek: "İlkokulda kedimizin adı neydi?"

Kaan özgüvenle: "Pamuk." Nuran Hanım: "Pamuk komşunun kedisiydi oğlum, bizimki Tarçın'dı." Kendi testinde ilk elenen, Kaan'ın kendisi.

Beş dakika sonra Nuran Hanım aile grubuna yazıyor: "Aile şifremiz Tarçın, kimseye söylemeyin." Grupta on bir kişi var; ikisi komşu.

Kaan "Anne, sil şunu!" diyor. Nuran Hanım siliyor: "Benden sil"e basarak.

Kural basit: Şifre yüz yüze konuşulur, hiçbir yere yazılmaz. Cevabı profilde duran bir şey de seçilmez; Tarçın'ın fotoğrafı zaten herkesin önünde.

Yeni şifre o akşam belirleniyor: Kaan'ın ilkokuldaki lakabı. Kaan itiraz ediyor, oy çokluğuyla kabul.

Bir sonraki pazar kapı çalıyor. "Anne, benim!" İçeriden: "Şifre?"

Kaan, elinde market poşeti, bütün apartmanın önünde bağırıyor: "Patates! Anne, ben Patates!" Yöneticinin kapısı aralanıyor.

Bu hikâye temsilîdir. Genel bilgidir; hukuki görüş değildir. Para gittiyse beklemeden bankanı ara, bir avukata danış.

Yolda cüzdan buldu, sahibine verdi, 'para eksik' dendi: Bulma ödülü var mı? | Sen hâkim olsan? — video kapak görseli

Yolda cüzdan buldu, sahibine verdi, 'para eksik' dendi: Bulma ödülü var mı? | Sen hâkim olsan? · 4 dk

Videonun metni

“Aa... bir cüzdan. İçinde... bu kadar para mı olur?” “Aman Emre, bir şey olmaz. Yerde bulduğun senindir, harca gitsin!”

“Abi yüzde on senin hakkın! Derste gördüm, bulan onda birini alır!” “Kimliği içinde. Sahibine götürüyorum.”

“Cüzdanım! Ver bakayım... Bir, iki, üç... Bir banknot eksik!” “Abi ben açmadım bile!”

“Peki... ödül falan?” “Ödül mü? Asıl sen bana o banknotu vereceksin!”

Sen hâkim olsan? A: Emre ödülü hak etti, Necdet ödemeli. B: Cüzdanı geri vermek zaten görevi; ödül yok, eksik parayı da açıklamalı. Önce yorumlara cevabını yaz; sonra kararı birlikte açalım.

Mahkeme salonuna tekrar hoş geldin, hâkim. Önce kanunun ilk cümlesi.

Kaybedilmiş bir şeyi bulan kişi, sahibini biliyorsa ona, bilmiyorsa kolluğa, köylerde muhtara bildirmek ya da araştırıp gerekirse ilan etmek zorundadır. Bulunan şey önemli ölçüde değerliyse, her hâlde kolluğa veya muhtara bildirilmelidir.

Yani Recep Abi'nin yerde bulduğun senindir kuralı kanunda yok. Bulunan eşyayı iade etmeden ya da yetkilileri haberdar etmeden kendi malı gibi kullanan kişi, şikâyet üzerine bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır.

Recep Abi'nin aman bir şey olmaz dediği her şeyin bir kanun maddesi var. Bu da onlardan biri.

Peki Emre ödül isteyebilir mi? Evet. Bulunan şey sahibine geri verilirse, bulan kişi yaptığı giderlerin ödenmesini ve uygun bir ödül verilmesini isteyebilir.

Kuzen Barış'ın yüzde onu ise kanunda yazmıyor. Kanun bir oran vermiyor; uygun bir ödül diyor. Barış yine aynı dersi yarım dinlemiş.

Bir istisna var: Cüzdan bir evde, iş yerinde ya da kamu hizmeti verilen bir yerde bulunursa, kanun o yerin sahibini ya da kurumu bulan sayar ve onlar ödül isteyemez. Otobüste ya da bir mağazada bulduysan görevliye teslim edersin.

Peki Necdet'in bir banknot eksik iddiası? İspat yükü, iddia ettiği olgudan kendi lehine sonuç çıkaran taraftadır. Yani eksikliği Necdet ispat etmeli.

Ve o sokağın da bir Saniye Teyzesi var: Pencereden her şeyi görmüş. Emre cüzdanı yerden aldı, açmadı, kimliğe baktı ve doğrudan Necdet'in kapısına gitti. Saatiyle, dakikasıyla, defterinde.

Emre'ye bir not: Bir dahaki sefere teslimi bir tanığın yanında yap, mümkünse tutanakla ya da kolluk aracılığıyla. Dürüstlüğün de belgesi olsun.

Ya Emre cüzdanın sahibini hiç bulamasaydı? Kolluğa bildirir ve beklerdi. Sahibi bildirim tarihinden başlayarak beş yıl içinde ortaya çıkmazsa, yükümlülüklerini yerine getiren bulan kişi o şeyin mülkiyetini kazanır.

Yani Recep Abi'nin harca gitsin dediği para, beş yıl ve bir karakol ziyareti sonra gerçekten Emre'nin olabilirdi. Kanun sabrı ödüllendiriyor, Recep Abi'yi değil.

Ve karar zamanı.

“Cüzdan sahibine iade edilmiştir. Eksik olduğu iddia edilen para ispat edilememiştir. Davalı, davacıya giderlerini ve uygun bir ödül ödeyecektir.” “Uygun ne kadar, hâkim bey?” “Hâkim hanım. Size uygun olmayacak kadar.”

Doğru cevap A'ydı. Cüzdanı geri vermek görev, ödül ise hak. Ve eksik banknot, ispat edilmedikçe yoktur.

Bir şey bulursan ne yapmalısın? Sahibini biliyorsan ona ulaş; bilmiyorsan ya da bulduğun şey değerliyse kolluğa veya muhtara bildir. Bir mağazada ya da otobüste bulduysan görevliye teslim et.

Teslimi tanık önünde yap, mümkünse tutanak al. Ve bulduğun şeyi kendi malın gibi kullanma.

Yorumlarda kaç kişi A dedi, kaç kişi B? Bir sonraki davada hâkim yine sensin.

Bu hikâye temsilîdir; kişiler ve olaylar kurgudur. Genel bilgidir; hukuki görüş değildir. Kendi dosyan için bir avukata danış.

Hukuk Rehberi YouTube kanalı · Genel bilgidir; hukuki görüş değildir.

Kısa sorular ve cevaplar

Dolandırıcılığın cezası nedir?

Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına olarak kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası verilir. Yazışma ve ödeme kayıtlarını saklamak önemlidir.

İnternetten veya bankayı araç kullanarak dolandırılırsam ceza artar mı?

Evet. Dolandırıcılığın bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi nitelikli hâldir; üç yıldan on yıla kadar hapis verilir ve bu bentte hapis cezasının alt sınırı dört yıldan az olamaz.

Banka hesabımı veya kartımı başkasına kullandırırsam ne olur?

Dolandırıcılık suçlarına iştirakin, haksız menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait kart ya da hesap bilgilerini başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması hâlinde verilecek ceza yarı oranında indirilir. Yani yine sorumluluk doğabilir.

Alacağımı tahsil etmek için hile yaparsam hangi cezayı alırım?

Dolandırıcılığın bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi hâlinde şikâyet üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.

Güveni kötüye kullanma suçu nedir?

Başkasına ait olup muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği devredilmiş malı, devir amacı dışında kendisinin veya başkasının yararına tasarruf eden veya devri inkâr eden kişi, şikâyet üzerine altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılır.

Başkasının kredi kartını izinsiz kullanırsam hangi ceza verilir?

Başkasına ait banka veya kredi kartını ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası alır.

Cüzdanım çalındı, hırsızlığın cezası nedir?

Zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır malı bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Nitelikli hâller daha ağır cezayı gerektirir.

Hırsızlık gece işlenirse ceza artar mı?

Evet. Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. Gece vakti, güneşin batmasından bir saat sonra başlayıp doğmasından bir saat evvele kadar süren zamandır.

Çalınan malı geri verirsem ceza indirilir mi?

Suç tamamlandıktan sonra ve kovuşturma başlamadan önce failin pişmanlık göstererek mağdurun zararını aynen geri vermek veya tazmin etmek suretiyle tamamen gidermesi hâlinde cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Kovuşturma başladıktan sonra yarısına kadar indirilir.

Silahla veya gece yağmada ceza ne olur?

Yağma suçunun silahla, tanınmamak için kendini gizleyerek, birden fazla kişi tarafından birlikte, yol keserek veya konutta ya da işyerinde gece vaktinde işlenmesi gibi hâllerde on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.

Avukat bul: avukata ulaşma yolları

Dayanaklar

Genel bilgidir; hukuki görüş değildir.

Ceza ve soruşturma: bütün sorular ve rehberler · Bütün yazılar