Eşlerden birinin ölümüyle mal rejimi sona erer; edinilmiş mallara katılma rejiminde her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur ve alacaklar takas edilir (TMK m. 225 ve 236). Sağ kalan eş, eski yaşantısını sürdürebilmek için ölen eşe ait ortak konutta katılma alacağına mahsup edilerek intifa veya oturma hakkı isteyebilir (TMK m. 240). Ziynet ve çeyiz gibi eşyalarda ise yalnız kişisel kullanıma yarayan eşya kişisel maldır; mal rejimi sona erince her eş diğerinde bulunan mallarını geri alır, kime ait olduğu ispatlanamayan mallar paylı mülkiyette sayılır (TMK m. 220, 222 ve 226).
Bu yazı eşin ölümü hâlinde mal rejiminin tasfiyesini, tasfiye davasının açılacağı mahkemeyi, sağ kalan eşin konut haklarını ve üçüncü kişilere devredilmiş mallar için süreleri; ayrıca ziynet, çeyiz ve evlilik içindeki eşyanın kime ait sayıldığını anlatır. Ziynet davaları için ziynet eşyası davası yazımıza da bakabilirsiniz.
Bu yazıda
- Eşin ölümünde mal rejimi nasıl tasfiye edilir?
- Tasfiye davası hangi mahkemede açılır?
- Sağ kalan eşin oturma hakkı
- Üçüncü kişilere devredilen mallar ve süre
- Katılma alacağının ödenmesi
- Ziynet, çeyiz ve kişisel eşya
- Kime ait olduğu ispatlanamayan eşya
- Hediye ve eşler arası borç
- Sık yapılan hatalar
- Kaynaklar
Eşim ölürse mal rejimi nasıl tasfiye edilir?
Mal rejimi eşlerden birinin ölümüyle sona erer. Edinilmiş mallara katılma rejiminde her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur ve alacaklar takas edilir (TMK m. 225 ve 236). Yani katılma alacağı ölen eşin mirasçılarına da geçer ve sağ kalan eş de ölen eşin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibi olur. Tasfiye için kişisel ve edinilmiş malları ayıran belgeleri toplamak gerekir: tapu kayıtları, banka hesap dökümleri, miras ve bağış belgeleri bu aşamada işe yarar. Artık değerin nasıl hesaplandığını boşanmada mal paylaşımı yazımızdaki ilkelerle birlikte düşünebilirsiniz; ölümde de aynı hesap mantığı geçerlidir.
Tasfiye davası hangi mahkemede açılır?
Mal rejiminin ölümle sona ermesi hâlinde tasfiye davalarında yetkili mahkeme, ölenin son yerleşim yeri mahkemesidir. Davayı sağ kalan eş veya mirasçılar birbirlerine karşı açabilir. Boşanma, iptal veya mahkemece mal ayrılığı kararı verilmesi durumunda ise bu davalarda yetkili mahkeme tasfiye davasına da bakar; diğer durumlarda davalı eşin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m. 214).
Sağ kalan eşin oturma hakkı
Sağ kalan eş, eski yaşantısını sürdürebilmek için ölen eşe ait ortak konutta katılma alacağına mahsup edilerek, yetmezse bedel eklenerek intifa veya oturma hakkı isteyebilir. Haklı sebep varsa konut üzerinde mülkiyet hakkı da tanınabilir (TMK m. 240). Ayrıca paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde paylaşma konusu mallar arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa sağ kalan eş, miras ve paylaşmadan doğan hakkına mahsup edilmek ve gerekirse bedel eklenmek suretiyle mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir (TMK m. 255).
Eşim malını üçüncü kişiye geçirdiyse hangi süre içinde dava açmalıyım?
Borçlu eşin malvarlığı veya terekesi katılma alacağını karşılamıyorsa alacaklı eş, edinilmiş mallara eklenmesi gereken karşılıksız kazandırmaları bundan yararlanan üçüncü kişilerden eksik kalan miktarla sınırlı olarak isteyebilir. Dava hakkı, haklarının zedelendiğini öğrendiğiniz tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde rejimin sona ermesinden beş yıl geçmekle düşer (TMK m. 241). Rejimin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmalar ve katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler edinilmiş mallara değer olarak eklenir (TMK m. 229). Bu süreler hak düşürücü olduğundan gecikmemek önemlidir.
Katılma alacağı nasıl ve ne zaman ödenir?
- Para veya mal: Katılma alacağı ve değer artış payı ayın veya para olarak ödenebilir. Aynî ödemede malların sürüm değeri esas alınır; bir mesleğin icrasına ayrılmış birimler ile işletmelerin ekonomik bütünlüğü gözetilir (TMK m. 239).
- Erteleme ve faiz: Katılma alacağının derhâl ödenmesi borçlu eş için ciddî güçlükler doğuracaksa uygun bir süre ertelenmesi istenebilir. Aksi kararlaştırılmadıkça tasfiyenin sona ermesinden başlayarak faiz yürür; gerekirse ayrıca güvence istenebilir (TMK m. 239).
- Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma: Boşanmada hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir. Kusurun ispatı bu karar için önem taşır (TMK m. 236).
Ziynetler ve çeyiz mal rejiminde kimin sayılır?
Yalnız sizin kişisel kullanımınıza yarayan eşya kanun gereği kişisel maldır; mal rejimi sona erince her eş diğer eşte bulunan mallarını geri alır (TMK m. 220 ve 226). Eşyanın size ait olduğunu sizin ispatlamanız gerekir: düğün fotoğrafı, ziynet listesi, fatura, alış belgeleri veya tanık işe yarar (TMK m. 222). Mal rejiminin başlangıcında eşe ait olan malvarlığı değerleri ile yalnız kişisel kullanıma yarayan eşya kişisel maldır; kişisel mallar artık değer hesabına girmez ve onları geri alırsınız. Evlenmeden önce sahip olduğunuzu gösteren belgeleri saklayın (TMK m. 220 ve 226). Çeyizinizi eşinizin evinde bıraktıysanız da evlenmeden önce size ait olan veya karşılıksız kazandığınız değerler kişisel maldır ve rejim sona erince geri alınabilir (TMK m. 220 ve 226).
Evlilik içinde alınan eşyanın kime ait olduğu ispatlanamazsa ne olur?
Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden bunu ispatlamak zorundadır. Hangisine ait olduğu ispatlanamayan mallar eşlerin paylı mülkiyetinde sayılır; bu yüzden fatura, banka dekontu ve ödeme kayıtlarını saklamak önemlidir (TMK m. 222). Tasfiyede paylı mülkiyete konu bir mal varsa eşlerden biri o malın bölünmeden kendisine verilmesini isteyebilir; bunun için daha üstün bir yararı olduğunu ispat etmeli ve diğer eşin payını ödemelidir. Aksi hâlde diğer olanaklar uygulanır (TMK m. 226).
Eşime hediye ettiğim eşyayı veya verdiğim borcu geri isteyebilir miyim?
- Hediye: Bağışlayan, bağışlananın kendisine veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlemesi ya da kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranması gibi hâllerde elden bağışlamayı geri alabilir. Bu hâller yoksa sadece boşanıyor olmak geri almak için yeterli sayılmaz (TBK m. 295).
- Eşe verilen borç: Mal rejimi eşler arasındaki borçların muaccel olmasını engellemez; alacağınızı isteyebilirsiniz. Borcun ödenmesi borçlu eşi evlilik birliğini tehlikeye düşürecek güçlüklere sokacaksa o eş süre isteyebilir. Borcu gösteren senet, dekont veya mesajları saklayın (TMK m. 217 ve 226).
Sık yapılan hatalar
- Ziynetin veya çeyizin kişisel mal olduğunu ispatlayacak belgeleri (fotoğraf, liste, fatura) saklamamak.
- Eşin ölümünden sonra üçüncü kişilere yapılan devirler için bir yıllık ve beş yıllık süreleri kaçırmak.
- Tasfiye davasını ölenin son yerleşim yeri dışında bir mahkemede açmak.
- Ortak konutta oturma hakkı isteğini miras paylaşımından önce düşünmemek.
- Elden verilen borcu veya hediyeyi belgelememek.
Mirasçılar ve sağ kalan eş arasındaki tasfiyeler belgelere bağlıdır; dosyanızı bir avukatla birlikte hazırlamanız yararlı olur.