Hekim ile hasta arasındaki ilişki çoğu zaman vekâlet sözleşmesi hükümlerine bağlıdır; hekim sözleşmeden doğan özen ve talimata uyma borcundan, aynı zamanda haksız fiil hükümlerinden sorumlu tutulabilir (TBK m. 502, 503, 114 ve 49). Hastane, çalışanı için adam çalıştıran olarak sorumlu olabilir; hastane ve hekim birlikte sorumlu olduğunda zarar gören tazminatın tamamını her birinden isteyebilir (TBK m. 61 ve 66). Hekime karşı şikâyet açılması tazminat süresini kendiliğinden durdurmaz (TBK m. 72 ve 74).
Bu yazı, tedavi ilişkisinin hukuki niteliğini, hekimin talimata uyma, bizzat ifa ve sona erme kurallarını, hastane ile hekimin birlikte sorumluluğunu ve rücu ilişkisini, ilaç uygulamasından zarar görenin hangi kayıtları toplaması gerektiğini ve ceza şikâyeti ile tazminat süresinin ilişkisini anlatır.
Bu yazıda
- Hekim ile hasta arasındaki hukuki ilişki
- Sözleşme mi, haksız fiil mi uygulanır?
- Haksız fiil sorumluluğunun şartları
- Hastane, hekim ve müteselsil sorumluluk
- Rücu: hastane hekime, hekimler birbirine
- Talimat, devir ve tedaviden vazgeçme
- İlaç uygulamasından zarar gördüm: ne toplamalıyım?
- Şikâyet ve beraat kararı tazminat davasını nasıl etkiler?
- Kaynaklar
Hekim ile hasta arasındaki hukuki ilişki nasıl kurulur?
Hekimlik gibi mesleğinin gereği olan bir işin görülmesi önerilen kişi, öneriyi hemen reddetmezse vekâlet sözleşmesi kurulmuş sayılır. Kanunda düzenlenmemiş işgörme sözleşmelerine de vekâlet hükümleri niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanır (TBK m. 503 ve 502). Bu nedenle hasta kabulü, muayene ve tedavi önerisi, çoğu durumda yazılı bir sözleşme olmadan da hukuki ilişki doğurur. Vekil olan hekim, işleri vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür; özen borcunun ölçüsü benzer alanda iş üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranıştır (TBK m. 506).
Tedavi hatasında sözleşme mi, haksız fiil mi uygulanır?
İki yol birbirini dışlamaz. Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır. Bir kişinin sorumluluğu birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hâkim, zarar gören aksini istemedikçe ona en iyi giderim imkânını sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verir (TBK m. 114 ve 60). Yani dava dilekçesinde hem sözleşmeye aykırılığı hem haksız fiili dayanak göstermek mümkündür.
Haksız fiil sorumluluğu için hangi şartlar gerekir?
Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m. 49). Yani hukuka aykırı bir fiil, kusur, zarar ve fiille zarar arasında bağlantı bulunmalıdır. Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır; zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak miktarı hakkaniyete uygun belirler (TBK m. 50). Tedavi hatasında bu şartlar tıbbi kayıt ve raporlarla ispatlanır. Bedensel zararlar özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplardır (TBK m. 54); bedensel bütünlüğün zedelenmesinde manevi tazminat da söz konusu olabilir (TBK m. 56).
Hastane, hekim ve müteselsil sorumluluk
Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumlu olmaz. Ancak işletmede çalışma düzeninin zararı önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, işletme faaliyetinden doğan zararı gidermek zorundadır (TBK m. 66). Bu nedenle “hastane yalnızca doğru çalışan seçtiğini ispat ederek” sorumluluktan kolayca kurtulamaz.
Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verirse veya aynı zarardan çeşitli sebeplerle sorumluysa müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanır. Zarar gören, sorumlulardan her birine tazminatın tamamı için başvurabilir; iç ilişkide kusur oranına göre paylaşım yapılır (TBK m. 61 ve 62). Birden fazla hekimin hatası varsa da aynı kural geçerlidir: kendi payına düşenden fazlasını ödeyen diğer sorumlulara rücu eder ve zarar görenin haklarına halef olur.
Rücu: hastane tazminat öderse hekime başvurabilir mi?
Adam çalıştıran, ödediği tazminat için zarar veren çalışana ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu hakkına sahiptir. Müteselsil borçlular arasında paylaşımda kusurun ağırlığı ve yaratılan tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur (TBK m. 66 ve 62). Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar (TBK m. 73).
Talimat, devir ve tedaviden vazgeçme
- Talimata aykırı tedavi: Vekil, vekâlet verenin açık talimatına uymakla yükümlüdür. Talimattan ayrılabilmesi için izin alma imkânı bulunmaması ve durumu bilseydi vekâlet verenin de izin vereceğinin açık olması gerekir. Aksi hâlde talimattan doğan zararı karşılamadıkça borcunu ifa etmiş olmaz (TBK m. 505). Tedavi seçeneklerini ve verdiğiniz kararları yazılı kayda geçirmek bu yüzden önemlidir.
- Tedavinin devri: Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür; yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde işi başkasına yaptırabilir. Yetkisi dışında yaptırırsa o kişinin fiilinden kendisi yapmış gibi sorumludur (TBK m. 506 ve 507).
- Tedaviden vazgeçme: Taraflardan her biri vekâlet sözleşmesini her zaman sona erdirebilir; uygun olmayan zamanda sona erdiren taraf diğerinin zararını gidermekle yükümlüdür (TBK m. 512). Kritik bir tedavinin ortasında bırakmadan önce hekime yazılı bildirim yapmak yerinde olur.
- Hekimin ölümü veya ehliyetini kaybetmesi: Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça vekâlet, vekilin ölümü veya ehliyetini kaybetmesiyle kendiliğinden sona erer; ancak sona erme vekâlet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürüyorsa, işleri kendi başına görebilecek duruma gelinceye kadar vekil veya mirasçısı vekâleti ifaya devam eder (TBK m. 513).
İlaç uygulamasından zarar gördüm; kime başvurulur?
İlaç uygulamasından zarar görüldüğünde akut bir sağlık sorunu varsa ilk iş sağlık kuruluşuna başvurmaktır; hukuki adımlar bunun ardından gelir. Sorumluluğun değerlendirilmesinde şu kayıtlar önemlidir: reçete, ilacın uygulandığı yer ve zaman, doz kaydı, ilacın kutusu ve prospektüsü gibi ürün bilgileri, ilaçla ilgili yapılan uyarılar ve sonraki muayene kayıtları. Ürünün güvenliği ile tedavinin uygulanma biçimi farklı konulardır: yanlış doz veya yanlış uygulama sağlık kuruluşunun ve hekimin özen borcuyla, ürünün kendisindeki bir sorun ise üreticiye ilişkin sorumluluk kurallarıyla ilgili olabilir. Genel çerçeve haksız fiil hükümleridir (TBK m. 49-54); somut olayda başvurulacak muhatap kayıtlar incelenerek belirlenir.
Hekime karşı şikâyet açılırsa tazminat süresi bekler mi?
Hayır; ceza veya idari inceleme ile tazminat süresi birbirinin yerine geçmez. Haksız fiil tazminatında iki yıllık süre zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten, on yıllık süre ise fiilin işlendiği tarihten başlar; tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa bu daha uzun zamanaşımı uygulanır (TBK m. 72). Bu yüzden şikâyet sonuçlanana kadar bütün sürelerin durduğunu varsaymayın.
Beraat kararı da tazminat davasını kendiliğinden bitirmez: hukuk hâkimi, zarar verenin kusuru ve ayırt etme gücü konusunda karar verirken ceza hâkiminin beraat kararıyla bağlı değildir; ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hâkimini bağlamaz (TBK m. 74). Tıbbi hataya ilişkin yargı kararları için tıbbi ihmal ve doktor hatası yazımıza da bakabilirsiniz.
Başvurudan önce hazırlayabileceğiniz dosya
Hangi yolu seçerseniz seçin, işe aynı dosyayla başlayabilirsiniz: hastane epikriz ve çıkış özetleri, muayene ve ameliyat notları, onam formları, reçeteler, tetkik ve görüntüleme sonuçları, ödeme belgeleri, hekim ve hastane ile yapılan yazışmalar ve şikâyet başvuruları. Belgeleri tarih sırasına koyun ve özgün hâlini değiştirmeyin. Bu dosya, hem ceza şikâyetinde hem tazminat davasında zarar, kusur ve illiyet bağının ispatında kullanılacak temel malzemedir (TBK m. 50).
Sık yapılan hatalar
- Yalnızca sözleşmeye aykırılık ya da yalnızca haksız fiil üzerinden düşünüp diğer yolu hiç değerlendirmemek.
- Ceza şikâyetini beklerken tazminat süresinin dolduğunu fark etmek.
- Tıbbi kayıtları, reçeteyi ve ilaç bilgilerini toplamamak.
- Hastaneyi veya hekimi yalnızca birine yöneltmek; müteselsil sorumlulukta her ikisine de başvurulabilir.