Hizmet sözleşmesi özel şekle bağlı değildir ve ücret her ayın sonunda ödenir; ibraname ancak yazılı olarak, sözleşmenin bitiminden en az bir ay geçtikten sonra, alacak türü ve miktarı belirtilerek ve ödeme banka yoluyla yapılırsa geçerlidir (TBK m. 394, 406 ve 420). Eser sözleşmesinde ise iş sahibi teslimden sonra eseri gözden geçirip ayıpları uygun sürede bildirmelidir (TBK m. 474).
Bu yazı, TBK kapsamındaki hizmet sözleşmesinde ücret, fazla çalışma, ibraname, deneme süresi, fesih, rekabet yasağı ve işveren yükümlülüklerini; eser sözleşmesinde ise yüklenicinin yükümlülüklerini, gecikme, ayıp, bedel, fesih ve zamanaşımı kurallarını anlatır.
Bu yazıda
- Hizmet sözleşmesi nedir, yazılı olmak zorunda mı?
- Ücret, fazla çalışma, haciz ve ibraname
- Fesih, deneme süresi, rekabet yasağı ve işverenin yükümlülükleri
- Eser (yapım) sözleşmesi: yüklenici ve iş sahibi
- Eser bedeli, fesih ve eserin yok olması
Hizmet sözleşmesi nedir, yazılı olmak zorunda mı?
Kısa cevap: Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirsiz süreyle işgörmeyi, işverenin de zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir; işçinin bir hizmeti kısmi süreli ama düzenli yerine getirmeyi üstlendiği sözleşmeler de buna girer (TBK m. 393). Kanunda aksine hüküm yoksa özel bir şekle bağlı değildir; ücret karşılığında yapılabilecek bir işi görürseniz ve işveren de kabul ederse sözleşme kurulmuş sayılır (TBK m. 394). Yazılı sözleşme ve bordro yine de ispat bakımından önemlidir.
Geçersizliği sonradan anlaşılan hizmet sözleşmesi, hizmet ilişkisi ortadan kaldırılıncaya kadar geçerli bir hizmet sözleşmesinin bütün hüküm ve sonuçlarını doğurur; yani çalıştığınız döneme ait ücret ve diğer haklar sözleşmenin geçersizliği nedeniyle kaybolmaz (TBK m. 394). Belirli süreli sözleşme süresinin bitiminde kendiliğinden sona erer; süre bittikten sonra örtülü olarak sürdürülürse belirsiz süreliye dönüşür ve esaslı bir sebep olmadıkça üst üste belirli süreli sözleşme yapılamaz (TBK m. 430).
Bu yazı Türk Borçlar Kanunu çerçevesindedir; iş kanununa tabi işçilerde kıdem ve ihbar tazminatı gibi konular ayrıca düzenlenir. Kıdem tazminatı için kıdem tazminatı yazımıza bakabilirsiniz.
Ücret, fazla çalışma, haciz ve ibraname
Kısa cevap: Aksine âdet yoksa ücret her ayın sonunda ödenir; hizmet veya toplu iş sözleşmesiyle daha kısa ödeme süreleri belirlenebilir. İşveren, zorunlu ihtiyaç hâlinde ve ödeyebilecek durumdaysa hizmetle orantılı avans vermekle de yükümlüdür (TBK m. 406).
Fazla çalışma, kanunlarda belirlenen normal çalışma süresinin üzerinde ve işçinin rızasıyla yapılan çalışmadır; işveren fazla çalışma için normal ücreti en az yüzde elli fazlasıyla öder, işçinin rızasıyla ücret yerine orantılı izin de verebilir (TBK m. 398 ve 402). İşveren, işçiden olan alacağı ile ücret borcunu işçinin rızası olmadıkça takas edemez; yalnızca işçinin kasten sebep olduğu ve yargı kararıyla sabit zarardan doğan alacaklar ücretin haczedilebilir kısmı kadar takas edilebilir (TBK m. 407). İşçilerin ücretinin dörtte birinden fazlası haczedilemez, başkasına devredilemez ve rehnedilemez; bakmakla yükümlü olunan aile bireyleri için hâkimce takdir edilecek miktar bu orana dahil değildir, nafaka alacaklılarının hakları da saklıdır (TBK m. 410).
İbraname (ibra sözleşmesi) için şunlar aranır: yazılı olması, sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi ve ödemenin noksansız ve banka aracılığıyla yapılması. Bu unsurları taşımayan ibra kesin olarak hükümsüzdür (TBK m. 420). Yani işten ayrılırken yalnızca "hiçbir alacağım kalmamıştır" yazısını imzalamak, bu şartlar yoksa alacaklarınızı kaybettirmez; yine de imzadan önce ne imzaladığınızı okuyun. İşveren işçinin isteği üzerine her zaman işin türünü ve süresini içeren bir hizmet belgesi vermekle yükümlüdür; işçi açıkça isterse belgede işgörmedeki becerisi ile tutum ve davranışları da belirtilir (TBK m. 426).
Fesih, deneme süresi, rekabet yasağı ve işverenin yükümlülükleri
Kısa cevap: Taraflar hizmet sözleşmesine iki ayı aşmamak koşuluyla deneme süresi koyabilir; deneme süresi içinde fesih süresine uymadan sözleşme tazminatsız feshedilebilir, işçinin çalıştığı günler için ücreti ve diğer hakları saklıdır (TBK m. 433).
Taraflardan her biri haklı sebeplerle sözleşmeyi derhâl feshedebilir; fesheden taraf, fesih sebebini yazılı olarak bildirmek zorundadır. Dürüstlük kurallarına göre hizmet ilişkisinin sürdürülmesi beklenemeyen bütün durumlar haklı sebep sayılır (TBK m. 435). Fesih hakkı kötüye kullanılarak sona erdirilirse işveren, işçiye fesih bildirim süresine ait ücretin üç katı tutarında tazminat ödemekle yükümlüdür (TBK m. 434). İşçi haklı sebep olmadan işe başlamaz veya aniden işi bırakırsa işveren aylık ücretin dörtte birine eşit tazminat isteyebilir; hâkim zarar yoksa veya düşükse tazminatı indirebilir ve bu hak, olaydan itibaren otuz gün içinde dava veya takiple kullanılmalıdır (TBK m. 439). Belirsiz süreli sözleşmenin feshinde işveren, bildirim süresi içinde işçiye ücretinde kesinti yapmadan günde iki saat iş arama izni vermekle yükümlüdür (TBK m. 421).
Sadakat borcu gereği, hizmet ilişkisi sürdüğü sürece işçi, ücret karşılığında üçüncü kişiye hizmette bulunamaz ve özellikle işvereniyle rekabete giremez; iş sırasında öğrendiği üretim ve iş sırlarını kendi yararına kullanamaz veya başkalarına açıklayamaz (TBK m. 396). Rekabet yasağı kaydı, işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyor ve bu bilgilerin kullanılması işverenin önemli zararına sebep olacaksa geçerlidir; yazılı yapılmalıdır, süresi özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz ve hâkim aşırı yasağı sınırlayabilir (TBK m. 444 ve 445). İşçi, işverene kusuruyla verdiği zarardan sorumludur; ancak işin tehlikeli olup olmaması, uzmanlık ve eğitim gerektirip gerektirmemesi ile işçinin işverence bilinen yetenekleri göz önünde tutulur (TBK m. 400).
İşveren, işçinin kişiliğini korumak, saygı göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun düzeni sağlamakla; özellikle psikolojik ve cinsel tacizin önlenmesi ve tacize uğrayanların daha fazla zarar görmemesi için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür; iş sağlığı ve güvenliği önlemleri de işverenin borcudur (TBK m. 417). Hizmet sözleşmesi işçinin ölümüyle kendiliğinden sona erer; işveren, işçinin sağ kalan eşine ve ergin olmayan çocuklarına, yoksa bakmakla yükümlü olduğu kişilere, ölüm gününden başlayarak bir aylık; hizmet ilişkisi beş yıldan uzun sürmüşse iki aylık ücret tutarında ödeme yapmak zorundadır (TBK m. 440).
Eser (yapım) sözleşmesi: yüklenici ve iş sahibi
Kısa cevap: Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de karşılığında bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir; inşaat işi, mobilya yapımı, tadilat veya bir ürünün özel olarak imal edilmesi örnektir (TBK m. 470). Yüklenici eseri doğrudan kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür; yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa işi başkasına da yaptırabilir, ancak özenle ve basiretli bir yüklenici gibi davranmak zorundadır (TBK m. 471).
Aksine âdet veya anlaşma yoksa yüklenici araç ve gereçleri kendisi sağlar; malzemeyi yüklenici sağlamışsa ayıplı çıkması hâlinde iş sahibine karşı satıcı gibi sorumludur, iş sahibi vermişse yüklenici onu özenle kullanmak, hesap vermek ve artanı geri vermekle yükümlüdür (TBK m. 471 ve 472). İş sahibinin sağladığı malzemenin veya gösterdiği yerin ayıplı olduğu ya da işin gereği gibi yapılmasını tehlikeye düşüren başka bir durum ortaya çıkarsa yüklenici bunu hemen iş sahibine bildirmelidir; bildirmezse doğacak sonuçlardan sorumlu olur (TBK m. 472). Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara rağmen iş sahibinin verdiği talimattan doğmuşsa iş sahibi ayıptan doğan haklarını kullanamaz; bu yüzden yüklenicinin yazılı uyarısını ve talimatları saklayın (TBK m. 476).
Yüklenici işe zamanında başlamazsa, işi sözleşmeye aykırı geciktirirse veya işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa iş sahibi, teslim gününü beklemeden sözleşmeden dönebilir (TBK m. 473). İş sahibi, teslimden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmeli ve ayıpları uygun süre içinde yükleniciye bildirmelidir; ihmal ederse eseri kabul etmiş sayılır, her iki taraf da giderini karşılayarak bilirkişi incelemesi isteyebilir (TBK m. 474 ve 477). Eserin kabulünden sonra yüklenici kural olarak sorumluluktan kurtulur; kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirmede fark edilemeyecek ayıplar için sorumluluğu devam eder (TBK m. 477). Ayıplı eser için açılacak davalar teslim tarihinden başlayarak taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın, taşınmaz yapılarda beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar (TBK m. 478).
Eser bedeli, fesih ve eserin yok olması
Kısa cevap: İş sahibinin bedel ödeme borcu eserin teslimi anında muaccel olur; eserin parça parça teslimi kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmişse her parçanın bedeli o parçanın teslimi anında muaccel olur. Ara ödeme istiyorsanız sözleşmeye yazın (TBK m. 479).
Götürü bedelde yüklenici, eser öngörülenden fazla emek ve masraf gerektirse bile bedelin artırılmasını isteyemez; ancak başlangıçta öngörülemeyen durumlar eserin yapılmasını son derece güçleştirirse, yüklenici hâkimden sözleşmenin uyarlanmasını, mümkün olmazsa dönme veya fesih hakkını isteyebilir (TBK m. 480). Bedel önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse eserin yapıldığı yer ve zamandaki değerine ve yüklenicinin giderine bakılır; yaklaşık bedel iş sahibinin kusuru olmadan aşırı ölçüde aşılacaksa iş sahibi sözleşmeden dönebilir (TBK m. 481 ve 482).
İş sahibi eser bitmeden sözleşmeyi feshedebilir, ancak yapılmış kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla; yani fesih serbesttir ama maliyet yükleyebilir ve yapılan işin tutanakla belirlenmesi uyuşmazlığı azaltır (TBK m. 484). Eser teslimden önce beklenmedik olay sonucu yok olursa, iş sahibi eseri teslim almada temerrüde düşmedikçe yüklenici yaptığı işin ücretini ve giderlerini isteyemez; malzemeye gelen hasar onu sağlayana aittir (TBK m. 483). Yüklenicinin kişisel özellikleri göz önünde tutularak yapılmış sözleşme, onun ölümü veya kusuru olmadan eseri tamamlama yeteneğini kaybetmesi hâlinde kendiliğinden sona erer; iş sahibi eserin tamamlanan kısmından yararlanabilecekse onu kabul etmek ve karşılığını vermekle yükümlüdür (TBK m. 486).
Sık yapılan hatalar
- Hizmet ilişkisini yazılı yapmadığı için ücret ve fazla çalışma kayıtlarını tutmamak,
- İbranameyi sürenin dolmasını ve banka ödemesini beklemeden imzalamak,
- Rekabet yasağını yazılı yapmadan veya süresini aşırı belirleyerek geçerli sanmak,
- Eser teslim edildikten sonra ayıp bildirimini geciktirmek,
- Götürü bedel sözleşmesinde sonradan fiyat artışı beklemek.