Herkes düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir; ancak bu hak Anayasa'da sayılan sebeplerle kanunla sınırlanabilir (Anayasa m. 26). Basın hürdür ve sansür edilemez (m. 28). Herkesin yargı mercileri önünde iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkı vardır; hiçbir mahkeme görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz (m. 36).
Bu yazı ifade özgürlüğünün kapsamını ve sınırlarını, sosyal medya paylaşımlarının her zaman korunup korunmadığını, basın hürdür ilkesini ve dağıtım, toplatma, yayın yasağı gibi istisnaları, gazetecinin sorumluluğunu ve Anayasa'daki adil yargılanma güvencelerini (kanuni hâkim, masumiyet karinesi, susma hakkı, hukuka aykırı delil, kanunilik, gerekçeli karar, açık duruşma) anlatır. Mahkeme içtihadı örnekleri için Anayasa Mahkemesinin ifade özgürlüğü kararlarına ilişkin yazımıza ve gerekçeli karar hakkı yazımıza bakabilirsiniz.
Bu yazıda
- İfade özgürlüğü ve sosyal medya
- İfade özgürlüğü hangi sebeplerle sınırlanabilir?
- Her paylaşım korunur mu?
- Basın hürriyeti, sansür ve toplatma
- Yayın yasağı, kapatma ve gazetecinin sorumluluğu
- Hak arama ve adil yargılanma
- Masumiyet karinesi, susma hakkı, delil ve kanunilik
- Devletin başvuru yolu bildirme yükümlülüğü, açık duruşma, gerekçe
- Kaynaklar
İfade özgürlüğü ve sosyal medya
Kısa cevap: Düşüncenizi sosyal medyada veya yazıyla açıklama hakkınız vardır; ancak bu hak sınırsız değildir ve Anayasa'da sayılan sebeplerle kanunla sınırlanabilir.
Anayasa m. 26'ya göre herkes düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet, resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ve vermek serbestliğini de kapsar. Yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler, yayımı engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz; şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir. Radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına da bu hüküm engel değildir.
İfade özgürlüğü hangi sebeplerle sınırlanabilir?
Anayasa'da sayılan sebeplerle sınırlanabilir: millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve devletin bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, devlet sırrının açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması gibi (m. 26). Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanmasına ilişkin genel ilkeler m. 13'te yer alır: temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir; bu sınırlamalar Anayasa'nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz. Başkalarının şöhretini korumak da bu çerçevede ifade özgürlüğünü sınırlayan meşru bir sebeptir.
Her paylaşım korunur mu?
Hayır. İfadenin bağlamı, hedefi, kamu yararı ve başkalarının hakları birlikte değerlendirilir. Eleştiri ile tehdit veya kişilik hakkına saldırı aynı şey değildir. Paylaşımınızın tamamını (metin, görsel, bağlam, ekler) ve karşılaştığınız yaptırımı birlikte inceletmek gerekir. Bir paylaşım nedeniyle işlem yapıldıysa şu soruları sorun:
- İfadeyi sınırlayan işlemin kanuni dayanağı var mı?
- Sınırlama Anayasa'daki meşru sebeplerden birine dayanıyor mu?
- Sınırlama ölçülü mü, yoksa ifadeyi tamamen engelleyecek mi?
- Kararda bu hususlar gerekçelendirilmiş mi?
Bu soruların cevabı başvuru yollarını tüketmeniz ve gerekirse bireysel başvuru yapmanız bakımından belirleyicidir.
Uygulamada bu üç ölçüt birlikte aranır. Örneğin bir sosyal medya paylaşımınız nedeniyle erişim engeli, soruşturma veya idari yaptırım gündeme geldiyse; işlemin dayandığı kanun hükmünü, hangi meşru sebebe (kamu düzeni, başkalarının hakları vb.) dayandırıldığını ve ifadenizin tümüyle değerlendirilip değerlendirilmediğini kararın gerekçesinde arayın. Gerekçe bu soruları cevaplamıyorsa, bunu kanun yolu başvurunuzda açıkça ileri sürmeniz sonraki aşamalar için önemlidir. Eleştiri ile tehdit arasındaki farkı belirlerken paylaşımın yazıldığı bağlama, muhatabına ve kamu yararı taşıyıp taşımadığına da dikkat edin; bu değerlendirmeyi tek başına yapmak yerine belgeleri bir hukukçuya inceletmeniz yerinde olur.
Basın hürriyeti, sansür ve toplatma
Anayasa m. 28'e göre basın hürdür ve sansür edilemez; basımevi kurmak izin alma ve mali teminat yatırma şartına bağlanamaz. Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır; basın hürriyetinin sınırlanmasında m. 26 ve m. 27 uygulanır.
- Dağıtımın engellenmesi: Tedbir yoluyla dağıtım hâkim kararıyla, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle önlenebilir. Merci kararını en geç yirmidört saat içinde hâkime bildirir; hâkim kırksekiz saat içinde onaylamazsa karar hükümsüz sayılır.
- Toplatma: Süreli yayınlar, kanunun gösterdiği suçların soruşturma veya kovuşturmasına geçilmişse hâkim kararıyla, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle toplatılabilir. Merci kararını yirmidört saat içinde hâkime bildirir, hâkim kırksekiz saat içinde onaylamazsa karar hükümsüzdür.
- Kapatma: Türkiye'de yayımlanan süreli yayınlar, devletin bölünmez bütünlüğüne, Cumhuriyetin temel ilkelerine, millî güvenliğe ve genel ahlâka aykırı yayımlardan mahkûm olma hâlinde mahkeme kararıyla geçici olarak kapatılabilir.
Yayın yasağı, kapatma ve gazetecinin sorumluluğu
Yargılama görevinin amacına uygun yerine getirilmesi için kanunla belirtilecek sınırlar içinde hâkim tarafından verilen kararlar saklı kalmak üzere, olaylar hakkında yayım yasağı konamaz (m. 28). Devletin iç ve dış güvenliğini tehdit eden veya suç işlemeye teşvik eden nitelikteki haber veya yazıları yazanlar veya bastıranlar, ilgili kanun hükümleri uyarınca sorumlu olur (m. 28). Yani gazeteci de yazısından dolayı kendi sorumluluğundan kurtulmaz; ancak sınırlamalar Anayasa'daki şartlara uygun olmalıdır.
Hak arama ve adil yargılanma
Anayasa m. 36'ya göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz. Hak arama hürriyeti bu maddenin temel güvencesidir. Mahkemeye erişimle ilgili başvuru örnekleri için mahkemeye erişim hakkı yazımıza bakabilirsiniz.
Kanuni hâkim güvencesi: Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz; kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz (m. 37).
Masumiyet karinesi, susma hakkı, delil ve kanunilik
Anayasa m. 38 ceza yargılamasındaki temel güvenceleri sıralar:
- Masumiyet karinesi: Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz; bu ilke olağanüstü hâllerde bile korunur (m. 15 ve m. 38).
- Susma hakkı: Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.
- Hukuka aykırı delil: Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez. Delilin nasıl elde edildiğini itiraz konusu yapabilirsiniz; ayrıntılı kurallar Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yer alır.
- Geriye yürümezlik ve ağır ceza yasağı: Kimse işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş cezadan daha ağır ceza verilemez. Yeni çıkan bir kanun, işlenen fiile bu ölçüde uygulanamaz.
- Ceza ancak kanunla konur: Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur; idarenin yönetmelikle ceza koyması bu güvenceyle bağdaşmaz.
Devletin başvuru yolu bildirme yükümlülüğü, açık duruşma, gerekçe
- Yol ve süre bildirimi: Devlet, işlemlerinde ilgili kişilerin hangi kanun yollarına ve mercilere, hangi sürelerle başvuracağını belirtmek zorundadır (m. 40). Bildirimde yol ve süre yazmıyorsa bunu itiraz veya dava dilekçenizde dile getirebilirsiniz.
- Açık duruşma: Mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır; duruşmaların bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına ancak genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde karar verilebilir (m. 141).
- Gerekçeli karar: Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Gerekçesiz veya eksik gerekçeli bir karara karşı kanun yoluna başvururken bu eksikliği ileri sürebilirsiniz (m. 141).
Bu güvencelere aykırılık iddiası, kanun yolları tüketildikten sonra bireysel başvuruya konu olabilir; başvuru kuralları için Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yazımıza bakınız.
Sık yapılan hatalar
- Her eleştiriyi ya da her paylaşımı otomatik olarak korunmuş sanmak.
- Sınırlama kararının kanuni dayanağını ve gerekçesini incelemeden itiraz etmek.
- Basın için toplatma kararında hâkim onayı süresini bilmemek.
- Hukuka aykırı delili itiraz konusu yapmamak.
- Gerekçesiz kararı kanun yolunda ileri sürmeyi unutmak.
Kaynaklar
- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası - m. 13, 15, 26, 28, 36, 37, 38, 40, 141