Anayasaya göre hâkim kararı olmadan yakalama yalnızca suçüstü hâlinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yapılabilir; yakalanan kişi en geç kırksekiz saat içinde, toplu suçlarda en çok dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır (Anayasa m. 19). Ceza Muhakemesi Kanununa göre gözaltı süresi yakalama anından itibaren yirmidört saati geçemez; toplu suçlarda savcının yazılı emriyle her defasında bir günü geçmemek üzere en çok üç gün uzatılabilir (CMK m. 91). Gözaltında sessiz kalma ve avukattan yararlanma hakkınız vardır (CMK m. 147 ve 149).
Bu yazı kişi hürriyetinin Anayasadaki güvencelerini, yakalama ve gözaltı süreleri ile tutuklama şartlarını, ifade sırasındaki haklarınızı, haksız hürriyet kısıtlamasında tazminat yolunu, kollukta kötü muamele iddiasında izlenecek adımları ve yaşama hakkı ile eziyet yasağını anlatır.
Bu yazıda
- Kimler hürriyetinden yoksun bırakılabilir?
- Yakalama ve gözaltı: kim, hangi sürede?
- Yakalanınca bildirilmesi gerekenler
- Tutuklama şartları, gerekçe ve tahliye
- İfade verirken haklarınız
- Haksız hürriyet kısıtlamasında başvuru ve tazminat
- İdare ve borç nedeniyle özgürlük kısıtlaması
- Yaşama hakkı, vücut bütünlüğü ve eziyet yasağı
- Kollukta kötü muamele iddiasında ne yapılır?
- Sık yapılan hatalar
- Kaynaklar
Kimler hürriyetinden yoksun bırakılabilir?
Anayasa bunu sınırlı sayar: kesinleşmiş mahkûmiyetlerin infazı, mahkeme kararıyla yakalama veya tutuklama, küçüğün ıslahı, tedavi ve eğitim tedbirleri, usulsüz giren veya sınır dışı edilecek kişilerin yakalanması. Bu hâller dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz (m. 19). Hâkim kararı olmadan yakalama ancak suçüstü hâlinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yapılabilir ve bunların şartlarını kanun gösterir. Yakalamanın dayandığı kanuni sebebi öğrenmeyi isteyebilirsiniz.
Suçüstü hâlinde, kişiye suçu işlerken rastlanması, suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının bulunması ya da hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması durumunda herkes tarafından geçici olarak yakalama yapılabilir. Yakalanan kişiye kolluk kanuni haklarını derhal bildirir (CMK m. 90).
Yakalama ve gözaltı: kim, hangi sürede?
Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmidört saati geçemez (CMK m. 91). Toplu işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün süreyle uzatılmasına yazılı emir verebilir. Anayasadaki üst sınır ise tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç kırksekiz saat, toplu suçlarda en çok dört gündür. Bu süreler olağanüstü hâl ve savaşta uzatılabilir.
Hâkim veya mahkeme tarafından verilen yakalama emri üzerine yakalanan kişi, en geç yirmi dört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılır; çıkarılamıyorsa aynı süre içinde sesli ve görüntülü iletişim sistemiyle sorgusu yapılır veya ifadesi alınır (CMK m. 94). Anayasaya göre kimse, hâkim önüne çıkarılma süreleri geçtikten sonra hâkim kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun bırakılamaz. Süre aşımı olduysa tarih ve saat bilgilerini not edip yargı merciine başvurabilirsiniz.
Yakalanınca bildirilmesi gerekenler
Yakalanan veya tutuklanan kişiye yakalama veya tutuklama sebepleri ve haklarındaki iddialar derhal, herhâlde yazılı, bunun hemen mümkün olmaması hâlinde sözlü bildirilir (Anayasa m. 19). Toplu suçlarda bildirim en geç hâkim huzuruna çıkarılıncaya kadar yapılır. Kişinin yakalandığı veya tutuklandığı yakınlarına derhal bildirilir; bu bildirim sebeplerin kişiye bildirilmesinden ayrı bir güvencedir. CMK m. 95'e göre şüpheli veya sanık yakalandığında, gözaltına alındığında veya gözaltı süresi uzatıldığında Cumhuriyet savcısının emriyle bir yakınına veya belirlediği bir kişiye gecikmeksizin haber verilir.
Özgürlüğünüz kısıtlandığında yakınlarınızın şu kayıtları tutması yararlı olur: yakalama, götürülme, kurum değişikliği ve avukatla temas zamanları. Resmî işlemlerde hak ve başvuru yollarının bildirilmesini talep etmek önemlidir.
Tutuklama şartları, gerekçe ve tahliye
Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması hâlinde tutuklama kararı verilebilir; işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmayan tutuklama yapılamaz (CMK m. 100). Anayasa bakımından suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler ancak kaçmalarını, delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya tutuklamayı zorunlu kılan, kanunda gösterilen diğer hâllerde hâkim kararıyla tutuklanabilir.
Tutuklama istemlerinde mutlaka gerekçe gösterilir ve adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukuki ve fiili nedenlere yer verilir (CMK m. 101). Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir; tutukluluğun devamına veya salıverilmeye hâkim ya da mahkemece karar verilir ve bu kararlara itiraz edilebilir (CMK m. 104). Tutuklananların makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları vardır; serbest bırakılma, duruşmada hazır bulunmayı veya hükmün yerine getirilmesini sağlayacak bir güvenceye bağlanabilir. Daha ayrıntılı bilgi için tutuklama nedenleri ve tutukluluğa itiraz yazılarımıza bakabilirsiniz.
İfade verirken haklarınız
İfade alınırken şüpheli veya sanığa yüklenen suçun anlatıldığı, müdafi seçme hakkının bulunduğu ve yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamanın kanuni hakkı olduğu söylenir (CMK m. 147). Şüpheden kurtulmak için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği de hatırlatılır. Sessiz kalma hakkınız vardır.
Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir; avukatın görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemez veya kısıtlanamaz (CMK m. 149). Müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan edene isteği hâlinde müdafi görevlendirilir. Çocuk, kendini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz olanlar için isteme bakılmaksızın, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda da zorunlu olarak görevlendirilir (CMK m. 150).
Haksız hürriyet kısıtlamasında başvuru ve tazminat
Her ne sebeple olursa olsun hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve kısıtlamanın kanuna aykırılığı hâlinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sahiptir (Anayasa m. 19). Anayasanın 19. maddesindeki esaslar dışında bir işleme tabi tutulan kişilerin uğradıkları zarar, tazminat hukukunun genel prensiplerine göre devletçe ödenir. Karar ve tutukluluk belgelerini saklamak bu başvuruda önemlidir. Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan veya tutuklanan, yasal gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan ve benzeri hâllerdeki kişiler zararlarını devletten isteyebilir (CMK m. 141). Tazminat sürelerini haksız tutuklama tazminatı yazımızda bulabilirsiniz.
İdare ve borç nedeniyle özgürlük kısıtlaması
Anayasaya göre idare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz; Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni bakımından kanunla istisna getirilebilir. Hiç kimse yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz (m. 38). Borç için başka hukuki yollar işletilebilir; ancak sırf sözleşme borcu nedeniyle hürriyetin kısıtlanması Anayasaya aykırıdır. Aynı madde ölüm cezası ve genel müsadere cezası verilemeyeceğini, vatandaşın suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemeyeceğini (Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç) ve suç ile cezada geriye yürümezliğin esas olduğunu söyler; zamanaşımı ve mahkûmiyet sonuçları konusunda da aynı kural uygulanır.
Yaşama hakkı, vücut bütünlüğü ve eziyet yasağı
Herkes yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir; kimseye işkence ve eziyet yapılamaz, kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz (m. 17). Kişi rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz; tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı hâller dışında vücut bütünlüğüne de dokunulamaz. Yaşama hakkına dokunulabilen hâller sınırlıdır: meşru müdafaa, yakalama ve tutuklama kararlarının yerine getirilmesi, tutuklu veya hükümlünün kaçmasının önlenmesi, ayaklanmanın bastırılması gibi, kanunun silah kullanmaya cevaz verdiği zorunlu durumlarda meydana gelen öldürme fiilleri bunun dışında tutulur. Kolluğun silah kullanıp can alması bu yüzden her zaman hukuka uygun sayılmaz.
Olağanüstü hâllerde hakların kullanımı durdurulabilir; ancak kişinin maddi ve manevi varlığının bütünlüğüne dokunulamaz ve kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan muameleye tabi tutulamaz (m. 15 ve 17). Zorla çalıştırma ve angarya yasaktır; hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalar, olağanüstü hâllerde vatandaşlardan istenecek hizmetler ve vatandaşlık ödevi niteliğindeki çalışmalar kanunla düzenlenmek şartıyla zorla çalıştırma sayılmaz (m. 18).
Kollukta kötü muamele iddiasında ne yapılır?
Önce sağlık ve güvenlik ihtiyacınızı öne alın; acil tıbbi yardımı belge hazırlığı için ertelemeyin. Tıbbi kayıtları, olayın zamanını, yerini ve tanık bilgilerini koruyun. Etkili bir soruşturma talebinde bulunun ve sonraki başvuruları (şikâyet, Anayasa Mahkemesi) ilgili sürelerle takip edin. Olayın yeri, zamanı, sağlık kayıtları ve tanıkları ayrı ayrı kaydedin. Ayrıntı için gözaltında kötü muamele yazımıza bakabilirsiniz.
Sık yapılan hatalar
- Gözaltı sürelerini ve yakınlara bildirim saatini not etmemek.
- Avukat yardımı hakkını kullanmadan ifade vermek.
- Tutuklama kararına itirazı veya tahliye talebini yazılı yapmamak.
- Haksız tutuklamada karar ve belgeleri saklamamak.
- Sağlık raporu almadan kötü muamele iddiasını yalnızca sözlü bırakmak.