İstinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, hükmü veren mahkemeye dilekçe verilerek veya zabıt kâtibine beyanda bulunularak yapılır (CMK m. 273/1). Süre hükmün açıklandığı günden değil tebliğ tarihinden işlemeye başlar. Süresi içinde yapılan istinaf başvurusu hükmün kesinleşmesini engeller.
Bu yazı ceza davasında hangi kararların hüküm sayıldığını, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, düşme ve davanın reddi kararlarını, gerekçeli kararı, hükmün açıklanmasını, istinafın şartlarını, süresini ve sonuçlarını, itirazı ve kanun yoluna kimlerin başvurabileceğini anlatır. Ayrıntı için ceza davasında istinaf, ceza davası karar türleri ve ceza kararı ne zaman kesinleşir yazılarına bakabilirsiniz.
Bu yazıda
- Ceza davasında hüküm ve karar türleri
- Gerekçeli karar ve hükmün açıklanması
- İstinaf yolunun kapalı olduğu hükümler
- İstinaf süresi, dilekçe ve tutuklu sanık
- Bölge adliye mahkemesinin incelemesi
- Cezanın artırılması yasağı ve diğer sanıklar
- Yokluğunda hüküm, yanlış merci ve vazgeçme
- Kimler kanun yoluna başvurabilir?
- İtiraz yolu
- Sık yapılan hatalar
Ceza davasında hüküm ve karar türleri
Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı hükümdür; duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir (CMK m. 223/1).
- Beraat: Fiil suç olarak tanımlanmamışsa, suçu sanığın işlemediği sabitse, kast veya taksir yoksa, hukuka uygunluk nedeni varsa veya suçun sanık tarafından işlendiği sabit değilse beraat kararı verilir; gerekçede hangisine dayanıldığı gösterilmelidir (CMK m. 223/2 ve 230). Beraat edebilecekken dava düşürülemez: derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez (m. 223/9).
- Ceza verilmesine yer olmadığı: Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, zorunluluk hâli, meşru savunmada heyecan ve korkuyla sınırın aşılması gibi kusuru ortadan kaldıran hâllerde ya da etkin pişmanlık, şahsi cezasızlık sebebi, karşılıklı hakaret gibi hâllerde faile ceza verilmez ve bu karar verilir (m. 223/3 ve 4).
- Davanın reddi: Aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir; önceki karar veya dava numarasıyla birlikte mahkemeye bildirin (m. 223/7).
- Düşme ve durma: Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin bulunması veya soruşturma ya da kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hâlinde davanın düşmesine karar verilir; şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa gerçekleşmesini beklemek üzere durma kararı verilir ve buna itiraz edilebilir (m. 223/8).
Gerekçeli karar ve hükmün açıklanması
- Gerekçe: Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde iddia ve savunma, delillerin tartışılması, sabit görülen fiil ve nitelendirmesi, cezanın belirlenmesi, güvenlik tedbirleri ile erteleme veya çevirme gibi istemlerin kabul veya reddine ilişkin dayanaklar gösterilir (CMK m. 230/1).
- Hüküm fıkrası: Duruşma sonunda tutanağa geçirilen hüküm fıkrası okunur ve gerekçe ana çizgileriyle anlatılır; hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir. Hazır bulunan sanığa başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir (CMK m. 231). Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da bildirilir (CMK m. 231/3 ve 232/6).
- Gerekçeli kararın yazılması: Hükmün gerekçesi tümüyle tutanağa geçirilmemişse, hükmün açıklanmasından itibaren en geç onbeş gün içinde dava dosyasına konulur; kanun yolu süreleri ise gerekçeli kararın tebliğinden itibaren işler (CMK m. 232/3 ve 273).
- Kanun yolu bilgisi: Hâkim ve mahkemelerin her türlü kararı gerekçeli yazılır; kararlarda başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir (CMK m. 34 ve 232).
İstinaf yolunun kapalı olduğu hükümler
Belirli sınırın altındaki adli para cezasına mahkûmiyet hükümlerine (hapisten çevrilenler hariç), üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adli para cezası gerektiren suçlardan beraat hükümlerine ve kanunlarda kesin olduğu yazılı hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulamaz. Güncel parasal sınırı resmî kaynaktan kontrol edin (CMK m. 272/3). Bölge adliye mahkemesi karar ve hükümlerine karşı direnilemez ve herhangi bir kanun yoluna gidilemez; itiraz ve temyize ilişkin hükümler saklıdır. Temyiz yolunun açık olup olmadığı 286. maddedeki sınırlara bağlıdır (CMK m. 284 ve 286).
İstinaf süresi, dilekçe ve tutuklu sanık
- Süre: İki hafta. Süre hükmün açıklandığı günden değil, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten başlar. Gün ile belirlenen süreler tebligatın yapıldığının ertesi günü işlemeye başlar; hafta ile belirlenen süre, tebligat gününün son haftada isim itibarıyla karşılığı olan günün mesai bitiminde sona erer (CMK m. 273/1 ve 39). Beyan tutanağa geçirilir ve hâkime onaylattırılır.
- Sebepler: Sanık ve katılan sıfatını almış olanların dilekçe veya beyanında başvuruya ilişkin nedenlerin gösterilmemesi inceleme yapılmasına engel olmaz; Cumhuriyet savcısı ise istinaf nedenlerini gerekçeleriyle birlikte yazılı isteminde açıkça gösterir (CMK m. 273).
- Tutuklu sanık: Zabıt kâtibine veya bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunarak ya da dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir; başvuru deftere kaydedildikten sonra tutanak düzenlenir ve bu işlemle kanun yolu süreleri kesilmiş sayılır (CMK m. 263).
- Kesinleşmeyi engeller: Süresi içinde yapılan istinaf başvurusu hükmün kesinleşmesini engeller. Süre geçmiş veya istinaf yolu kapalı bir hükme karşı başvuru yapılmışsa hükmü veren mahkeme dilekçeyi reddeder; başvuran ret kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde bölge adliye mahkemesinden karar isteyebilir (CMK m. 275 ve 276).
- Karşı tarafın cevabı: Reddedilmeyen istinaf dilekçesinin veya beyan tutanağının bir örneği karşı tarafa tebliğ olunur; karşı taraf tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde yazılı olarak cevabını verebilir, sanık zabıt kâtibine yapacağı beyanla da cevap verebilir (CMK m. 277).
Bölge adliye mahkemesinin incelemesi
Dosya üzerinde ön inceleme yapılır. Başvurunun süresinde yapılmadığı veya başvuranın hakkı bulunmadığı anlaşılırsa istinaf reddedilir. Esas incelemede hukuka aykırılık yoksa başvuru esastan reddedilir; hukuka aykırılık varsa düzeltme, bozma ya da duruşma açılması yoluna gidilebilir (CMK m. 279 ve 280). Bölge adliye mahkemesi gerekli görürse duruşma açabilir; duruşma sonunda istinaf başvurusunu esastan reddeder veya ilk derece hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurar. Duruşmada gerekli görülen tanık ve bilirkişiler çağrılır; üye raporu ve ilk derece gerekçeli hükmü anlatılır (CMK m. 280/2, 281 ve 282).
Cezanın artırılması yasağı ve diğer sanıklar
İstinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz. Savcı sanık lehine başvurduğunda da yeniden verilen hüküm önceki cezadan daha ağır ceza içeremez (CMK m. 283 ve 265). Bölge adliye mahkemesinin sanık lehine verdiği kararların, istinaf isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da istinaf isteminde bulunmuşçasına bu kararlardan yararlanır (CMK m. 280/3).
Yokluğunda hüküm, yanlış merci ve vazgeçme
- Yokluğunuzda verilen hüküm: Yokluğunda aleyhine verilen hükümlere karşı sanık eski hâle getirme isteminde bulunabilir. Eski hâle getirme süresi içinde de istinaf süresi işler; bu nedenle ayrıca istinaf isteminde bulunmanız gerekir. Eski hâle getirme dilekçesi engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde verilir (CMK m. 274 ve 41).
- Yanlış merci: Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz; başvurunun yapıldığı merci başvuruyu derhâl görevli ve yetkili mercie gönderir. Yine de en doğru yolu ve süreyi önceden kontrol edin (CMK m. 264).
- Vazgeçme: Kanun yoluna başvurulduktan sonra vazgeçmek mercii karar verinceye kadar mümkündür. Müdafi veya vekilin başvurudan vazgeçebilmesi vekâletnamede bu konuda özel yetki verilmesine bağlıdır; vazgeçme hâlinde başvuran bundan doğan giderleri öder (CMK m. 266 ve 330).
Kimler kanun yoluna başvurabilir?
- Savcı: Cumhuriyet savcısı sanık lehine de kanun yollarına başvurabilir; savcının sanık lehine yaptığı başvurudan sanığın rızası olmaksızın vazgeçilemez (CMK m. 260 ve 266).
- Avukat: Müdafiliğini veya vekilliğini üstlendiği kişinin açık arzusuna aykırı olmamak koşuluyla kanun yollarına başvurabilir (CMK m. 261).
- Eş ve kanuni temsilci: Şüpheli veya sanığın kanuni temsilcisi ve eşi, şüpheli veya sanığa açık olan kanun yollarına süresi içinde kendiliklerinden başvurabilir; bu başvuruya sanığın başvurusuna ilişkin hükümler uygulanır (CMK m. 262).
İtiraz yolu
Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir. İtiraz, kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek dilekçe veya zabıt kâtibine beyanla yapılır (CMK m. 267 ve 268). İtiraz, kararın yerine getirilmesinin geri bırakılması sonucunu doğurmaz; ancak kararına itiraz edilen makam veya kararı inceleyecek merci geri bırakılmasına karar verebilir. Merciin itiraz üzerine verdiği kararlar kural olarak kesindir (CMK m. 269 ve 271).
Sık yapılan hatalar
- İstinaf süresini hükmün açıklandığı günden başlatmak.
- Yokluğunda verilen hükümde yalnızca eski hâle getirme dilekçesi vermek ve istinaf başvurusunu ayrıca yapmamak.
- İstinaf yolunun kapalı olduğu hükümlerde bu yola başvurmak.
- Gerekçeli kararda kanun yolu bilgisinin eksik olduğunu belirtmeden süreyi kaçırmak.
- Vekilin vazgeçme yetkisini vekâletnamede özel olarak yazmamak.