Babalığı tanıma, babanın nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur; sözlü bir söz veya özel bir yazı tanıma sayılmaz (TMK m. 295). Tanımanın iptali ancak yanılma, aldatma veya korkutma gibi sebeplerle ya da babanın gerçekte baba olmadığının ispatıyla istenebilir (TMK m. 297-300). Ana ve baba, velayetleri çerçevesinde çocuğun yasal temsilcisidir; ayırt etme gücüne sahip küçükler ise yasal temsilcinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremez (TMK m. 342 ve 16).
Bu yazı evlilik dışı çocuğun babası tarafından tanınmasını, tanımanın nasıl yapıldığını, bildirimi ve iptal davasını ile çocuğun yasal temsilcisini ve çocuğun hukuki işlem ehliyetini anlatır. Babalık hükmü ve soybağı için babalık davası yazımıza da bakabilirsiniz.
Bu yazıda
- Tanıma nasıl yapılır, noterde yapılabilir mi?
- Tanımada küçük, kısıtlı ve başka erkekle soybağı sorunları
- Tanımanın bildirilmesi
- Tanımanın iptali: sebepler, kimler dava açar, ispat, süre
- Ana baba çocuğun yasal temsilcisi midir?
- Çocuğun fiil ehliyeti: sözleşme, hediye, zarar
- Çıkar çatışması ve kayyım
- Erginlik ve vasinin temsili
- Sık yapılan hatalar
- Kaynaklar
Babalığı tanıma nasıl yapılır?
Tanıma beyanının yazılı ve kanunda gösterilen şekillerden birinde olması gerekir. Baba, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvuruda bulunarak, resmî senette ya da vasiyetnamesinde beyanda bulunarak çocuğu tanıyabilir (TMK m. 295). Noterde düzenlenen resmî senet bu amaçla kullanılabilir; noter, tanımayı babanın ve çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus müdürlüklerine bildirir (TMK m. 295 ve 296). Vasiyetnamede yapılan tanıma da geçerlidir; vasiyetnameyi açan hâkim, tanımayı babanın ve çocuğun kayıtlı olduğu nüfus müdürlüklerine bildirir.
- Tanıyan küçük veya kısıtlıysa: Tanıma beyanında bulunan kimse küçük veya kısıtlıysa velisinin veya vasisinin de rızası gerekir. Bu rıza olmadan yapılan beyan eksik kalır (TMK m. 295).
- Çocuk başka bir erkeğin çocuğu olarak kayıtlıysa: Başka bir erkekle soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz. Önce mevcut soybağının soybağının reddi gibi yollarla ortadan kaldırılması gerekir (TMK m. 295).
- Bildirim: Beyanda bulunulan nüfus memuru, sulh hâkimi, noter veya vasiyetnameyi açan hâkim tanımayı babanın ve çocuğun nüfus kayıtlarına bildirir. Çocuğun kaydı tanımayı çocuğa, anasına, vesayet altındaysa vesayet makamına bildirir (TMK m. 296).
Tanımanın iptali
Tanıyan, yanılma, aldatma veya korkutma sebebiyle tanımanın iptalini dava edebilir; iptal davası anaya ve çocuğa karşı açılır (TMK m. 297). Ana, çocuk ve çocuğun ölümü hâlinde altsoyu, Cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililer de tanımanın iptalini dava edebilir. Dava tanıyana, tanıyan ölmüşse mirasçılarına karşı açılır (TMK m. 298).
- İspat yükü: Davacı, tanıyanın baba olmadığını ispatla yükümlüdür. Ana veya çocuk iptal davası açarsa ispat yükü, tanıyanın gebe kalma döneminde ana ile ilişkide bulunduğuna dair inandırıcı kanıtları göstermesinden sonra doğar (TMK m. 299).
- Süre: Dava hakkının süresi vardır; bu yüzden gecikmemek önemlidir. Çocuğun dava hakkı, ergin olmasından başlayarak bir yıl geçmekle düşer. Gecikmeyi haklı kılan sebep varsa sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir (TMK m. 300).
Tanıma dışında baba ile soybağı nasıl kurulur?
Çocuk ile baba arasında soybağı ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur (TMK m. 282). Baba tanımıyorsa soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilir; dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır (TMK m. 301). Davalının, çocuğun doğumundan önceki üç yüzüncü gün ile yüz sekseninci gün arasında ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olması babalığa karine sayılır; davalı babalığın olanaksızlığını veya bir üçüncü kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden daha fazla olduğunu ispatlarsa karine geçerliliğini kaybeder (TMK m. 302). Ananın dava hakkı doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle düşer (TMK m. 303). Ana ayrıca doğum giderlerinin ve doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderlerinin karşılanmasını da isteyebilir (TMK m. 304). Ana ve babanın birbiriyle evlenmesi hâlinde evlilik dışında doğan çocuk kendiliğinden evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tâbi olur; ana ve babanın yasal mirasçıları, çocuk ve Cumhuriyet savcısı sonradan evlenme yoluyla soybağının kurulmasına itiraz edebilir (TMK m. 292 ve 294).
Ana ve baba çocuğun yasal temsilcisi midir?
Evet. Ana ve baba, velayetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuklarının yasal temsilcisidir. İyi niyetli üçüncü kişiler, eşlerden her birinin diğerinin rızasıyla işlem yaptığını varsayabilir (TMK m. 342). Eşler ergin olmayan üvey çocuklarına da özen ve ilgi göstermekle yükümlüdür; kendi çocuğu üzerinde velayeti kullanan eşe diğer eş uygun biçimde yardım eder ve durum zorunlu kıldığı ölçüde çocuğun ihtiyaçları için onu temsil eder (TMK m. 338). Kısıtlı kişinin yasal temsilcisi ise vasidir; vasi kural olarak kısıtlıyı bütün hukuki işlemlerinde temsil eder ve kişiliği ile malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korur (TMK m. 403 ve 448).
Çocuğun fiil ehliyeti: ne yapabilir, ne yapamaz?
- Sözleşme: Velayet altındaki çocuğun fiil ehliyeti, vesayet altındaki kişinin ehliyeti gibidir. Ayırt etme gücüne sahip küçükler yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremez (TMK m. 16 ve 343).
- Hediye ve kişiye bağlı haklar: Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar için karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada yasal temsilcinin rızası gerekmez. Küçük hediye kabul etmek için ana babanın rızası aranmaz (TMK m. 16).
- Ayırt etme gücü olmayan: Kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz. Ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur (TMK m. 14 ve 15).
- Zarar: Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar haksız fiillerinden sorumludur. Çocuk borçlarından, ana ve babanın çocuk malları üzerindeki haklarına bakılmaksızın kendi malvarlığı ile sorumludur (TMK m. 16 ve 343).
- Erginlik: Erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar; evlenme de kişiyi ergin kılar. On beş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir (TMK m. 11 ve 12).
Çıkar çatışması olursa kim temsil eder?
Çocuk ile ana veya baba arasında ya da ana ve babanın menfaatine olarak çocuk ile üçüncü kişi arasında yapılacak bir hukuki işlemle çocuğun borç altına girebilmesi, bir kayyımın katılmasına ve hâkimin onayına bağlıdır (TMK m. 345). Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa vesayet makamı, ilgilisinin isteği üzerine veya resen temsil kayyımı atar (TMK m. 426).
Sık yapılan hatalar
- Tanımanın sözlü veya özel yazıyla yapılabileceğini düşünmek.
- Başka bir erkekle soybağı varken tanıma yapmaya çalışmak; önce bu bağın ortadan kaldırılması gerekir.
- Yanılarak veya korkutularak yapılan tanımada iptal davası süresini kaçırmak.
- Küçük adına ana babanın her işlemi tek başına yapabileceğini sanmak; çıkar çatışmasında kayyım gerekir.
- Çocuğun borçlarından yalnızca ana babanın sorumlu olduğunu düşünmek; çocuk kendi malvarlığı ile sorumludur.
Tanıma ve iptal davalarında süreler ve ispat kuralları önemlidir; belgelerinizi bir avukatla birlikte gözden geçirmeniz yararlı olur.