Tacirin borçlarının ticari olması asıldır (TTK m. 19); fatura veya teyit mektubuna sekiz gün içinde itiraz edilmezse içerik kabul edilmiş sayılır (TTK m. 21), tacirler arası satışta açıkça belli ayıp iki gün içinde bildirilmelidir (TTK m. 23). Ticari defterler on yıl saklanır (TTK m. 82) ve ancak usulüne uygun tutulmuşsa delil niteliği taşır (HMK m. 222). Para alacağı ve tazminat gibi ticari davalarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m. 5/A).
Bu yazı ticari işlerde faiz ve temerrüdü, fatura ve teyit mektubunu, mutabakat ve cari hesabı, ticari defter ve belgelerin tutulması ve saklanmasını, defterlerin delil değerini, ticari davalarda görev, arabuluculuk ve tahkim şartının önemini anlatır.
Bu yazıda
- Ticari iş, ticari borç ve ücret hakkı
- Fatura, teyit mektubu ve mutabakat
- Ticari faiz ve temerrüt
- Tacirler arası satışta ayıp ihbarı
- Ticari defterler: tutma, onay, saklama ve delil değeri
- Ticari davalarda görev, arabuluculuk ve tahkim
- Tebligat ve ispat belgeleri
Ticari iş ve ticari borç nedir?
Tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Gerçek kişi tacir, işlemi yaptığı anda işin işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirmişse veya işin ticari sayılmasına durum elverişli değilse borç adi sayılır (TTK m. 19).
- Tek tarafın ticari işi: Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğeri için de ticari iş sayılır. Bu yüzden ticari hükümler ve ticari dava kuralları iki tarafa da gündeme gelebilir (TTK m. 19).
- Sözleşmesiz hizmetin ücreti: Tacir olan veya olmayan bir kişiye ticari işletmesiyle ilgili iş veya hizmet görmüş tacir uygun bir ücret isteyebilir. Verdiği avans ve yaptığı giderler için ödeme tarihinden itibaren faize de hak kazanır (TTK m. 20).
- Müteselsil sorumluluk: İki veya daha fazla kişi, içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari iş niteliğindeki bir iş dolayısıyla birlikte borç altına girerse, kanunda veya sözleşmede aksi yoksa müteselsilen sorumlu olurlar. Kefile temerrüt faizi ancak ihbardan sonra yürütülebilir (TTK m. 7).
- Cezanın indirilmesi: Tacir sıfatını taşıyan borçlu, Borçlar Kanunundaki ilgili hâllerde aşırı ücret veya aşırı ceza kararlaştırıldığı iddiasıyla ücretin ya da sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez. Sözleşmeyi imzalamadan önce ceza maddesi dikkatle okunmalıdır (TTK m. 22).
Fatura, teyit mektubu ve mutabakat
Fatura alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde içeriğe itiraz etmezse faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Telefonla, e-postayla veya sözlü kurulan sözleşmenin içeriğini doğrulayan yazıyı (teyit mektubu) alan kişi de sekiz gün içinde itiraz etmezse mektubun sözleşmeye veya açıklamalara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır (TTK m. 21). Faturada yanlışlık varsa süre içinde yazılı itiraz etmek ispatı kolaylaştırır.
- Fatura ne ispat eder: Fatura ticari ilişkide önemli bir kayıttır; tek başına her olayda hizmetin veya teslimin yapıldığını kesinleştirmez. Fatura, teslim ve ödeme farklı olgulardır; sözleşme, sipariş, irsaliye ve kabul kayıtları birlikte değerlendirilmelidir (TTK m. 21).
- Fatura içeriği ve temel ilişki: Faturaya itiraz ile borcun hiç doğmadığı iddiası aynı şey değildir; itirazın kapsamı açıkça yazılmalıdır. E-fatura reddi de sözleşmeyi otomatik sona erdirmez; fesih veya dönme koşulları ayrıca incelenir.
- Sevk belgesi: Sevk belgesindeki alıcı ile fatura tarafı farklıysa teslimin kimin talimatıyla ve kime yapıldığı belgelenmelidir. Sözleşme tarafını, imzalayanı, teslim alanı ve ödeme yapanı ayrı yazmak, bunların aynı kişi olduğunu varsaymamak uyuşmazlık özetini sağlamlaştırır.
- Mutabakat ve cari hesap: Mutabakat yazısına imza atmak borç ve bakiye kabulü tartışması doğurabilir; hangi dönem ve kalemleri kapsadığına bakılmalıdır. Kanuni cari hesap sözleşmesi iki kişinin alacaklarını teker teker istemekten vazgeçip kalem kalem alacak ve borç şekline çevirdikleri, yazılı yapılmadıkça geçerli olmayan özel bir sözleşmedir (TTK m. 89); muhasebedeki cari kart bu sonucu tek başına doğurmaz.
- Yazışmalar: Teklif, kabul, değişiklik ve itiraz zincirini bütünlüğüyle saklamak gerekir; ilgisiz kişisel verileri dosyaya eklemeye gerek yoktur.
Ticari faiz ve temerrüt
Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir. Faizin anaparaya eklenerek tekrar faiz yürütülmesi şartı yalnızca cari hesaplarda ve her iki taraf bakımından ticari iş sayılan ödünç sözleşmelerinde geçerlidir; tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklıdır (TTK m. 8). Ticari işlerde kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat uygulanır (TTK m. 9).
- Faizin başlangıcı: Aksine sözleşme yoksa ticari bir borcun faizi, vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işlemeye başlar (TTK m. 10). Muacceliyet ve temerrüt farklı olabileceği için vade, ihtar ve özel ticari düzenlemeler birlikte kontrol edilmelidir.
- Temerrüt faizi oranı: Sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça temerrüde düşen borçlu geçmiş günler için kanuni orana göre temerrüt faizi öder. Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı daha yüksekse ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden de istenebilir (3095 sayılı Kanun m. 2).
- Faize faiz: Kanuni faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken mürekkep faiz yürütülemez; Ticaret Kanunu'nun bu konudaki hükümleri saklıdır. Sözleşmede faize faiz şartı varsa şartları ayrıca kontrol edilmelidir (3095 sayılı Kanun m. 3).
Tacirler arası satışta ayıp ihbarı
Ayıp teslimde açıkça belliyse alıcı iki gün içinde satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceletmeli ve ayıp çıkarsa bu süre içinde bildirmelidir; ihbar ispatlanabilir biçimde yapılmalıdır. Tacirler arasındaki satışta özel inceleme ve bildirim kuralları vardır; tüketici iade süresi doğrudan uygulanmaz (TTK m. 23).
Alıcı mütemerrit olursa satıcı, malın satışına izin verilmesini mahkemeden isteyebilir; mahkeme satışın açık artırma veya yetkilendirilen kişi aracılığıyla yapılmasına karar verir, masraflar düşüldükten sonra kalan para alıcı adına bankaya bırakılır (TTK m. 23).
Ticari defterler: tutma, onay, saklama
Tacir, kanuna uygun bir ticaret unvanı seçmek, işletmesini ticaret siciline tescil ettirmek ve gerekli ticari defterleri tutmakla yükümlüdür. Tacir her türlü borcundan dolayı iflasa tabidir ve ticaretine ait faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmelidir (TTK m. 18).
- Açılış onayı: Fiziki defterlerin açılış onayı kuruluş sırasında ve kullanılmaya başlanmadan önce noterce yapılır. Sonraki dönemlerde onay, defterlerin kullanılacağı faaliyet döneminin ilk ayından önceki ayın sonuna kadar yaptırılır. Elektronik defterlerin açılışında noter veya sicil onayı aranmaz (TTK m. 64).
- Hangi defterler ticari defterdir: Pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defteri gibi işletmenin muhasebesiyle ilgili olmayan defterler de ticari defterlerdir; bunlar için de açılış onayı ve tutulma kuralları önem taşır (TTK m. 64).
- Kayıt düzeni: Defterlere kayıtlar eksiksiz, doğru, zamanında ve düzenli yapılır; bir yazım veya kayıt önceki içeriği belirlenemeyecek şekilde çizilemez ve değiştirilemez. Hata varsa düzeltme izlenebilir biçimde yapılmalıdır (TTK m. 65).
- Dil: Defterler ve gerekli diğer kayıtlar Türkçe tutulur. Kısaltma, rakam, harf veya sembol kullanılırsa anlamları açıkça belirtilmelidir. Elektronik ortamda tutulan kayıtlarda da saklama süresince bunlara ulaşılabilmesi ve kolayca okunabilmesi şarttır (TTK m. 65).
- Envanter ve bilanço: Tacir işletmenin açılışında ve her faaliyet döneminin sonunda envanter düzenler. Faaliyet dönemi oniki ayı geçemez. Ayrıca ticari faaliyetin başında açılış bilançosu, her dönem sonunda yıllık bilanço ve gelir tablosu çıkarılır; finansal tablolar tacir tarafından tarih atılarak imzalanır (TTK m. 66, 68 ve 71).
- Saklanacak belgeler: Tacir defterlerle birlikte envanterleri, finansal tabloları, alınan ticari mektupları, gönderilen mektupların suretlerini ve kayıtların dayandığı belgeleri sınıflandırılmış biçimde saklamakla yükümlüdür. Ticari mektup, bir ticari işe ilişkin tüm yazışmalardır (TTK m. 82).
- Elektronik saklama: Açılış ve ara bilançoları ile finansal tablolar hariç belgeler, Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun olmak kaydıyla görüntü veya veri taşıyıcılarda saklanabilir. Okunur hâle getirildiğinde asıl belgeyle örtüşmeli ve saklama süresince kayıtlara her an ulaşılabilmelidir (TTK m. 82).
- Saklama süresi: Belgeler on yıl saklanır. Süre, defterlere son kaydın yapıldığı, envanterin çıkarıldığı, yılsonu finansal tabloların hazırlandığı, ticari yazışmaların yapıldığı veya muhasebe belgelerinin oluştuğu takvim yılının bitişiyle başlar (TTK m. 82).
- Yangın, hırsızlık: Saklama süresi içinde afet veya hırsızlık sebebiyle zıya olursa, zıyaı öğrendiğiniz tarihten itibaren otuz gün içinde işletmenin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden bir belge verilmesini isteyebilirsiniz. Bu dava hasımsız açılır ve mahkeme gerekli delillerin toplanmasını emredebilir (TTK m. 82).
- Ticareti bırakma veya ölüm: Gerçek kişi tacirin ölümü hâlinde mirasçıları, ticareti terk etmesi hâlinde kendisi defter ve kâğıtları saklamakla yükümlüdür. Mirasın resmî tasfiyesi veya tüzel kişinin sona ermesi hâlinde defterler on yıl süreyle sulh mahkemesi tarafından saklanır (TTK m. 82).
Mahkeme defterleri isteyebilir mi, defterler kesin delil midir?
Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi olsalar bile tarafların ticari defterlerinin ibrazına resen veya taraflardan birinin istemiyle karar verebilir (TTK m. 83). Normalde defterlerin yalnızca uyuşmazlıkla ilgili kısımları tarafların katılımıyla incelenir; malvarlığı hukukuna ilişkin, özellikle miras, mal ortaklığı ve şirket tasfiyesi uyuşmazlıklarında mahkeme defterlerin teslimine ve bütün içeriklerinin incelenmesine karar verebilir (TTK m. 84 ve 85).
Ticari defterlerin delil sayılması için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve kayıtlarının birbirini doğrulaması gerekir. Açılış veya kapanış onayı bulunmayan ve kayıtları birbirini doğrulamayan defterler sahibi aleyhine delil olur (HMK m. 222). Defterler tek başına her durumda kesin delil değildir; defter ile dayanak belgelerinin uyumu kontrol edilmelidir.
Gerçek ve tüzel kişi tacirler finansal tablolarını Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun düzenlemek zorundadır. Aynı zamanda vergi usul mevzuatındaki defter tutma ve kayıt zamanı hükümlerine de uymalıdır; ticaret kanunu hükümleri vergi matrahının vergi kanunlarına göre belirlenmesine engel değildir (TTK m. 64 ve 88).
Ticari davalar, arabuluculuk ve tahkim şartı
Aksine hüküm yoksa dava konusu şeyin değerine bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir (TTK m. 5). Ticaret Kanununda ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; arabulucu başvuruyu altı hafta içinde sonuçlandırır (TTK m. 5/A). Ticari alacak için doğrudan dava açıp açamayacağınız talebin türüne bağlıdır; para alacağı, menfi tespit ve diğer ticari davaların kapsamı güncel düzenlemeyle kontrol edilmelidir.
- Sözleşmede tahkim yazıyorsa: Tahkim şartının geçerliliği, kapsamı ve uyuşmazlığın tahkime elverişliliği değerlendirilir; tahkim şartının bulunması tek başına sonucu belirlemez, sözleşmedeki ifade ve uyuşmazlığın niteliği birlikte okunmalıdır. Geçici koruma talepleri ayrıca ele alınabilir. Yabancılık unsuru bulunup bulunmadığı ve seçilen kuralların neler olduğu belirlenerek doğru mercie başvurulmalıdır.
- Yetki sözleşmesi: Tacirler sözleşmede yetkili mahkemeyi belirleyebilir; sözleşme yazılı olmalı, hukuki ilişki belirli olmalı ve mahkeme gösterilmelidir (HMK m. 17 ve 18).
- Tebligat: Şirkete tebligat salahiyetli mümessillerine yapılır; birden fazlaysa yalnız birine yapılması yeterlidir. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda ticari mümessile yapılan tebliğ geçerlidir; mümessil yoksa iş yerindeki memur veya müstahdeme de yapılabilir (Tebligat Kanunu m. 12 ve 13).
- Alacağın devri, teminat mektubu ve teminat senedi: Alacağın devrinde kanun, sözleşme ve alacağın niteliği değerlendirilir; devir şekli ile borçluya bildirim ayrı meselelerdir. Banka teminat mektubunun talep koşulları ve geçerlilik süresi, asıl sözleşme vadesiyle karıştırılmadan izlenmelidir. Teminat senedi yazmak takip riskini kendiliğinden kaldırmaz; teminat ilişkisinin kapsamı ve senet metni birlikte incelenir.
Sık yapılan hatalar
- Fatura veya teyit mektubuna sekiz gün içinde itiraz etmemek.
- Teslimde ayıbı iki veya sekiz günlük süre içinde yazılı bildirmemek.
- Açılış ve kapanış onayı olmayan defterlere güvenmek.
- Mutabakat yazısını kapsamını okumadan imzalamak.
- Tahkim veya yetki şartını sözleşme imzalanmadan incelememek.
Kaynaklar
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu: mevzuat.gov.tr
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: mevzuat.gov.tr
- 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun: mevzuat.gov.tr
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu: mevzuat.gov.tr