Trafik kazasında kusur, kural olarak KTK m.84'te sayılan asli kusur hallerine ve kusur oranını belirleyen esaslara göre belirlenir; zarardan ise çoğu zaman aracı işleten de, sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olur (KTK m.3, m.85). Kırmızı ışıkta geçmek, arkadan çarpmak, şeride tecavüz etmek ve kurallara uygun park edilmiş araca çarpmak kanunda asli kusur sayılır. İşleten ise yalnızca ispat ettiği hallerde (mücbir sebep, zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusuru gibi) sorumluluktan kurtulur (KTK m.86).
Bu yazı kaza sonrası kusurun nasıl değerlendirildiğini, işletenin kim olduğunu ve hangi hallerde sorumlu tutulduğunu, birden çok araçlı kazalarda müteselsil sorumluluğu, rücu ve zamanaşımını ve manevi tazminatı anlatır. Tazminatın hesabı için ayrıca trafik kazası tazminatı yazısına bakabilirsiniz.
Bu yazıda
- Asli kusur halleri: arkadan çarpma, kırmızı ışık, park halindeki araç, şerit ihlali
- İşleten kimdir, araç sahibiyle aynı kişi midir?
- Aracı ödünç verdiniz, aracınız çalındı, aracı tamirciye bıraktınız
- İşletenin sorumluluktan kurtulduğu haller ve zarar görenin kusuru
- Hatır taşıması, römork, bisiklet, işletilme halinde olmayan araç
- Çok araçlı kaza: müteselsil sorumluluk, rücu ve zamanaşımı
- Manevi tazminat
- Kamu aracı, araç üzerindeki şerh ve imzalanan belgeler
- Kaynaklar
Asli kusur halleri: arkadan çarpma, kırmızı ışık, park halindeki araç, şerit ihlali
Kısa cevap: Bu davranışlar kanunda asli kusur sayılan hareketler arasındadır; birden fazla sürücü bu tür hareket yapmışsa kusur oranı yönetmelik esaslarına göre belirlenir (KTK m.84).
- Arkadan çarpma: Arkadan çarpan sürücü kanunda asli kusurlu sayılan haller arasındadır. Ancak bu hareketlerden biri birden fazla sürücü tarafından yapılmışsa veya kaza başka kural ihlallerinden doğmuşsa oran yönetmelikteki esaslara göre tespit edilir. Dolayısıyla "arkadan çarpan her zaman tamamen kusurlu" demek doğru olmaz.
- Kırmızı ışık: Kırmızı ışıklı trafik işaretinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçmek asli kusurdur.
- Park edilmiş araç: Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun park edilmiş araçlara çarpmak da asli kusur halidir. Aracın kurallara uygun park edilmiş olması bu değerlendirmede önem taşır.
- Karşı şerit: Şeride tecavüz etmek, geçme yasağı olan yerlerde geçmek ve ikiden fazla şeritli yollarda karşı yönün şeridine girmek asli kusur sayılır.
Kusur itirazı hazırlarken yeni bir fotoğraf sunuyorsanız bunun hangi yönü, işareti veya hareketi gösterdiğini açıklamanız gerekir; yalnızca çok sayıda ek göndermek yeterli açıklama sayılmaz. Kusur değerlendirmesi, ceza soruşturması ve tazminat incelemesi ayrı süreçlerdir; birinin sonucunu diğerinin kesin sonucu saymayın.
İşleten kimdir, araç sahibiyle aynı kişi midir?
Kısa cevap: İşleten kural olarak araç sahibidir; ancak her zaman değil (KTK m.3).
Mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı, uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin hallerinde kiracı, ariyet veya rehin alan da işletendir. Başkasının aracını kendi hesabına ve fiili tasarrufla işleten kişi de, bu ispat edilirse işleten sayılır. İşleten, sürücünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur (KTK m.85). Zarar gören bu yüzden araç sahibinden de tazminat isteyebilir; fiili işletenin başkası olduğu ispat edilirse durum değişir. Sürücü, işleten, plaka ve sigortacı bilgilerini birbirinden ayırarak kaydedin; sürücüyle araç sahibinin aynı kişi olduğunu varsaymayın.
Aracı ödünç verdiniz, aracınız çalındı, aracı tamirciye bıraktınız
- Aracı arkadaşınıza verdiniz ve kaza yaptı: Araç sahibi kural olarak işleten sayıldığı için zarar gören sizden de tazminat isteyebilir (KTK m.3, m.85).
- Aracınız çalındı: Aracı çalan veya gasbeden kişi işleten gibi sorumludur. Araç sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin çalınmada kusuru olmadığını ispat ederse sorumlu tutulamaz. Çalıntı bildirimini ve tarihini belgeleyin (KTK m.107).
- Tamire bıraktığınız araç: Motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan işletme sahibi, bakım, onarım, alım satım gibi amaçlarla kendisine bırakılan aracın sebep olduğu zararlardan işleten gibi sorumludur; aracın işleteni ve sigortacısı bu zararlardan sorumlu olmaz (KTK m.104).
- Römork veya çekilen araç: Römork, yarı römork veya çekilen aracın sebep olduğu zarardan çekicinin işleteni, motorlu aracı işletenin sorumluluğuna ilişkin hükümlere göre sorumludur; çekilen araçla ilgili sorumluluk ise genel hükümlere tabidir (KTK m.102).
İşletenin sorumluluktan kurtulduğu haller ve zarar görenin kusuru
Kısa cevap: İşleten, kendisinin veya sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmadığını ve araçtaki bozukluğun kazayı etkilemediğini ispat ederek, kazanın mücbir sebepten ya da zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan doğduğunu gösterirse kurtulur (KTK m.86).
Sorumluluktan kurtulamayan işleten, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunu ispat ederse hâkim durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bu yüzden kusur oranına ilişkin delilleri baştan derli toplu tutmalısınız. Haksız fiil hukukunda da aynı yönde bir kural vardır: zarar gören zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir (TBK m.52).
Hatır taşıması, bisiklet ve işletilme halinde olmayan araç
- Arkadaşınızın aracında karşılıksız taşınırken yaralandınız: İşletenin sorumluluğu genel hükümlere tabidir; işletene özgü sorumluluk kuralları değil, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin genel kurallar uygulanır (KTK m.87).
- Bisiklet veya motorsuz taşıt: Motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğu genel hükümlere tabidir; kusura dayanan genel haksız fiil kuralları uygulanır (KTK m.103).
- İşletilme halinde olmayan araç: Zarar görenin işletenin ya da sorumlu tutulduğu kişilerin kusurunu veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir (KTK m.85).
- Kazadan sonra yardım ederken zarar gördünüz: İşleten, hâkimin takdirine göre bu zarardan da sorumlu tutulabilir (KTK m.85).
Çok araçlı kaza: müteselsil sorumluluk, rücu ve zamanaşımı
Kısa cevap: Birden fazla kişi tazminatla yükümlüyse üçüncü kişiye karşı müteselsil sorumlu tutulurlar; zararın tamamını bunlardan birinden isteyebilirsiniz (KTK m.88; TBK m.61, m.163).
- Kendi aralarındaki pay: Sorumluların kendi aralarındaki paylaşım olayın şartlarına ve kusur oranlarına göre yapılır. Haksız fiilde paylaşımda kusurun ağırlığı ve yaratılan tehlikenin yoğunluğu gözetilir (TBK m.62).
- İki araç çarpıştı, kendi bedensel zararınız: Birden çok motorlu aracın katıldığı kazada işletenlerden biri bedensel zarara uğrarsa, işletenler özel durumlar aksini haklı göstermedikçe kendilerine düşen kusur oranında zararı gidermekle yükümlüdür (KTK m.89).
- Kendi aracınızın hasarı: Zarar veren işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kimsenin kusurunu, geçici ayırt gücü kaybını ya da araçtaki bozukluğu ispat etmeniz gerekir (KTK m.89).
- İşleten ve işletici teşebbüs: Araç bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında ya da teşebbüsün kestiği biletle işletilirse, işleten ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi müştereken ve müteselsilen sorumludur (KTK m.85).
- Rücu: Kendi payına düşenden fazlasını ödeyen, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahiptir ve zarar görenin haklarına halef olur (TBK m.62). Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren 2 yılda, her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten itibaren 10 yılda zamanaşımına uğrar (TBK m.73). Ödeme talebi gelen kişi durumu birlikte sorumlulara bildirmek zorundadır; aksi halde rücu zamanaşımı, bildirimin dürüstlük kurallarına göre yapılabileceği tarihte işlemeye başlar.
- Zamanaşımının kesilmesi: Zamanaşımı müteselsil borçlulardan birine karşı kesilince diğerlerine karşı da kesilmiş olur. Dava açmak veya icra takibi başlatmak zamanaşımını keser (TBK m.154, m.155).
- Eşit pay kuralı: Aksi kararlaştırılmadıkça veya ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça borçlular, alacaklıya yapılan ifadan eşit paylarla sorumludur; haksız fiilde ise kusur ve tehlike esas alınır (TBK m.62, m.167).
Manevi tazminat
Kısa cevap: Bedensel bütünlüğün zedelenmesinde hâkim olayın özelliklerini göz önünde tutarak uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir; ağır bedensel zarar veya ölümde yakınlar da manevi tazminat isteyebilir (TBK m.56).
Yaralanma raporlarını ve tedavi belgelerini dosyaya ekleyin; yakınlık ilişkisini gösteren nüfus kayıtlarını hazır tutun. Hesaplanan maddi tazminat hakkaniyetle artırılamaz veya azaltılamaz; manevi tazminat ise ayrı bir kalemdir.
Kamu aracı, araç üzerindeki şerh ve imzalanan belgeler
- Kamu kurumuna ait araç çarptı: İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebep olduğu zararlara ilişkin davalar dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları adli yargıda görülür; zarar görenin kamu görevlisi olması bunu değiştirmez (KTK m.110).
- Ölümlü veya yaralamalı kazaya karışan aracı satmak: Cumhuriyet savcılığı, devir ve haciz gibi işlemleri önlemek üzere trafik kaydına şerh düşülmesi için talimat verir. Şerh tarihinden itibaren 1 ay içinde şerhin kaldırıldığına veya devamına dair mahkeme kararı ibraz edilmezse şerh hükümsüz sayılır (KTK m.85).
- "Hiçbir şey istemiyorum" diye imza attınız: Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli anlaşmalar ise yapıldıkları tarihten başlayarak 2 yıl içinde iptal edilebilir (KTK m.111).
Sık yapılan hatalar
- Tutanakta kusurlu görünmenin her hakkı bitirdiğini düşünmek.
- Aracı verdikten sonra "ben sürmedim" diyerek sorumluluktan kurtulduğunu varsaymak.
- Çalıntı bildirimini ve tarihini belgelememek.
- Rücu veya zamanaşımı sürelerini ödeme tarihinden saymamak.