Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanır; boşanmada velayet çocuğun kendisine bırakıldığı tarafa aittir; ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir (TMK m. 336, 182 ve 337). Boşanmadan sonra ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olgular zorunlu kılarsa hâkim gerekli önlemleri alır (TMK m. 183). Velayetin kaldırılması ise son çaredir ve ancak diğer koruma önlemlerinden sonuç alınamayacaksa gündeme gelir (TMK m. 348).
Bu yazı velayetin kime verildiğini, velayet sahibinin yetki ve yükümlülüklerini, çocuğun menfaati tehlikeye düştüğünde hâkimin alabileceği önlemleri, velayetin değiştirilmesini ve kaldırılmasını anlatır. Dava süreci için velayet davası yazımıza ve Anayasa Mahkemesi kararları için ilgili yazımıza da bakabilirsiniz.
Bu yazıda
- Velayet kime verilir?
- Velayet sahibinin yetkileri
- Boşanma protokolü velayeti bağlar mı?
- Çocuğun menfaati tehlikedeyse hâkim ne yapar?
- Velayetin kaldırılması ve geri verilmesi
- Velayet kararı sonradan değişebilir mi?
- Sık yapılan hatalar
- Kaynaklar
Velayet kime verilir?
- Evlilik sürerken: Ana ve baba velayeti birlikte kullanır. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir (TMK m. 336).
- Boşanmada: Velayet, çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir. Mahkeme karar verirken olanak bulundukça ana ve babayı dinler, çocuğun yararını esas alır ve diğer tarafın çocukla kişisel ilişkisini de aynı kararda düzenler (TMK m. 182 ve 336). Çocuk vesayet altındaysa vasinin ve vesayet makamının düşüncesi de alınır (TMK m. 182).
- Evli olmayan ebeveynlerde: Ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir. Baba çocukla görüşmek isterse kişisel ilişki düzenlemesi isteyebilir. Ana küçük, kısıtlı veya ölmüşse ya da velayet kendisinden alınmışsa hâkim, çocuğun menfaatine göre bir vasi atar veya velayeti babaya verir (TMK m. 337).
- Bir ebeveynin ölümü: Ana ve babadan birinin ölümü hâlinde velayet sağ kalana aittir. Ergin olmayan çocuk velayet altında kalmaya devam eder; yasal sebep olmadıkça velayet ana ve babadan alınamaz (TMK m. 335 ve 336).
- Kısıtlanan ergin çocuk: Hâkim vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlanan ergin çocuklar da ana ve babanın velayeti altında kalır (TMK m. 335).
Boşanma protokolü velayeti bağlar mı?
Boşanmanın fer'î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz. Velayet ve kişisel ilişki protokolü ancak onaylandığında hüküm doğurur; hâkim çocuğun yararı bakımından düzenlemeyi inceler (TMK m. 184). Yani eşlerin anlaşması hâkimi tek başına bağlamaz.
Velayet sahibinin yetki ve yükümlülükleri
- Ad ve yaşam düzeni: Çocuğun adını ana ve babası koyar. Çocuk ana ve babasının rızası dışında evi terk edemez ve yasal sebep olmaksızın onlardan alınamaz; ana ve baba ise olgunluğu ölçüsünde çocuğa hayatını düzenleme olanağı tanır (TMK m. 339).
- Din eğitimi: Çocuğun dinî eğitimini belirleme hakkı ana ve babaya aittir. Bu hakkı sınırlayacak her türlü sözleşme geçersizdir; ergin ise dinini seçmekte özgürdür (TMK m. 341).
- Temsil: Ana ve baba, velayetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuklarının yasal temsilcisidir. İyi niyetli üçüncü kişiler, eşlerden her birinin diğerinin rızasıyla işlem yaptığını varsayabilir (TMK m. 342).
- Çocuğun malı: Ana ve baba, yoksul oldukları veya çocuğun özel durumu olağanüstü harcama gerektirdiği ya da olağan dışı bir sebep bulunduğu takdirde, hâkimin izniyle çocuğun mallarından onun bakım ve eğitimine yetecek belli bir miktar harcayabilir (TMK m. 327).
- Üvey çocuk: Eşler ergin olmayan üvey çocuklarına da özen ve ilgi göstermekle yükümlüdür. Kendi çocuğu üzerinde velayeti kullanan eşe diğer eş uygun şekilde yardımcı olur ve durum zorunlu kıldığı ölçüde çocuğun ihtiyaçları için onu temsil eder; ancak üvey ebeveyne velayet tanınmış olmaz (TMK m. 338).
- Soyadı: Çocuk, ana ve baba evliyse ailenin soyadını taşır; ana önceki evliliğinden dolayı çifte soyadı taşıyorsa çocuk onun bekârlık soyadını taşır (TMK m. 321).
Çocuğun menfaati tehlikedeyse hâkim ne yapar?
Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düşer, ana ve baba duruma çare bulamaz veya buna güçleri yetmezse hâkim çocuğun korunması için uygun önlemleri alır. Önlemin türünü hâkim olayın durumuna göre belirler (TMK m. 346). Çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikedeyse veya çocuk manen terk edilmiş hâlde kalırsa hâkim, çocuğu ana ve babadan alarak bir aile yanına veya bir kuruma yerleştirebilir. Çocuğun aile içinde kalması ailenin huzurunu katlanılamayacak derecede bozuyorsa ve başka çare de kalmamışsa, ana baba veya çocuğun istemi üzerine de aynı yola gidilebilir (TMK m. 347). Durumun değişmesi hâlinde çocuğun korunmasına ilişkin önlemler yeni koşullara uydurulur; önceki kararlar sabit değildir (TMK m. 351).
Velayet hangi hâllerde kaldırılır?
Velayetin kaldırılması son çaredir. Hâkim, çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamıyorsa veya bu önlemlerin yetersiz olacağı önceden anlaşılıyorsa velayetin kaldırılmasına karar verir. Sebepler şunlardır: ana veya babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka yerde bulunması ya da benzeri sebeplerle görevi gereği gibi yerine getirememesi; çocuğa yeterli ilgi göstermemesi veya yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması (TMK m. 348).
- Velayet ana ve babanın her ikisinden kaldırılırsa çocuğa bir vasi atanır. Karar aksini belirtmedikçe velayetin kaldırılması mevcut ve doğacak bütün çocukları kapsar (TMK m. 348).
- Velayeti kaldırılan ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğü devam eder; ana, baba ve çocuğun ödeme gücü yoksa giderler Devletçe karşılanır (TMK m. 350).
- Velayetin kaldırılmasını gerektiren sebep ortadan kalkmışsa hâkim, resen ya da ana veya babanın isteği üzerine velayeti geri verir. Sebebin kalktığını gösteren belgeleri hazırlamak işi kolaylaştırır (TMK m. 351).
- Velayet sahibi kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir; bu husus kişisel ilişki kararında taraflara ihtar edilir (TMK m. 324 ve 182).
Velayet kararı sonradan değişebilir mi?
Koşullarda çocuğun yararını etkileyen bir değişiklik olursa velayetin yeniden değerlendirilmesi istenebilir. Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olgular zorunlu kılarsa hâkim re'sen veya ana babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır (TMK m. 183). Velayete sahip ebeveynin yeniden evlenmesi velayetin kaldırılmasını kendiliğinden gerektirmez; ancak çocuğun menfaati gerektiriyorsa velayet sahibi değiştirilebilir, duruma göre velayet kaldırılıp çocuğa vasi de atanabilir (TMK m. 349). Taşınma hâlinde taşınmanın çocuğa etkisini ve görüşme düzenini belgelemek gerekir. Sadece ebeveynler arasındaki anlaşmazlık yeterli görülmez; bakım, sağlık, taşınma veya güvenliğe ilişkin değişiklikleri somut kayıtlarla belirtmelisiniz (TMK m. 183 ve 348). Boşanma davası sürerken ise çocuğun bakımı ve korunmasıyla ilgili geçici önlemler resen alınır (TMK m. 169).
Sık yapılan hatalar
- Boşanma protokolündeki velayet hükmünün hâkim onayı olmadan bağlayıcı olduğunu sanmak.
- Velayeti kaldırmanın ilk başvurulacak yol olduğunu düşünmek; kanun bunu son çare sayar.
- Velayet kaldırılan ebeveynin nafaka yükümlülüğünden kurtulduğuna inanmak.
- Velayet değişikliği isterken yalnızca kişisel anlaşmazlığa dayanmak, çocuğun yararına etkisini belgelememek.
- Üvey ebeveynin velayet hakkı olduğunu düşünmek.
Velayet dosyaları çocuğun yaşına, bakım koşullarına ve belgelere göre değiştiğinden, durumunuzu bir avukatla birlikte değerlendirmeniz yararlı olur.