Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur ve haklarında ceza kovuşturması yapılamaz; ancak çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir (TCK m. 31/1). Oniki ile onbeş yaş arasında fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği aranır, onbeş ile onsekiz yaş arasında ise ceza sorumluluğu vardır ancak ceza indirilir. Çocuk hakkındaki soruşturma çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat yapılır (5395 sayılı Kanun m. 15).
Bu yazı çocuğun suça karışması hâlinde soruşturma ve gözaltı güvencelerini, yaşa göre ceza sorumluluğunu ve indirimi, tutuklama yasağını, çocuk mahkemesini, davanın ertelenmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve uzlaşmayı, çocuğa özgü tedbirleri, tercüman ve erişilebilir adalet haklarını anlatır.
Bu yazıda
- Hukukta çocuk kimdir
- Yaşa göre ceza sorumluluğu
- Soruşturma ve ifade
- Gözaltı, kelepçe ve ailenin bilgilendirilmesi
- Tutuklama yasağı ve adli kontrol
- Çocuk mahkemesi ve duruşma
- Erteleme, HAGB ve uzlaşma
- Çocuğa özgü tedbirler, sosyal inceleme ve denetim
- Kayıtlar, tekerrür ve zamanaşımı
- Tercüman, yabancılar ve erişilebilir adalet
- Çocuk teslimi ve korunma ihtiyacı
- Sık yapılan hatalar
- Kaynaklar
Hukukta çocuk kimdir
Çocuk, daha erken yaşta ergin olsa bile onsekiz yaşını doldurmamış kişidir; kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiasıyla hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk "adli süreçteki çocuk" sayılır (5395 sayılı Kanun m. 3). Kanun metninde daha önce kullanılan "suça sürüklenen çocuk" ifadesi, 8/8/2026 tarihli 7593 sayılı Kanunla "adli süreçteki çocuk" olarak değiştirilmiştir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Konuyu suça sürüklenen çocuk ve 2026 değişikliği yazımızda da bulabilirsiniz.
Yaşa göre ceza sorumluluğu
- Oniki yaşından küçük: Ceza sorumluluğu yoktur; ceza kovuşturması yapılamaz, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir (TCK m. 31/1).
- Oniki ile onbeş yaş arası: İşlenen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamama veya davranışlarını belirleme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur; çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. Algılama yeteneği varsa, ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçta onüç yıldan onsekiz yıla, müebbet gerektiren suçta on yıldan oniki yıla kadar hapis verilir; diğer cezaların yarısı indirilir ve her fiil için hapis cezası dokuz yıldan fazla olamaz (m. 31/2).
- Onbeş ile onsekiz yaş arası: Ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçta ondokuz yıldan yirmiyedi yıla, müebbet gerektiren suçta onbeş yıldan onsekiz yıla kadar hapis verilir; diğer cezaların üçte biri indirilir ve her fiil için hapis cezası onbeş yıldan fazla olamaz (m. 31/3).
- Kasten öldürme ve ağırlaşmış yaralama: Kasta dayalı kusurun ağırlığı, güdülen amaç ve saik, suçun işleniş şekli ve önceden kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkûm edilmiş olma gibi hususlardan biri veya birkaçı göz önünde bulundurularak, onbeş yaşını doldurmuş çocuklar hakkında üçüncü fıkradaki indirim hükümleri uygulanmayabilir; bu fıkra kanun metninde 8/8/2026 tarihli değişiklikle eklenmiş olarak görünür (m. 31/4).
Yalnızca bugünkü yaşa bakmak doğru olmaz; fiil tarihindeki yaş esas alınır.
Soruşturma ve ifade
Adli süreçteki çocuk hakkındaki soruşturma, çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat yapılır; çocuğun ifadesinin alınması veya diğer işlemler sırasında yanında sosyal çalışma görevlisi bulundurulabilir (m. 15). Cumhuriyet savcısı gerekli görürse çocuk hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir uygulanmasını çocuk hâkiminden isteyebilir. İfadeden önce çocuk bürosuna başvurup sürecin işleyişini öğrenin. Müdafii bulunmayan çocuk şüpheli veya sanık için talep aranmaksızın avukat görevlendirilir (CMK m. 150/2); çocuğun yaşını ve bulunduğu birimi ilk iletişimde belirtin. Çocukların yetişkinlerle birlikte suç işlemesi hâlinde soruşturma ve kovuşturma ayrı yürütülür; mahkeme gerekli görürse çocuk hakkındaki yargılamayı genel mahkemedeki davanın sonucuna kadar bekletebilir, davaların birlikte yürütülmesi zorunlu görülürse birleştirme kararı verilebilir (m. 17).
Gözaltı, kelepçe ve ailenin bilgilendirilmesi
Gözaltına alınan çocuklar kolluğun çocuk biriminde tutulur; çocuk biriminin bulunmadığı yerlerde gözaltına alınan yetişkinlerden ayrı bir yerde tutulmaları gerekir (m. 16). Çocuklara zincir, kelepçe ve benzeri aletler takılamaz; ancak zorunlu hâllerde çocuğun kaçmasını veya kendisinin ya da başkalarının hayat ve beden bütünlüğüne yönelik tehlikeleri önlemek için kolluk gerekli önlemi alabilir (m. 18). Çocuğun ailesine ve avukatına haber verilmesini talep edin. Çocuğun kimliğinin başkaları tarafından belirlenememesine yönelik önlemler de kanunun temel ilkelerindendir.
Tutuklama yasağı ve adli kontrol
Onbeş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren fiillerinden dolayı tutuklama kararı verilemez (m. 21). Çocuklar için adli kontrol tedbirleri önceliklidir: CMK m. 109'daki yükümlülüklere ek olarak belirlenen çevre sınırları dışına çıkmamak, belirlenen bazı yerlere gidememek veya ancak bazı yerlere gidebilmek, belirlenen kişi ve kuruluşlarla ilişki kurmamak gibi tedbirler uygulanabilir; bunlardan sonuç alınamaması, sonuç alınamayacağının anlaşılması veya tedbirlere uyulmaması durumunda tutuklama kararı verilebilir (m. 20). Denetimli serbestlik müdürlüğünce takip edilen çocuk için adli kontrol süresince rehberlik edecek bir uzman görevlendirilir. Adli kontrol hakkında ayrıntı için adli kontrol yazımıza bakın.
Çocuk mahkemesi ve duruşma
Asliye ceza ve sulh ceza mahkemelerinin görev alanına giren suçlarda çocuk mahkemesi, ağır ceza görevindeki suçlarda çocuk ağır ceza mahkemesi bakar (m. 26). Çocuk mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısı bulunmaz (m. 25). Duruşmada çocuk, velisi, vasisi, mahkemece görevlendirilmiş sosyal çalışma görevlisi, çocuğun bakımını üstlenen aile ve kurumda bakılıyorsa kurumun temsilcisi hazır bulunabilir; yararı gerektiriyorsa çocuk duruşma salonundan çıkarılabilir (m. 22). İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk, soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir; mağdur çocuğun tekrar tekrar dinlenmesi sınırsız değildir (CMK m. 236).
Erteleme, HAGB ve uzlaşma
Çocuğa yüklenen suçtan dolayı Ceza Muhakemesi Kanunundaki koşulların varlığı hâlinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebilir ve çocuklar bakımından erteleme süresi üç yıldır (m. 19). Onbeş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından CMK m. 171'deki hapis cezası üst sınırı beş yıl olarak uygulanır. Yargılama sonunda koşullar varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir; çocuklar için denetim süresi üç yıldır (m. 23). Adli süreçteki çocuklarda bu hâlde 5/A maddesindeki çocuğa özgü tedbirlerden uygun görülenler denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanabilir ve zarar az ise zararın giderilmesi şartı aranmayabilir. CMK'nın uzlaşmaya ilişkin hükümleri adli süreçteki çocuklar bakımından da uygulanır (m. 24); uzlaştırma sürecinde avukat desteği almak yararlı olur.
Çocuğa özgü tedbirler, sosyal inceleme ve denetim
5/A maddesine göre ceza sorumluluğu bulunmayan adli süreçteki çocuklar için sosyal ve toplumsal hizmetler, dijital risklerden korunma, kitap ve kütüphane, çevreye saygı ve çevre temizliği ile bağımlılık tedbirleri uygulanabilir. Bunların bir kısmı 20 saatten 300 saate kadar görev almayı kapsar; dijital risklerden korunma tedbiri ise 3 aydan az, 2 yıldan fazla olmamak üzere uygulanır. Bu madde kanun metninde 8/8/2026 tarihli değişiklikle eklenmiş görünür; kaldırma, uygulama usulü ve yönetmelik için güncel metne bakın. Çocuk hâkimince alınan tedbir kararlarına karşı itiraz yolu açıktır; itiraz CMK'nın itiraza ilişkin hükümlerine göre en yakın çocuk mahkemesine yapılır (m. 14).
Onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunludur; onbeş yaşını doldurmuş çocuk hakkında yaptırılmamışsa gerekçesi iddianamede veya kararda gösterilir (m. 35/3). Denetim planı görevlendirmeyi izleyen on gün içinde hazırlanır ve mahkeme ya da çocuk hâkimince onaylandıktan sonra derhâl uygulanır (m. 39). Çocuğun avukatı veya yasal temsilcisi sosyal inceleme raporu ile denetim planı ve raporunun birer örneğini alabilir; çocuğun yararına aykırı görülürse bunların incelenmesi kısmen veya tamamen yasaklanabilir (m. 41). Korunma ihtiyacı olan çocuk ise adli ve idari merciler, kolluk, sağlık ve eğitim kuruluşları tarafından Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna bildirilir (m. 6). Derhâl korunma gerekiyorsa Kurum çocuğu bakım ve gözetim altına aldıktan sonra beş gün içinde çocuk hâkimine başvurur, hâkim üç gün içinde karar verir ve acil korunma kararı en fazla otuz günlük süre ile sınırlı verilir (m. 9).
Kayıtlar, tekerrür ve zamanaşımı
Onsekiz yaşından küçüklerle ilgili adli sicil ve arşiv kayıtları ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veya mahkemelerce istenebilir (5352 sayılı Kanun m. 10/3). Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz (TCK m. 58/5). Dava zamanaşımında oniki yaşını doldurmuş, onbeş yaşını doldurmamışlar için sürelerin yarısı, onbeş yaşını doldurmuş, onsekiz yaşını doldurmamışlar için üçte ikisi esas alınır (TCK m. 66/2). Kayıtlar ve zamanaşımı için adli sicil ve zamanaşımı yazımıza bakın.
Tercüman, yabancılar ve erişilebilir adalet
Sanık veya mağdur meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmiyorsa mahkeme tarafından atanan tercüman aracılığıyla duruşmadaki iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktalar tercüme edilir; bu hüküm soruşturma evresinde dinlenen şüpheli, mağdur veya tanıklar hakkında da uygulanır ve bu evrede tercüman hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından atanır (CMK m. 202). Engelli olan sanığa veya mağdura, duruşmadaki iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktalar anlayabilecekleri biçimde anlatılır. Bu ihtiyacı işlem başlamadan bildirin; avukatın yabancı dil bilmesi resmî işlemde gereken tercüman usulünün yerine geçmez. Yabancı olmak, Türkiye'de yaşanan bir suç için başvuru hakkını ortadan kaldırmaz. Ceza soruşturması ile idari göç işlemi (örneğin sınır dışı) ayrı kararlar ve başvuru yolları içerebilir; bir dosyada yapılan başvuru diğerindeki süreyi kendiliğinden korumaz, her iki kararın tarihini ve tebliğ belgelerini birlikte inceletin.
Çocuk teslimi ve korunma ihtiyacı
Çocuk teslimine dair ilam veya tedbir kararı rızayla yerine getirilmezse hak sahibi, kararın yerine getirilmesi için adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne başvurabilir; müdürlükçe yapılan iş ve işlemlere karşı ise kanundaki süre içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir (m. 41/B). Konunun ayrıntısı için çocukla kişisel ilişki ve çocuk teslimi yazımıza bakabilirsiniz.
Sık yapılan hatalar
- Çocuğun yaşını ifade öncesinde ve ilk iletişimde belirtmemek
- Çocuğa ait yaş grubunu fiil tarihine değil bugünkü yaşa göre değerlendirmek
- Çocuk için kolluk gözaltısında ailenin ve avukatın bilgilendirilmesini talep etmemek
- Sosyal inceleme raporu ve denetim planına erişim hakkını bilmemek
- Tedbir kararına itiraz yerine mahkeme türünü karıştırmak