Hayır; eş olmak her borç için otomatik müşterek sorumluluk doğurmaz. Eşlerden her biri kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumludur (TMK m. 224). Kredi sözleşmesinde siz borçlu ya da kefil değilseniz eşinizin borcu için kural olarak mallarınıza gidilemez. İstisnası, ailenin sürekli ihtiyaçları için birliği temsil yetkisinin kullanılmasıdır: bu durumda eşler üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumlu olur (TMK m. 188 ve 189). Eşin kefaletinde ise kural olarak diğer eşin yazılı rızası aranır ve bu rızanın en geç sözleşmenin kurulduğu anda verilmiş olması gerekir (TBK m. 584).
Bu yazı, eşlerin birbirinin borcundan ne zaman sorumlu olduğunu, kefalette eş rızasını, haciz karşısında eşyanın ispatını, birliği temsil yetkisinin kapsamını ve kaldırılmasını, işten izin, evin giderlerine katılma ve ev işinin katkı sayılması konularını anlatır.
Bu yazıda
- Evlilik birliğinin temel yükümlülükleri
- Evin giderleri ve geçim katkısı
- Çalışmak için izin gerekir mi?
- Birliği temsil yetkisi ve sorumluluk
- Temsil yetkisinin aşılması, sınırlanması ve kaldırılması
- Eşin kredi borcu
- Kefalet ve eş rızası
- Haciz geldiğinde
- Mal rejimini değiştirmek alacaklıyı etkiler mi?
- Aile konutunun satışı
- Sık yapılan hatalar
- Kaynaklar
Evlilik birliğinin temel yükümlülükleri
Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadır; birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler (TMK m. 185). Eşler oturacakları konutu birlikte seçer, birliği beraberce yönetir ve birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıklarıyla katılır; yani oturacağınız evi eşiniz tek başına seçemez (TMK m. 186). Uyuşmazlık hâlinde eşler ayrı ayrı veya birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilir; hâkim eşleri uyarır, uzlaştırmaya çalışır ve ortak rıza ile uzman kişilerin yardımını isteyebilir (TMK m. 195).
Evin giderleri ve geçim katkısı
Eşlerden birinin isteği üzerine hâkim, ailenin geçimi için her birinin yapacağı parasal katkıyı belirler (TMK m. 196). Eşin ev işlerini görmesi, çocuklara bakması ve diğer eşin işinde karşılıksız çalışması katkı miktarının belirlenmesinde dikkate alınır. Bu katkılar geçmiş bir yıl ve gelecek yıllar için istenebilir. Eşiniz geçen yıl ev masrafına hiç katılmadıysa geriye dönük talep için harcama makbuzlarınızı ve ödediğiniz faturaları toplayın.
Çalışmak için izin gerekir mi?
Hayır; eşlerden her biri meslek veya iş seçiminde diğerinin iznini almak zorunda değildir. Ancak meslek ve iş seçiminde ve bunların yürütülmesinde evlilik birliğinin huzur ve yararı göz önünde tutulur (TMK m. 192). Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça eşlerden her biri diğeri ve üçüncü kişilerle her türlü hukukî işlemi yapabilir; aile konutu gibi bazı konularda ise diğer eşin rızası aranır (TMK m. 193 ve 194).
Birliği temsil yetkisi ve sorumluluk
Eşlerden her biri, ortak yaşam süresince ailenin sürekli ihtiyaçları için evlilik birliğini temsil eder. Market, fatura ve ev ihtiyaçları için yapılan borçlanmada temsil yetkisi kullanılmışsa eşler üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumlu olur (TMK m. 188 ve 189). Ailenin sürekli olmayan diğer ihtiyaçları için eşlerden biri birliği ancak diğer eş veya haklı sebeplerle hâkim tarafından yetkili kılınmışsa ya da gecikmede sakınca bulunup diğer eşin rızası alınamıyorsa temsil edebilir.
Temsil yetkisinin aşılması, sınırlanması ve kaldırılması
Eşlerden her biri birliği temsil yetkisi bulunmaksızın yaptığı işlemlerden kişisel olarak sorumludur; yetkinin üçüncü kişilerce anlaşılamayacak şekilde aşılması hâlinde ise eşler müteselsilen sorumlu olur (TMK m. 189). Eşlerden biri temsil yetkisini aşar veya kullanmada yetersiz kalırsa hâkim, diğer eşin isteği üzerine bu yetkiyi kaldırabilir veya sınırlayabilir. Kararın iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sonuç doğurması için hâkimin kararıyla ilân edilmesi gerekir; diğer eş ayrıca üçüncü kişilere kişisel duyuruyla da bildirim yapabilir (TMK m. 190). Koşullar değişirse karar, eşlerden birinin istemi üzerine hâkimce değiştirilebilir; ilk karar ilân edilmişse değişiklik de ilân olunur (TMK m. 191).
Eşin kredi borcu
Eşinizin kendi adına kullandığı kredi için borçlu veya kefil sıfatınız yoksa sorumlu değilsiniz. Kimin imzaladığı, borcun amacı ve birliğin temsil edilip edilmediği önemlidir. Kredi sözleşmesinde sizin de imzanız varsa (müşterek borçlu veya kefil olarak) sözleşmenin tamamını ayrıca inceletin. Eşiniz birliği temsil yetkisi olmaksızın borçlandıysa bu işlemlerden kural olarak yapan eş kişisel olarak sorumludur (TMK m. 189).
Kefalet ve eş rızası
Eşlerden biri, mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulduğu anda verilmiş olması şarttır (TBK m. 584). Bu nedenle eşiniz size sormadan kefil olduysa ve rızanız yoksa kefalet geçerlilik sorunu taşır; sonradan verilen rıza bu şartı karşılamaz ve sözlü onay yeterli sayılmaz. Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya şirket ortağı ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili verilen kefaletler gibi kanundaki istisnalarda eş rızası aranmaz.
Haciz geldiğinde
Eşinizin borcu yüzünden evdeki eşyaya haciz gelirse, eşyanın size ait olduğunu ispat etmek size düşer; hangi eşe ait olduğu ispat edilemeyen mallar paylı mülkiyet sayılır (TMK m. 222 ve 224). Fatura, banka kaydı ve evlilik öncesine ait belgeleri hazır tutun. Haciz tutanağındaki bilgileri ve işlem tarihlerini inceleyip hak kaybı yaşamamak için hemen bir avukata başvurun.
Mal rejimini değiştirmek alacaklıyı etkiler mi?
Mal rejiminin kurulması veya değiştirilmesi alacaklıların haklarını alabilecekleri malları sorumluluk dışında bırakamaz. Bu malları devralan eş borçlardan kişisel olarak sorumlu olur; malların borca yetmediğini ispat ederse o ölçüde kurtulur (TMK m. 213). Yani borçtan kaçmak için mal ayrılığına geçmek alacaklıya karşı sonuç doğurmaz.
Aile konutunun satışı
Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutunu devredemez; tapunun tek eş adına olması bunu değiştirmez (TMK m. 194). Aile konutunu evlilik içinde satma, kira sözleşmesini feshetme ve tapu şerhi konuları için aile konutu yazımıza bakın.
Borç sorunuyla karşılaştığınızda izleyeceğiniz adımlar
- Sözleşmeyi isteyin ve okuyun. Kredi veya borç sözleşmesinde sizin imzanızın bulunup bulunmadığını; borçlu, müşterek borçlu veya kefil sıfatınızı kontrol edin.
- Kefalet varsa rıza belgesini inceleyin. Eş rızasının yazılı olup olmadığına ve sözleşmeden önce veya en geç sözleşme anında verilip verilmediğine bakın.
- Borcun amacını belirleyin. Ailenin sürekli ihtiyaçlarına yönelik bir borç mu, yoksa eşin kişisel borcu mu olduğunu ayırın; temsil yetkisi kullanılıp kullanılmadığı sorumluluğu etkiler.
- Haciz varsa belgeleri hazırlayın. Fatura, banka kaydı ve evlilik öncesine ait belgelerle eşyanın size ait olduğunu gösterin.
- Yeni borçlanmayı önlemek için hâkime başvurun. Eşiniz temsil yetkisini aşıyor veya kullanmada yetersiz kalıyorsa yetkisinin sınırlanmasını isteyebilirsiniz; kararın ilânını unutmayın.
Eşinizin işlemlerinden haberdar olmak için ortak hesap hareketlerini düzenli kontrol edin; kefalet, kredi ve taşınmaz işlemleri gibi önemli konularda yazılı belge ve noter işlemini önemseyin. Sözlü anlaşmaların ispatı güçtür.
Kısaca hatırlamanız gerekenler
- Eşinizin kişisel borcundan, siz borçlu veya kefil değilseniz sorumlu olmazsınız.
- Birliği temsil yetkisi kullanılarak ailenin sürekli ihtiyaçları için yapılan borçlardan eşler müteselsilen sorumludur.
- Eşin kefaleti için diğerinin yazılı rızası, en geç sözleşme anında aranır; kanundaki istisnalar saklıdır.
- Haciz hâlinde eşyanın size ait olduğunu ispat etmek size düşer.
- Temsil yetkisi hâkim kararıyla sınırlanabilir; iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sonuç için ilân gerekir.
Sık yapılan hatalar
- Kefalet için sonradan onay vermek: Rıza sözleşmeden önce veya en geç sözleşme anında verilmelidir.
- Sözlü rıza ile yetinmek: Yazılı rıza gerekir.
- Kredi sözleşmesini okumadan eş sıfatıyla imzalamak: Müşterek borçlu veya kefil olursanız sorumlu olursunuz.
- Hacizde belge sunmamak: Eşyanın size ait olduğunu belgeleyin.
- Temsil yetkisi kararını ilân ettirmemek: İyiniyetli üçüncü kişilere karşı sonuç doğurmaz.