Terekenin resmî defteri, ölenin mal ve borçlarını sulh mahkemesi eliyle ilân yoluyla tespit ettiren özel bir yoldur; reddetmeye hakkı olan her mirasçı, ret usulüne uyarak bir ay içinde sulh hâkiminden defter tutulmasını isteyebilir (TMK m. 619). Resmî tasfiye ise tereke mallarının paraya çevrilip borçların ödenmesini kapsar; bunu mirasçı ya da mirasbırakanın alacaklısı isteyebilir (m. 632, 633). İkisi aynı şey değildir: defter tespit eder, tasfiye ise paraya çevirip öder (m. 620, 634).
Bu yazı, resmî defterin kim tarafından, ne zaman ve nasıl istendiğini, ilân ve inceleme sürecini, defter tutulurken icra takibi ve davaların durumunu, giderleri, mirasçıların bu süreçte seçeneklerini, resmî tasfiyenin kimin isteğiyle ve nasıl yapıldığını ve iflas usulüyle tasfiyeyi anlatır. Ret konusunda Mirasın Reddi Süresi yazımıza da bakın.
Bu yazıda
- Resmî defter ne işe yarar?
- Kim, ne zaman ister?
- Defter nasıl düzenlenir, kim bilgi vermek zorundadır?
- İlân, bildirim ve inceleme
- Defter tutulurken icra takibi, dava ve yönetim
- Defter tutma giderleri
- Deftere göre kabul ve deftere yazılmayan alacaklılar
- Mirasın Devlete geçmesi
- Resmî tasfiye: kim ister?
- Tasfiyenin yürütülmesi ve itiraz
- Borç mevcuttan fazlaysa iflas usulü
Resmî defter ne işe yarar?
Resmî defter, terekenin mal ve borçlarının belirlenmesine yönelik özel bir yoldur. Sıradan bir aile envanteriyle aynı değildir; sulh mahkemesi tarafından düzenlenir ve ilânla alacaklıların bildirim yapması sağlanır. Deftere yazılan borçlar mirasçıyı sınırlandırır: resmî deftere göre kabul edilen miras mirasçıya sadece deftere yazılmış borçlarla geçer (TMK m. 628). Bu yolu seçmeden önce ret ve kabul seçeneklerini birlikte değerlendirmek gerekir.
Kim, ne zaman ister?
Mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçı terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir. Defter tutma, mirasın reddine ilişkin usule uyularak bir ay içinde sulh hâkiminden istenir. Mirasçılardan birinin defter tutma istemi diğerleri hakkında da etkili olur; tek bir mirasçının başvurusu bütün mirasçılar için defter tutulmasını sağlar (TMK m. 619). Terekenin resmî defterinin tutulması HMK'da miras hukukundaki çekişmesiz yargı işleri arasında sayılır ve aksine hüküm yoksa görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir (HMK m. 382, 383).
Defter nasıl düzenlenir, kim bilgi vermek zorundadır?
Resmî defter sulh mahkemesi tarafından düzenlenir; deftere terekeye ait aktif ve pasifler takdir edilen değerleriyle yazılır. Defterin nasıl tutulacağı Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir (TMK m. 620). Mirasbırakanın malî durumu hakkında bilgi sahibi olan herkes mahkemenin istediği bilgiyi vermekle yükümlüdür; haklı sebep olmadan bilgi vermeyen veya yanlış ya da eksik bilgi verenler doğacak zararları tazminle yükümlü olur. Mirasçılar da özellikle mirasbırakanın kendilerince bilinen borçlarını sulh mahkemesine bildirmek zorundadır; bilinen borçları eksiksiz bildirmek ileride sorumluluk tartışmasını önler.
Resmî kayıtlardan veya mirasbırakanın belgelerinden varlığı anlaşılan alacaklar ve borçlar deftere doğrudan geçirilir ve alacaklılara ve borçlulara bildirilir (m. 622).
İlân, bildirim ve inceleme
- İlân: Sulh mahkemesi mirasbırakanın alacaklıları ile borçlularını bir ay arayla iki defa yapılacak ilânla çağırır; çağrı kefalet sebebiyle alacaklı ve borçlu olanları da kapsar. Bildirim süresi ikinci ilândan başlayarak en az bir aydır (TMK m. 621).
- Sona erme ve inceleme: İlânda belirtilen sürenin dolmasıyla defter tutma sona erer. Bu tarihten başlayarak tanınacak en az bir aylık süre içinde ilgililer defteri inceleyebilir (m. 623).
- Beyana çağrı: İnceleme süresi bittikten sonra her mirasçı, mahkemece bir ay içinde beyanda bulunmaya çağrılır (m. 626). Mirasçı bu süre içinde mirası reddettiğini, resmî tasfiye istediğini ya da deftere göre veya kayıtsız şartsız kabul ettiğini beyan edebilir; hiçbir beyanda bulunmayan mirasçı mirası tutulan deftere göre kabul etmiş sayılır (m. 627).
Defter tutulurken icra takibi, dava ve yönetim
Resmî defter tutulması devam ettiği sürece mirasbırakanın borçları için icra takibi yapılamaz. Bu süre içinde zamanaşımı işlemez ve acele hâller dışında davalara devam edilemeyeceği gibi yeni dava da açılamaz (TMK m. 625). Defter tutma süresince ancak zorunlu yönetim işleri yapılabilir; mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi sulh mahkemesince kendisine bırakılan mirasçıdan diğer mirasçılar güvence göstermesini isteyebilir (m. 624). Güvence talebini yazılı olarak mahkemeye iletmek yerinde olur.
Defter tutma giderleri
Defter tutma giderleri terekeden ödenir. Giderler terekeden karşılanamazsa defter tutulmasını istemiş olan mirasçılardan alınır (TMK m. 623). Bu yüzden başvurmadan önce terekenin gider karşılayıp karşılamadığını değerlendirin.
Deftere göre kabul ve deftere yazılmayan alacaklılar
Resmî deftere göre kabul edilen miras mirasçıya sadece deftere yazılmış borçlarla geçer; mirasın geçmesi mirasın açıldığı tarihten başlayarak hüküm ifade eder. Mirasçı deftere yazılmış borçlardan hem tereke malları hem kendi malvarlığı ile sorumludur (TMK m. 628). Alacaklarını süresi içinde yazdırmayan alacaklılara karşı mirasçı kendi malıyla sorumlu olmadığı gibi, terekeden geçen mallarla da sorumlu tutulamaz. Alacaklının kusuru olmadan yazdıramadığı veya bildirdiği hâlde yazılmayan alacaklar için mirasçı zenginleşmesi ölçüsünde sorumlu kalır; tereke mallarıyla güvence altına alınmış alacaklılar ise deftere geçirilmemiş olsalar da haklarını güvenceden alabilir (m. 629). Mirasbırakanın kefaletten doğan borçları defterde ayrı bir yere yazılır ve mirasçılar bu borçlardan ancak terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesinde ne düşecekse o miktarla sorumlu olur (m. 630).
Mirasın Devlete geçmesi
Mirasın Devlete geçmesi hâlinde sulh mahkemesi re'sen resmî defteri düzenler. Devlet, deftere yazılan borçlardan sadece miras yoluyla edindiği değerler ölçüsünde sorumludur (TMK m. 631).
Resmî tasfiye: kim ister?
Resmî tasfiye istemi, birlikte mirasçı olanlardan birinin mirası kabul etmesi hâlinde dikkate alınmaz (TMK m. 632). Bu nedenle ortak mirasçılarla önceden görüşmek önemlidir. Mirasbırakanın alacaklarını elde edemeyeceklerinden inandırıcı sebeplerle kuşku duyan alacaklılar, istedikleri hâlde alacakları ödenmediği veya güvence verilmediği takdirde, ölümden ya da vasiyetnamenin açılmasından başlayarak üç ay içinde resmî tasfiye isteyebilir. Aynı koşullarda vasiyet alacaklıları da haklarının korunması için gerekli önlemlerin alınmasını isteyebilir (m. 633); sulh mahkemesinden talep ederken kuşku sebeplerini belgeleyin.
Tasfiyenin yürütülmesi ve itiraz
- Yürütme: Resmî tasfiye sulh mahkemesince veya atayacağı bir ya da birkaç tasfiye memuru tarafından yapılır. Tasfiye, terekenin defterinin düzenlenmesiyle başlar ve ilânla alacaklı ve borçluların bildirimde bulunmaları istenir; defter daha önce düzenlenmişse tasfiye bu deftere göre yapılır (TMK m. 634).
- Şikâyet: Mirasçılar ve tereke alacaklıları, tasfiye memurunun yaptığı veya tasarladığı işlemlerden dolayı bunu öğrendikleri tarihten başlayarak yedi gün içinde sulh mahkemesine yazılı olarak şikâyette bulunabilir (m. 634).
- İçerik: Tasfiye mirasbırakanın yürüyen işlerinin tamamlanmasını, borçların ödenmesini, alacakların tahsilini, vasiyet borçlarının terekenin olanağı ölçüsünde yerine getirilmesini ve gerekirse malların paraya çevrilmesini kapsar. Taşınmazlar açık artırmayla ya da bütün mirasçıların kabulü hâlinde pazarlıkla satılır (m. 635).
- Bilgi ve kısmî teslim: Tasfiye memuru, tereke ile ilgili dava, takip ve idarî işlemler hakkında mirasçılara bilgi vermekle yükümlüdür. Mirasçılar, tasfiye devam ederken tasfiye için gerekli olmayan tereke mallarının ve paranın kısmen veya tamamen kendilerine verilmesini isteyebilir (m. 635).
- Sıra: Önce mirasbırakanın alacaklılarının hakları gelir; vasiyet alacaklılarının hakları bunlardan sonra, mirasçıların alacaklılarından önce gelir (m. 603).
Borç mevcuttan fazlaysa iflas usulü
Mevcudu borçlarını ödemeye yetmeyen terekenin tasfiyesi sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre yapılır; olağan usulle tasfiye ise borçların ödenebildiği durumlarda uygulanır (TMK m. 635, 636). Resmî defter ile resmî tasfiyenin farkını bir kez daha hatırlayın: defter aktif ve pasifleri tespit eder, tasfiye ise malları paraya çevirip borçları öder.
Uygulamada izlenecek yol
- Ölenin borcu olabileceğinden şüpheleniyorsanız ret süresi ve defter tutma süresini aynı anda takip edin.
- Defter istenecekse, ret usulüne uyarak bir ay içinde sulh hâkimine başvurun.
- Bildiğiniz borçları eksiksiz bildirin; kasıtlı eksik bildirim sorumluluk doğurabilir.
- İlân ve inceleme sürelerini mahkemeden takip edin; beyan süresini kaçırırsanız deftere göre kabul etmiş sayılırsınız.
- Tasfiye istenecekse üç aylık süreyi ve ortak mirasçıların tutumunu önceden değerlendirin.