Ölen kişinin borcu ölümle silinmez; mirası reddetmeyen mirasçılara geçer ve mirasçılar bu borçlardan kişisel olarak ve birlikte (müteselsilen) sorumlu olur (TMK m. 599, 641). Borçtan kurtulmanın başlıca yolu, ölümü öğrendiğiniz tarihten itibaren üç ay içinde sulh mahkemesine ret beyanı vermektir (TMK m. 606, 609). Ölüm tarihinde ölenin borç ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır (hükmen ret, TMK m. 605); bu durumun tespiti için açılan dava kanunda bir süreye bağlanmamıştır.
Bu yazı, ölen kişinin borcunun kime kaldığını, mirasçının hangi ölçüde sorumlu olduğunu, borçların nasıl araştırılacağını, ret, hükmen ret, resmî defter ve resmî tasfiye arasındaki farkı, mirasın hükmen reddi davasının şartlarını ve yürütülmesini, ölenin borcu için mirasçıya gelen icra takiplerini, vergi ve kredi borçlarını anlatır. Ret beyanının usulü ve ret hakkını kaybettiren davranışlar Mirasın Reddi yazımızda ayrıntılı olarak anlatılmıştır.
Bu yazıda
- Ölen kişinin borcu silinir mi, kime kalır?
- Mirasçı hangi ölçüde sorumludur?
- Ölenin borçları nasıl öğrenilir?
- Dört yol: ret, hükmen ret, resmî defter, resmî tasfiye
- Mirasın hükmen reddi davası: şartlar, mahkeme, ispat
- Ölen babamın borcu için bana haciz gelir mi?
- Vergi borcu, kredi ve kredi kartı borcu
- Mirası reddedenler hangi durumda yine sorumlu olur?
- Sık yapılan hatalar
- Ne zaman avukata ihtiyaç duyulur?
Ölen kişinin borcu silinir mi, kime kalır?
Kısa cevap: Silinmez; borç, ölenin yasal ve atanmış mirasçılarına geçer. Mirasçılar mirası ölümle bir bütün olarak kazanır: mallar, alacaklar ve borçlar birlikte geçer; mirasçılar ölenin borçlarından kişisel olarak sorumlu olur (TMK m. 599). Malı alıp borcu bırakmak gibi bir seçenek yoktur.
Borcun kime kaldığını belirleyen, kimin mirasçı olduğudur:
- Çocuklar ve eş: Ölenin altsoyu birinci derece mirasçıdır; sağ kalan eş de birlikte bulunduğu zümreye göre mirasçıdır (TMK m. 495, 499). Mirası reddetmezlerse borçtan da sorumlu olurlar.
- Anne-baba ve kardeşler: Altsoyu olmayan kişinin mirasçıları ana ve babasıdır; onlar ölmüşse yerlerini kendi altsoyları, yani kardeşler alır (TMK m. 496). Ölenin çocuğu varsa kardeşler mirasçı olmadığı için borç da kardeşlere geçmez.
- Mirasçı olmayan yakınlar: Gelin, damat, kayınvalide gibi mirasçı olmayan yakınlar, kendileri kefil veya müşterek borçlu değilse ölenin borcundan sorumlu tutulamaz.
Ölüm, borcun zamanaşımını kendiliğinden sona erdirmez. Kanunda aksine hüküm yoksa her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m. 146) ve süre, borcun türüne göre ölümden sonra da işlemeye devam eder.
Mirasçı hangi ölçüde sorumludur?
Kısa cevap: Mirası kabul etmiş sayılan mirasçı, ölenin borçlarından yalnızca terekeyle değil kendi malvarlığıyla da sorumludur ve alacaklı borcun tamamını mirasçılardan herhangi birinden isteyebilir (TMK m. 599, 641).
- Müteselsil sorumluluk: Mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur (TMK m. 641). Kendi payından fazlasını ödeyen mirasçı, fazlası için diğer mirasçılara başvurabilir.
- Paylaşmadan sonra: Alacaklının rıza göstermediği tereke borçlarında mirasçılar paylaşmadan sonra da bütün malvarlıklarıyla müteselsilen sorumludur; teselsül, paylaşmanın veya borcun muacceliyet tarihinin üzerinden beş yıl geçince sona erer (TMK m. 681).
- Süre içinde reddetmemek kabul sayılır: Yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur (TMK m. 610). Ayrıca "kabul ediyorum" demeniz gerekmez.
Ölenin borçları nasıl öğrenilir?
Kısa cevap: Mirasçılık belgesiyle bankalara, vergi dairesine ve diğer kurumlara başvurarak; icra dosyalarını UYAP üzerinden kontrol ederek ve gerekirse sulh mahkemesinden resmî defter tutulmasını isteyerek öğrenebilirsiniz.
- Mirasçılık belgesi alın: Kurumlar ölen kişiye ait bilgileri ancak mirasçılığınızı gösterdiğinizde verir. Belgenin nasıl alındığını Mirasçılık Belgesi Kaç Günde Çıkar? yazımızda anlattık.
- Bankalara yazılı başvurun: Kredi, kredi kartı, kredili mevduat hesabı ve kefalet kayıtlarını ayrı ayrı sorun. Kredilere bağlı hayat sigortası olup olmadığını da öğrenin.
- Vergi dairesine ve icra kayıtlarına bakın: Ölen adına açılmış icra dosyaları ve vergi borçları, borcun boyutunu gösteren en önemli kayıtlardır.
- Resmî defter isteyin: Mirası reddetme hakkı olan her mirasçı terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir; istem bir ay içinde sulh hâkiminden yapılır (TMK m. 619). Sulh mahkemesi alacaklıları bir ay arayla iki defa ilan yoluyla çağırır; bildirim süresi ikinci ilandan başlayarak en az bir aydır (TMK m. 621). Böylece bilmediğiniz borçlar da ortaya çıkar.
Araştırma yaparken tereke mallarını satmayın, hesaplardan para çekmeyin ve borç ödemeyin; ret süresi dolmadan olağan yönetimi aşan işler yapan veya tereke mallarını kendisine maleden mirasçı mirası reddedemez (TMK m. 610).
Dört yol: ret, hükmen ret, resmî defter, resmî tasfiye
Kısa cevap: Borçtan tamamen kurtulmak için ret veya hükmen ret, borçları öğrenip ona göre karar vermek için resmî defter, mirasçıların hiç sorumlu olmadan terekenin tasfiyesi için resmî tasfiye kullanılır.
- Ret: Miras üç ay içinde reddedilebilir; süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe ölümü öğrendikleri tarihte başlar (TMK m. 606). Ret, sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla, kayıtsız ve şartsız yapılır (TMK m. 609). Önemli sebeplerle sulh hâkimi süreyi uzatabilir veya yeni süre verebilir.
- Hükmen ret: Ölüm tarihinde ölenin borç ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır (TMK m. 605). Bunun için ayrıca beyan gerekmez; ancak alacaklılar ve kurumlar karşısında bu durumu ispatlamak için çoğu zaman mahkeme kararı gerekir.
- Resmî defter ve deftere göre kabul: Resmî deftere göre kabul edilen miras mirasçıya yalnızca deftere yazılmış borçlarla geçer (TMK m. 628). İnceleme süresi bitince her mirasçı mahkemece bir ay içinde beyanda bulunmaya çağrılır; reddetmek de bu aşamada mümkündür.
- Resmî tasfiye: Her mirasçı, ret veya deftere göre kabul yerine terekenin resmî tasfiyesini isteyebilir; resmî tasfiye hâlinde mirasçılar tereke borçlarından sorumlu olmaz. Mirasçılardan biri mirası kabul ederse bu istem dikkate alınmaz (TMK m. 632).
Mirasın hükmen reddi davası: şartlar, mahkeme, ispat
Kısa cevap: Ölenin ölüm tarihindeki borçları malvarlığından fazlaysa ve bu durum açıkça belli veya resmen tespit edilmişse, mirasçı bunun tespiti için dava açabilir; uygulamada bu dava üç aylık ret süresine bağlı değildir. Davanın adı uygulamada "mirasın hükmen reddi" veya "terekenin borca batık olduğunun tespiti" davasıdır.
Şartlar. Yargıtay uygulamasında aranan başlıca şartlar şunlardır:
- Borca batıklık ölüm tarihine göre değerlendirilir: o tarihte terekedeki bütün mallar ve alacaklar, borçları karşılamaya yetmemelidir.
- Aczin açıkça belli olması veya resmen tespit edilmiş olması gerekir. Hakkında aciz belgesi düzenlenmiş olması, sonuçsuz kalan çok sayıda icra takibi, iflas veya malvarlığının tamamının haciz altında olması bu durumun tipik göstergeleridir.
- Mirasçı ölümden sonra tereke mallarını sahiplenmemiş, satmamış veya gizlememiş olmalıdır. Terekeye karışan mirasçının hükmen ret talebi de bu nedenle reddedilebilir (TMK m. 610).
Mahkeme ve taraflar. Kanun bu dava için özel bir görev kuralı koymadığından dava, genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülür (HMK m. 2). Uygulamada dava, ölenin bilinen alacaklılarına karşı açılır. Bu dava dava şartı arabuluculuk kapsamında değildir (6325 sayılı Kanun m. 18/B).
İspat. Borca batıklığı ispat yükü davacı mirasçıdadır (HMK m. 190). Mahkeme tapu, araç, banka, SGK ve icra kayıtlarını getirtir; terekenin aktif ve pasifini bilirkişiye hesaplatır. Dava dilekçesine bildiğiniz bütün borçları, alacaklıları ve ölenin mallarını eksiksiz yazmanız davanın hızını belirler.
Sonuç. Dava kabul edilirse miras reddedilmiş sayılır. En yakın yasal mirasçıların tamamı mirası reddetmiş durumdaysa tereke sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir; tasfiye sonunda kalan değer olursa hak sahiplerine verilir (TMK m. 612). Davanın süresi kanunda belirlenmemiştir; 31 Temmuz 2026'dan beri duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç aydan uzun olamaz (HMK m. 147).
Ölen babamın borcu için bana haciz gelir mi?
Kısa cevap: Mirası reddetmediyseniz ve hükmen ret de söz konusu değilse, babanızın borcu sizin kişisel borcunuz hâline geldiğinden alacaklı sizin malvarlığınıza da yönelebilir. Ancak takip ölüm üzerine bir süre durur ve mirasçı olarak savunma imkânlarınız vardır.
- Takip durur: Terekenin borçlarından dolayı ölüm günüyle beraber üç gün takip yapılmaz; mirasçı mirası kabul veya reddetmemişse Medeni Kanundaki süreler geçinceye kadar takip geri kalır (İİK m. 53).
- Takip önce terekeye yönelir: Tereke paylaşılmamış veya resmî tasfiyeye tabi tutulmamışsa takip terekeye karşı devam eder; mirasçıya karşı devam ancak rehnin paraya çevrilmesi veya haciz yollarıyla mümkündür (İİK m. 53).
- Borca batıklık savunması: Murisine ait bir borç için takip edilen kişi itirazın kaldırılması aşamasında terekenin borca batık olduğunu ileri sürerse, bu konuda mahkeme kararı getirmesi için ona uygun bir süre verilir (İİK m. 68). Bu süre içinde hükmen ret davasını açmanız gerekir.
- Aciz belgeli eski borçlar: Ölen kişi hakkında daha önce aciz belgesi düzenlenmişse ve alacaklı mirasın açılmasından itibaren bir sene içinde hakkını aramamışsa, mirasçılar borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürebilir (İİK m. 143).
- Ret belgesini sunun: Mirası reddettiyseniz sulh mahkemesinden aldığınız ret belgesini icra dairesine ve alacaklıya sunun; ret beyanı mahkemenin özel kütüğüne yazılır (TMK m. 609).
Vergi borcu, kredi ve kredi kartı borcu
Kısa cevap: Vergi borcu mirası reddetmeyen mirasçılara miras payları oranında geçer, vergi cezaları ise ölümle düşer; kredi ve kredi kartı borçları diğer borçlar gibi mirasçılara geçer.
- Vergi borcu: Ölüm hâlinde mükellefin ödevleri mirası reddetmemiş yasal ve atanmış mirasçılara geçer; mirasçılardan her biri ölenin vergi borcundan miras hissesi oranında sorumludur (VUK m. 12). Bu, genel kuraldaki müteselsil sorumluluktan farklıdır.
- Vergi cezası: Ölüm hâlinde vergi cezası düşer (VUK m. 372). Ölenin adına kesilmiş vergi cezaları mirasçılardan istenemez.
- Kredi ve kredi kartı: Bu borçlar diğer borçlar gibi mirasçılara geçer (TMK m. 599). Krediyle birlikte yapılmış bir hayat sigortası varsa sigorta şirketinin ödeme yapıp yapmayacağını poliçe koşullarına göre bankadan ve sigorta şirketinden yazılı olarak öğrenin.
- Kefil veya ortak borçlu olan mirasçı: Ölenin kredisine kefil olan mirasçı, mirası reddetse bile kefil sıfatıyla sorumluluğunu sürdürür; mirasın reddi kendi kefalet borcunuzu ortadan kaldırmaz. Konu Kefil, Eş ve Mirasçı Borçları yazımızda anlatılır.
Mirası reddedenler hangi durumda yine sorumlu olur?
Kısa cevap: Ret kural olarak borçtan kurtarır; ancak ölümden önceki beş yıl içinde ölenden alınan kazandırmalar ve alacaklılardan mal kaçırmak için yapılan retler istisnadır.
- Borç ödemeden aciz bir mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçılar, onun alacaklılarına karşı, ölümünden önceki beş yıl içinde ondan aldıkları ve paylaşmada geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumludur. Olağan eğitim giderleri ve âdet üzere verilen çeyiz bunun dışındadır (TMK m. 618).
- Malvarlığı borcuna yetmeyen bir mirasçı kendi alacaklılarına zarar vermek için mirası reddederse, alacaklıları ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptalini dava edebilir (TMK m. 617).
- Reddeden mirasçının payı, kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine, örneğin kendi çocuklarına geçer (TMK m. 611). Borçlu bir terekede bu nedenle çocukların da ret beyanında bulunması gerekir; onlar için süre, önceki mirasçıların reddettiğini öğrendikleri tarihte başlar (TMK m. 608).
Sık yapılan hatalar
- Borçları tam öğrenmeyi bekleyerek üç aylık ret süresini kaçırmak; resmî defter yolunu bilmemek.
- "Borç fazlaysa miras kendiliğinden reddedilmiş sayılır" diye düşünüp hiçbir işlem yapmamak; hükmen reddin alacaklıya karşı kararla ispatlanması gerekir.
- Araştırma sırasında ölenin aracını satmak, hesabından para çekmek veya tereke malını kullanmaya başlamak.
- Kendisi mirası reddeden ebeveynin, çocuklarının da reddetmesi gerektiğini atlaması.
- İcra takibinde borca batıklık savunması için verilen süre içinde dava açmamak.
- Kefil olunan krediyi mirasın reddiyle kapandı sanmak.
Ne zaman avukata ihtiyaç duyulur?
Ret süresi dolmuşsa, ölen adına çok sayıda icra dosyası varsa, alacaklılar mirasçılara takip başlatmışsa veya mirasçılardan biri tereke mallarını kullanmaya başlamışsa, hükmen ret davasının şartlarının oluşup oluşmadığı ve davanın kimlere karşı açılacağı dikkatli bir değerlendirme gerektirir. Bu durumlarda bir avukattan destek almak, kendi malvarlığınızın hacze konu olma riskini azaltır.
Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 495-499, 599, 605-612, 618-621, 628, 632, 641, 681
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 2, 147, 190
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 53, 68, 143
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 12, 372
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 146
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 18/B