Çocuğunuz velayet hakkınız ihlal edilerek yurt dışına götürüldüyse veya orada alıkonuluyorsa, çocuğun mutat meskeninin bulunduğu ülkenin merkezî makamına, Türkiye’de ise Adalet Bakanlığı Merkezî Makamına başvurabilirsiniz; iade davasını sizin adınıza değil, Merkezî Makam adına başsavcılık açar (5717 sayılı Kanun m. 3 ve 7). İade davası velayetin kime verileceğini çözen bir dava değildir; amacı çocuğun mutat meskeninin bulunduğu ülkeye geri dönmesini sağlamaktır.
Bu yazı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair Kanun’a göre hangi çocukların kapsama girdiğini, başvurunun nereye ve nasıl yapılacağını, iade davasının mahkemesini, usulünü ve masraflarını, geçici tedbirleri, kararın uygulanmasını ve şahsi ilişki hakkını anlatır. Yurt dışında çocuğunuzla ilgili başka bir hukuki sorun yaşıyorsanız, çocuğun soybağı ve velayeti konusunda kişinin hukuku ve soybağı yazımıza da bakabilirsiniz.
Bu yazıda
- Çocuğum diğer ülkeye götürüldü, nereden başlamalıyım?
- Kanun hangi çocuklara uygulanır?
- Merkezî Makam ne yapar, iade davasını kim açar?
- İade davası: mahkeme, usul, adli tatil ve masraf
- Geçici tedbirler: yurt dışı çıkış yasağı ve çocuğun kalacağı yer
- Velayet davası iade davasını engeller mi?
- Kararın uygulanması ve çocuğun korunması
- Şahsi ilişki hakkı ve yabancı belgeler
Çocuğum diğer ülkeye götürüldü: nereden başlamalıyım?
Önce çocuğun mutat yaşam yerini, velayet veya şahsi ilişki hakkınızın durumunu ve çocuğun götürülme koşullarını belirleyin. Sınır ötesi iade mekanizması velayetin esasından farklıdır: başvuru, çocuğun yeniden mutat meskenine dönmesini hedefler. Kanun m. 3’e göre velayet hakkı ihlal edilerek çocuğun yerinin haksız olarak değiştirildiğini veya çocuğun alıkonulduğunu ileri süren kişi, çocuğun mutat meskeninin bulunduğu ülkenin merkezî makamına, Merkezî Makama veya sözleşmeye taraf diğer herhangi bir devletin merkezî makamına başvurabilir. Türkiye’de Merkezî Makam Adalet Bakanlığıdır (m. 7).
Başvurudan önce ülkeleri, tarihleri ve çocuğun bulunduğu adresi (biliniyorsa) not edin; çocuğun doğum belgesi, pasaportu, evlilik veya velayet kararı, çocuğun mutat meskenini gösteren okul ve sağlık kayıtları ve çocuğun götürülme tarihine ilişkin yazışmalar başvurunun temelini oluşturur. Bu belgeleri gecikmeden toplayıp bir avukata bildirmek, Merkezî Makam başvurusunun eksiksiz olmasına yardım eder.
Henüz götürülme riski varsa ancak çocuk gitmemişse bu mekanizma doğrudan uygulanmaz; bu durumda aile mahkemesinde velayet, şahsi ilişki ve yurt dışına çıkış konusunda koruyucu karar istemenin mümkün olup olmadığı ayrıca değerlendirilir. İade başvurusu ise çocuğun fiilen yurt dışına götürülmesinden veya alıkonulmasından sonra gündeme gelir. Çocuğun yaşı, yurt dışındaki adresi ve diğer ebeveynin tutumu gibi bilgileri not etmeniz, ayrıca ilgili yazışma ve mesajları saklamanız başvuru dosyasını güçlendirir.
Kanun hangi çocuklara uygulanır?
Kanunun amacı, velayet hakkı ihlal edilerek sözleşmeye taraf bir ülkeden diğer bir taraf ülkeye götürülen veya alıkonulan çocuğun mutat meskeninin bulunduğu ülkeye iadesine veya şahsi ilişki kurma hakkının kullanılmasına dair Lahey Sözleşmesinin uygulanmasını sağlayacak usul ve esasları düzenlemektir (m. 1). Uygulamada çocuk, onaltı yaşını tamamlamamış kişidir. Ayrıca çocuk, velayet veya şahsi ilişki haklarının ihlalinden hemen önce mutat meskeninin bulunduğu taraf ülkelerden birinde bulunmalı ve bu haklar fiilen kullanılıyor olmalıdır (m. 2 ve 3). Yani on altı yaşını doldurmuş bir gencin veya taraf olmayan bir ülkeye götürülen çocuğun durumu bu kanun yoluyla çözülemeyebilir.
Merkezî Makam ne yapar, iade davasını kim açar?
Merkezî Makam, mahalli Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla çocuğun bulunduğu yerin tespiti ve menfaatlerinin korunması için gerekli tedbirleri alır; rızaen iade veya sulh yoluyla çözüm için çalışır. Bu mümkün değilse yetkili mahkemeye iade davası açar (m. 5). Çocuğun iadesi davaları Merkezî Makam adına mahalli Cumhuriyet başsavcılığınca açılır; başvurucu olarak siz iade davasını kural olarak kendi adınıza açmazsınız, Merkezî Makama başvurur ve süreci başsavcılık yürütür (m. 7). Davanameye yabancı merkezî makam veya başvuruda bulunan ya da çocuğu yanında bulunduran kişi tarafından ibraz edilen belgeler eklenir; merkezî makam tarafından gönderilen belgelerin tasdiki aranmaz ve mahkeme gerekli gördüğü ek belgeleri de isteyebilir.
İade davası: mahkeme, usul, adli tatil ve masraf
- Mahkeme: Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Başvuru yapıldığı sırada çocuğun hâlen oturduğu veya geçici koruma altına alındığı yer mahkemeleri yetkilidir (m. 6).
- Sulh teşviki: Mahkeme, esasa girmeden önce çocuğun iadesini uzmanlardan da yararlanarak sulh yoluyla teşvik eder; sulh sağlanamazsa yargılama sürer (m. 8).
- Öncelik: Bu Kanunun uygulanmasından doğan tüm dava ve işler basit yargılama usulüne göre öncelikle ve acele görülür; dilekçe, duruşma günü ile birlikte taraflara tebliğ edilir (m. 9).
- Adli tatil: Bu davalar adli tatilde de görülür; adli tatil nedeniyle sürelerin uzatılmasına ilişkin eski usul kanunu hükümleri uygulanmaz (m. 16).
- Harç ve masraf: Bu Kanunun uygulanmasından doğan dava ve işler harca tabi değildir. Yargılama masrafları kovuşturma ödeneğinden karşılanır ve davayı kaybedene yüklenir; başvuran adına avukat veya müşavirin katılımından doğan masraflar ile çocuğun iadesi masrafları kovuşturma ödeneğinden karşılanmaz (m. 27).
Geçici tedbirler: yurt dışı çıkış yasağı ve çocuğun kalacağı yer
Mahkeme, iade veya şahsi ilişki işlemleri sonuçlanıncaya kadar çocuğun yurt dışına çıkışının geçici olarak durdurulması, pasaport alınması veya yenilenmesinin durdurulması, okul ve nüfus kayıtlarının değiştirilmesinin durdurulması gibi geçici tedbirlere karar verebilir (m. 24). Çocuğun yüksek yararının tehlikeye düşmesini önlemek için dava sonuna kadar çocuğun akrabalardan birine teslimi, güvenilir bir aile yanına veya resmî ya da özel bir kuruma yerleştirilmesi gibi tedbirler de alınabilir; gerekirse çocuğun görüşü alınır (m. 10).
Velayet davası iade davasını engeller mi?
Hayır. Çocuğun iadesi başvurusundan sonra verilmiş velayet kararı, iade talebinin reddine gerekçe oluşturmaz. İade davası sürerken açılan velayet davası bekletilir ve birleştirilmişse davalar ayrılarak öncelikle iade davası sonuçlandırılır (m. 13-15). Çocuğun iadesine karar verilmişse ayrıca velayete ilişkin karar verilmez; iade talebinin reddine karar verilmesi hâlinde ise velayet hakkında karar verilebilir (m. 12). Yani iade davası velayetin kime verileceğini çözen bir dava değildir.
Kararın uygulanması ve çocuğun korunması
Çocuğun iadesine veya şahsi ilişki kurulmasına dair kararlar kesinleştiğinde yerine getirilir. Bu kararlara karşı Merkezî Makam, başvuruda bulunan veya davalı kanun yoluna başvurabilir; karar tebliğ edildiğinde kanun yolu süresini mutlaka kontrol edin (m. 17). İade veya şahsi ilişki ilamlarının icrası sırasında çocuğu gizleyen veya icradan sonra tekrar kaçıran taraf, bu fiillere katılanlar ve tebliğ, tedbir ve emirlere uymayanlar hakkında Çocuk Koruma Kanununun 41/F maddesi uygulanır (m. 25).
Koruma tedbirleri sırasında çocuğun fiziksel ve zihinsel yönden zarar görmemesi için psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı gibi uzmanlar, yeterli sayıda olmamaları hâlinde öğretmen hazır bulundurulur ve teslim başvuranın veya tayin edeceği kişinin huzurunda yapılır (m. 21 ve 23). İlamın yerine getirilmesinin çocuğun fiziksel ve duygusal gelişimini ağır bir tehlike altında bırakacağı bir uzman tarafından tespit edilirse, teslim işlemleri tehlike ortadan kalkıncaya kadar talep üzerine veya re’sen ertelenir (m. 22).
Şahsi ilişki hakkı ve yabancı belgeler
Şahsi ilişki kurma hakkının korunması veya tesisi talebi ile bu talep üzerine yürütülecek adli ve idari işlemler, çocuğun iadesi talebi hakkındaki usul ve esaslara tabidir; dava sonuçlanıncaya kadar geçici şahsi ilişki de kurulabilir (m. 11). Çocuğu görme hakkınız engelleniyorsa bu usul size de açıktır.
Başvuru sürecinde en sık yapılan hatalar şunlardır: çocuğun götürüldüğü tarihi ve yeri kaydetmemek, yazışmaları ve mesajları silmek, başvuruyu geciktirmek, velayet davasını iade davasının yerine geçecek sanmak ve karar tebliğ edildiğinde kanun yolu süresini takip etmemek. Her aşamada belgeleri saklayın ve gelişmeleri avukatınıza bildirin.