Sözleşmede yabancı hukuk seçilmiş olması, Türk hukukunun hiç uygulanmayacağı anlamına gelmez; hukuk seçimi geçerlidir, ancak Türk hukukunun doğrudan uygulanan kuralları, Türk kamu düzeni ve tüketici ile işçiye tanınan asgari koruma yine gündeme gelir (MÖHUK m. 5, 6, 24, 26, 27). Hukuk seçilmemişse sözleşmeyle en sıkı ilişkili hukuk, çoğu zaman karakteristik edim borçlusunun mutad meskeni veya ticari sözleşmelerde işyeri hukuku uygulanır (m. 24).
Bu yazı sözleşmede hukuk seçiminin nasıl yapılacağını ve değiştirilebileceğini, seçim yapılmamışsa uygulanacak hukuku, şekil ve zamanaşımını, tüketici ve iş sözleşmelerinde koruyucu kuralları, yabancı çalışanla sözleşmeyi, taşıma, temsil ve lisans sözleşmelerini, yalnızca İngilizce metinle imzalanan sözleşmeyi ve pazarlamacılık ile kefalet sözleşmelerinde yabancı unsuru anlatır. Yurt dışındaki satıcıya karşı Türkiye’de dava açılması için Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi yazımıza bakabilirsiniz.
Bu yazıda
- Hukuk seçimi: ne zaman, nasıl ve ne kadarı?
- Hukuk seçilmediyse hangi hukuk uygulanır?
- Yabancı hukuk seçilmişse Türk hukuku hiç uygulanmaz mı?
- Şekil ve zamanaşımı
- Tüketici sözleşmeleri
- İş sözleşmesi ve yabancı çalışan
- Taşıma, temsil, lisans ve işçi buluşları
- Yalnızca İngilizce metin yeterli mi?
- Pazarlamacılık ve kefalet sözleşmelerinde yabancı unsur
Hukuk seçimi: ne zaman, nasıl ve ne kadarı?
Hukuk seçimi taraflarca her zaman yapılabilir veya değiştirilebilir. MÖHUK m. 24’e göre sözleşmenin kurulmasından sonraki hukuk seçimi, üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla geriye etkili olarak geçerlidir; değişikliği yazılı yapmanız ispat bakımından yararlıdır. Taraflar, seçilen hukukun sözleşmenin tamamına veya bir kısmına uygulanacağını kararlaştırabilir; bölünmüş seçim yaparsanız hangi maddelerin hangi hukuka bağlı olduğunu sözleşmede açıkça yazmalısınız. Açık seçim geçerlidir; ayrıca sözleşme hükümlerinden veya hâlin şartlarından tereddüde yer vermeyecek biçimde anlaşılabilen hukuk seçimi de geçerlidir. Seçimin açık anlaşılmaması hâlinde ise en sıkı ilişkili hukuk uygulanır.
Hukuk seçilmediyse hangi hukuk uygulanır?
Hukuk seçilmemişse sözleşmeyle en sıkı ilişkili hukuk uygulanır. Bu hukuk, karakteristik edim borçlusunun sözleşme kurulurken mutad meskeni hukukudur; ticari sözleşmelerde işyeri hukuku esas alınır. Hâlin şartlarına göre daha sıkı ilişkili hukuk varsa o uygulanır (m. 24). Sözleşmenin varlığı ve maddi geçerliliği, sözleşme geçerli olsaydı uygulanacak hukuka tabidir; ancak diğer tarafın davranışına hüküm tanımanın hakkaniyete uygun olmaması hâlinde rızası olmadığını iddia eden tarafın mutad meskeninin bulunduğu ülke hukuku uygulanır (m. 32). İfa sırasında gerçekleştirilen fiil ve işlemler ile malların korunmasına ilişkin tedbirler konusunda ise bu işlem veya fiillerin yapıldığı ya da tedbirin alındığı ülke hukuku dikkate alınır (m. 33).
Yabancı hukuk seçilmişse Türk hukuku hiç uygulanmaz mı?
Hayır. Yetkili yabancı hukukun uygulandığı durumlarda, düzenleme amacı ve uygulama alanı bakımından Türk hukukunun doğrudan uygulanan kurallarının kapsamına giren hâllerde o kural uygulanır (m. 6); yetkili yabancı hukukun belirli bir olaya uygulanan hükmü Türk kamu düzenine açıkça aykırıysa bu hüküm uygulanmaz (m. 5). Sözleşme üçüncü bir devletle sıkı ilişkiliyse, o devletin hukukunun doğrudan uygulanan kurallarına da etki tanınabilir; bunun için kuralların amacı, niteliği, muhtevası ve sonuçları dikkate alınır (m. 31). Dolayısıyla sözleşme türünü, tarafları ve ifa yerini belirleyin ve tek bir maddeyle bütün Türkiye bağlantısını yok saymayın.
Şekil ve zamanaşımı
Hukuki işlemler, yapıldıkları ülke hukukunun veya işlemin esası hakkında yetkili hukukun maddi hukuk hükümlerinin öngördüğü şekle uygun yapılabilir; yani ikisinden birine uyulması yeterlidir. Taşınmazlara ilişkin işlemlerde ise şekil bakımından taşınmazın bulunduğu ülke hukuku esastır (m. 7 ve 21). Zamanaşımı, hukuki işlem ve ilişkinin esasına uygulanan hukuka tabidir; alacağın tabi olduğu yabancı hukuk zamanaşımı sürelerini de belirler (m. 8). Süreleri kaçırmamak için uygulanacak hukuku önceden netleştirin.
Tüketici sözleşmeleri
Hukuk seçilmemişse tüketicinin mutad meskeni hukuku uygulanır; ancak sözleşme tüketicinin ülkesinde özel bir davet veya ilan üzerine kurulmalı ya da diğer taraf siparişi o ülkede almış olmalıdır. Satıcının düzenlediği gezi hâli de kanunda ayrıca sayılmıştır. Hukuk seçilmişse tarafların seçtikleri hukuk uygulanır; ancak tüketicinin mutad meskeni hukukunun emredici hükümleri uyarınca sahip olacağı asgari koruma saklıdır ve hukuk seçimi bu korumayı ortadan kaldırmaz (m. 26). Yabancı hukuk seçilmiş bir tüketici sözleşmesinde Türk koruma hükümlerinin tamamen kalktığını düşünmeyin; ancak korumadan yararlanmak için yukarıdaki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılır.
İş sözleşmesi ve yabancı çalışan
İş sözleşmesinde yabancı hukuk seçilmiş olması, işçinin asgari korumasından vazgeçtiği anlamına gelmez. İş sözleşmelerinde tarafların belirlediği hukuk uygulanır, ancak işçinin mutad işyeri hukukunun emredici hükümleri uyarınca sahip olacağı asgari koruma saklıdır (m. 27). Hukuk seçilmemişse işçinin işini mutaden yaptığı işyeri hukuku uygulanır; işçinin işini geçici olarak başka bir ülkede yapması hâlinde bu geçici işyeri mutad işyeri sayılmaz. Görevlendirme belgelerini ve süresini saklayın. Yabancı çalışanla sözleşme yaparken çalışma izni ve göç hukukundan doğan yükümlülükleri iş sözleşmesinin hukukundan ayrı planlayın. Yabancı işverene karşı Türkiye’de dava açma imkânı için yetki kurallarına bakın.
Taşıma, temsil, lisans ve işçi buluşları
Eşyanın taşınmasına ilişkin sözleşmeler tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa sözleşme kurulurken taşıyıcının esas işyerinin bulunduğu ülke aynı zamanda yükleme veya boşaltma ülkesi ya da gönderenin esas işyeri ülkesiyse bu ülke hukuku uygulanır (m. 29). Temsilci ile temsil olunan arasındaki hukuki ilişkiden doğan temsil yetkisi, aralarındaki sözleşmeden doğan ilişkiye uygulanan hukuka tabidir; temsilcinin bir fiilinin temsil olunanı üçüncü kişiye karşı bağlaması için aranan şartlara ise temsilcinin işyeri hukuku uygulanır (m. 30).
Fikri mülkiyet haklarına ilişkin sözleşmeler tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa hakkı veya kullanımını devreden tarafın sözleşme kurulurken işyeri hukuku, bulunmazsa mutad meskeni hukuku uygulanır, daha sıkı ilişkili hukuk varsa o uygulanır. İşçinin işi kapsamında ve ifası sırasında meydana getirdiği fikri ürünler üzerindeki haklarla ilgili işçi ve işveren arasındaki sözleşmelere iş sözleşmesinin tabi olduğu hukuk uygulanır (m. 28).
Yalnızca İngilizce metin yeterli mi?
Sözleşmenin şekli, tarafların dili ve uygulanabilir özel kurallar birlikte incelenir. Yukarıda gördüğünüz şekil kuralı (m. 7) sözleşmenin yapıldığı ülke hukukuna veya esasa uygulanan hukuka uyulmasını arar; dil konusunda ayrıca bir kural bulunup bulunmadığı sözleşme türüne göre değişir; özellikle tüketici ve iş ilişkilerinde dilin anlaşılırlığı ayrıca önem taşır. Pratikte iki dilli bir metin varsa hangi metnin üstün olduğunu (öncelik maddesini) netleştirin; anlamadığınız maddeyi imzalamadan önce çevirtin ve uyuşmazlık dilini belirleyin. Yabancı dilde bir sözleşmeye dayanarak Türk mahkemesinde dava açacaksanız, belgenin tercümesini sunmanız gerekir (HMK m. 223).
Sözleşme hazırlarken şu kontrol listesini kullanabilirsiniz: tarafların mutad meskeni ve işyerleri nerede, karakteristik edimi kim yapıyor, ifa hangi ülkede gerçekleşecek, tüketici veya işçi gibi korunan bir taraf var mı, sözleşme hangi dillerde düzenleniyor ve hangi metin üstün, hukuk seçimi sözleşmenin tamamı için mi yoksa bir kısmı için mi yapılıyor? Bu sorulara yazılı cevap vermeniz, ileride hangi hukukun ve hangi mahkemenin söz konusu olacağı konusundaki tartışmayı azaltır. Somut bir sözleşme için karar vermeden önce metni bir avukata gösterin.
Pazarlamacılık ve kefalet sözleşmelerinde yabancı unsur
Taraflardan birinin yerleşim yeri yabancı ülkedeyse pazarlamacılık sözleşmesinde uygulanacak hukukun ve yetkili mahkemenin hangisi olduğu da yer almalıdır; ayrıca süre, sona erme, pazarlamacının yetkileri ile ücret ve masrafların ödenme şekli belirtilir (TBK m. 449). Kefalette ise yerleşim yeri yabancı ülkede olan borçlunun ödemesi o ülkenin yasal düzenlemeleri nedeniyle imkânsız hâle gelmiş veya sınırlandırılmışsa, yerleşim yeri Türkiye’de olan kefil takibe bu sebeple itiraz edebilir; yabancı mevzuatı belgelendirmeniz gerekir (m. 590).