Yasal miras zümre sistemine göre işler: birinci zümre mirasbırakanın altsoyu, ikinci zümre ana-baba ve onların altsoyu, üçüncü zümre büyükanne-büyükbaba ve onların altsoyudur; önceki zümreden mirasçı varsa sonraki zümre miras almaz (TMK m. 495-497). Çocuklar eşit paylı mirasçıdır; sağ kalan eş birlikte bulunduğu zümreye göre ayrıca mirasçı olur ve altsoyla birlikte mirasın dörtte birini alır (m. 495 ve 499). Hiç mirasçı yoksa miras Devlete geçer (m. 501). Evlatlık hem kendi ailesinin hem evlat edenin mirasçısıdır; üvey çocuk olmak ise tek başına yasal mirasçılık sebebi sayılmaz (m. 500). Mirasbırakan saklı payları aşmayan kısımda vasiyetle farklı bir dağılım yapmış olabilir.
Bu yazı yasal mirasçıların sırasını (zümreleri), çocukların, torunların, sağ kalan eşin, ana-babanın, kardeşlerin ve büyükanne-büyükbabaların paylarını, evlatlığın, evlilik dışı çocuğun, üvey çocuğun ve boşanmış eşin durumunu, mirastan yoksunluk ve çıkarmanın torunlara etkisini, mirasçısı olmayan kişinin malının akıbetini, mirasçılık belgesinin ne anlama geldiğini ve yurt dışı ile ilgili önemli noktaları anlatır. Hesaplama örnekleri için Miras Payları yazımıza da bakabilirsiniz.
Bu yazıda
- Zümre sistemi: kim önce mirasçı olur?
- Birinci zümre: çocuklar ve torunlar
- İkinci zümre: ana, baba, kardeşler ve yeğenler
- Üçüncü zümre: büyükanne, büyükbaba, amca, hala, dayı, teyze
- Sağ kalan eşin payı ve örnekler
- Evlilik dışı çocuk, evlatlık ve üvey çocuk
- Boşanmış eş, cenin ve mirasın açıldığı yer
- Mirastan yoksunluk ve mirasçılıktan çıkarma
- Mirasçı yoksa ve vasiyet varsa
- Mirasçılık belgesi ne anlama gelir?
- Yurt dışı: yabancı hukuk, vasiyet, ehliyet
- Sık yapılan hatalar
Zümre sistemi: kim önce mirasçı olur?
Yasal mirasta birinci zümre altsoy, ikinci zümre ana-baba ve altsoyu, üçüncü zümre büyükanne-büyükbaba ve altsoylarıdır (TMK m. 495-497). Önceki zümreden mirasçı varsa sonraki zümre miras almaz; sağ kalan eş ise ayrıca ve birlikte bulunduğu zümreye göre mirasçıdır (m. 499). Zümreler arasında sıçrama yoktur: birinci zümreden tek bir kişi bile varsa ikinci zümre mirasçı olmaz. Zümreleri belirlemek için aile kayıtlarını bir arada inceleyin.
Birinci zümre: çocuklar ve torunlar
Çocuklar eşit olarak mirasçıdır. Kanun çocukları ayırmadan "eşit olarak mirasçıdırlar" der; cinsiyetin, yaşın veya evli olup olmamanın payı değiştirdiği bir hüküm yoktur, kız ve erkek çocuklar aynı payı alır. Örneğin annenizin ölümünde sağ kalan eş de varsa mirasın dörtte biri eşe gider, geri kalanı çocuklar arasında eşit bölünür (TMK m. 495 ve 499). Mirasbırakanın altsoyu varken ana, baba ve kardeşler yasal mirasçı olmaz.
Torunlar ne zaman mirasçıdır? Mirasbırakandan önce ölmüş olan çocukların yerini her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır; yani torunlar ölen çocuğun payına girer (TMK m. 495). Anne ya da babaları sağsa torunlar bu yoldan pay alamaz; çünkü birinci derece mirasçı çocuktur. Bu nedenle çocuklar ve torunlar aynı anda eşit pay almaz; torunun doğrudan pay alıp almayacağı kendi üstsoyunun durumuna bağlıdır. Nüfus kayıtlarıyla soy zincirini belgelemek gerekir.
Mirasbırakan sağlığında farklı bir dağılım yapmak isterse, saklı pay sınırını aşan tasarrufta saklı payı zedelenen çocuk tenkis davası açabilir (TMK m. 560). Bu konu için Saklı Pay ve Tenkis Davası yazımıza bakabilirsiniz.
İkinci zümre: ana, baba, kardeşler ve yeğenler
Altsoyu olmayan mirasbırakanın mirasçıları ana ve babasıdır ve eşit pay alırlar. Örneğin çocuğu olmayan oğlunuzun mirasını, oğlunuz evliyse eşiyle birlikte alırsınız; bu durumda eşe mirasın yarısı, kalan yarısı ana ve babaya düşer (TMK m. 496 ve 499). Her biri toplamın dörtte birini alır.
- Ana ve baba sağsa: Kardeşler yasal mirasçı sayılmaz. Kardeşler ancak mirasbırakandan önce ölmüş ana veya babanın yerini altsoy olarak alırlar.
- Ana veya baba ölmüşse: Onların yerini her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları, yani ölenin kardeşleri alır; kardeş de ölmüşse onun çocukları (yeğenler) mirasçı olur.
- Bir tarafta mirasçı yoksa: Bir tarafta hiç mirasçı bulunmadığı takdirde bütün miras diğer taraftaki mirasçılara kalır (TMK m. 496). Örneğin annesi ölmüş, babası sağ olan çocuksuz kişinin mirasını, annenin yerini alan kardeşler yoksa baba alır.
Üçüncü zümre: büyükanne, büyükbaba ve altsoyları
Altsoyu, ana ve babası ve onların altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları büyükanne ve büyükbabalarıdır; bunlar eşit olarak mirasçıdır. Önce ölmüş olanın yerini her derecede kendi altsoyu alır (TMK m. 497). Büyükanne veya büyükbaba mirasbırakandan önce ölmüşse yerini amca, hala, dayı ve teyze alır; ancak bu zümreye ancak altsoy, ana-baba ve onların altsoyu hiç yokken sıra gelir. Anne ve babası ölmüş, kardeşi olmayan kişinin mirası bu nedenle büyükanneye ve büyükbabaya gider. Sağ kalan eş varken bir tarafta büyükbaba önce ölmüşse payı kendi çocuğuna, çocuğu yoksa o taraftaki büyükanne ve büyükbabaya geçer; bir taraftaki ikisi de ölmüşse payları diğer tarafa geçer.
Sağ kalan eşin payı ve örnekler
- Altsoyla birlikte: Mirasın dörtte biri; kalan dörtte üç çocuklara eşit bölünür. Çocuk sayısı eşin payını değiştirmez, yalnızca çocukların kendi aralarındaki payı etkiler.
- Ana-baba zümresiyle birlikte: Mirasın yarısı; kalan yarısı ana ve babaya eşit düşer, biri ölmüşse payı kendi altsoyuna geçer.
- Büyükanne-büyükbaba zümresiyle birlikte: Mirasın dörtte üçü; bunlar da yoksa mirasın tamamı eşe kalır (TMK m. 499).
Bir kişinin iki çocuğu ve bir eşi varsa mirasçılar yalnızca eş ve iki çocuktur: eş dörtte bir, çocuklar dörtte üçü eşit paylaşır; ana-babası, kardeşleri ve büyükanne-büyükbabası mirasa katılmaz. Çocukların biri ölmüşse onun payı torunlara geçer. Hiç çocuğu yoksa ama anne babası sağsa, anne ve baba eşit mirasçıdır ve eş varsa mirasın yarısını alır. Anne babası da ölmüşse kardeşler ve kardeşlerin çocukları ölmüş ana-babanın yerini halefiyet yoluyla alır. Bu zincir kesildiğinde sıra büyükanne ve büyükbabalara gelir. Eşin mal rejimi, ev ve ev eşyası hakları için Miras Payları yazımıza bakın.
Evlilik dışı çocuk, evlatlık ve üvey çocuk
- Evlilik dışı çocuk: Evlilik dışında doğmuş ve soybağı tanıma veya hâkim hükmüyle kurulmuş olanlar, baba yönünden evlilik içi hısımlar gibi mirasçı olurlar (TMK m. 498). Soybağı hiç kurulmadıysa önce babalık davası veya tanıma gibi yollarla bu bağın kurulması gerekir; evlilik dışı doğum tek başına dışlama nedeni değildir. Soybağının kurulduğunu gösteren nüfus kaydını veya karar örneğini hazır tutun. Bkz. babalık davası.
- Evlatlık: Evlâtlık ve altsoyu, evlât edinene kan hısımı gibi mirasçı olur; evlâtlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder. Evlât edinen ve hısımları ise evlâtlığa mirasçı olmaz; miras ilişkisi tek yönlüdür (TMK m. 500). Evlatlığınızın çocukları da size torun gibi altsoy sayılır; bu, evlat edinmenin kurulmuş olmasına bağlıdır, mahkeme kararını ve nüfus kaydını saklayın. Evlat edenin kardeşi de evlatlığın mirasçısı olmaz.
- Üvey çocuk: Üvey çocuk, eşinizin önceki evliliğinden olan çocuğudur ve onunla aranızdaki ilişki yalnızca evlilik nedeniyle oluşur; bu ilişki soybağı veya evlat edinmeyle aynı değildir. Kanun yasal mirasçıları altsoy, ana-baba ve altsoyları, büyükanne-büyükbaba ve altsoyları, evlilik dışı hısımlar, sağ kalan eş, evlâtlık ve Devlet olarak sayar (TMK m. 495-501); "üvey çocuk" tek başına bu sayımda yer almaz. Bir kişiyi mirasçı kılmak isterseniz vasiyetname yapabilirsiniz; aile içinde kullanılan unvanla pay hesabı yapmayın.
- Üvey ana ve üvey baba: Kanundaki yasal mirasçılar arasında üvey ana ve üvey baba da yoktur. Ölen kişi vasiyetle onları mirasçı atayabilir veya belirli mal bırakabilir (TMK m. 501 ve 516).
Boşanmış eş, cenin ve mirasın açıldığı yer
- Boşanmış eş: Boşanan eşler, bu sıfatla birbirlerinin yasal mirasçısı olamazlar ve boşanmadan önce yapılmış ölüme bağlı tasarruflarla kendilerine sağlanan hakları, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça, kaybederler. Boşanma davası devam ederken ölüm hâlinde, ölen eşin mirasçılarından birinin davaya devam etmesi ve diğer eşin kusurunun ispatlanması durumunda da aynı hüküm uygulanır (TMK m. 181). Nüfus kaydıyla karar tarihini karşılaştırın.
- Ölümden sonra doğan çocuk: Cenin, sağ doğmak koşuluyla mirasçı olur; ölü doğan çocuk mirasçı olamaz. Paylaşımda gebelik ve doğum durumunun dikkate alınması gerekir (TMK m. 582).
- Son yerleşim yeri: Miras, malvarlığının tamamı için mirasbırakanın yerleşim yerinde açılır; tasarrufların iptali veya tenkisi, mirasın paylaştırılması ve miras sebebiyle istihkak davaları bu yerleşim yeri mahkemesinde görülür. Bu yer ölüm yeriyle aynı olmak zorunda değildir (TMK m. 576).
Mirastan yoksunluk ve mirasçılıktan çıkarma torunları etkiler mi?
Hayır. Mirastan yoksunluk yalnızca yoksun olanı etkiler; yoksun olanın altsoyu, mirasbırakandan önce ölmüş kimsenin altsoyu gibi mirasçı olur (TMK m. 579). Benzer biçimde mirasçılıktan çıkarılan kimsenin payı, varsa altsoyuna kalır ve altsoy, o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir (TMK m. 511). Ayrıntı için mirasçılıktan çıkarma yazısına bakın.
Mirasçı yoksa ve vasiyet varsa
- Devlet: Mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirası Devlete geçer. Ancak önce altsoy, ana-baba ve altsoyları, büyükanne-büyükbaba ve altsoyları ile sağ kalan eş gibi mirasçıların bulunup bulunmadığına bakılır; vasiyetle atanmış mirasçı varsa o da dikkate alınır (TMK m. 501).
- Mirasçılar bilinmiyorsa: Mirasbırakanın mirasçısı bulunup bulunmadığı veya mirasçıların tamamı bilinmiyorsa sulh hâkimi uygun araçlarla ve bir ay ara ile iki defa ilân yapıp hak sahiplerini son ilândan başlayarak en geç bir yıl içinde mirasçılık sıfatlarını bildirmeye çağırır. Kimse başvurmazsa ve hâkim hiçbir mirasçı tespit edememişse, miras sebebiyle istihkak davası açma hakkı saklı kalmak üzere miras Devlete geçer (TMK m. 594).
- Saklı pay sahibi yoksa: Mirasbırakan mirasının tamamında ölüme bağlı tasarruf yapabilir. Kardeşler ve büyükanne-büyükbabalar saklı pay sahibi olmadığı için mirasçı atanan kişiye karşı pay isteyemez (TMK m. 505 ve 516).
- Saklı payı olan kişi tamamen dışlanabilir mi? Tasarruf özgürlüğü saklı payla sınırlanır; mirasçılıktan çıkarma ise özel sebeplere ve koşullara bağlıdır (TMK m. 505-512). Sebebin tasarrufta belirtilmesi ve itirazda ispatı önemlidir.
Mirasçılık belgesi nedir, neyi göstermez?
Mirasçılık belgesi mirasçıları ve miras paylarını gösterir; mirastaki her malı tek tek gösteren bir envanter ya da paylaşım yerine geçen bir belge değildir. Başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir. Belgenin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir (TMK m. 598). Eksik mirasçı ya da yanlış pay şüphesinde nüfus kayıtları ve önceki belgelerle hatanın hangi mirasçı veya payda olduğunu göstermek gerekir. Belge alırken nüfus kayıtlarının eksiksiz olması, ölmüş çocukların altsoyunun gösterilmesi ve evlat edinme veya soybağı kararlarının sunulması önemlidir.
Mirasçılık belgesi almak, mirası paylaşmak ve mirası reddetmek aynı şey değildir; borç veya ret ihtimali varsa tereke üzerinde işlem yapmadan süreyi ve işlemin sonucunu öğrenin. Ret için mirasın reddi süresi yazısına bakın.
Yurt dışı: yabancı hukuk, vasiyet, ehliyet
- Hangi hukuk? Miras ölenin millî hukukuna tabidir; ancak Türkiye'de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır. Mirasın açılması, iktisabı ve taksimine ilişkin hükümler terekenin bulunduğu ülke hukukuna tabidir; Türkiye'de bulunan mirasçısız tereke Devlete kalır (MÖHUK m. 20).
- Yurt dışında yapılan vasiyet: Ölüme bağlı tasarrufun şekline hukukî işlemlerin şekline ilişkin 7. madde uygulanır; yani işlem yapıldığı ülke hukukunun öngördüğü şekle uygun olabilir. Ölenin millî hukukuna uygun şekilde yapılan tasarruflar da geçerlidir. Belgenin onaylı çevirisini saklayın (m. 7, 20).
- Ehliyet: Ölüme bağlı tasarruf ehliyeti, tasarrufta bulunanın tasarrufun yapıldığı andaki millî hukukuna tabidir; yaş ve ayırt etme gücü gibi şartlar için o hukuka bakılır (m. 20).
- Vergi: Yurt dışında bulunan mükellefler vergi beyannamelerini Türkiye konsolosluklarına verir; süre ölümün yurt dışında olup olmadığına ve mükellefin bulunduğu yere göre değişir (Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu m. 8, 9).
Sık yapılan hatalar
- Torunların, anne veya babaları sağken dedelerinin mirasından doğrudan pay alacağını sanmak.
- Kardeşlerin ana-baba sağken yasal mirasçı olduğunu düşünmek.
- Evlat edinenin evlatlığa mirasçı olduğunu varsaymak.
- Üvey çocuğu veya üvey ana-babayı vasiyet olmadan mirasçı saymak.
- Boşanma kararının kesinleşme tarihine bakmadan boşanmış eşin mirasçı olup olmadığını tahmin etmek.
- Mirasçılık belgesini paylaşılmış miras gibi kabul etmek.
Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 181, 495-501, 505-512, 516, 560, 576, 579, 582, 594, 598
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun, m. 7, 20
- 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, m. 8, 9
