Mahkeme iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası verdiğinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verebilir; iki yıl veya daha az hapis cezası ise ertelenebilir. İkisi aynı hükümde birlikte uygulanmaz. HAGB'de hüküm sanık hakkında hukuki sonuç doğurmaz ve beş yıllık denetim süresi sorunsuz geçerse dava düşer; ertelemede ise ceza verilmiştir ancak infaz edilmez (CMK m. 231, TCK m. 51).
Bu yazı HAGB ile hapis cezasının ertelenmesi arasındaki farkı, her ikisinin şartlarını, denetim süresindeki yükümlülükleri, kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesini, adli para cezasının hesaplanmasını ve taksitini, dava zamanaşımını, istinaf yoluna başvuruyu ve cezanın belirlenmesinde içtima, takdiri indirim, mahsup, tekerrür ve müsadere kurallarını anlatır. HAGB'nin genel tanımı için HAGB nedir ve hapis cezasını paraya çevirme yazılarına da bakabilirsiniz.
Bu yazıda
- HAGB nedir ve hangi cezalarda verilir?
- HAGB şartları, zararın taksitle giderilmesi ve denetim süresi
- HAGB kaydı, kanun yolu ve yargılama giderleri
- Hapis cezasının ertelenmesi ve kısa süreli hapsin çevrilmesi
- Kamu davasının açılmasının ertelenmesi
- Cezanın belirlenmesi: içtima, takdiri indirim, mahsup, adli para cezası, tekerrür, müsadere
- Zamanaşımı, istinaf ve kanun yollarına kimin başvurabileceği
- Sık yapılan hatalar
HAGB nedir ve hangi cezalarda verilir?
HAGB, cezanın verildiği ancak hükmün açıklanmadığı bir karardır. Mahkeme hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasıysa bu yola gidebilir (CMK m. 231/5). Karar, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmaması anlamına gelir. Yani müsadere kararı HAGB'den etkilenmez ve uygulanabilir.
HAGB'nin dışında kalan suçlar da vardır: işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa'nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlar hakkında HAGB hükümleri uygulanmaz. Basit yargılama usulünde ise sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla, koşullar varsa HAGB kararı verilebilir; hükümde itiraz usulü ve sonuçları gösterilir (CMK m. 251).
Bir kural çok önemlidir: HAGB kararı verilen hükümde mahkûm olunan hapis cezası ayrıca ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez (CMK m. 231/7). Hüküm denetim süresinde sonradan açıklanırsa erteleme veya çevirme ancak kanunun on birinci fıkrasındaki koşullarla değerlendirilir.
HAGB şartları, zararın taksitle giderilmesi ve denetim süresi
Mahkemenin HAGB kararı verebilmesi için üç koşul aranır (CMK m. 231/6): sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, mahkemenin sanığın kişilik özelliklerine ve duruşmadaki tutumuna bakarak yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması ve mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, eski hâle getirme ya da tazminle giderilmesi.
Zararı hemen ödeyemeyen sanık için kapı tamamen kapanmaz: zarar denetim süresi boyunca aylık taksitler hâlinde ödenerek tamamen giderilecekse HAGB yine mümkündür (CMK m. 231/9).
HAGB kararı verilirse sanık beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur ve bu süre içinde dava zamanaşımı durur (CMK m. 231/8). Mahkeme bir yılı geçmemek üzere belirleyeceği süreyle şu denetimli serbestlik tedbirlerini getirebilir: meslek edindirme eğitimine devam etme, ücretli çalıştırılma, belli yerlere gitme yasağı veya belli yerlere devam etme ve takdir edilecek diğer yükümlülükler.
- Süre sorunsuz biterse: Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmemiş ve yükümlülüklere uyulmuşsa açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılır ve davanın düşmesine karar verilir (m. 231/10).
- Yeni suç veya aykırılık olursa: Kasten yeni suç işlenmesi ya da denetimli serbestlik yükümlülüklerine aykırı davranılması hâlinde mahkeme hükmü açıklar. Duruma göre cezanın yarısına kadar bir kısmının infaz edilmemesine, hapsin ertelenmesine veya seçenek yaptırıma çevrilmesine karar verebilir (m. 231/11).
HAGB kaydı, kanun yolu ve yargılama giderleri
HAGB kararları adli sicile işlenmez; bunlara mahsus ayrı bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenirse kanundaki amaç için kullanılabilir (CMK m. 231/13). Bununla birlikte kamu görevine ilk defa veya yeniden atanacaklar için yapılan arşiv araştırmasında, CMK 231. maddenin on üçüncü fıkrası kapsamında alınan kararlar da mevcut kayıtlardan tespit edilir (7315 sayılı Kanun m. 3 ve 4). Yani HAGB günlük hayatta sabıka kaydında görünmez, ancak kamu görevi başvurularında karşınıza çıkabilir.
HAGB kararına karşı kural olarak istinaf yoluna başvurulur; ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmişse temyiz yoluna gidilir. İstinaf ve temyizde karar usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir (CMK m. 231/12). Süreyi gerekçeli kararın tebliğ tarihinden başlatmalısınız (CMK m. 273).
Yargılama giderleri konusunda sık yapılan bir yanılgı vardır: HAGB ve erteleme hâllerinde de cezaya mahkûm edilmiş gibi bütün yargılama giderleri sanığa yüklenir. Sonuç sanık lehine ortaya çıkan işlemlerin giderlerinde hakkaniyete aykırılık varsa mahkeme bunları Hazineye yükleyebilir (CMK m. 325).
Karşılıksız yararlanma (çek) suçunda etkin pişmanlıktan yararlanma kararları da adli sicilde bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir; bu kayıtlar onbeş yıl saklanır ve ancak soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak savcı veya mahkeme istediğinde verilebilir (5352 sayılı Kanun m. 6).
Hapis cezasının ertelenmesi ve kısa süreli hapsin çevrilmesi
Hapis cezasının ertelenmesi, cezanın verilip infaz edilmemesidir. İki yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Suç işlendiği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişiler için üst sınır üç yıldır. Ayrıca kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve mahkemenin yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması gerekir (TCK m. 51/1).
Denetim süresi, bir yıldan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere belirlenir ve mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz. Süre yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli geçirilirse ceza infaz edilmiş sayılır. Denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi veya uyarıya rağmen yükümlülüklere uyulmaması hâlinde, ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliği karar verir (TCK m. 51/7).
Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, pişmanlığına ve suçun özelliklerine göre adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir. Suç tanımında hapis ve adli para seçenek olarak yer alıp mahkeme hapis cezası vermişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez (TCK m. 50). Seçenek yaptırımlardan biri kamuya yararlı işte çalışmadır: hükümlünün iki saat çalışması bir gün sayılır ve günlük çalışma süresi en az iki, en fazla sekiz saat olacak şekilde belirlenir (İnfaz Kanunu m. 105).
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi
Savcılık aşamasında da benzer bir kurum vardır. Savcı, uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar hariç, üst sınırı üç yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda yeterli şüphe olsa bile kamu davasının açılmasını beş yıl süreyle erteleyebilir. Şüpheli ve suçtan zarar gören karara itiraz edebilir (CMK m. 171/2).
- Koşullar: Şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezasıyla mahkûm olmaması, soruşturmanın şüphelinin suç işlemekten çekineceği kanaatini vermesi, ertelemenin şüpheli ve toplum açısından dava açmaktan daha yararlı olması ve zararın tamamen giderilmesi birlikte gerekir.
- Sonuç: Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmezse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir; işlenirse kamu davası açılır. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez ve kararlar özel bir sisteme kaydedilir.
- Uygulanmayan suçlar: Suç işlemek için örgüt kurma, yönetme veya örgüte üye olma suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kamu görevlisi tarafından görev sebebiyle veya kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen suçlar, askerî suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda bu yol kullanılamaz (CMK m. 171/6).
Cezanın belirlenmesi: içtima, takdiri indirim, mahsup, adli para cezası, tekerrür, müsadere
HAGB veya ertelemeye karar verilmeden önce mahkeme cezayı belirler. Bu aşamada şu kurallar önem taşır.
- Zincirleme suç: Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında zincirleme suç hükümleri uygulanmaz; bu suçların her biri ayrı değerlendirilir (TCK m. 43).
- Fikri içtima: Bir fiille birden fazla farklı suç oluşursa en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilir; her suç için ayrı ceza verilmez (TCK m. 44).
- Bileşik suç: Biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturduğu için tek fiil sayılan suça bileşik suç denir; bu suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz, aynı fiile ayrı ayrı ceza verilmez (TCK m. 42).
- Süre hesabı: Dava ve ceza zamanaşımı sürelerinde bir gün yirmi dört saat, bir ay otuz gündür; yıl ise resmî takvime göre hesaplanır (TCK m. 72).
- Takdiri indirim: Failin geçmişi, sosyal ilişkileri ve pişmanlığını gösteren davranışları gibi takdiri nedenler varsa ceza altıda birine kadar indirilir ve gerekçe kararda gösterilir. Failin duruşmada mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışları bu indirim için dikkate alınmaz; gerçek pişmanlığı gösteren davranışlar ise gerekçesi gösterilerek indirim nedeni sayılabilir (TCK m. 62).
- Mahsup: Hüküm kesinleşmeden önce şahsi hürriyeti sınırlayan bütün hâllerde (gözaltı, tutukluluk gibi) geçirilen süreler hükmolunan hapis cezasından indirilir (TCK m. 63). Bu sürelere ilişkin belgeleri dosyaya sunabilirsiniz.
- Adli para cezası: Beş günden az ve kanunda aksi yazılmadıkça yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen gün sayısı ile bir gün karşılığı takdir edilen miktarın çarpımıyla bulunur; kararda gün sayısı ve günlük miktar ayrı gösterilir. Güncel tutarı kanundan ve resmî kaynaklardan kontrol etmelisiniz. Hâkim ekonomik ve şahsi hâlleri göz önünde bulundurarak hükmün kesinleşmesinden itibaren bir yılı geçmemek üzere mehil veya taksit verebilir; taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit sayısı dörtten az olamaz (TCK m. 52).
- Tekerrür: Önceki hüküm kesinleştikten sonra yeni suç işlenirse tekerrür hükümleri uygulanır. Beş yıldan fazla hapiste infazdan itibaren beş yıl, daha az cezalarda infazdan itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlarda uygulanmaz (TCK m. 58).
- Müsadere: Kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan, işlenmesine tahsis edilen veya suçtan meydana gelen eşya, iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla müsadere edilir; müsadere ağır sonuç doğuracaksa hükmedilmeyebilir (TCK m. 54).
Zamanaşımı, istinaf ve kanun yollarına kimin başvurabileceği
Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren basit suçlarda kamu davası sekiz yıl geçmesiyle düşer. Seçimlik cezalı suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır; ifade alınması gibi nedenlerle süre kesilebilir (TCK m. 66).
İstinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye dilekçe verilerek veya zabıt kâtibine beyanda bulunularak yapılır (CMK m. 273/1). Süre hükmün açıklandığı günden değil tebliğ tarihinden işler. Avukat, müdafiliğini veya vekilliğini üstlendiği kişinin açık arzusuna aykırı olmamak koşuluyla kanun yollarına başvurabilir. Sanığın yasal temsilcisi ve eşi de kendilerine açık olan kanun yollarına süresi içinde kendiliklerinden başvurabilir (CMK m. 261 ve 262). İstinaf süreci için ceza davasında istinaf yazısına bakabilirsiniz.
Hapis cezasının hak yoksunluğu sonuçları
Kasten işlenen suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin sonucu olarak kişi, infaz tamamlanıncaya kadar kamu görevi üstlenmekten, velayet ve vesayetten, vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti yöneticisi veya denetçisi olmaktan ve izne tabi meslek veya sanatı serbest icra etmekten yoksun kalır. Hapis cezası ertelenen, denetimli serbestlik uygulanarak infaz edilen veya koşullu salıverilen hükümlü için altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri bakımından yoksunluk uygulanmaz; kısa süreli hapis cezası ertelenenler ile suçu onsekiz yaşını doldurmadan işleyenler hakkında ise bu yoksunluk hükmü hiç uygulanmaz (TCK m. 53). Ayrıntı için hak yoksunluğu yazısına bakabilirsiniz.
Sık yapılan hatalar
- HAGB kararı verildiğini görüp hapis cezasının ayrıca ertelenebileceğini veya çevrilebileceğini varsaymak; kanun bunu açıkça engeller.
- HAGB'yi "sicile işlenmeyen, hiç iz bırakmayan" bir karar sanmak; kayıt ayrı sistemde tutulur ve arşiv araştırmasında görünebilir.
- Zararı gidermeden HAGB beklemek; zarar ya derhal ya da aylık taksitlerle giderilmelidir.
- Denetim süresinde yükümlülüklere uymamak; hüküm açıklanabilir.
- İstinaf süresini hükmün açıklandığı günden saymak.
- Yargılama giderlerinin HAGB'de de sanığa yüklendiğini unutmak.