Zorunlu Arabuluculuk 2026: İşçilik Alacağı ve İşe İade Davası Öncesi Başvuru Nasıl Yapılır, Zamanaşımı Kaç Yıl, Hangi İş Mahkemesi Yetkili?

İş ve çalışmaYazar: Hukuk Rehberi yayın ekibiYayın: Av. Ertuğrul Targal onayladı ·

Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılacak davalarda, dava açmadan önce arabulucuya başvurmuş olmak dava şartıdır (7036 sayılı Kanun m. 3). Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır (4857 sayılı Kanun m. 32); arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur. Yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer iş mahkemesidir (m. 6).

Bu yazı iş uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuğun nasıl işlediğini, hangi davalarda şart olduğunu, son tutanağın önemini, ilk toplantıya katılmamanın sonuçlarını, anlaşma ve işe iade anlaşmasında yazılması gerekenleri, ücret alacağında zamanaşımı ve kesilme kurallarını, iş mahkemelerinin görev ve yetkisini, ispat yükünü ve delil sunma kurallarını anlatır.

Bu yazıda

  • Hangi davalardan önce arabuluculuk zorunlu?
  • Arabuluculuğa başvuru: büro, arabulucu seçimi, süre
  • Toplantıya katılmama ve yargılama giderleri
  • Anlaşma, son tutanak ve işe iade anlaşması
  • Ücret alacağında zamanaşımı
  • Mahkeme, yetki ve kanun yolu
  • İspat ve deliller
  • Kaynaklar

Hangi davalardan önce arabuluculuk zorunlu?

Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu alacak ve tazminatlarla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında da aynı hüküm uygulanır. Hüküm yalnızca işçi için değil, işveren için de geçerlidir: İşveren de işçiye karşı tazminat davası açmadan önce arabulucuya gitmek zorundadır (7036 sayılı Kanun m. 3). Başvurmadan dava açılırsa herhangi bir işlem yapılmaksızın dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir.

İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında arabuluculuk dava şartı olarak uygulanmaz. Ücret alacakları ve diğer işçilik alacakları ise arabuluculuk kapsamındadır. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır; noksanlık giderilebiliyorsa tamamlanması için kesin süre verir, giderilmezse dava usulden reddedilir (HMK m. 114 ve 115). Arabuluculuk basamağı ve ilk toplantı konusunda Anayasa Mahkemesi kararları için arabuluculuk ilk toplantıya katılmama yazımıza bakabilirsiniz.

Arabuluculuğa nasıl başvurulur?

  • Başvuru yeri: Karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna başvurulur. Karşı taraf birden fazlaysa bunlardan birinin yerleşim yerindeki büroya başvurulabilir. Büro kurulmayan yerlerde görevlendirilen sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne başvurulur.
  • Yetki itirazı: Karşı taraf en geç ilk toplantıda, yerleşim yeri ve işin yapıldığı yere ilişkin belgelerini sunarak büronun yetkisine itiraz edebilir; arabulucu bu yetkiyi kendiliğinden dikkate alamaz. İtiraz kabul edilirse kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurulabilir.
  • Arabulucunun belirlenmesi: Arabulucu, komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden büro tarafından belirlenir. Tarafların listede yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşmaları hâlinde bu arabulucu görevlendirilir.
  • Süre: Arabulucu, başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir. Sonunda anlaşma olsa da olmasa da son tutanak düzenlenir.
  • Temsil: Taraflar görüşmelere bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilir. İşverenin yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı da işvereni temsil edebilir ve son tutanağı imzalayabilir. Avukatsız katılmak mümkündür.
  • Ücreti ödeyemeyenler: Adli yardıma ihtiyaç duyan taraf, arabuluculuk bürosunun bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesinin kararıyla adli yardımdan yararlanabilir (6325 sayılı Kanun m. 13).

İlk toplantıya katılmazsanız

Geçerli bir mazeret göstermeden ilk toplantıya katılmayan taraf son tutanakta belirtilir. Bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.

Anlaşma, son tutanak ve gizlilik

Taraflar arabuluculuk sonunda anlaşırsa, aksi kararlaştırılmadıkça arabuluculuk ücreti taraflarca eşit şekilde karşılanır; anlaşma işe iade talebi için yapılmışsa ücret, belirlenen tazminat ve ücret toplamı esas alınarak hesaplanır. Anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz (6325 sayılı Kanun m. 18); bu yüzden anlaşma belgesinde ücret ve diğer hakların kapsamını açıkça yazdırın.

Davacı, anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya onaylı örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır; eklenmezse mahkeme bir haftalık kesin süre verir, bu süre içinde sunulmazsa dava usulden reddedilir. Belge arabulucu, taraflar, kanuni temsilcileri veya avukatlarınca imzalanır; taraflarca imzalanmazsa sebebi belirtilmek suretiyle yalnızca arabulucu tarafından imzalanır (6325 sayılı Kanun m. 17). Arabulucu, aksi kararlaştırılmadıkça kendisine sunulan bilgi ve belgeleri gizli tutmakla yükümlüdür (m. 4); tarafsızdır ve daha sonra bu uyuşmazlıkla ilgili açılan davada taraflardan birinin avukatı olarak görev üstlenemez (m. 9). Tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması hâlinde arabulucu bir çözüm önerisinde bulunabilir; öneriyi kabul etmek zorunda değilsiniz.

Dava açıldıktan sonra arabuluculuk

Dava açıldıktan sonra tarafların birlikte arabulucuya başvuracaklarını beyan etmeleri hâlinde yargılama, mahkemece üç ayı geçmemek üzere ertelenir; bu süre tarafların birlikte başvurusu üzerine üç aya kadar uzatılabilir (6325 sayılı Kanun m. 15). Arabuluculuk; tarafların anlaşması, arabulucunun daha fazla çaba sarf edilmesinin gereksiz olduğunu tespit etmesi, taraflardan birinin faaliyetten çekildiğini bildirmesi, tarafların anlaşarak sona erdirmesi veya uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olmadığının tespiti hâllerinde sona erer (m. 17).

İşe iade anlaşmasında neler yazılmalı?

İşçinin işe başlatılması konusunda anlaşılırsa işe başlatma tarihi, çalıştırılmadığı süre için ödenecek ücret ve diğer hakların parasal miktarı ve işe başlatılmama hâlinde ödenecek tazminatın parasal miktarı belirlenmelidir; aksi hâlde anlaşma sağlanamamış sayılır. İşçi, anlaşmada kararlaştırılan tarihte işe başlamazsa fesih geçerli hâle gelir ve işveren yalnızca bunun hukuki sonuçlarından sorumlu olur (4857 sayılı Kanun m. 21). İşe başlama tarihini ve işverenin işe başlatma yükümlülüğünü yazılı olarak net belirleyin.

Zamanaşımı: ücret alacağında ne kadar süreniz var?

Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır (4857 sayılı Kanun m. 32). Borçlar Kanunu da ücret gibi dönemsel edimleri beş yıllık zamanaşımına bağlar. Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar; muaccel olması bir bildirime bağlıysa, süre bu bildirimin yapılabileceği günden başlar ve başlangıç günü hesaba katılmaz (TBK m. 149 ve 151).

  • Kesilme: Alacaklı dava veya def'i yoluyla mahkemeye ya da hakeme başvurursa ya da icra takibinde bulunursa zamanaşımı kesilir ve yeni bir süre işlemeye başlar. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa da zamanaşımı kesilir; borç senetle ikrar edilmişse veya mahkeme kararına bağlanmışsa yeni süre on yıldır (TBK m. 154 ve 156).
  • Arabuluculuk: Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (7036 sayılı Kanun m. 3). Başvuru tarihini ve son tutanak tarihini belgeleyin.
  • Def'i: Zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz (TBK m. 161). Asıl alacak zamanaşımına uğrayınca ona bağlı faiz ve diğer alacaklar da zamanaşımına uğramış olur (m. 152).
  • Ev hizmetlileri: Hizmet ilişkisi süresince ev hizmetlilerinin onları çalıştıranlardan olan alacakları için zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur (m. 153).
  • Yetkisiz mahkeme: Dava; mahkemenin yetkili veya görevli olmaması, düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması ya da vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş ve o arada zamanaşımı veya hak düşürücü süre dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir (m. 158).

Hangi mahkeme, nerede?

İş mahkemeleri, işçi ile işveren veya işveren vekilleri arasında iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlığına bakar; ayrıca SGK veya İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik uyuşmazlıkları gibi kanunda sayılan davalar da görev alanındadır (7036 sayılı Kanun m. 5). Yetkili mahkeme, davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir; davalı birden fazlaysa bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Bu kurallara aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir. İş kazasından doğan tazminat davalarında iş kazasının veya zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (m. 6). İş uyuşmazlıklarının süresi hakkında iş davası ne kadar sürer yazımıza bakabilirsiniz.

  • SGK'ya karşı dava: Sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç, dava açılmadan önce SGK'ya başvurulması zorunludur; başvuruya altmış gün içinde cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır (m. 4).
  • Hizmet tespit davası: Zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebiyle işveren aleyhine açılan davalarda dava Kuruma resen ihbar edilir; Kurum davaya ferî müdahil olarak katılır (m. 4).
  • Kanun yolu: Süre, ilamın taraflara tebliğinden itibaren işlemeye başlar. İşveren tarafından toplu iş sözleşmesi veya işyeri düzenlemeleri uyarınca verilen disiplin cezalarının iptali davalarında verilen kararlar hakkında, diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla temyiz yoluna başvurulamaz (m. 7 ve 8).
  • Kanunda hüküm yoksa: İş Mahkemeleri Kanununda hüküm bulunmayan hâllerde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır (m. 9).

İspat yükü ve deliller

İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir; kanuni bir karineye dayanan taraf yalnızca karinenin temelini oluşturan vakıayı ispatla yükümlüdür (HMK m. 190). Davada taraf olmayan kişiler tanık olarak gösterilebilir; işyerinde çalışan diğer kişiler de taraf olmadıkları sürece tanık gösterilebilir. Tanıkların adını, adresini ve hangi vakıaya tanıklık edeceğini dilekçede açıkça belirtmek gerekir. Basit yargılama usulünde taraflar dilekçeleri ile birlikte tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu belirterek bildirmek, ellerindeki delilleri dilekçelerine eklemek zorundadır; iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dava açılmasıyla başlar (HMK m. 318 ve 319).

Sık yapılan hatalar

  • Arabulucuya başvurmadan dava açmak ve davanın usulden reddedilmesini göze almak.
  • Son tutanağı dilekçeye eklemeyi unutmak.
  • Geçerli mazeret olmadan ilk toplantıya katılmamak.
  • Anlaşma belgesinde ücret ve diğer hakların kapsamını net yazdırmamak.
  • Delilleri dilekçeye eklememek veya tanık bilgilerini eksik vermek.

Kaynaklar

  1. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, m. 3-9
  2. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 4, 9, 13, 15, 17 ve 18
  3. 4857 sayılı İş Kanunu, m. 21 ve 32
  4. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 149-161
  5. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 114, 115, 190, 318 ve 319

Video

Patron Şirket Telefonundaki WhatsApp’ını Okudu ve Seni Kovdu: Yapabilir mi? — video kapak görseli

Patron Şirket Telefonundaki WhatsApp’ını Okudu ve Seni Kovdu: Yapabilir mi? · 6 dk

Videonun metni

Saat dokuz kırk. Bir mesaj atıyorsun: “Haldun Bey toplantıyı yine akşam altıya koymuş. Adamın saçı yok, vicdanı da yok.”

Grupta herkes gülüyor. Üç tane kahkaha, bir tane “aynen”.

Ertesi sabah İnsan Kaynakları’ndan Pınar Hanım yazıyor: “Murat Bey, bir dakika odama gelebilir misiniz?”

Kurumsal hayatta “bir dakika odama gelir misin” kadar uzun süren bir dakika yoktur.

Masada telefonun duruyor. Şirket telefonu. Ekranda grubun adı: Mesai Mağdurları.

Peki patron, şirket telefonundaki WhatsApp’ını okuyabilir mi? Okuduysa, bunun için seni kovabilir mi? Gel, baştan alalım.

Murat, Ataşehir’de bir plazada çalışıyor. Yirmi üçüncü kat. Manzara güzel, maaş… manzara güzel.

İşe başladığı gün eline bir telefon verdiler: “Şirket hattı, sınırsız internet. Müşteriler seni buradan arayacak.”

Türk insanı sınırsız internet görünce ne yapar? Önce WhatsApp’ı kurar. Sonra annesini ekler. Sonra “Kuzenler” grubu gelir, sonra halı saha, sonra “Mesai Mağdurları”.

Altı ay sonra o telefon artık şirket telefonu değil, Murat’ın hayatı. Dedikodu, düğün davetiyesi, annesinden her sabah çiçekli “hayırlı cumalar”… salı günü.

Bir gün telefon yavaşlıyor. Bilgi işlem: “Bırak abi, güncelleme yapacağız.”

Her şirketin bir bilgi işlemdeki Serkan’ı vardır. Serkan her şeyi görür ama hiçbir şey söylemez. Bu sefer söylüyor.

Telefon Serkan’dan Haldun Bey’e, Haldun Bey’den İnsan Kaynakları’na gidiyor. Ve ertesi sabah: “Ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranış nedeniyle iş sözleşmeniz feshedilmiştir.”

Murat eşyalarını topluyor. Amerikan filmlerindeki gibi karton kutu yok. Bir market poşeti, bir kupa, bir de doğum gününde aldıkları kaktüs.

Şimdi asıl soru: Telefon şirketin. Hat şirketin. Fatura şirketin. O zaman mesajlar da şirketin mi?

Hayır. Telefon şirketin olabilir. Ama içindeki konuşma senin.

Anayasa, özel hayatın gizliliğini ve haberleşmenin gizliliğini korur. Haberleşmenin gizliliğine, hâkim kararı ya da kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri olmadan dokunulamaz.

Haldun Bey hâkim değil. Serkan hiç değil.

Borçlar Kanunu da işverene bir sınır çizer: İşveren, işçinin kişisel verilerini ancak işe yatkınlığıyla ilgili ya da sözleşmenin ifası için zorunlu olduğu ölçüde kullanabilir.

Kuzenler grubundaki düğün fotoğrafları bu ölçünün içinde değil.

Mahkemeye gelince: Hukuka aykırı elde edilen deliller, bir olayın ispatında dikkate alınamaz. Patron mesajı nasıl ele geçirdiğini açıklayamıyorsa, elindeki ekran görüntüsü çok şey kaybeder.

Haberlere yansıyan bir kararda Yargıtay da şirket telefonundaki özel yazışmaların okunup fesih gerekçesi yapılmasını özel hayatın ihlali saydı. İşçi lehine verilen tazminat kararı onandı.

Ama bir dakika. “Telefon şirketin, her şey serbest” ne kadar yanlışsa, “her şey yasak” da o kadar yanlış.

İşveren, iş için verdiği cihazı denetleyebilir. Önemli olan şunlar: Seni önceden bilgilendirdi mi? Özel kullanım yazılı olarak yasaklanmış mıydı? İnceleme ölçülü müydü, yoksa Serkan sabaha kadar grup mu okudu?

Yani her dosyada sonuç aynı çıkmaz. Ama kural açık: Telefonun sahibi olmak, içindeki hayatın sahibi olmak demek değildir.

Diyelim ki sen Murat’sın. Poşet elinde, kaktüs koltuğunun altında. Şimdi ne yapacaksın?

Önce fesih bildirimini yazılı iste ve sakla. İşveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve sebebini açık ve kesin biçimde belirtmek zorunda.

Sonra iş güvencene bak. Otuz veya daha fazla işçi çalışan bir işyerinde, en az altı aydır, belirsiz süreli sözleşmeyle çalışıyorsan, işveren geçerli bir sebebe dayanmak zorunda. Bunu ispat etmek de ona düşer.

Ve en önemlisi: takvim. İşe iade istiyorsan, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmalısın. Anlaşma çıkmazsa, son tutanaktan itibaren iki hafta içinde iş mahkemesi.

Bir ay dediysek, “bayram var, sonra bakarız” ayı değil. Takvim ayı.

Kazanırsan ne olur? Fesih geçersiz sayılırsa işveren seni bir ay içinde işe başlatmak zorunda. Başlatmazsa en az dört, en çok sekiz aylık ücretin tutarında tazminat öder. Ama sen de kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde işverene başvurmalısın.

Kıdem ve ihbar tazminatı için de önce arabulucu. Arabulucuya gitmeden açılan dava usulden reddedilir. Özel hayatının ihlal edildiğini düşünüyorsan manevi tazminat talebini de ayrıca belirtmelisin.

Sinirle telefondaki her şeyi silmeyeceksin. Deliller korunmalı.

Ve intikam için Haldun Bey’in telefonunu karıştırmayacaksın. Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek suçtur, hapis cezası var. Bir anda mağdurken sanık olursun. Bu kariyer değişikliği değil.

Haberdeki karar özetini de kendi dosyana birebir yapıştırma. Şirketin telefon politikası, seni bilgilendirip bilgilendirmediği, her şey sonucu değiştirir.

Peki ders ne? Patronun kel olduğunu söylememek mi?

Hayır. Ders şu: Şirket telefonu iş içindir. Özel hayatın için kendi telefonun var. Ve özel hayatın, şirketin demirbaş listesinde değil.

Bir de… o grubun adını değiştir. “Mesai Mağdurları” biraz fazla belli ediyor.

Bu hikâye temsilîdir. Genel bilgidir; hukuki görüş değildir. Süreler işliyorsa beklemeden bir avukata danış.

Hukuk Rehberi YouTube kanalı · Genel bilgidir; hukuki görüş değildir.

Kısa sorular ve cevaplar

Ödenmeyen ücret alacağım için zamanaşımı süresi ne kadar?

Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır. Alacağın doğduğu döneme ait bordro, banka kaydı ve çalışma belgelerini saklamanız ve gecikmeden harekete geçmeniz önemlidir.

İşçilik alacağı için dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu mu?

Evet. Bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Başvurmadan açılan dava usulden reddedilir.

Arabuluculuk son tutanağını davaya eklemezsem ne olur?

Davacı son tutanağın aslını veya onaylı örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Eklenmezse mahkeme bir haftalık kesin süre verir; süre içinde sunulmazsa dava usulden reddedilir.

Arabuluculuk süreci kaç hafta sürer?

Arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatılabilir. Sonunda anlaşma olsa da olmasa da son tutanak düzenlenir.

İlk arabuluculuk toplantısına katılmazsam ne olur?

Geçerli mazereti olmadan ilk toplantıya katılmayan taraf, davada haklı çıksa bile karşı tarafın yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir.

Arabuluculuk sırasında zamanaşımı işler mi?

Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Başvuru tarihini ve son tutanak tarihini belgeleyin.

İş kazası tazminatı için de arabulucuya başvurmak şart mı?

Hayır. İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında arabulucuya başvurma şartı uygulanmaz. Ücret alacakları ise arabuluculuk kapsamındadır.

Arabuluculukta anlaştığım konuda sonradan dava açabilir miyim?

Hayır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz. Anlaşma belgesine ücret ve diğer hakların kapsamını açıkça yazdırın.

İş davasında yetkili mahkeme nerede?

Yetkili mahkeme, davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir. Davalı birden fazlaysa bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.

Dava yetkisiz mahkemede açıldığı için reddedilirse süre kaçmış olur mu?

Dava yetkisizlik veya görevsizlik gibi nedenlerle reddedilmiş ve o arada zamanaşımı veya hak düşürücü süre dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir.

Avukat bul: avukata ulaşma yolları

Dayanaklar

Genel bilgidir; hukuki görüş değildir.

İş ve çalışma: bütün sorular ve rehberler · Bütün yazılar