Borç verdiğiniz kişi parayı geri vermiyorsa önce alacağın istenebilir hâle gelip gelmediğini kontrol edin: geri ödeme günü kararlaştırılmamışsa borçlu, ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödemekle yükümlü değildir (TBK m. 392). Hukuki işlemin değeri kanundaki sınırı aşıyorsa borç kural olarak senetle ispat edilir; ancak borçlunun kendisinin gönderdiği bir mesaj gibi bir "delil başlangıcı" varsa tanık da dinlenebilir (HMK m. 200, 202). Sonra ilamsız icra takibi başlatabilir ya da doğrudan alacak davası açabilirsiniz.
Bu yazı, elden veya havaleyle verilen borcun ne zaman geri istenebileceğini, senet yokken borcun nasıl ispat edileceğini (banka dekontu, WhatsApp mesajı, tanık, ses kaydı, yemin), ihtarnamenin işlevini, icra takibi ile alacak davası arasındaki seçimi, faiz ve zamanaşımını ve borcunu ödemeyen kişi hakkında ceza yoluna başvurulup başvurulamayacağını anlatır.
Bu yazıda
- Borç verdiğiniz para ne zaman geri istenebilir?
- Senet yoksa borç nasıl ispat edilir?
- Banka dekontu, WhatsApp mesajı ve ses kaydı
- Tanık ve yemin
- İhtarname çekmek gerekli mi?
- İcra takibi mi, alacak davası mı?
- Arabuluculuk, faiz ve zamanaşımı
- Borçlu ödemiyorsa suç duyurusu yapılabilir mi?
- Örneklerle değerlendirme
- Sık yapılan hatalar
- Ne zaman avukata ihtiyaç duyulur?
- Kaynaklar
Borç verdiğiniz para ne zaman geri istenebilir?
Geri ödeme günü kararlaştırıldıysa o gün, kararlaştırılmadıysa ilk istemden itibaren altı haftanın sonunda borç istenebilir hâle gelir. Hukuken bir kişiye geri verilmek üzere para vermek "tüketim ödüncü" sözleşmesidir: ödünç veren parayı devreder, ödünç alan da aynı miktarı geri vermeyi üstlenir (TBK m. 386). Sözleşmenin sözlü yapılması geçerliliğini etkilemez; sorun ispattadır.
- Belirli bir gün kararlaştırıldıysa: O günün geçmesiyle borçlu ayrıca ihtara gerek kalmadan temerrüde düşer (TBK m. 117).
- "Ne zaman istersen öderim" denildiyse veya hiç konuşulmadıysa: Ödünç alan, ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödemek zorunda değildir (TBK m. 392). Bu nedenle geri istediğiniz tarihi belgeleyin; altı hafta bu tarihten başlar.
- "İstediğin anda geri veririm" diye açıkça kararlaştırıldıysa: Borç, geri istendiği anda muaccel olur; altı haftalık süre beklenmez (TBK m. 392).
Borç muaccel olduktan sonra borçlunun temerrüde düşmesi için kural olarak ihtar gerekir (TBK m. 117). Temerrüt, faizin ve gecikme zararının başlangıcını belirlediği için ileride önem kazanır.
Senet yoksa borç nasıl ispat edilir?
Değeri kanundaki sınırı aşan bir borç verme işlemi kural olarak senetle ispat edilir; senet yoksa delil başlangıcı, kanundaki istisnalar, karşı tarafın açık muvafakati veya yemin devreye girer. Hukuk Muhakemeleri Kanunu, bir hakkın doğumu veya ikrarı gibi amaçlarla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki değeri belirli bir parasal sınırı geçtiğinde senetle ispatını şart koşar (HMK m. 200). Ödünç vermek de bu işlemlerdendir.
Senetle ispat sınırı 2026'da ne kadar?
Kanundaki sınır sabit değildir. Her takvim yılı başında, önceki yılın sınırı Maliye Bakanlığınca ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılır (HMK ek m. 1). 4 Haziran 2025'te yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunla netleşen kurala göre senetle ispat sınırında hukuki işlemin yapıldığı tarihteki miktar esas alınır; dava tarihindeki sınıra bakılmaz (HMK ek m. 1/2). Örneğin birkaç yıl önce verilen bir borçta, borcun verildiği yıl geçerli olan sınır uygulanır. Güncel tutarı yazmıyoruz; Adalet Bakanlığının ve Resmî Gazete'de yayımlanan yeniden değerleme oranı tebliğinin güncel duyurusundan kontrol edin.
Senet ne demektir?
Senet, borçlunun imzasını taşıyan yazılı belgedir. Adi senet, mahkemede ikrar edilirse veya inkâr edenden geldiği kabul edilirse aksi ispat edilinceye kadar kesin delildir (HMK m. 205). Güvenli elektronik imzayla oluşturulan elektronik veriler de senet hükmündedir (HMK m. 205/2). Borcun sebebinin senette yazılmamış olması borç tanımasını geçersiz kılmaz (TBK m. 18). Basit bir "aldım, şu tarihte geri vereceğim" yazısı ve altındaki imza bu nedenle güçlü bir delildir.
Banka dekontu, WhatsApp mesajı ve ses kaydı
Dekont paranın gönderildiğini, borçlunun kendi mesajları ise borç ilişkisini muhtemel gösterdiği için tanık dinlenmesinin yolunu açar. Kanuna göre yazılı metinler, fotoğraflar, ses kayıtları ve elektronik ortamdaki veriler belgedir (HMK m. 199). Ancak her belge "senet" değildir; senet için imza gerekir.
Banka dekontu
Havale veya EFT dekontu paranın sizin hesabınızdan karşı tarafa geçtiğini kesin biçimde gösterir. Uyuşmazlık genellikle paranın neden gönderildiği konusunda çıkar: karşı taraf parayı hediye, eski bir borcun ödemesi veya ortak bir harcama payı olarak aldığını söyleyebilir. Yargıtay uygulamasında açıklamasız gönderilen paranın, aksi ispat edilmedikçe göndericinin önceki bir borcunu ödemek için gönderildiği kabul edilir. Bu yüzden açıklama alanına "borç olarak" veya "ödünç" yazmak yararlıdır; ama bu açıklamayı siz yazdığınız için tek başına borç ilişkisini kanıtlamaz. Dekontu, borçlunun borcu kabul ettiği bir mesaj veya belgeyle birlikte kullanın.
WhatsApp, SMS ve e-posta
Delil başlangıcı, iddia edilen işlemi tam ispata yetmese de muhtemel gösteren ve karşı tarafın verdiği veya gönderdiği belgedir; böyle bir belge varsa senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde tanık dinlenebilir (HMK m. 202). Borçlunun "ay sonunda borcumu öderim", "sana olan borcun yarısını gönderdim" gibi mesajları bu niteliktedir. Mesajlar imzasız olduğu için senet sayılmaz, ama borcu açıkça kabul eden mesajlar çoğu zaman davanın kaderini belirler.
- Mesajları silmeyin; telefon değiştirecekseniz yedek alın.
- Ekran görüntüsünde karşı tarafın numarası, tarih ve saat görünsün.
- Mümkünse yazışmayı dışa aktarın ve dava sırasında mahkemenin bilirkişi incelemesine hazır tutun.
- Borçluya yazılı olarak (mesaj veya e-posta) borcun miktarını ve geri ödeme tarihini sorun; verdiği cevap delil başlangıcı olabilir.
Ses kaydı delil olur mu?
Ses kaydı kanunda belge olarak sayılır (HMK m. 199); fakat hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller mahkemece dikkate alınamaz (HMK m. 189/2; Anayasa m. 38). Kişiler arasındaki aleni olmayan bir konuşmayı diğer tarafın rızası olmadan kaydetmek ayrıca suç oluşturabilir (TCK m. 133). Uygulamada başka türlü delil elde etme imkânı olmayan istisnai durumlar tartışılsa da, gizli kayda güvenerek dava kurmak hem delilin dışlanması hem de ceza soruşturması riski taşır. Borçluyu yazılı olarak cevap vermeye davet etmek daha güvenlidir.
Tanık ve yemin
Senetle ispat zorunluluğu olan bir borçta tanık ancak kanundaki hâllerde dinlenir; hiçbir delil yoksa son çare yemin teklifidir.
- Yakın akrabalar ve eşler: Altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemlerde tanık dinlenebilir (HMK m. 203/a). Kardeşinize veya eşinize verdiğiniz borcu tanıkla ispat edebilirsiniz.
- Senede bağlanmaması âdet olan işler ile senet alınmasının imkânsız veya olağanüstü güç olduğu hâller de istisnadır (HMK m. 203/b-c).
- Karşı tarafın açık muvafakati: Mahkeme senetle ispat kuralını hatırlattıktan sonra karşı taraf açıkça kabul ederse tanık dinlenebilir (HMK m. 200/2). Karşı taraf itiraz etmezse bu, kendiliğinden muvafakat sayılmaz; muvafakatin açık olması gerekir.
- Sınırın altındaki işlemler: Değeri işlemin yapıldığı yıldaki sınırı aşmayan borçlarda tanık her durumda dinlenebilir (HMK m. 200).
Yemin, tarafın kendisinden kaynaklanan ve davanın çözümü için önemli çekişmeli vakıalar hakkında teklif edilir (HMK m. 225). Başka deliliniz olduğunu söylemiş olsanız bile yemin teklif edebilirsiniz (HMK m. 227). Yemine davet edilen kişi geçerli özrü olmadan gelmez, yemini iade etmez veya etmekten kaçınırsa vakıayı ikrar etmiş sayılır (HMK m. 229). Dilekçenizde delil listesinin sonuna "yemin" yazmayı unutmayın; aksi hâlde bu imkânı kaybedebilirsiniz.
İhtarname çekmek gerekli mi?
Vadesiz borçta temerrüt için ihtar gerekir; ihtarname ayrıca borcu geri istediğiniz tarihi belgeler. Belirli bir ödeme günü yoksa borçlu ancak alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer (TBK m. 117). Noter aracılığıyla çekilen ihtarname, hem altı haftalık sürenin başlangıcını hem de temerrüt tarihini tartışmasız kılar. İhtarname gideri yargılama giderlerinden sayılır; davayı kazanırsanız karşı taraftan istenir (HMK m. 323/1-ç, 326).
- İhtarnamede borç verdiğiniz tarihi, miktarı ve ödeme şeklini (elden, havale) yazın.
- Borcu geri istediğinizi ve ödeme için makul bir tarih verdiğinizi açıkça belirtin.
- Ödeme yapılacak banka hesabını yazın.
- Ödeme yapılmazsa yasal yollara başvuracağınızı ve temerrüt faizi isteyeceğinizi bildirin.
- Tebliğ şerhini saklayın; temerrüt tarihi tebliğ tarihine göre belirlenir.
İcra takibinde borçluya tebliğ edilen ödeme emri de uygulamada ihtar işlevi görür; yine de faizin başlangıcını öne çekmek için takipten önce ihtar göndermek çoğu zaman avantajlıdır.
İcra takibi mi, alacak davası mı?
Borçlunun itiraz etmeyeceğini düşünüyorsanız ilamsız icra takibi hızlıdır; itiraz edeceği ve delillerin tartışılacağı belliyse doğrudan alacak davası açmak zaman kazandırabilir.
İlamsız icra takibi
Alacaklı, mahkeme kararı olmadan icra dairesine takip talebiyle başvurabilir (İİK m. 58). Borçluya ödeme emri gönderilir; borçlu borcu yedi gün içinde ödemeli veya itiraz etmelidir (İİK m. 60). İtiraz için gerekçe göstermesi zorunlu değildir ve itiraz, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yapılır (İİK m. 62). İtiraz edilince takip durur ve alacaklının önünde iki yol vardır:
- İtirazın iptali davası: İtirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede açılır; alacağınızı genel hükümlere göre ispat edersiniz (İİK m. 67). Borçlunun itirazı haksız bulunursa, şartları varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilir; takibiniz haksız ve kötü niyetli bulunursa aynı tazminat sizin aleyhinize çıkabilir (İİK m. 67/2).
- İtirazın kaldırılması: Takibiniz imzası ikrar edilmiş veya noterce onaylanmış bir borç ikrarına ya da resmî bir belgeye dayanıyorsa, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilirsiniz (İİK m. 68). WhatsApp mesajı bu nitelikte bir belge değildir.
İtirazın iptali davasının ayrıntıları ve tazminat koşulları için itirazın iptali ve kaldırılması yazımıza bakabilirsiniz.
Doğrudan alacak davası
Elinizde imzalı bir belge yoksa ve borçlunun itiraz edeceği açıksa, takip açıp itirazı beklemek yerine doğrudan alacak davası açmak süreyi kısaltabilir. Dava dilekçesinde dekontları, mesajları, tanıkları ve yemin delilini gösterirsiniz. Mahkeme, yetki ve arabuluculuk konularını alacak davası rehberimizde ayrıntılı anlatıyoruz.
Senetle verdiyseniz
Borç karşılığında bono aldıysanız kambiyo senetlerine özgü takip yoluna gidebilirsiniz (İİK m. 167). Bu yolda borçlunun itirazı takibi kendiliğinden durdurmaz; ayrıntılar senet ödenmezse ne olur yazımızdadır.
Arabuluculuk, faiz ve zamanaşımı
İki kişi arasındaki ticari olmayan bir ödünç için dava öncesi arabuluculuk zorunlu değildir; faiz kararlaştırılmadıysa ödünç faizi istenmez ama temerrütten sonra temerrüt faizi işler; alacak kural olarak on yılda zamanaşımına uğrar.
Arabuluculuk
Dava şartı olan arabuluculuk; ticari davalar (TTK m. 5/A), tüketici mahkemesinin görevine giren davalar, işçi-işveren alacakları ve kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıkları (6325 m. 18/B) gibi kanunda sayılan alanlarla sınırlıdır. Arkadaşınıza veya akrabanıza verdiğiniz borç bunlardan biri değilse doğrudan dava açabilirsiniz. Borç, iki tarafın ticari işletmesiyle ilgiliyse ticari dava sayılabileceğinden önce arabulucuya başvurmanız gerekir (TTK m. 4, 5/A). Dilerseniz zorunlu olmayan durumlarda da arabulucuya gidebilirsiniz.
Faiz
Ticari olmayan tüketim ödüncünde, taraflarca kararlaştırılmamışsa ödünç faizi istenemez; ticari ödünçte ise kararlaştırılmasa da faiz istenebilir (TBK m. 387). Bu kural ödünç faizine ilişkindir. Borçlu temerrüde düştükten sonra, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa kanuni faiz oranında temerrüt faizi işler (3095 sayılı Kanun m. 2). 31 Temmuz 2026'dan itibaren kanuni faiz, Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden belirlenir (3095 sayılı Kanun m. 1, 7589 sayılı Kanunla değişik). Güncel oranı Merkez Bankasının duyurularından kontrol edin. Faizin anaparaya eklenip yeniden faiz yürütülmesi kararlaştırılamaz (TBK m. 388).
Zamanaşımı
Kanunda aksine hüküm yoksa her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m. 146). Zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla başlar; muacceliyet bir bildirime bağlıysa bildirimin yapılabileceği günden işler (TBK m. 149). Vadesiz ödünçte bu, kural olarak paranın verildiği gündür; "nasılsa istemedim" diyerek süreyi geciktiremezsiniz. Borçlunun borcu ikrar etmesi, kısmi ödeme yapması, dava açılması veya icra takibi zamanaşımını keser (TBK m. 154). Kesilmeden sonra yeni süre başlar; borç senetle ikrar edilmiş veya mahkeme kararına bağlanmışsa yeni süre her zaman on yıldır (TBK m. 156).
Borçlu ödemiyorsa suç duyurusu yapılabilir mi?
Borcun ödenmemesi tek başına suç değildir; kimse yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğünü yerine getirememesi nedeniyle özgürlüğünden alıkonulamaz (Anayasa m. 38). Dolandırıcılık ancak borç baştan hileli davranışlarla, aldatılarak alınmışsa söz konusu olur (TCK m. 157). Örneğin sahte bir kimlik veya hiç var olmayan bir yatırım hikâyesiyle para alınması hileli davranış olabilir; parayı aldıktan sonra işleri bozulduğu için ödeyemeyen kişinin durumu ise hukuki bir uyuşmazlıktır.
Borçlunun mallarını kaçırdığından şüpheleniyorsanız ceza yolu yerine ihtiyati haciz düşünülebilir. Rehinle güvence altına alınmamış ve vadesi gelmiş bir para alacağı için ihtiyati haciz istenebilir; vadesi gelmemiş borçta ise ancak borçlunun belirli bir yerleşim yeri yoksa veya mallarını kaçırmaya hazırlanıyorsa bu yol açıktır (İİK m. 257). Şartlar ve teminat için ihtiyati haciz yazımıza bakın.
Örneklerle değerlendirme
- Kardeşe elden verilen borç: Senet yoktur ama işlem kardeşler arasındadır. Tanık dinlenebilir (HMK m. 203/a). Borcun verildiği gün yanınızda bulunan kişiler ve kardeşinizin sonradan gönderdiği mesajlar birlikte değerlendirilir.
- Arkadaşa havaleyle gönderilen ve açıklaması boş bırakılan para: Dekont paranın gönderildiğini gösterir; arkadaşınız bunun eski bir borcun ödemesi olduğunu söylerse ispat sizin üzerinizdedir. Arkadaşınızın "parayı en geç yaz sonunda geri vereceğim" mesajı delil başlangıcıdır ve tanık dinlenmesini mümkün kılar (HMK m. 202).
- İmzalı bir kâğıda yazılmış "aldım" beyanı: Bu bir adi senettir. Borçlu imzayı inkâr ederse imza incelemesi yapılır; imza ona aitse senet kesin delil olur (HMK m. 205). Bu belgeye dayanarak icra takibi yaparsanız ve borçlu itiraz ederse, imzası ikrar edilmemiş bu senet itirazın kaldırılması için yeterli olmayabilir; itirazın iptali davası güvenli yoldur.
- Vadesi konuşulmamış borç: Mesajla geri istediğiniz günden itibaren altı hafta geçmeden takip başlatırsanız borçlu, borcun henüz muaccel olmadığını ileri sürebilir (TBK m. 392).
Sık yapılan hatalar
- Parayı açıklamasız havale etmek ve sonra hiçbir yazılı teyit almamak.
- Borçluyla yazışmaları silmek veya telefonu yedeklemeden değiştirmek.
- Gizlice yapılan ses kaydına güvenmek; delil dışı kalabilir ve suç oluşturabilir.
- Vadesiz borçta geri isteme tarihini belgelemeden icra takibine başlamak.
- İmzalı belge yokken itiraz edileceği belli olan bir alacak için takip açıp bir yıllık itirazın iptali süresini kaçırmak. Süre kaçarsa genel hükümlere göre dava hakkı kalır ama icra inkâr tazminatı istenemez (İİK m. 67).
- Dilekçede yemin deliline dayanmamak.
- Borcun ödenmemesini dolandırıcılık diye şikâyet edip zaman kaybetmek.
- Zamanaşımının paranın verildiği günden işleyebileceğini hesaba katmamak.
Ne zaman avukata ihtiyaç duyulur?
Borç miktarı yüksekse, elinizde yalnızca dekont veya mesaj varsa, borçlu mal kaçırıyorsa ya da borç ticari bir ilişkiden doğduğu için arabuluculuk ve görevli mahkeme konusu tartışmalıysa, delil stratejisini ve icra-dava seçimini dosyanızı inceleyen bir avukatla belirlemek yararlı olabilir. Ödeme gücünüz yoksa bulunduğunuz yerin barosundaki adli yardım bürosuna başvurabilirsiniz.
Kaynaklar
- Türk Borçlar Kanunu (6098), m. 18, 117, 146, 149, 154, 156, 386-392
- Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100), m. 189, 199-205, 225-229, 323, 326, ek m. 1
- İcra ve İflas Kanunu (2004), m. 58, 60, 62, 67, 68, 167, 257
- Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun (3095), m. 1, 2
- Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (6325), m. 18/B
- Türk Ticaret Kanunu (6102), m. 4, 5/A
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 38
- Türk Ceza Kanunu (5237), m. 133, 157
- 7550 sayılı Kanun, Resmî Gazete 4.6.2025 (mükerrer), m. 20
- 7589 sayılı Kanun, Resmî Gazete 31.7.2026, m. 10