Konut ve çatılı işyeri kiralarında ev sahibi, süre bitti diye veya sadece bildirim göndererek kiracıyı çıkaramaz; kanundaki sınırlı dava sebeplerinden birine dayanmak zorundadır (TBK m. 347, 350-354). Bu sebepler gereksinim, yeniden inşa ve imar, yazılı tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar ve kiracının başka konutunun bulunmasıdır. İhtiyaç sebebinde yalnızca "evime ihtiyacım var" demek yetmez; gereksinim ve kullanma zorunluluğu ispat edilmelidir. Ev satılırsa kira sözleşmesi kendiliğinden bitmez, yeni malik sözleşmenin tarafı olur (TBK m. 310). Sebepsiz sona erdirme ancak on yıllık uzama süresinden sonra, bildirimle mümkündür.
Bu yazı ev sahibinin kiracıyı tahliye ettirme yollarını, ihtiyaç davasının şartlarını ve ispatını, hangi yakınlar için ihtiyaç ileri sürülebileceğini, yeniden inşa ve imar sebebini, kiracıdan kaynaklanan sebepleri, dava sürelerini ve bunların nasıl uzatılabildiğini, evin satılması hâlinde yeni malikin haklarını, on yıllık kiracının durumunu ve yeniden kiralama yasağını anlatır.
Bu yazıda
- Konut kiralarında tahliye neden sınırlıdır
- On yıllık uzama süresi ve sözleşme bitimi
- İhtiyaç sebebiyle tahliye: şartlar ve ispat
- Hangi yakınlar için ihtiyaç ileri sürülebilir?
- İhtiyaç davası ne zaman açılır?
- Yeniden inşa ve imar
- Kiracıdan kaynaklanan sebepler
- Dava süreleri ve süre uzatma bildirimi
- Ev satılırsa: yeni malik ve ihtiyaç
- Yeniden kiralama yasağı ve tazminat
- Ev sahibinin sık kullandığı diğer yollar
- Kiracı ölürse, birlikte yaşayanlar ve aile konutu
- Sık yapılan hatalar
Konut kiralarında tahliye neden sınırlıdır
Dava yoluyla kira sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin hükümler kiracı aleyhine değiştirilemez (TBK m. 354). Sözleşmeye "ev sahibi dilediği zaman çıkarabilir" yazılması veya ek tahliye sebebi eklenmesi kiracı aleyhine olduğundan geçerli sayılmaz. Kural kamu kurumlarının kiraya verdiği taşınmazlar için de geçerlidir: kamu kurum ve kuruluşlarının, hangi usul ve esaslar içinde olursa olsun yaptıkları bütün kira sözleşmelerine konut ve çatılı işyeri hükümleri uygulanır (TBK m. 339). Buna karşılık niteliği gereği geçici kullanıma özgülenmiş taşınmazların, örneğin tatil evinin, altı ay ve daha kısa süreyle kiralanmasında bu hükümler uygulanmaz; dolayısıyla uzama ve dava sebeplerine bağlı tahliye korumaları bu kiralarda geçerli olmaz.
Kiracının izinsiz çıkarılması ayrıca hukuka aykırıdır. Ev sahibi kilit değiştirip eşyaları dışarı koyarsa bunun hukuki ve cezai sonuçları olabilir; tahliye ancak mahkeme veya icra yoluyla gerçekleşir. Ev sahibinin tahliye yolları ve ihtiyaç davalarında hâkimin hangi delillere baktığına ilişkin Yargıtay uygulaması için kiracı nasıl çıkarılır yazımıza da bakabilirsiniz.
On yıllık uzama süresi ve sözleşme bitimi
Belirli süreli sözleşmede kiracı, sürenin bitiminden en az onbeş gün önce bildirimde bulunmazsa sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır; kiraya veren sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez (TBK m. 347). Kiraya veren ancak on yıllık uzama süresi sonunda, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir. Belirsiz süreli sözleşmelerde ise kiracı her zaman, kiraya veren kiranın başlangıcından on yıl geçtikten sonra genel hükümlere göre fesih bildirimiyle sözleşmeyi sona erdirebilir.
"On yıl oturdum, sözleşmem otomatik biter mi?" sorusunun cevabı hayırdır; evde toplam on yıl oturmak ile kanundaki on yıllık uzama süresinin tamamlanması aynı şey olmayabilir. İlk sözleşme süresini, her uzama yılını ve gönderilen bildirimleri tarih sırasına koyarak hesap yapmak gerekir. Fesih bildirimi yazılı olmalıdır (TBK m. 348).
İhtiyaç sebebiyle tahliye: şartlar ve ispat
Kiraya veren, kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa kira sözleşmesini dava ile sona erdirebilir (TBK m. 350). Ev sahibi, gereksinimin samimi, gerçek ve zorunlu olduğunu somut delillerle ispat etmek zorundadır; ayrıntıyı hâkim somut delillerle değerlendirir. Konut gereksinimi olduğu gibi işyeri gereksinimi de dava sebebidir; bu durumda kiraya veren veya sayılan yakınları için kiralananı işyeri olarak kullanma zorunluluğu ispat edilmelidir.
İhtiyaç nedeniyle tahliye isteyen ev sahibine şunları sorun ve yazılı kaydedin: ihtiyaç kim için ileri sürülüyor ve o kişi kiralanan evde nasıl oturacak? Hangi kira dönemine dayanıyor? Bildirim ne zaman yapıldı, dava ne zaman açıldı? Tek bir beyan tahliye kararı değildir; talebin dayanağını inceletin. Tahliye taahhüdü ya da başka bir belge imzalamadan önce metni mutlaka okuyun ve boş alan bırakmayın.
Hangi yakınlar için ihtiyaç ileri sürülebilir?
Kanun kiraya verenin kendisini, eşini, altsoyunu (çocukları ve torunları), üstsoyunu (anne, baba ve onların ana babaları) ve kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişileri sayar. Kardeş veya amca gibi diğer yakınlar bu sayımda açıkça yer almaz; bunlar için ihtiyaç iddia edilecekse kiraya verenin o kişiye kanun gereği bakmakla yükümlü olup olmadığına, yani aile hukuku hükümlerine ve somut duruma bakılır. Eş, çocuk, anne ve baba için ise ayrı bir "bakmakla yükümlülük" ispatı gerekmez; ev sahibi bu kişiler için kullanma zorunluluğunu ispatlamalıdır. Akrabalık bağı tek başına otomatik tahliye sonucu doğurmaz.
İhtiyaç davası ne zaman açılır?
Dava, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonundan; belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açılır (TBK m. 350). Fesih dönemi kira başlangıç tarihine göre hesaplanır (TBK m. 328). Kiracı olarak size bir dava dilekçesi tebliğ edilmişse kira sözleşmesinin süre sonunu, ev sahibinin yazılı bildirimini ve dava tarihini aynı çizelgede toplayın.
Yeniden inşa ve imar
Kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli ve bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsızsa kiraya veren, süre sonunda bir ay içinde açacağı dava ile sözleşmeyi sona erdirebilir (TBK m. 350). Her onarım bu sebep sayılmaz; gereklilik ve kullanımın imkânsız olması ayrı ayrı aranır. Boya badana veya küçük tadilat bu kapsama girmez. Kiraya veren ayrıca kira süresi içinde, sözleşmenin feshini gerektirmeyen ve kiracıdan katlanması beklenebilecek yenilik ve değişiklikleri yapabilir; bunun için çıkarma hakkı doğmaz, kiracının menfaatleri gözetilmeli, indirim ve zarar giderim hakları saklı kalır (TBK m. 320).
Kiracı, bakım, satış veya sonraki kiralama için zorunlu ölçüde kiraya verenin ve belirlediği kişinin kiralananı gezip görmesine izin vermekle yükümlüdür; kiraya veren bunu uygun bir süre önce bildirmeli ve kiracının yararını gözetmelidir (TBK m. 319). Bu ziyaret tahliye sebebi değildir.
Kiracıdan kaynaklanan sebepler
Kanun üç sebebi kiracıdan kaynaklanan dava sebebi olarak sayar (TBK m. 352).
- Yazılı tahliye taahhüdü: Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlenmişse ve boşaltmamışsa kiraya veren bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurarak veya dava açarak sözleşmeyi sona erdirebilir.
- İki haklı ihtar: Bir yıldan kısa kiralarda kira süresi içinde, bir yıl ve daha uzun kiralarda ise bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde kira ödenmediği için iki haklı ihtar yapılmışsa, kira süresinin ve bir yıldan uzun kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde dava açılabilir.
- Kiracının başka konutu: Kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutu varsa ve kiraya veren sözleşme kurulurken bunu bilmiyorsa, sözleşmenin bitiminden başlayarak bir ay içinde dava açılabilir.
Kiraya girerken imzaladığınız tahliye taahhüdünün durumu için tahliye taahhüdü ve temerrüt ihtarı yazımıza bakın.
Komşulara saygı borcu da ayrı bir yoldur: kiracının özenle kullanma ve komşulara saygı gösterme borcuna aykırı davranması hâlinde kiraya veren, konut ve çatılı işyeri kirasında en az otuz gün süre vererek aykırılığın giderilmesi, aksi hâlde sözleşmeyi feshedeceği konusunda yazılı ihtarda bulunur. Kiracının kiralanana kasten ağır zarar vermesi veya davranışın çekilmez olması gibi durumlarda ise yazılı bildirimle hemen fesih mümkündür (TBK m. 316). Burada da sözlü uyarı yetmez; yazılı ihtar ve ispat gerekir.
Dava süreleri ve süre uzatma bildirimi
Dava, kanunda gösterilen sürede açılmazsa kiraya veren o dönem için dava hakkını kaybeder; ancak kiraya veren en geç dava süresinde dava açacağını kiracıya yazılı bildirmişse dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır (TBK m. 353). Bildirimin yazılı ve süresinde yapılması gerekir. Dolayısıyla süreyi kaçıran ev sahibi dava hakkını kaybedebilir; ancak yazılı bildirim yapmışsa bu hakkı bir kira yılı korumuş olur. Kiracı olarak size gelen her yazılı bildirimin tarihini ve içeriğini kaydedin.
Ev satılırsa: yeni malik ve ihtiyaç
Sözleşmenin kurulmasından sonra kiralanan herhangi bir sebeple el değiştirirse yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur; kamulaştırmaya ilişkin hükümler saklıdır (TBK m. 310). Satış kira ilişkisini kendiliğinden bitirmez. Yeni malik kira bedelini kendi isteğine göre de artıramaz: artış yenilenen dönemlerde tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranıyla sınırlı sözleşme veya hâkim kararına göre yapılır (TBK m. 344). Kirayı ödemeden önce güncel tapu kaydını ve yeni malikin kimliğini yazılı bildirimle doğrulayın, hesap bilgisini yazılı alın ve ödeme dekontunda açıklamayı net yazın.
Kiralananı sonradan edinen kişi, onu kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut veya işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla, kira sözleşmesini altı ay sonra açacağı bir davayla sona erdirebilir. Dilerse bu hakkı, sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı dava yoluyla da kullanabilir (TBK m. 351). Yeni malik olarak ilk adımınız tapu devri, kira sözleşmesi ve bildirim tarihlerini birlikte incelemektir; anahtarı hemen alacağınızı varsaymayın. Kiracı olarak yeni malikten gelen bildirimi alırsanız tarihini ve içeriğini saklayın. Ev birkaç kişiye aitse paylı mülkiyette kira sözleşmelerinin yapılması veya feshi önemli yönetim işleri arasında sayılır ve bunun için pay ve paydaş çoğunluğuyla karar gerekir (TMK m. 691). Ayrıntılar için ev satılırsa kira sözleşmesi yazımıza bakın.
Yeniden kiralama yasağı ve tazminat
Kiraya veren, gereksinim amacıyla kiralananın boşaltılmasını sağladığında, haklı sebep olmaksızın, kiralananı üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamaz (TBK m. 355). Yeniden inşa ve imar amacıyla boşaltılması sağlanan taşınmazlar da eski hâliyle, haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe başkasına kiralanamaz. Eski kiracının, yeniden inşası ve imarı gerçekleştirilen taşınmazı yeni durumu ve yeni kira bedeliyle kiralama konusunda öncelik hakkı vardır; bu hakkın kiraya verenin yapacağı yazılı bildirimi izleyen bir ay içinde kullanılması gerekir.
Kiraya veren bu hükümlere aykırı davranırsa eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat öder. Tahliye nedenini, ne zaman ve nasıl taşındığınızı ve yeni kullanımı gösteren kayıtları, örneğin ilan, yeni kiracının sözleşmesi veya tanık beyanını toplamanız gerekir. Kendiliğinden taşınma ile dava yoluyla tahliyenin sonuçlarını aynı kabul etmeyin; ikisinin hukuki sonuçları farklı olabilir. Eski kiracının sonradan ev sahibiyle anlaşıp evi yeniden kiralaması ise yasak kapsamında değildir; yasak eski kiracıdan başkasına kiralamaya ilişkindir.
Ev sahibinin sık kullandığı diğer yollar
- Fesih bildirimi göndermek: Konut kirasında bildirim tek başına sözleşmeyi bitirmez; kanundaki sebep olmadan hemen çıkma yükümlülüğü doğmaz.
- Boş tahliye taahhüdü: Kiraya girerken imzalatılan taahhüt, teslimden önce verildiği için geçerlilik tartışması doğurur (TBK m. 352).
- Sözleşmeye ek tahliye sebebi koymak: Kiracı aleyhine olduğundan geçersizdir (TBK m. 354).
Kiracı ölürse, birlikte yaşayanlar ve aile konutu
Kira sözleşmesi kiracı ile kiraya veren arasındadır; tahliye kararı kiracıya karşı alınır. Ancak aile konutu olarak kullanılmak üzere kiralanan taşınmazlarda kiracı olmayan eş, kiraya verene bildirimde bulunarak kira sözleşmesinin tarafı sıfatını kazanmışsa kiraya veren fesih bildirimi ile fesih ihtarına bağlı ödeme süresini kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirmek zorundadır (TBK m. 349). Kiracının ölümünde mirasçılar yasal fesih bildirim süresine uyarak en yakın fesih dönemi sonu için sözleşmeyi feshedebilir (TBK m. 333); ölen kiracıyla aynı konutta oturanlar ise sözleşmeye ve kanun hükümlerine uydukları sürece sözleşmeyi taraf olarak sürdürebilir (TBK m. 356).
Sık yapılan hatalar
- İhtiyaç iddiasını yalnızca ev sahibinin beyanıyla kabul edip dava sürelerini kontrol etmemek
- Dava süresini ve süre uzatma bildirimini birbirine karıştırmak
- Evde on yıl oturmayı otomatik sona erme sanmak
- Yazılı tahliye taahhüdünün tarihine ve teslimden önce mi sonra mı verildiğine bakmamak
- Kardeş veya akraba için ihtiyaç iddiasını kanunda sayılan kişilerle karşılaştırmamak
- Ev satılınca kirayı eski sahibe ödemeye devam etmek
- Ev sahibinden veya yeni malikten gelen yazılı bildirimleri saklamamak; ihtiyaçla boşaltılan evin kime kiralandığını izlememek
